İçerik
- I. Mehir Nedir?
- II. Mehrin Türk Hukukundaki Hukuki Niteliği
- III. Mehir Çeşitleri
- 1.
Mehri Muaccel ( Vadesi Geçmiş )
- 2. Mehri Mueccel ( Vadesi Gelecek )
- 1.
- IV. Mehrin Geri Alınması
- V. Zamanaşımı Süresi
- VI.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
I. Mehir Nedir?
Mehir,İslam hukukundaKocanın evlenmenin dini akdi sırasında veya devamı sırasında bazen de sona ermesi halinde kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği belirli bir mal veya paradır. Başlık parasının aksine mehir evlenmenin bir ön koşulu değildir ve başlık parası gibi kadının ailesine değil, evlenmenin bir sonucu olarak kadının kendisine verilmektedir. Bu nedenle de mehir sözleşmelerinin pozitif hukukumuzda kural olarak hukuka, ahlaka ve kişilik hakkına aykırı olmadığı ve geçerli olarak kurulabileceği kabul edilmektedir.1
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında mehir, kocanın evlenme sözleşmesi anında veya devamı sırasında ya da evliliğin sonra ermesi hâlinde kadına verdiği belirli bir mal, para veya ekonomik değeri olanArmağanOlarak tanımlanır.2
II.
Mehrin Türk Hukukundaki Yasal Niteliği
Türk Hukukunda, 1959 yılında mehir ile ilgili bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hükmü verilmiştir. Bu kararda Medeni Kanun’un karı ve kocanın birbirine hediye vermesini yasaklamadığı ifade edilmiştir. Ayrıca mehr-i müeccelde kararlaştırılan vadenin boşanma olması ve bunun Medeni Yasanın kabulünden sonra gerçekleşmesinin mehrin ödenmemesi sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir.3
Türk hukukunda mehre ilişkin yapılan anlaşmalar bir özel hukuk sözleşmesidir. Böylelikle bu kapsamda sözleşmeler için geçerli olan Türk Borçlar Kanunu’nun 27’nci maddesine ilişkin sınırlamalar, mehre ilişkin anlaşmalar için de geçerlidir.
Yargıtay, vermiş olduğu kararlarında mehre ilişkin anlaşmaları bağışlama sözleşmesi olarak nitelemektedir.
Yargıtay tarafından mehrin, boşanma ödeneği veya boşanmayı önleyici tedbir olmadığı, kamu düzenine aykırılık oluşmayacağı belirtilmiştir.4
Bağışlama sözleşmesinin unsurları; kazandırıcı işlem olması, bağışlama sebebine dayanması ve bir sözleşmenin mevcut olmasıdır. Genel olarak bağış sözleşmelerinin kurulması için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları gerekmektedir. Fakat bağışlama sözleşmesi, tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Ayrıca bağışlama sağlar arası bir sözleşme niteliğindedir.
Bağışlama konusunun bağışlayanın terekesinden çıkacak olması halinde bir bağışlamadan değil ölüme bağlı tasarruftan söz edilir.
III. Mehir Çeşitleri
Taraflarca belirlenen mehre, mehri müsemma denilir. Mehrin taraflarca belirlenmemiş olması veya taraflarca mehir verilmeyeceğinin kararlaştırılması halinde ise mehri misil adı verilir.5
Evliliğin akdi sırasında peşin ödenen mehir türü, mehri muacceldir. Mehrin tamamının evlilik sırasında ödenmesi koşul değildir.
Evlilik sırasında mehrin bir kısmı peşin olarak ödenebileceği gibi, kalan kısmı ve hatta tamamı da vadeye bağlanabilir. Eğer ki evlilik sırasında mehrin ileride bir tarihte ödeneceği kararlaştırılmışsa mehri müeccel denilir. Mehri müeccel taraflarca belirli bir vadeye bağlanabileceği gibi, kocanın ölümü gibi belirsiz bir vadeye de bağlanabilir. Bu vaziyette kadın vade gelmeden mehri talep edemez.6
1.
Mehri Muaccel ( Vadesi Geçmiş )
Bağışlama sözleşmesinin bir türü olan elden bağışlama sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 289’uncu maddesinde;“Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur.”Şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Elden bağışlama sözleşmesinde, sözleşmenin kurulması ile ifası aynı zamanda olmaktadır. Bununla beraber bağışlayan ve lehine bağış yapılan kişi sözleşmenin yapıldığı sırada hazır bulunmaktadır. Bağışlama sözleşmesinin kurulması ile tasarruf işleminin gerçekleşmesi aynı zamanda olduğu için elden bağışlamanın konusunu taşınırlar veya kişisel haklar olabilmektedir.
Yargıtay kararlarında ve doktrin tarafından mehri muaccel, elden bağışlama sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Aslında mehri muaccel, mehrin kararlaştırıldığı sırada ödenmesidir.
Eğer ki mehre ilişkin bir anlaşma bağışlama sözleşmesine uygun olarak yapılırsa, ifası da sözleşmenin yapıldığı anda gerçekleşirse bu vaziyette elden bağışlamanın söz konusu olur.
2. Mehri Mueccel ( Vadesi Gelecek )
Bağışlama sözü verme, bağışlayanın, bir malvarlığı değerini bağışlanana verme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bağış sözü vermede sözleşmenin ifası, kurulmasından daha sonraki bir zamanda gerçekleşmektedir ve sözleşme ile tasarruf işlemi birbirinden ayrılmaktadır.
Ayrıca bağışlama sözü vermenin geçerliliği, bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Bağış sözü verme sözleşmesi ile bağışlayan, bağışlama sebebiyle borç altına girmektedir. Bununla beraber bağışlama sözü verme için şekil koşulu öngörmüştür.
Bu bağlamda taşınırlar için yazılı, taşınmazlar için resmi şekil yapılması gerekmektedir. Bağışlama sözü verme sözleşmesi yapılırken tarafların adları, bağışlama konusu ve bağışlayanın karşılıksız kazandırmada bulunma iradesinin sözleşmede yer alması gerekir.
Bağışlamanın diğer türünü oluşturan koşullu bağışlama ise hem elden bağışlamaya hem de bağışlama sözü vermeye bağlı olarak yapılabilir. Genel olarak şartlı bağışlama, bağışlama sözleşmesinin sonuçlarını gelecekte olması şüpheli bir olaya bağlanmasıdır. Bir bağışlama, geciktirici şarta veya bozucu şarta bağlanabilir.7
Mehri müeccel, kocanın en geç boşanma veya taraflardan birinin ölümü anında kadına karşılıksız bir kazandırmada bulunmayı taahhüt ettiği bir sözleşmedir.
Kaldı ki tarafların anlaşması halinde mehri müeccelin evlilik kurulduktan sonra boşanmadan önce bir zamanda ödenmesi de kararlaştırılabilir.8
Mehri Müeccelin Yasal Niteliği
Mehri müeccelin yasal niteliği tespit edilirken, ifa zamanının boşanma ve ölüm hali için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. İfa zamanının boşanma olarak belirlendiği durumlarda bağışlama sözü verme söz konusu olacaktır. Bu sebeple taraflarca boşanma halinde kadına mehir ödeneceğine ilişkin anlaşmanın geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması gerekir.9
Yargıtay’a göre mehr-i müeccel, ileriye yönelik bir bağışlama vaadidir. Koca dışında üçüncü bir kişinin de bağışlama vaadi geçerlidir.
Bağışlama vaadinin geçerliliği, yazılı olma koşuluna bağlıdır.10
Bağışlama sözü vermede ise bağışlayan tasarruf işlemi olan teslim borcu altında olacaktır. Bu kapsamda bağışlayana yüklenen bazı sorumluluklar bulunmaktadır. Bağışlayanın ifa etmemeden sorumluluğu, bağışlayanın bağışlama konusu şeyi lehine bağışlama yaptığı kişiye teslim etmemesi halinde söz konusu olur.
Bağışlayanın ifayı gerçekleştirmemesi halinde, gecikme faizi ifa zamanından değil bağışlananın yargı merciine başvurma tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bağışlayan gereği gibi ifa etmemeden doğan zarardan ancak ağır kusurlu olması halinde sorumlu olur.
IV.
Mehrin Geri Alınması
Türk Borçlar Kanunu’nun 295’inci maddesinde;“Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir: 1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse. 2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa. 3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.”Şeklinde bağışlamanın geri alınması düzenlenmiştir.
Mehri muaccelin, bu şartlar altında geri alınması mümkündür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 296’ncı maddesinde; “Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir: 1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa. 2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse. 3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile sorumlulukları doğmuş veya bu sorumlulukları önemli ölçüde ağırlaşmışsa.
Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına hüküm verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.”Hükmü mevcuttur. Kanunda sayılan haller ortaya çıkarsa mehri müeccel geri alınabilir ve ödenmeyebilir. Bu vaziyette bağışlayan ve bağışlanan arasındaki yasal ilişki ortadan kalkar.11
Yargıtay, ağır kusurlu olup aile birliğine karşı önemli saygısızlık yapan kadının mehri talep edemeyeceğine hüküm vermiştir.12Bağışlanan, bağışlayana veya ailesine karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmez ya da bunlara önemli biçimde uymazsa bağış yapanın dönme hakkı kullanabileceğini belirtmiştir. Aile birliğine karşı ödevlerin hangi hallerde önemli bir saygısızlık ve uygunsuzluk hali sayılacağı, davaya esas olayların özellikleri göz önünde tutularak hakim tarafından takdir olunacağına hükmetmiştir.13
Mehirden doğan borç ve alacaklar, eşlerden birinin ölümü halinde onların mirasçılarına geçer.
Kadın, kocanın ölümü halinde mehri müeccelin kocanın mirasçılarından talep edebilir.14
V. Zamanaşımı Süresi
Mehrin ödenmesi belirli bir vadeye bağlanmışsa alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren, boşanma veya ölüm gibi belirsiz bir vadeye bağlanmışsa boşanma veya ölüm olayının meydana gelmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.15
Mehir sözleşmesi eşler arasında yapılmışsa, belirli vadenin evlilik birliğinin devamı sırasındaki bir zamana gelmesi halinde, alacak muaccel olsa bile zamanaşımı durur. Mehir evliliğin boşanma yoluyla sona ermesine veya eşlerden birinin ölümüne ertelenmişse, ilk olarak boşanma kararının kesinleşmesi veya eşlerden birinin ölümü tarihinden itibaren muaccel olur.16
VI. Görevli ve Yetkili Yargı Mercii
Boşanma yasal süreci sırasında veya boşanma davasından sonra mehri müeccel, kadın tarafından talep istenebilir.
Görevli yargı mercii; aile mahkemesidir.17
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6’ncı maddesinde;“Genel yetkili yargı mercii, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “Hükmüne yer verildiğinden yetkili yargı mercii, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer yargı makamı de yetkilidir. Dolayısıyla davanın, hem davalının hem de davacının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilmesi mümkündür.18
İletişim
Bizi Arayın:
Mail Gönderin: info@ballawfirm. com
→
KaynakçaTÜRKMEN,, Yargıtay’ın Bağışlama Yaklaşımı Çerçevesine Mehir ve Mehrin Geri Alınması
ERTÜRK,, Mehre İlişkin Anlaşmaların Türk Hukukundaki Niteliği,, 2019
PÜRSELİM-ARNING,, Türk Alman Milletlerarası Özel Hukuklarında Mehir Kavramının Vasıflandırılması, Public and Private International Law Bulletin, Volume: 33
, Hamdiye, İslam Hukukunda Değişim Olgusu Bağlamında Mehir,, 2021.
Dipnotlar1TÜRKMEN,, Yargıtay’ın Bağışlama Yaklaşımı Çerçevesine Mehir ve Mehrin Geri Alınması, s.544.
2Yargıtay 1. HD.
E. 2009/4577, K. 2009/6090, 27.5.2009.
3Yargıtay İBK, 02/12/1959 günlü, 14/30 sayılı hükmü
4Yargıtay 2. HD 13.03.1972 tarih, 1506/1515 Hüküm
5TÜRKMEN,, s.545.
6TÜRKMEN, s.546.
7ERTÜRK,, Mehre İlişkin Anlaşmaların Türk Hukukundaki Niteliği,, 2019, s.76.
8TÜRKMEN, s.553.
9ERTÜRK, s.76.
10Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2011/8161 Esas, 2011/9851 Hüküm.
11ERTÜRK, s.79.
12PÜRSELİM-ARNING,, Türk Alman Milletlerarası Özel Hukuklarında Mehir Kavramının Vasıflandırılması, Public and Private International Law Bulletin, Volume: 33, s.146. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, T. 18.02.1985, E. 1984/09153, K. 1985/01223)
13PÜRSELİM- ARNING, s.146. (Yargıtay 4.
Hukuk Dairesi, T. 18.02.1985, E. 1984/09153, K. 1985/01223)
14TÜRKMEN, s.547.
15TÜRKMEN, s.559.
16TÜRKMEN, s.559.
17Yargıtay 3. HD., E. 2019/482 K. 2019/3079 T. 8.4.2019.
18Yargıtay 20. HD., E. 2020/1445 K. 2020/2120 T. 25.6.2020.
Ece Deniz VardarEce Deniz Vardar, Barosu’na 85375 sicil numarası ile kayıtlı bir avukattır. Lisans eğitimini 2020 yılında Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise 2024 yılında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku alanında tamamlamıştır.
Mesleki gelişimine büyük önem veren Ece Deniz Vardar, 2012 yılında Kanada King George International College’da İngilizce eğitimi almış; 2019 yılında ise Cambridge Law Studio ve King Education London bünyesinde iki ay süreyle Hukuk İngilizcesi eğitimi almıştır.
Tüm YayınlarıSorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.
Info@ballawfirm. com