Soylu Ocak 4, 2026 İcra ve İflas Hukuku

Konkordato Nedir ve Nasıl İşler?

Konkordato, mali zorluk yaşayan borçluların alacaklılarıyla uzlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmalarına olanak tanıyan yasal bir çözüm yoludur. Borçların ertelenmesi anlamına gelen bu müessese, bir yandan borçluyu iflasın eşiğinden geri çekerken, diğer yandan alacaklıların haklarını koruma altına alan dengeli bir sistem sunar. Yargı Mercii denetiminde yürütülen bu aşama, hem borçlu hem de alacaklı için karşılıklı menfaatlere dayalı bir çıkış yolu yaratır.

Konkordatonun borçlu açısından en önemli işlevi, iflastan kurtulma imkanı sunmasıdır. Borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan borçlular, konkordato talebinde bulunarak mali yapılarını yeniden düzenleyebilirler.

Bu aşama sonunda alacaklıların belirli bir çoğunluğu tarafından kabul edilen ve yargı mercii tarafından onaylanan konkordato teklifinin bağlayıcı hale gelmesiyle borçlu, iflas etmekten kurtulmuş olur.

Alacaklılar açısından da konkordato önemli avantajlar sunar. Haciz yoluyla takip başlatan bir alacaklı, diğer alacaklıların daha önce malları haczetmiş olması nedeniyle hiç alacağını tahsil edememe veya çok küçük bir kısmını alma riskiyle karşı karşıyadır. Konkordato süreci, borçlunun ayakta kalmasını sağlayarak alacaklıların belirli bir oranda ve yapılandırılmış şekilde alacaklarını tahsil etmelerine olanak tanır. Bu yönüyle konkordato, iflasa göre alacaklılar için daha avantajlı bir çözüm olabilir.

Konkordato Türleri ve Özellikleri

Türk hukuk sisteminde konkordato üç ana türde karşımıza çıkar.

İlk tür olan adi konkordato, İcra ve İflas Kanunu’nun 285-308. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. İflas dışı konkordato olarak da bilinen bu türde, borçlu henüz iflas etmeden önce konkordato talep eder ve talebin kabul edilip onaylanmasıyla iflastan kurtulur. Bu nedenle adi konkordatoya iflas önleyici konkordato da denir.

Adi konkordato kendi içinde üçe ayrılır.

Tenzilat konkordatosu veya yüzde konkordatosu olarak adlandırılan ilk türde, alacaklılar alacaklarının belirli bir yüzdesinden vazgeçer ve borçlu ödemeyi bu azaltılmış yüzde üzerinden yapar. Vade konkordatosu ise alacağın tamamının yeni bir vadede ödenmesini öngörür. Karma konkordato, hem alacak miktarında hem de vadede değişiklik içerir; borçluya yeni bir vade tanınırken, alacaklı da alacağın belirli bir yüzdesinden feragat eder. Bu tür konkordatonun uygulanabilmesi için borçlunun ekonomik olarak çok zor koşullar altında bulunması gerekir.

İkinci tür olan iflastan sonra konkordato, borçlu hakkında iflas hükmü verildikten sonra talep edilir ve kabul edilmesiyle iflas hükmü tamamıyla kaldırılır.

Üçüncü tür ise malvarlığının terki suretiyle konkordatodur. Bu türde borçlu, alacaklılara malvarlığının bir kısmı veya tamamı üzerinde tasarruf etme yetkisi verir.

Konkordato Talep Etme Hakkı ve Koşulları

Konkordato talep edebilmek için belirli şartların sağlanması gerekir. Talep edecek kişinin sıfatı öncelikle önemlidir. Borçlu taraf, borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemediği veya ödeyememe tehlikesi altında olduğu vaziyette konkordato talep edebilir.

Alacaklılar da belirli koşullarda konkordato talep etme hakkına sahiptir. Ancak alacaklının bu hakkı kullanabilmesi için borçlunun iflasa tabi olması ve alacaklının iflas talep etme hakkına sahip bulunması gerekir. İflasa tabi olmayan borçlu için alacaklı konkordato talep edemez.

Konkordato talebinin kabulü için yargı merciine belirli belgeler sunulması mecburidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 286.

Maddesi bu belgeleri detaylı olarak listeler. Borçlu öncelikle bir konkordato ön projesi hazırlamalıdır. Bu projede mali durumun nasıl iyileştirileceği, hangi önlemlerin alınacağı ve borçların hangi plan ve koşullarda ödeneceği açıkça belirtilir.

Borçlunun malvarlığını ve mali gücünü gösterir belgeler de talebe eklenmelidir. Defter tutmaya mecbur borçlular için Türk Ticaret Kanunu’na uygun hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar sunulur.

Alacaklı ve alacak listesi, alacaklıları, alacak miktarlarını ve imtiyaz durumlarını gösteren detaylı bir belge olarak hazırlanmalıdır.

Özellikle önemli olan bir diğer belge, bağımsız denetim kuruluşları tarafından hazırlanan makul güvence veren denetim raporudur. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu, ön projede belirtilen hususların gerçekleşeceğine dair makul güvence sağlayan bir rapor hazırlar. Bu rapor Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında düzenlenir.

Konkordato Süreci ve Mühlet Kavramı

Konkordato talebinin yargı merciine sunulmasından sonra aşama belirli aşamalardan geçer. Yargı Mercii gerekli belgelerin eksiksiz sunulduğuna hüküm verirse borçlu için geçici bir mühlet verir.

Geçici mühlet, kesin mühlet için gerekli inceleme, değerlendirme ve duruşma yapılıncaya kadar borçlunun malvarlığını korumak amacıyla kullanılır. Tipik olarak üç ay olan bu süre, borçlu veya geçici komiser tarafından gerekçe gösterilerek en fazla iki ay daha uzatılabilir.

Yargı Mercii ayrıca konkordatonun başarılı olup olmadığını değerlendirmek için geçici komiser görevlendirir. Geçici mühlet hükmü kanunda belirtilen yerlerde ilan edilir ve alacaklılara yedi gün içinde mühlet verilmemesi gerektiğine ilişkin itirazda bulunma hakkı tanınır. Geçici mühlet süresi içinde yargı mercii kesin hükmü verir.

Yeni bir görevlendirme gerekli görülmezse geçici komiserin görevine devam etmesine hüküm verilir ve dosya komisere tevdi edilir.

Kesin mühlet hükmü bir yıllık süre içindir. Güçlük arz eden özel durumlarda, kesin mühlet süresi bitmeden önce komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine yargı mercii, kesin mühleti altı aya kadar uzatabilir. Borçlu da ayrıca uzatma talebinde bulunabilir ve bu vaziyette komiserin görüşü alınır. Tüm sürelerin kullanıldığı vaziyette konkordato süreci toplam yirmi üç aya kadar uzayabilir.

Kesin mühlet kararıyla birlikte veya uygun görülen bir zamanda yargı mercii, yedi alacaklıyı aşmamak, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla bir alacaklılar kurulu oluşturabilir.

Alacakları yasal olarak farklı olan alacaklı grupları ve rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyetle temsil edilir. Her ay en az bir kez toplanan alacaklılar kurulu, hazır bulunanların oy çokluğuyla hüküm alır.

Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Toplantısı

Konkordato komiserleri, sürecin yürütülmesinde ve izlenmesinde merkezi bir rol oynar. Borçluların ve alacaklıların konkordato planının uygulanmasını denetleyen komiserler, borçlunun iflas etmesini önlemek amacıyla borçlarını uygun şekilde düzenlemesini ve ödeme planını oluşturmasını sağlar. Konkordato akdedilmiş ise tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli bir raporla birlikte konkordato dosyasını ticaret mahkemesine tevdi eder.

Kesin mühletin sona ermesiyle birlikte komiser, alacaklılara alacaklarını bildirmeleri gerektiğini belirten bir ilan yayınlar.

Bu ilan üzerine alacaklarını bildirmeyen alacaklılar konkordato görüşmelerine katılamaz. Komiserin çağrısı sonrasında borçluya öne sürülen alacaklar hakkında açıklama yapma fırsatı verilir. Komiser, borçlunun açıklamasını ve belgeleri inceledikten sonra alacaklar hakkında detaylı bir rapor hazırlar.

Konkordato komiseri daha sonra alacaklıları bir toplantıya çağırarak konkordato planını tartışır. Alacaklılar, konkordato projesiyle ilgili tüm belgeleri toplantıdan önce inceleyebilir.

Toplantı komiser tarafından yönetilir ve borçlunun da katılması ve açıklamalarda bulunması mecburidir. Konkordato projesi, alacaklarını kaybetmiş olan alacaklıların dörtte birinden ve alacaklarının üçte ikisinden veya alacaklıların ve alacaklarının yarısından fazlasının onayıyla kabul edilir. Konkordato projesinden etkilenmeyecek alacaklıların bu toplantıda oy kullanmasına izin verilmez.

İşçi Alacakları ve Konkordato

Konkordato sürecinde işçi alacakları özel bir öneme sahiptir. İcra ve İflas Kanunu’nun 206.

Maddesinin birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklardan olan işçilik alacaklarının tamamen ödenmesi için borçlunun yeterli teminat göstermesi gerekir. Yasa koyucu, işverenin borcunu ödememe ihtimaline karşı işçinin işçilik alacaklarını garanti altına almak amacıyla bu teminat şartını konkordato tasdikinin koşulu olarak belirlemiştir.

İflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmişIşçilik alacakları imtiyazlı kabul edilir. İşçi iflastan önce işten ayrılmışsa, işten ayrıldığı tarihten geriye doğru bir yıllık sürenin başlangıcından işten ayrıldığı tarihe kadar olan işçilik alacağı imtiyazlıdır. İşçi iflas açıldıktan bir yıl önce işten ayrılmışsa, işçilik alacakları imtiyazlı alacak olarak kabul edilmeyecek ve konkordatonun kabul edilmesi halinde konkordato hükümlerine dahil edilecektir.

İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek-1 maddesi ve Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği, işçilerin alacakları için önemli bir güvence sağlar.

İşverenin konkordato ilan etmesi hâlinde İŞKUR, faaliyet akdine dayalı olarak çalışan işçinin üç aylık ücretini Ücret Garanti Fonundan ödeyecektir. İşçilerin bu fondan yararlanabilmesi için ödeme güçlüğüne düşen işverenin konkordato ilanından önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması ve beş yıllık ödenmeyen ücret alacağının olmaması gerekir.

Konkordato Tasdiki ve Koşulları

Konkordato tasdiki, konkordato projesinin yargı mercii tarafından onaylanmasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 305. Maddesinin 1.

Fıkrası konkordato tasdikinin şartlarını detaylı olarak sıralar. Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olacağının anlaşılması gerekir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda ise paraya çevirme yoluyla elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın, iflas yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması şarttır.

Teklif edilen miktarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması da tasdik için gerekli koşullardan biridir. Konkordato tasarısının kanunda belirtilen çoğunlukla onaylanması, yani alacaklıların yeterli çoğunluğunun projeyi kabul etmesi mecburidir.

İmtiyazlı alacaklıların alacaklarının tamamının ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izniyle yapılan borçların ifası, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olmalıdır.

Son olarak, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve konkordatonun tasdiki hâlinde alacaklılara ödenmesi gereken paranın borçlu tarafından yargı mercii veznesine depolanması gerekir. Bu şartların tamamının sağlanması halinde yargı mercii konkordatoyu tasdik eder ve aşama bağlayıcı hale gelir.

Konkordato Başvurusu ve Tasarruf Ehliyeti

Konkordato başvurusunda bulunmak, borçlunun tasarruf ehliyetini doğrudan etkilemez. Başvuru aşamasında şirketin tasarruf ehliyeti devam eder ve mallarını satabilir, devredebilir. Ancak konkordato başvurusu yargı mercii tarafından onaylandıktan sonra vaziyet değişir.

Geçici mühlet verilmesiyle birlikte şirket tasarruf ehliyetini kaybeder, mallarını satamaz, devredemez ve rehin veremez. Aynı zamanda bu mallar bağışlanamaz.

Konkordato ilan eden firma, çalışanlarına maaş ödemesi konusunda da belirli sınırlamalarla karşılaşır. Konkordato ilan eden şirket çalışanlarına maaş ödeyemez hale geldiğinde, haklarında konkordato hükmü olan işverenler çalışanlarını İşçilik Alacak Belgesi ile İŞKUR’a başvuru yaparak maaşlarını Ücret Garanti Fonundan almalarına yönlendirir. Ücret Garanti Fonu en fazla üç ay çalışanlara maaş ödeyebilir.

Üç ay geçmesine rağmen çalışanın hala alacağı varsa, çalışan icra takibi başlatabilir.

Konkordato Başvurusunun Reddedilmesi

Konkordato başvuru talebinin reddedilmesi hâlinde, eğer borçlu firma için doğrudan doğruya iflas koşullarından biri mevcutsa, yargı mercii kendiliğinden iflas hükmü verir. Konkordatonun tasdikini reddeden yargı mercii, teminat aramaksızın borçlunun tüm hacze kabil mallarının ihtiyaten haczine hüküm verir. Bu hüküm, masrafı avans olarak yatıran herhangi bir alacaklının talebiyle uygulanır.

Reddedilen konkordato başvurusu, borçlu açısından iflas sürecinin başlaması anlamına gelebileceğinden, başvuru öncesinde tüm belgelerin eksiksiz hazırlanması ve sürecin profesyonel danışmanlık eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşır. Konkordato süreci teknik ve karmaşık yasal düzenlemelere dayandığından, alanında uzman bir avukatın süreci yönetmesi, gerekli belgeleri düzenlemesi ve şirketi bilgilendirmesi sürecin başarısı açısından kritik öneme sahiptir.

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişime geçebilirsiniz.