Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.
YARGITAY 7. Hukuk Dairesi 2021/1573 E., 2021/3721 K.7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 6.
Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: 16. Asliye Hukuk Yargı Makamı
Davacılar avukati vasıtasıyla, davalı aleyhine 11/03/2015 tarihinde verilen dilekçeyle mirasın hükmen reddi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16/10/2018 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar avukati vasıtasıyla talep edilmiştir. Bölge Adliye Yargı Makamı 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar avukati vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
HÜKÜM
1.
DAVA
1.1. Davacı avukati, müvekkilinin mirasbırakanı...’ın 05/12/2009 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin borca batık olduğundan bahisle mirasın hükmen reddine hüküm verilmesini talep ve yasal aşama etmiştir.
2. CEVAP
2.1. Davalı...
Jimnastik Klubü Derneği avukati, mirasbırakanın kendisine ait Özlem Spor mağazasını işletirken markaya haksız tecavüzü nedeniyle ödenek borcunun bulunduğu ve bu nedenle davalının icra takibi başlattığını, terekenin borca batık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece yargı makamı, mirasbırakanın borçlu olduğu 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4246 Esas sayılı dosyasının mirasbırakanın vefatından sonra 19.02.2010 tarihinde haricen tahsil ile kapandığı, 7.
İcra Müdürlüğünün 2010/1988 Esas sayılı dosyanın mirasbırakanın vefatından sonra dosya borcunun 09/03/2010 tarihinde tahsilat ile kapatıldığı, mirasbırakanın borçlu, Vodofone Telekominikasyon A. Ş. nin alacaklı olduğu borcunun murisin vefatından sonra tahsilat ve haricen ödeme ile kapatılmış olması nedeniyle mirasçıların terekeyi sahiplenici davranışlarda bulundukları gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacılar avukati istinaf başvurusunda bulunmuştur.
4.2.
Bölge Adliye Yargı Makamı 6. Hukuk Dairesi, mirasçılar vasıtasıyla bankalara ve trafik tescil birimlerine mirasbırakanın terekesiyle ilgili olarak veraset ve intikal beyannamesi verildiği, mirasbırakana ait iki adet icra takip dosyasına konu borcun, mirasbırakanın vefatından sonra haricen ödendiği, mirasbırakanın hayat sigortası kapsamında mirasçılara ödenek ödendiğinin bildirildiği anlaşıldığından, mirasçıların terekeyi benimseyici davranışlarının olmadığının söylenebilmesi mümkün görülmediği, bu nedenle, ilk derece yargı makamı vasıtasıyla yazılı gerekçelerle davanın reddine hüküm verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacılar avukatinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine hüküm verilmiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davacılar avukati temyiz etmiştir.
5.2.
Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davacılar avukati temyiz dilekçesinde; mirasçılar vasıtasıyla yapıldığı iddia olunan ödemelerin kim vasıtasıyla ödendiğine ilişkin araştırma yapılmadığını, davacıların mirasbırakanın borçlarını ödediğine ilişkin bir belge bulunmadığını, mirasbırakanın borçlarını ödemediğini,
5.2.2. Mirasçıların mirasbırakanın borçlarını ödemek için yapacakları cüzi ödemelerin terekeyi sahiplenme anlamına gelmeyeceğini ileri sürmüştür.
6. YARGITAY KARARI
6.1.
Itilaf ve yasal nitelendirme:
6.1.2. Yasal Aşama, mirasın hükmen reddi isteğine ilişkin olup, itilaf; davacı mirasçıların terekeyi sahiplenip sahiplenmediği noktasında toplanmaktadır.
6.2. Yasal sebep
6.2.1. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. (TMK md. 605)
6.2.2.
Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen; Türk Medeni Kanununun 610/2.
Maddesinde açıklanan şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
6.2.3. Mirasçının kendisine yönelik haciz baskısı altında murise ait bir borcu ödemiş olması 4721 sayılı TMK'nın 610/2. Maddesinde belirtilen tereke işlemlerine karışma olarak kabul edilemez.
6.2.4. Davacının murisinin ölümünden sonra yasal yükümlülüklerini yerine getirerek veraset ve intikal vergisi beyannamesini vermiş olması mirası kabul anlamında yorumlanamaz.
6.2.5.
Öte yandan murisin ölümü nedeniyle sağlığında yaptırdığı hayat sigortası nedeniyle ödenen ödenek, hak sahipliği sıfatından doğan haklar olup, terekeye dahil değildir.
6.3. Temyiz nedenlerinin değerlendirilmesi
6.3.1. Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesince, mirasbırakanın borçlarının kim vasıtasıyla ödendiğine ilişkin yapılan araştırmalarda, ödemelerin haricen yapıldığı, kim vasıtasıyla ödeme yapıldığının tespit edilemediği anlaşılmaktır. Yapılan ödemelerin davacılar vasıtasıyla yapıldığı da ispatlanamamıştır.
6.3.2.
Davacıların murisinin ölümünden sonra yasal yükümlülüklerini yerine getirerek veraset ve intikal vergisi beyannamesini vermiş olması ve mirasçılara ödenen hayat sigortası kapsamında ödenen ödenek ise terekeye dahil bir para olmayıp mirası kabul anlamında yorumlanamaz.
6.3.3. Öte yandan, mirasbırakana ait, çalıntı olduğu tespit edilen 26 DT 241 plakalı araç dışında, mirasçılar vasıtasıyla 26 NF 674 plakalı araç için veraset intikal beyannamesi verildiği görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan incelemede, bahsi geçen aracın mirasbırakan veya mirasçılar adına kayıtlı olmadığı, bu bakımdan ilgili trafik tescil müdürlüğünden sorulmak suretiyle aracın kimin üzerinde tescilli olduğu, aracın öncesinde mirasbırakan adına tescilli olduğunun anlaşılması halinde ise mirasçılar vasıtasıyla devrinin yapılıp yapılmadığının da araştırılmadığı anlaşılmıştır.
6.3.4. Somut uyuşmazlıkta, mirasbırakanın borcu ödendiyse davacılar vasıtasıyla ödenip ödenmediği, davacıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadıkları tam olarak tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi ve bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine hüküm verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 373/1.
Maddesi gereğince Bölge Adliye Yargı Makamı kararının KALDIRILMASINA, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 09.12.2021 tarihinde oy birliği ile hüküm verildi.
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.