Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
Markanın hükümsüzlüğü, tescil edilmiş bir markanın ve buna bağlı hakların sona ermesi hallerinden biridir. Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Ve 6.
Maddelerinde sayılı hallerden birinin varlığı halinde menfaati olanların, cumhuriyet savcılarının veya ilgili kamu kuruluşlarının talebine istinaden yargı mercii kararıyla tescilli marka üzerindeki hakların kaldırılmasıdır.
İçerikGöster Marka Nedir? Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesi – Mutlak Red Sebepleri Sınai Mülkiyet Kanunu 6. Madde – Nispi Ret Sebepleri Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Hükümsüzlük Davası Hükümsüzlük Davasında Davalılar Hak Düşürücü Süre Görevli ve Yetkili Yargı Mercii Hükümsüzlük Davasında İspat Hükümsüzlük Kararının EtkisiMarka Nedir?
Türk hukukunda marka ve markaya bağlı haklar Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiştir.
Marka bir teşebbüsün mallarının yahut hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan işaret, isim, simge gibi kavramlarla ifade edilen bir araçtır.
Bir markanın, faaliyet yahut malları hukuken koruyabilmesi için tescil edilmesi şarttır. Tescilsiz bir marka ancak Türk Ticaret Kanunu“Haksız Rekabet”Hükümleri aracılığıyla korunabilecektir. Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunmakta olan tescilli bir markanın korunma süresi 10 yıllık yenileme dönemleri de dikkate alındığında süresizdir. Yasa, tescilli bir markaya, tescilli olduğu ülke sınırları içerisinde koruma sağlamaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanunu 5.
Maddesi – Mutlak Red Sebepleri
Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
- 4’üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler: Bu kapsamda ayırt edici özelliği bulunmayan, sicilde gösterilmesi mümkün olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğü istenebilecektir.
- Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
- Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler: Sayıldığı üzere tanımlayıcı nitelikte olan, örneğin bir pirinç markası olarak “osmancık” ibaresi kullanılması hâlinde bu markanın hükümsüzlüğü talep edilebilecektir.
- Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
- Ticaret alanında herkes vasıtasıyla kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
- Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için mecburi olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
- Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
- Paris Sözleşmesinin 2’nci mükerrer 6’ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
- Paris Sözleşmesinin 2’nci mükerrer 6’ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.
- Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
- Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
- Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.
Sayılı nedenler markanın mutlak ret sebepleri olup tescil edilmemesi gerekmektedir. Ancak bir şekilde tescil edilmiş olmaları halinde yasal aşama yolu ile markanın hükümsüzlüğü talep edilebilecektir.
Hükmün bazı bentlerinde ayrık bir vaziyet bahsi geçendur. 5. Maddenin devamında düzenlenen hükme göre bu bentlerde sayılı hallerden biri sebebiyle reddi gerekirken, tescilden evvel mal yahut hizmetin bahsi geçen marka ile kullanımına başlanmış olup zamanla bu mal yahut faaliyet ile marka ayırt edici nitelik kazanmış ise artık bahsi geçen marka başvuruları reddedilemez. Bu sebeple daha sonra markanın hükümsüzlüğüne dair açılacak yasal aşama da reddedilecektir.
Ayrıca daha önce tescili yapılmış bir marka ile aynı yahut ayırt edilemeyen bir markanın tescil başvurusu esnasında, önceki tescilli markanın sahibinin tescile açıkça muvafakat gösterdiğine dair noter onaylı bir belgenin sunulması halinde de marka başvurusu reddedilmeyecektir.
Sınai Mülkiyet Kanunu 6.
Madde – Nispi Ret Sebepleri
Nispi ret sebepleri yalnızca ilgilileri vasıtasıyla ileri sürülebilmektedir. Bu hususlara dayanarak markanın hükümsüz kılınabilmesi için mutlaka ilgili diğer marka sahibi vasıtasıyla itiraz edilmesi gerekli olup bu hususlar re’sen nazara alınamayacaktır.
- Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk vasıtasıyla ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
- Ticari, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
- Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6’ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
- Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki günlü marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, nı, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
- Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
- Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme
Markanın tescili Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan talep edilmektedir. Türk Patent ve Marka Kurumu vasıtasıyla incelenen markalar tescil edilmeden evvel markayı yayınlamaktadır. Henüz tescil edilmemiş olan bu marka için ilgililerin itiraz hakkı bulunmaktadır.
İlgililer vasıtasıyla marka yayınına itiraz edildikten sonra itirazın Kurum vasıtasıyla yerinde görülmeyerek reddedilmesi hâlinde ilgiler Türk Patent ve Marka Kurumu bünyesindeki üst birim olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itirazda bulunabileceklerdir. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararları kesindir.
İlgilerin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na yapmış olduğu itirazın da olumsuz sonuçlanması halinde itiraz edilen markanın tescilini talep edenler hüküm verilmesinden itibaren 2 ay içerisinde harç bedelini ödeyerek markanın sahibi olabileceklerdir.
Hükümsüzlük Davası
Hükümsüzlük davasının açılabilmesi için esas olan tescilli bir markanın varlığıdır. Mutlak yahut nisbi ret sebeplerinin varlığına rağmen her nasılsa tescil edilmiş bir marka bulunuyorsa ilgililer bu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin yasal aşama açabileceklerdir.
Hükümsüzlük davasını menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları, ilgili kamu kurum ve kuruluşları açabilecektir.
Birden çok sınıfta tescil edilmiş olan markanın belli sınıflarda ihlal oluşturduğu hallerde açılacak hükümsüzlük süreçlerinde yalnızca ihlal oluşturan sınıflar kapsamında hükümsüzlük hükmü verilecek marka bütünüyle hükümsüz kılınmayacaktır.
Hükümsüzlük Davasında Davalılar
Hükümsüzlük davası, sicilde tescil edilmiş olan markanın sahibi olarak görünen kişiye karşı yahut bu kişinin kanuni haleflerine karşı açılabilecektir.
Markanın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na yapılan itiraz üzerine verilmiş olan karara istinaden tescil edilmiş olması halinde ise hem Kurul kararının iptali hem de markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir yasal aşama bahsi geçen olacağı için davada Türk Patent ve Marka Kurumu’nun da davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.
Ancak dikkat edilmesi gerekir ki Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca hükümsüzlük süreçlerinde Türk Patent ve Marka Kurumu tek başına davalı olamayacak, sicilde marka sahibi olarak görünen kişi yahut kanuni haleflerinin de mutlaka davalı sıfatını haiz olması gerekecektir.
Hak Düşürücü Süre
Marka sahibi, sonraki tarihte tescil edilmiş ve hükümsüzlük kapsamında olan bir markanın kullanıldığını biliyor yahut bilmesi gerekiyorsa ve öğrendiği yahut öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren 5 yıl boyunca bu kullanıma sessiz kalmışsa artık bahsi geçen markanın hükümsüzlüğünü ileri süremeyecektir. Hükümsüzlük kapsamındaki markanın sahibinin kötüniyetli olması hali saklıdır.
Sessiz kalma yoluyla bahsi geçen olan bu hak kaybı yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu 6.
Maddede sayılı nisbi ret sebeplerinin varlığı halinde bahsi geçen olacaktır. 5. Maddede sayılı mutlak ret sebeplerini haiz markalar için ise herhangi bir süre öngörülmemiş olup marka tescili devam ettiği sürece hükümsüzlük davası açılabilecektir.
Görevli ve Yetkili Yargı Mercii
Markanın hükümsüzlüğü süreçlerinde görevli yargı mercii Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin kurulu olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Yargı Mercileri bu sıfatla görevli yargı mercii olacaktır.
Yetkili yargı mercii ise genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yeri yargı makamı olacaktır. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali talebini de içeren hükümsüzlük süreçlerinde ise yetkili yargı mercii Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
Hükümsüzlük Davasında İspat
Hükümsüzlük talepli davada, davacı tarafın hükümsüzlüğünü istediği markanın hangi hükümsüzlük hallerini kapsadığını ispatlaması gerekmektedir.
Mutlak ret sebeplerinin her ne kadar re’sen dikkate alındığı belirtilmiş olsa da uygulamada ve Yargıtay kararlarında hükümsüzlük süreçlerinde davacı tarafın belirtmiş olduğu hükümsüzlük halinin meydana gelip gelmediğine ilişkin sınırlı bir inceleme yapılmaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hükümsüzlük davalarına ilişkin bir ispat kuralı getirilmiştir. 25. Maddenin 7. Fıkrası hükmüne göre; nisbi ret sebeplerine dayanılarak açılmış olan hükümsüzlük süreçlerinde davalı, davanın sebebini oluşturan markanın 5 yıldan beridir kullanılmadığını ileri sürebilecektir. Kullanıma ilişkin bu 5 yıllık sürenin belirlenmesinde yasal aşama tarihi esastır.
Davacının markasının, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusu yahut rüçhan tarihinde, en az 5 yıllık süredir ülke sınırları içerisinde mal veya hizmetler kapsamında kullanıldığını da ispatlaması gerekecektir.
Hükümsüzlük Kararının Etkisi
Bir markanın yargı mercii hükmü ile hükümsüzlüğüne hüküm verilmesi halinde bu hüküm geriye etkili olacak, markanın tescil başvurusu tarihinden itibaren geçerli olup hükümsüzlük kararına kadar markaya sağlanan koruma doğmamış sayılacaktır. Hükümsüzlük hükmü herkese karşı hüküm doğurmaktadır.
Hükümsüzlük kararının geriye etkili olarak hüküm doğurmasının iki istisnası bulunmaktadır:
- Kararın verilmesinden önce markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış olan kararlar etkisini koruyacak, hükümsüzlük kararından etkilenmeyecektir.
- Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler de hükümsüzlük kararından etkilenmeyecektir. Bu sözleşmelere bağlı olarak ödenmiş olan bedelin kısmen yahut tamamen iadesi talep edilebilecektir. İade kapsamı hakkaniyete göre tespit edilecektir.
Bahsi geçen istisnalar, marka sahibinin kötüniyetli olması yahut ağır kusurla bu duruma sebep olması halinde uygulama alanı bulmayacaktır.
Kötüniyet ve ağır kusur hallerinde marka sahibi kişi ödenek yükümlülüğü altında olacaktır.
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.