İçerik
- I. Genel Olarak İtirazın İptali ve Tahliye Davası
- II. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında İtirazın İptali Yönünden İnceleme
- 1. Görevli Mahkeme
- 2.
Davanın Tarafları
- 3. İtirazın İptali Davasının İspatı
- 4. İcra İnkar Tazminatı
- 5. Kötüniyet Tazminatı
- III.
İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Tahliye Yönünden İnceleme
- 1. Takibe Konu Kira Sözleşmesinin Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmesi Olup Olmadığının Anlaşılması
- 2. Takibi Başlatanın Kiraya Veren Olmaması
- 3. Takip Talebinde Tahliye Yolunun Seçilmemesi
- 4.
Ödeme Emrinde Sürelerin Yazılıp Yazılmadığı ve Tahliye İhtarının Bulunup Bulunmadığı
- 5. Davanın Süresi İçinde Açılıp Açılmadığı
- 5. Ödeme / Tahliye Emrinin Tebliği Zorunluluğu
- 6. Dava Şartı Arabuluculuk
- IV.
İtirazın İptali ve Tahliye Davasında İstinaf Yolu
- V. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Temyiz Yolu
- VI. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Tehiri İcra (İcranın Geri Bırakılması)
- VII. İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkları
I.
Genel Olarak İtirazın İptali ve Tahliye Davası
Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi takibineItirazHalinde, itirazın bertaraf edilmesinin iki yolu vardır. Bunlar icra hukuk mahkemesindeitirazın kaldırılması ve tahliyeveya sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye yasal süreci olacaktır. Kanundaki ikili ayrımın nedeni alacaklı-kiracının elindeki belgeler ve itirazın niteliğinden kaynaklanmaktadır.
Alacaklının icra takibine itirazdan sonra; itirazın kaldırılması ve tahliye ya da itirazın iptali ve tahliye yasal süreci yerine doğrudan alacak ve tahliye yasal süreci açması da mümkündür. Ancak bu vaziyette takipte yapılan masraf ve icra inkar ödeneği talep edilemeyecektir.
İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci esasındaIki ayrı davadır.
Bu nedenle de her bir yasal aşama yönünden harçlandırma ayrı ayrı yapılacaktır.1İtirazın iptali bakımından harç adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte takip çıkışına göre belirlenecektir. Yazılı sürenin bitmesi nedeniyle tahliye takibinde (Örnek 14) ise maktu harç ödenecektir. Tahliye bakımındansa yasal aşama tarihindeki yıllık kira bedeline göre harç yatırılmalıdır.
İtirazın iptali ve tahliye davasında iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekecektir.2
İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci ayrı ayrı ya da birlikte açılacak olsa da, takibin konusunu kira alacakları veya tahliye taahhütnamesi oluşturacağından görevli yargı mercii sulh hukuk yargı makamı olacaktır.
İtirazın iptali ve tahliye davasındaParasal kesinlik sınırlarınaDa ayrı ayrı bakılması gerekecektir. Örneğin 5.000-TL aylık kira bedeline ilişkin takipte itirazın iptali bakımından kesin tahliye bakımından istinaf yasa yolu açık hüküm verilebilecektir.34
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere itirazın iptali ve tahliye davalarının birlikte ya da ayrı ayrı açılması da mümkündür.
İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci olarak birlikte açılsa dahi her iki yasal aşama yönünden ayrı ayrı incelemeler söz konusu olacağından yazımızda önemli hususlar ayrı ayrı başlıklar altında toplanmıştır.
Bu yazı ayrıca hem örnek 13 hem de örnek 14 takibi bakımından hazırlanmıştır.
II. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında İtirazın İptali Yönünden İnceleme
Kiralanan taşınmazların ilamsız takip yolu ile tahliye takibindekiitirazın bertaraf edilmesi için itirazın iptali yasal süreci açmak mümkündür.
İtirazın iptali yasal süreci açabilmek için takip alacaklısı tarafından süresi içindeItirazOlmalıdır. İtiraz süresinde değilse veya geçersizse itirazın iptali talebinin reddine hüküm verilecektir.
Sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye bakımından yasal aşama açma süresi itirazın tebliğinden itibaren 1 yıldır. (Daha önce itirazın kaldırılması yasal süreci açılmışsa süre buradan başlayacaktır.)5
İtirazın iptali yasal süreci genel hükümlere göre görülecektir. Kiralanan taşınmazların tahliyesi bakımından davada incelenecek hususlar Türk Borçlar Kanunu’nunkira sözleşmelerine ilişkin hükümleri olacaktır.
Yasal Aşama sulh hukuk mahkemesinde görüleceğindenbasit yargılama usulünetabidir.
İtirazın iptali hükmüMaddi hukuk bakımındanUyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıracaktır. İtirazın iptali davasından sonra takibe konu alacaklar için yeni bir alacak yasal süreci açılamayacak, buna karşılıkmenfi tespitveyaistirdat yasal sürecida açılamayacaktır. Bu nedenle davada ispat bakımından genel hükümler uygulanır.6
1. Görevli Yargı Mercii
Kiralanan taşınmazların ilamsız icra takibi ile itirazın iptali ve tahliyesinde görevli yargı mercii sulh hukuk mahkemesidir.
Yasal Aşama sırasında kira ilişkisinin olmadığı anlaşılsa ya da ispatlansa dahi davada görevsizlik hükmü verilmez.
Davada esastan hüküm kurulması gerekecektir.7
2. Davanın Tarafları
Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi takibinde borçlu ve borçlular davada davalı sıfatına haiz olacaktır. Takip alacaklısı veya alacaklılar davada davacı sıfatını alır.
Kiralayan sıfatına haiz olmayan malikin kira bedelini tahsil hakkı yoktur. Bu nedenle adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takip alacaklısının kiraya veren sıfatına haiz olması gerekecektir.
Yazılı sözleşmeyle kiralanan taşınmazların süresinin bitmesi nedeniyle tahliye taahhütnamesine dayalı takip ancak kiraya veren tarafından başlatılabilecektir.
Kiraya veren sıfatına haiz olmayan malikin takip hakkı yoktur.
3. İtirazın İptali Davasının İspatı
İtirazın iptali davasında ilk önce incelenecek hususların başında icra takibi gelecektir. İcra takibinin adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin olabilecektir. Bu vaziyette ödeme emrinin sonuç doğurması için tebligatın gönderilmesi mecburidir.
Yargı Mercii tebligatın usulsüzlüğünü re’sen incelemeyez. Ancak hiç gönderilmeyen veya iade edilen tebligat sonuç doğurmaz.8
A. Kira İlişkisinin ve Aylık Kira Bedelinin Ne Kadar Olduğunun İspatı
Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve koşullarını kanıtlama yükümlülüğü TMK’nın 6. Maddesi uyarınca varlığından menfaat sağlayacak olan, bunu ileri süren tarafa aittir.
Ancak uygulamada genellikle kiraya verenlerin kiracılara karşı açtıkları yasal süreçler nedeniyle kira sözleşmesini kanıtlama yükümünü kiraya verenler üzerine almaktadır.9
Kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer.10
B. Senetle İspat Kuralı
Davacının talep ettiği yıllık kira miktarı HMK’nın200. Maddesi uyarınca belirlenecek senetle ispat sınırının üzerinde ise davacı kira bedelini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Yazılı delille kanıtlanmadığı takdirde ise davalının kabulünde olan miktar esas alınmalıdır.
Yine davalı da aynı koşullar altında yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının üzerinde olması hâlinde kira borcunun ödendiğini yazılı belge ile ispat etmelidir.
C. Delil Başlangıcı ve Tanık
HMK m.202uyarınca iddia konusu yasal işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte söz konusu yasal işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilen belge delil başlangıcı sayılır ve yazılı delille ispatı gereken bir yasal işlemin söz konusu olduğu hallerde delil başlangıcı da bulunmadığından tanık beyanına dayanılarak ispat edilmesi mümkün değildir.11
Bir hukukî işlem hakkında HMK m.202‘deki şartlara uygun bir delil başlangıcı varsa o hukukî işlem hakkında tanık dinlenebilir. Böylece, delil başlangıcı, senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnalarından biridir.
İkrar bir tarafın, diğer tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğru olduğunu bildirmesidir. Davalı davacının ileri sürdüğü vakıaları ikrar edebileceği gibi, davacı da davalının ileri sürdüğü vakıaları ikrar edebilir ( Kuru/Hukuk Büromuz/Y., s. 366 ) çekişmeli konuda tarafın kendisi veya vekilinin ikrarı hâlinde çekişmeli vakıalar çekişmeli olmaktan çıkacağından ispatı gerekmeyecektir ( HMK m.188).12
D.
Ödemeye İlişkin Belgelerin Sunulma Zamanı
Yargıtay’ın ödemeye ilişkin belgelerin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğine ilişkin bazı kararları mevcuttur.13Ancak aksi yönde hükümler da mevcuttur.14Kanaatimizce yargılama esnasında ileri sürülmeyen delilin istinaf veya temyiz aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir.15
4. İcra İnkar Tazminatı
İcra inkar ödeneği, İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İcr inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmenin önüne geçmektir. Eğer alacaklı itirazın iptalinde haklı çıkarsa talep halinde icra inkar tazminatına hükmedilecektir.
İtirazın iptali bakımından kısmen haklılıktaysa bu haklılık oranına göre icra inkar ödeneği verilecektir.
İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdaysa, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Alacağın belgeye bağlı olması veya borçlunun kötü niyetle itiraz etmesi koşul değildir.16
Borçlunun yasal aşama açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkâr tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/12/2015 tarih ve 2014/19- 525 E. 2015/2839 K.
Sayılı hükmü da aynı yöndedir.).17
5. Kötüniyet Tazminatı
İcra ve İflas Kanunu’nun 67’inci maddesinin ikinci fıkrasında takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varılan alacaklı aleyhine, talep halinde, yüzde yirminde aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedileceği düzenlenmiştir.
III. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Tahliye Yönünden İnceleme
Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla itiraza karşı tahliye yasal süreci iki sebeple olabilecektir: Bunlar temerrüt nedeniyle tahliye ve tahliye taahhütnamesi nedeniyle tahliyedir. Çünkü örnek 13 icra takibi kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle, yazılı kira sözleşmesinin süresinin bitmesi nedeniyle tahliye konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye taahhütnamesiyle olabilecektir.
İcra takibine dayalı tahliye yasal süreci icra takibinden ayrı düşünülemeyecektir.
Haliyle incelenmesi gereken ilk husus icra dosyası olacaktır. Tahliye talepli icra takibinde tahliye hükmü verilebilmesi için şu hususlar incelenecektir:
1. Takibe Konu Kira Sözleşmesinin Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmesi Olup Olmadığının Anlaşılması
Kira sözleşmesine konu taşınmaz konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesi vasfında değilse hakim bunu kendiliğinden inceleyecektir.
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde tahliye taahhüdüyle tahliye mümkündür. Ancak genel kira sözleşmeleri için tahliye taahhüdü mümkün değildir.
Yine de Yargıtay konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesi kapsamında olmayan bir taşınmazla ilgili tahliye taahhüdünü yazılı kira sözleşmesinin süresinin bitmesine dayalı icra takibinde sürenin sona erdiği tarihle aynı olması gerekçesiyle sonucu etkilemediğinden tahliye kararını onamıştır.18
2. Takibi Başlatanın Kiraya Veren Olmaması
Bilindiği gibi kiraya veren malik olmak zorunda değildir. Ancak kiraya veren sıfatına haiz olmayan malikin örnek 13 ve örnek 14 takibi yapma hakkı yoktur. Her iki takip de muhakkak kiraya veren tarafından yapılmalıdır.
Bununla birlikte kiraya verenin birden çok olması, paylı-elbirliğiyle mülkiyete konu olması halinde tüm kiraya verenlerin süreci birlikte başlatması gerekecektir. Aksi takdirde davaya konu takip itirazın iptali ve tahliye yasal süreci bakımından davaların reddine neden olacaktır.
3. Takip Talebinde Tahliye Yolunun Seçilmemesi
Hem örnek 13 hem örnek 14 icra takibinde 9 nolu bölümde tahliye talebinin yer alması mecburidir. Takip talebinde tahliye yolu seçilmemişse sulh hukuk yargı makamı tahliye davasının reddine hüküm verecektir.
Örnek 13 takibine dayalı itirazın iptali ve tahliye davasında tahliye yolunun seçilmemesi itirazın iptali davasının reddi sonucunu doğurmaz ama tahliye davasının reddi gerekecektir.
Örnek 14 takibi bakımından açılan itirazın iptali ve tahliye davasında tahliye yolunun seçilmemesi halinde hem itirazın iptali hem de tahliye davasının ayrı ayrı reddi gerekir.
4.
Ödeme Emrinde Sürelerin Yazılıp Yazılmadığı ve Tahliye İhtarının Bulunup Bulunmadığı
Örnek 13 takibinde kira bedelinin ödenmesi için konut ve çatılı işyeri kiralarında 30 gün süre verilmesi gerekecektir. Bazı ödeme emirlerinde sürenin yazılmadığı görülmektedir. Süre ödeme ihtarının sonuç doğurması için mecburidir. Sulh hukuk yargı makamı hakimi bu hususu re’sen inceler.
Hem örnek 13 hem örnek 14 bakımından ödeme/tahliye emrinde tahliye ihtarının da bulunması mecburidir.
5.
Davanın Süresi İçinde Açılıp Açılmadığı
Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takibe itiraz 7 gün olsa da itirazın iptali ve tahliye yasal süreci için ödeme ihtar süresinin beklenmesi mecburidir. Aksi takdirde davanın süresi içinde açılmadığı sonucu çıkacaktır. İtirazın iptali yasal süreci için yasal aşama açma süresi borçlunun itirazının alacaklı ve/veya vekiline tebliğinden itibaren 1 yıldır. 1 yıllık süre hakdüşürücü süredir. Sulh hukuk yargı makamı hakimi tarafında kendiliğinden dikkate alınır.
İtirazın iptali davasından önce itirazın kaldırılması yasal süreci açıldığı takdirde Yargıtay’a göre 1 yıllık süre başlayacaktır.
Örnek 14 bakımındansa yasal aşama açmak için 15 günlük tahliye süresinin beklenmesine gerek yoktur.
Borçlunun itirazından sonra önce arabuluculuğa başvurulup akabinde yasal aşama açılabilecektir.
5. Ödeme / Tahliye Emrinin Tebliği Zorunluluğu
Alacaklının takibi ister örnek 13 ister örnek 14 olsun ödeme / tahliye emrinin kiracıya tebliği gerekir. Tebligatın usulsüz olması önemli değildir. Çünkü sulh hukuk yargı makamı hakimi icra takibindeki tebligatın usulsüzlüğünü kendiliğinden inceleyemez. (İcra takibi nedeniyle tebligatın usulsüzlüğü İİK 16 gereği şikayet nedenidir.
Şikayet yolu için icra mahkemesine başvurulması gerekecektir.) Ancak tebligatın hiç gönderilmemiş olması veya iade dönmüş olması hakim tarafından incelenecektir. Artık UYAP Sms bilgi sistemi ve e-devlet sistemi sayesinde vatandaşlar haklarında başlatılan icra takiplerinden haberdar olarak tebligattan önce icra dosyasına itiraz edebilmektedir. Bu vaziyette örnek 13 ve örnek 14 bakımından ıttıla / öğrenme önemli değildir. Tebligatın yapılması gerekir.
6.
Yasal Aşama Şartı Arabuluculuk
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesine göre kira uyuşmazlıklarından doğan yasal süreçler (İİK uyarınca itirazın kaldırılması ve tahliye yasal süreci hariç) yasal aşama koşulu arabuluculuğa tabidir. İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci açmadan önce dearabuluculuk şartınınyerine getirilmesi mecburidir. Aksi takdirde davanın usulden reddine hüküm verilecektir.
Kural olarak kira sözleşmesinin varlığını ispat külfeti kiraya verene, kira bedelinin ödendiği olgusunu ispat külfeti kiracıya düşer. Kira bedelinin miktarı yönünden de ispat kuralı kiraya verende kabul edilecektir.
İcra takibinde kira borcunun hangi aylara ilişkin olduğunun belirtilmesi mecburi değildir.
Ancak yasal aşama aşamasında hakim bunun açıklanmasını davacı taraftan istemelidir.
Bazen icra takiplerinde yazılı anlaşma olmasına karşın alacaklı tarafın sözlü anlaşmaya istinaden kira bedelini yüksek olarak talep ettiği görülmektedir. Ancak, davalı-kiracının ikrarı söz konusu değilse sözlü anlaşmanın ispatı için yazılı belge gerekir. Yıllık kira bedeli tanıkla ispat sınırının üzerindeyse o halde sözlü anlaşma yazılı olarak da ispat edilemeyecektir. Kiraya veren yemin deliline dayanmışsa kiracıya yemin teklif olunabilecektir.
Kira miktarının belirlenmesinde kira sözleşmesinde yazılı şarta bakılacaktır.
Eğer kira artış koşulu yasal oranın üzerindeyse yasal artış kısmına kadar artış geçerlidir. Eğer taraflar arasındaki sözleşmede artış koşulu yoksa kiracının kendiliğinden artış yapması da mecburi değildir.19Sözleşmedeki koşul geçerlidir. Sözlü kira sözleşmeleri için de aynı vaziyet söz konusudur.
IV. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında İstinaf Yolu
Yukarıda izah edildiği üzere itirazın iptali ve tahliye yasal süreci esasında iki ayrı davadır.
İtirazın iptali bakımından istinaf yasa yoluna başvurma kesinlik sınırı icra takibindeki takip çıkışı miktarına, tahliye yasal süreci yönünden ise 1 yıllık kira miktarına göre belirlenecektir. İstinaf yasa yoluna ilişkin parasal sınır kararın verildiği tarihteki parasal sınırdır. 1 yıllık kira bedeli ise davanın açıldığı tarihteki kira bedeli üzerinden hesap edilecektir. 2024 yılı için istinaf yasa yoluna başvuru için parasal sınır 28.250-Türk Lirasıdır.
Örneğin davanın açıldığı tarihte aylık kira bedeli 2.000-Türk Lirası olan itirazın iptali ve tahliye davasında 2024 yılında tahliye yönünden hüküm kesin olarak verilecektir. Alacak miktarının 30 bin TL olduğu varsayımında itirazın iptali bakımından istinaf yasa yoluna gidilebilecektir.
Başka bir örneği de şu şekilde verebiliriz. Davanın açıldığı tarihte aylık kira bedeli 15.000-TL olsun.
İcra takibine konu edilen bedel 2.000-TL olursa o halde itirazın iptali bakımından hüküm kesin, tahliye bakımından istinaf yasa yolu açık olacaktır.
İtirazın iptali ve tahliye davasının her iki bakımdan hükmü kesinleşmeden icra edilebilecektir. Yani istinafa başvuru yapılması icra takibini durdurmaz. Bunun önüne geçmek için davayı kaybeden davalının tehiri icra prosedürünü işletmesi gerekecektir.
V. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Temyiz Yolu
İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci için temyiz yolu parasal sınırlara göre belirlenecektir.
Her iki talep yönünden temyiz sınırı ayrı ayrı değerlendirilecektir.
İtirazın iptali yönünden temyiz yasa yoluna başvurabilmek içinse takip çıkışı miktarının 378.290-Türk lirası veya üzerinde olması gerekecektir.
Tahliye hükmü yönünden temyiz yasa yoluna gidilebilmesi için üç aylık kira tutarının temyiz sınırının üzerinde olması gerekecektir. 2024 yılı için temyiz yasa yoluna başvurmak için parasal sınır 378.290-Türk Lirası’dır. Yani kiracının tahliyesi davasının temyiz yoluna gidilebilmesi için aylık kira bedelinin 126.096,67-Türk lirası veya üstünde olması gerekecektir.
VI. İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Tehiri İcra (İcranın Geri Bırakılması)
İtirazın iptali ve tahliye davalarındaki kararların icrası için kesinleşmesi gerekmez. Bu nedenle itirazın iptali ve tahliye kararları her iki yasal aşama yönünden de tehiri icra mümkündür.
Parasal sınır bakımından kesin kararlara karşı tehiri icra olmaz.
İtirazın iptali yönünden tehiri icra bakımından tüm dosya borcunun 90 günlük faiziyle teminat yatırılması gerekecektir. Tahliye hükmü yönünden 3 aylık (güncel) kira bedeli üzerinden teminat yatırılması gerekecektir. Hem mehil vesikasının, hem tehiri icra hükmünde her iki hüküm yönünden ayrı ayrı belirtilmelidir. Aksi takdirde belirtilmeyen hüküm yönünden icranın geri bırakılması hükmü verilemeyecektir.
Detaylı bilgi için Tahliye Kararlarına İcranın Geri Bırakılması.
VII. İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkları
İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması birbirlerinden tamamen farklıdır. İlk olarak itirazın iptali bir yasal aşama türüdür. (İİK m. 67) Ancak itirazın kaldırılması teknik olarak bir yasal aşama değil prosedürdür. (İİK m. 269/b ve İİK m. 275)
İcra ve İflas Kanunu’nun 68’inci 68/a 68/b maddeleriyle 269/b ve 275’inci maddelerini birbirine karıştırmamak gerekir. Her birinde “itirazın kaldırılması” prosedüründen bahsedilse de 68, 68/a 68/b maddeleri genel haciz yoluyla takibe ilişkindir. 269/b maddesi adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin itirazın kaldırılmasıdır.
İİK 275 ise kiralanan taşınmazların süresinin bitmesine ilişkin takibe ilişkindir.
İtirazın kaldırılması ve tahliye prosedürü, itirazın iptali ve tahliye davasına göre daha hızlı sonuçlanacaktır. Ayrıca masraf bakımından daha avantajlıdır. Ancak alacaklı elindeki belgelere ve borçlunun itirazına göre İtirazın kaldırılması takibin devamı niteliğinde icra mahkemesinde incelenecektir. İtirazın iptali ve tahliye genel bir yasal aşama türüdür, sulh hukuk mahkemesinde görülecektir.
İtirazın kaldırılması ve tahliye prosedürü için icra yargı makamı görevlidir.
İcra yargı makamı kararları yalnızca icra yargı mercileri yönünden kesin hüküm teşkil eder. Bu yüzden itirazın kaldırılması ve tahliye kararlarına karşı kesin olsa dahi genel yargı merciinde menfi tespit ve/veya istirdat yasal süreci açılabilecektir. Buna karşın İtirazın iptali yasal süreci maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil eder.
İtirazın iptali ve tahliye yasal süreci için yasal aşama açma süresi borca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıldır. İtirazın kaldırılması ve tahliye yasal süreci ödeme ihtarından itibaren 6 aydır.
Dipnotlar- Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi’nin 2023/483 Esas ve 2023/1881 Hüküm sayılı 12/06/2023 günlü hükmü.↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2020/54 Esas ve 2020/1449 Hüküm sayılı 19/02/2020 günlü Hükmü.↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/2813 Esas ve 2023/1713 Hüküm sayılı 31/05/2023 günlü hükmü↩︎
- Bölge Adliye Yargı Makamı 4. Hukuk Dairesi 2023/1073 Esas ve 2024/714 Hüküm sayılı 21/03/2024 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/13-602 Esas ve 2019/218 Hüküm sayılı 28/02/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi’nin 2021/3335 Esas ve 2022/517 Esas 27/01/2022 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/6155 Esas ve 2019/1830 Hüküm sayılı 11/03/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3104 Esas ve 2021/705 Hüküm sayılı 08/06/2021 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/6-2 Esas ve 2022/242 Hüküm sayılı 03/03/2022 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2018/5299 Esas ve 2019/7393 Hüküm sayılı 02/10/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/8153 Esas ve 2017/8153 Hüküm 06/05/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/6-2 Esas ve 2022/242 Hüküm sayılı 03/03/2022 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi’nin 2019/612 Esas ve 2019/4170 Hüküm sayılı hükmü↩︎
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/8-828 Esas ve 2022/201 Hüküm sayılı 24/02/2022 günlü hükmü↩︎
- BULUT, Uğur, Yargıtay Uygulamasında “Borcu Söndüren Belge” ve İleri Sürülmesi Bakımından Usuli Sorunlar, erişim tarihi 12/08/2024. Https://www. izmirbarosu. org. tr/pdfdosya/yargitay-uygula. pdf↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/9214 Esas ve 2019/2953 Hüküm sayılı 03/04/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2021/3335 Esas ve 2022/517 Hüküm sayılı 27/01/2022 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi’nin 2017/7225 Esas ve 2019/4773 Hüküm sayılı 21/05/2019 günlü hükmü↩︎
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/7234 Esas ve 2019/4772 Hüküm sayılı 21/05/2019 günlü hükmü↩︎
, Barosu’na 51620 sicil numarası ile kayıtlı avukattır. 10 yılı aşkın süredir yasal uyuşmazlıkların çözümünde aktif rol almaktadır. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na 41140 sicil numarası ile kayıtlı arabulucudur.
Tüm YayınlarıSorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.
Info@ballawfirm. com