Limited Şirket Kar Payı
TTK m. 608′ göre “Kar payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, yasa ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde hüküm verilebilir.
Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.
Şirket genel kurulu, yasa ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, hüküm verebilir.”
Limited şirket, diğer şirketler gibi kar amacı taşımaktadır. Limited şirket kar payı sadece net dönem karından veya bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Net dönem karı, vergi ayrımı yapıldıktan sonraki kardır.
Şirket zarar etmiş olsa dahi, serbest yedek akçelerden, ortaklara kar payı dağıtılabilir. Ancak, esas sözleşmede yedek akçeler hakkında özel düzenleme varsa, kar dağıtımında bu husus da dikkate alınmalıdır.
Kar payının hesabı yönünden şirket sözleşmesinde özel bir düzenleme yoksa, ortakların kar payı, esas sermaye payının itibari değerine göre belirlenir. Ayrıca, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da, kar payının hesabında itibari değer eklenmelidir.
TTK m.608 f.3’e göre olağanüstü yedek akçe ayrılmasına yalnızca zararın karşılanması için gerekliyse veya şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, hüküm verilebilecektir.
Koşulları
Kar Payı Hakkında Bir Hüküm Alınmış Olması
Yargıtay 11. HD., E. 2003/9215 K. 2004/4057 T. 15.04.2004 sayılı hükmüne göre;
“Bu vaziyette mahkemece, davacı tarafça kâr dağıtımı konusundaOrtaklar kurulunca bir hüküm alınmasının sağlamasıVe bundan sonra davanın açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Öte yandan kabul şekline göre, davanın şirket kâr payının tahsili istemine ilişkin olduğu dikkate alınarak kâr payınınAncak davalı şirketten tahsiline hüküm verilebileceğiGözetilmeden, davalı ortaktan şirketle birlikte tahsiline hükmedilmesi de, isabetli olmamıştır.”
Yargıtay 11. HD., E. 2002/11994 K. 2003/5051 T. 16.05.2003 sayılı hükmüne göre;
“Kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete, TTK. nun 533ncü maddesi uyarınca bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK. nun 539/4ncü maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır. Ancak, şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, ortaklar kurulu TTK. nun bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup, tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip değildir.
Ortaklar kurulu, bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde diğer bir değişle hot be hot sarfı nazar edemez. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olan hükümler iptal ettirilebileceği gibi,Şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın yasa hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve yasal aşama edebilirler. (Bkz. Ord. Prof.
Dr. Aslanlı-Prof. Dr. Hayri Domaniç, Limited Şirketler Hukuku ve Uygulaması İst. 1989 C. lll.
Sah.454.)”
Karın dağıtılması için ortaklık bilançosu çıkarılmalıdır. Kar payı dağıtımı ortaklar kurulu hükmü ile kesinleşir. Ortaklar kurulu bu yetkiyi, bir hüküm veya ortaklık sözleşmesi hükmüyle, başka bir organa devredemez. Mahkemece, ortaklar kurulunun yerine geçilerek, şirketin kar dağıtımına hüküm verilemez.
Ortaklar kurulu, kar dağıtımı için bir hüküm vermedikçe şirket ortağı yasal aşama açarak kendisine ait kar payını isteyemez. Ancak ortaklar kurulu tarafından hukuka aykırı olarak kar payı dağıtılmamasına hüküm verilmesi halinde kararın iptali ve kar payının tahsili talepli yasal aşama açılabilecektir.
Yargıtay 11. HD., E. 2015/4748 K. 2015/11693 T. 9.11.2015 sayılı hükmüne göre;
“6102 sayılı TTK’nın 608. Maddesi uyarınca şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar,Sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş olan safi kardan pay alabilirler.”
Yargıtay 11.
HD., E. 2014/7604 K. 2014/14243 T. 22.9.2014 sayılı hükmüne göre;
“İptali istenilen 4 nolu kararda kar payının neden dağıtılmadığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi yasal aşama sırasında da kar payı dağıtılmamasının nedenleri izah olunmamıştır. Limited şirket ortaklığındaAslolan şirket karından pay almak olması nedeniyleSomut gerekçelere dayanmayan kar payı dağıtılmamasına yönelik 4 nolu genel kurul kararının hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gözetilmeden bu talep yönünden de davanın reddine hüküm verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.”
Taraflar
Kar payı istemine ilişkin davada, davacı taraf ortak davalı taraf ise şirket olacaktır. Kar payı isteminin ortağa yöneltilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 11. HD., E. 2011/6692 K. 2013/10066 T. 16.05.2013 sayılı hükmüne göre;
“Davada kar payına ilişkin bir istem olmadığı gibi kar payı istemine ilişkinDavanın şirkete karşı açılması ve davadan önce kar payı dağıtımına ilişkin olarak alınmış, uygulanabilir bir kararın bulunması gerekmektedir.
Somut olayda kar payına ilişkin bir iddia ve istem bulunmadığı halde mahkemece iddia ve istem dışına çıkılarak yazılı şekilde kar payının maddi zarar olarak hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın kabul şekli açısından da bozulması gerekmiştir.”
Nasıl Talep Edilir
BAM, 21. HD., E. 2021/1144 K. 2023/1264 T. 28.9.2023 sayılı hükmüne göre;
“Davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren yasal aşama tarihine kadar kâr payının dağıtımına ilişkin alınmış herhangi bir genel kurul hükmü bulunmadığı gibi davacılar tarafından diğer ortaklara kar payı ödendiği yönünde bir iddia ileri sürülmediği ayrıca davacı ortakların davalı şirketin ortaklar kurulu gündemine kar payının dağıtılması yönündeHerhangi bir çağrı veya başvurunun yapılmadığı veya yapıldığına ilişkin bilgi belgenin de dosyaya kazandırılmadığıAnlaşılmaktadır. Bu hale göre limited şirketlerde şirketin kar elde etmiş olması, kendiliğinden limited şirket ortağının kar payı talep etme yetkisi vermeyecek olup, şirket ortaklarına kar payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kar payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir hüküm alınması gerekmektedir. Davalı şirket tarafından kar payı dağıtımına yönelik alınan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Davacı yanda genel kurulda kar payı dağıtılmasını talep ettiği, bu talebinin genel kurul tarafından reddedildiğine ilişkin bir delil de ibraz etmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, ortaklar kurulu tarafından kar payı dağıtımına yönelik bir hüküm alınmadığı,Davacıların kar payı dağıtılmasını genel kurullarda talep ettiği ve talebinin reddedildiğine ilişkin delil sunamadığı, gözetilerek davalı şirket hakkında açılan asıl ve birleşen davaların reddine hüküm verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davaların kabulüne hüküm verilmesinde isabet görülmemiştir. (Emsal Mahiyette Yargıtay ‘nin 27/11/2018 tarih ve 2016/14687 esas 2018/7407 hüküm sayılı ve aynı Dairenin 24/12/2015 tarih ve 2015/902 esas 2015/13883 hüküm sayılı içtihatları).”