Koruma Tedbirleri Nedeniyle Ödenek İstemi
Koruma tedbirleri nedeniyle ödenek istemi, özet olarak haksız tutuklama nedeniyle ödenek, haksız gözaltı nedeniyle ödenek ve haksız el koyma nedeniyle ödenek istemini ifade eder. Bu şekilde özetlenebilecek olan, koruma tedbirlerinin hukuka aykırı şekilde uygulanması nedeniyle ödenek isteminin koşulları, aşağıdaki paragraftaki şekilde detaylandırılabilir.
Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
- Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklananveya tutukluluğunun devamına hüküm verilen,
- Kanuni gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan,
- Kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
- Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
- Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine hüküm verilen,
- Mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle mecburi olarak bu cezayla cezalandırılan,
- Yakalama veyatutuklama nedenlerive haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı durumlarda sözle açıklanmayan,
- Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
- Hakkındaki arama hükmü ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
- Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
- Yakalama veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan,
Kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
Yukarıdaki maddelerde belirtilen vaziyetler dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dahil olmak üzere hakimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri hükümler veya yaptıkları işlemler nedeniyle ödenek davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine hüküm verilen veya mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle mecburi olarak bu cezayla cezalandırılan kişiler hakkında belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye ödenek hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.
Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hakimler ve Cumhuriyet Savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Haksız Tutuklama, Gözaltı, El Koyma Nedeniyle ÖdenekTalebinin Koşulları
Hüküm veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her vaziyette hüküm veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ödenek talebinde bulunulabilir.
Talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza yargı makamı ödenek konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
Ödenek talebinde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini yazması ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.
Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği hâlinde yargı mercii, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi vaziyette talebin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.
Yargı Mercii, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.
Talebin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve ödenek hukukunun genel prensiplerine göre verilecek ödenek miktarının saptanmasında, yargı mercii gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hakimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.
Yargı Mercii, kararını duruşmalı olarak verir. Ödenek talebinde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kağıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında hüküm verilebilir.
Karara karşı, ödenek talebinde bulunan, Cumhuriyet Savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; bu vaziyette gerekli inceleme öncelikli olarak ve ivedilikle yapılır.
Ödenek davaları nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödenir.
Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen yasal süreçler için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
Tazminata ilişkin yargı mercii kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen yargı mercii hükmünde hükmedilen ödenek ile vekalet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir.
Tazminatın Geri Alınması
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin hükmü sonradan kaldırılarak, hakkında kamu yasal süreci açılan ve mahkum edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat hükmü kaldırılıp mahkum edilenlere ödenmiş tazminatların mahkumiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet Savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara, itiraz edilebilir.
İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, ödediği ödeneği, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye rücu eder.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Ödenek İsteyemeyecek Kişiler
Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, aşağıda belirtilenler ödenek isteyemezler:
- Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren yasa gereği, durumları ödenek istemeye uygun hâle dönüşenler,
- Genel veya özel af, şikayetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine hüküm verilen veya kamu yasal süreci geçici olarak durdurulan veya kamu yasal süreci ertelenen veya düşürülenler,
- Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hüküm verilenler,
- Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.