Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:

Kıymet Takdirine İtiraz Talebiyle Açılan Davadasın da Masraf Yatırılmadığı Gerekçesiyle Davanın Reddedilmesi Anayasal Hak İhlalidir.

2004 sayılı İcra İflas Yasanın Madde 128/a maddesine göre; “Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raPoru düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin yargı mercii veznesine yatırılMası hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksıZın şikâyet kesin olarak reddedilir.”Hükmüne yer vermiştir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için borçlunun yatırması gereken miktarın mahkemece belirtilmiş olması gerekir. Çünkü şikâyetçi yasada yazılı olan ve gerekli masraf olarak belirtilen miktarı kendisi hesaplayamaz haliyle de yatırması gereken miktarı kendiliğinden belirleyemediği için yatıramaz.

Zira hâkimin emri olmadan vezneye para yatırılması da mümkün değildir. Yargı Mercii heyetinin yasal yolluğu belirli (maktu) olsa bile, kalan keşif giderleri için ne kadar para yatırılması gerektiğini şikâyetçinin bilmesi ve hesaplaması mümkün değildir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/31612 Esas,2016/496 Hüküm sayılı kararın dA;“İİK'nın 128/a-1. Maddesi son cümlesinde ise; "Şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin yargı mercii veznesine yatırılması halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi halde başka bir işleme gerek olmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir...” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için borçlunun yatırması gereken miktarın mahkemece belirlenmiş olması gereklidir. Şikayetçi yasada yazılı olan ve gerekli masraf olarak ifade edilen miktar saptanmadan bu masrafı kendiliğinden belirleyip yatıramaz. Zira, hakimin emri olmadan vezneye paranın yatırılması mümkün değildir. Yargı Mercii heyetinin yasal yolluğunun belli olduğu düşünülse bile, kalan keşif gideri için ne miktar avans yatıracağını şikayetçi bilemez”.

6100 sayılı HMK'nın "Harç ve avans ödenmesi" başlıklı 120.

Maddesinin gerekçesinde "...her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın avans olarak davacı vasıtasıyla yasal aşama açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi hâlinde ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına.." alındığı belirtilmiştir.

Mahkemenin 2004 sayılı İcra İflas Yasanın 128/a maddesine dayanarak kıymet takdirine itiraz talebiyle açılan davada keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle esasına girmeksizin davayı usulden reddetmesi, temel hak ve hürriyetlerden olan adil yargılanma hakkının yargı merciine erişim hakkının ihlalini oluşturacaktır.

28.02.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin Başvuru Numarası: 2018/26844 ve Hüküm Tarihi: 24/02/2021 Hükmünde;“ Kıymet takdirine itiraz süreçlerinde, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde yasal aşama açılması gerektiği değerlendirildiğinde davanın gerekli masrafların yatırılmamış olması nedeniyle reddi hâlinde yeni bir yasal aşama açılmasının imkânsız olduğu anlaşılmaktadır. Kıymet takdirine itiraz talebiyle açılan davalarda yasal aşama açma süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir, Davanın esasa ilişkin değerlendirme yapılmadan reddedilmesi hâlinde süresi içinde yeni bir yasal aşama açılması imkânsızdır. Bu husus gözetildiğinde davanın gerekli masrafların davanın açılmasından itibaren yedi günlük sürede yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin yargı merciine erişim hakkına yönelik ve oldukça ağır bir müdahale niteliği taşıdığı ifade edilebilir.

Dolayısıyla bu nitelikteki ağır bir müdahaleye ancak daha hafif, alternatif bir aracın bulunmaması hâlinde müracaat edilebilmelidir.

… Başvurucunun davasının keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle esasına girmeksizin kesin olarak reddine hüküm vermesi nedeniyle yargı merciine erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.”

Anayasa Mahkemesinin Kararından da açıkça anlaşılacağı üzere hâkimin keşif ve bilirkişi incelemesi için gerekli avansın yatırılmaması nedeniyle esasa girmeden reddetmemeli, onun yerine HMK madde 120 gereği şikâyetçiye yasa da yazılı olan “ gerekli masraf ve ücreti “ belirleyip, şikâyetçi tarafa belirlediği bu ücreti yargı mercii veznesine yatırması için kesin süre vermesi gerekmektedir. Aksi halde şikâyetçinin yargı merciine erişim hakkını ihlal etmiş olacaktır.

Mahkemeye erişim hakkı Anayasal bir haktır ve Anayasanın Hak arama hürriyeti başlıklı 36. Maddesinde;“Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir yargı mercii, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”Hükmü ile düzenlenmiştir.

Anayasa'nın 36.

Maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiştir.

Anayasanın 36. Maddesinde güvence altına alınan yargı merciine erişim hakkı mutlak olmayıp sınırlanabilir bir haktır. Ancak Anayasanın 13. Maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyarınca alınan sınırlamaların yargı merciine erişimi imkansız hale getirmemesi ve zorlaştırmaması gerekmektedir.

Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.

Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.