İstirdat Davası Nedir? Koşulları Ekibi1 Temmuz 2026İcra ve İflas Hukuku

İstirdat davası, borçlu olmadığı halde icra baskısıyla ödeme yapan kişinin, ödediği parayı geri almak için açtığı davadır. Koşulları, ispat yükü, süreler ve icra takibiyle ilişkisi bu yazıda sade şekilde açıklanır.

İçindekiler
  1. İstirdat Davası Nedir?
  2. İstirdat Davasının Hukuki Dayanağı Nedir?
  3. İstirdat Davası Ne Zaman Açılır?
  4. İstirdat Davasının Şartları Nelerdir?
  5. İstirdat Davası ile Menfi Tespit Davası Arasındaki Farklar Nedir?
  6. İstirdat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
  7. İstirdat Davasının Süresi (Zamanaşımı)
  8. İstirdat Davası Nasıl Açılır?
    1. 1. İstirdat Dava Dilekçesi İçeriği
    2. 2.

      İstirdat Davasının Tarafları

    3. 3. İstirdat Dava Arabuluculuğa Tabi Midir?
  9. İstirdat Davasının Sonuçları
  10. İstirdat Davasında Faiz ve Masrafların Talebi
  11. Sıkça Sorulan Sorular (Sss)
    1. İstirdat davası nedir?
    2. Hangi durumlarda istirdat davası açılır?
    3. Her yersiz ödeme için istirdat davası açılabilir mi?
    4. İstirdat davası kime karşı açılır?
    5. İstirdat davasının zamanaşımı süresi nedir?
    6. İstirdat davası icra takibini durdurur mu?
    7. Menfi tespit davası ile istirdat davası arasındaki fark nedir?
    8. İstirdat davası için icra tehdidi altında ödeme yapmak şart mıdır?
    9. İstirdat davası hangi mahkemede açılır?
    10. İstirdat davasında faiz talep edilebilir mi?
    11. İstirdat davasını kim açabilir? Ödeme üçüncü kişi tarafından yapılmışsa dava açılabilir mi?

Hukukumuzda gerçek olan veya olmayan her tutar icraya konu edilebilmektedir. İcra dairesi borcun gerçek olup olmadığını incelemekle yetkili merci değildir.

Ne yazık ki haksız açılan bir icra takibinin kesinleşmesi üzerine borcu ödemek zorunda kalan borçlu durumundaki kişinin bu tutarı geri nasıl alabileceği hali kişileri hep korkutmaktadır. Zira ortada cebri icra tehdidi altında gerçek bir borçmuş gibi ödenmiş bir tutar vardır.

İcra ve İflas kanunun 72. Maddesinin 6-8. Fıkraları arasında istirdat davası düzenlenmiştir.

Buna göre; borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan kişi ödemenin gerçekleştiği günden itibaren 1 yıl içinde istirdat davası açarak paranın geri iadesini isteyebilecektir. Bu yazımızda istirdat davasını, şartlarını ve sonuçlarını inceleyeceğiz.

İstirdat Davası Nedir?

Bir kişi hakkında icra takibi başlatmanın her ne kadar koşulları olsa da bu şartlar takibin başlatılması ile icra müdürlüğünce incelenmemektedir. Yani iyi veya kötü niyetli herkesin icra takibi başlatma hakkı ve özgürlüğü vardır.

Kişiler evine gelen haksız bir icra takibine sürenin geçirilmesi gibi sebeplerle itiraz etmeyi unutmuş olabilir, edilen itirazın reddedilmesi sebebiyle takip kesinleşmiş olabilir bu gibi sebeplerden ötürü gerçek olmayan haksız bir borç miktarı sözde alacaklıya ödenmiş olabilir. Bu gibi hallerde ödenen tutarın geri alınabilmesi için yasa koyucu istirdat davasını düzenlemiştir.

Bir kimsenin ödemesi gerekmeksizin icra tehdidi altında ödediği parayı geri almak için açtığı davaya istirdat davası denir.

Bu yasal aşama ile haksız yapılan ödeme ile kişilerin hak kaybına uğraması engellenmeye çalışılmıştır. Ancak bu vaziyet herkese istirdat davası açma hakkı vermemektedir. Kendi içinde yasal bir dayanağı ve koşulları vardır.

İstirdat Davasının Yasal Dayanağı Nedir?

Yasa koyucunun düzenlediği birçok yasal aşama ismi itibariyle konusu bakımından net bir izlenim bırakmaktadır. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne göre istirdat kelimesinin anlamı “Geri alma, bir yeri yeniden ele geçirme, kurtarma” demektir.

Tıpkı sözlük anlamında da olduğu gibi istirdat davasının dayanağı olan İcra ve İflas Kanunu 72/7’de ‘…paranın geri alınmasını isteyebilir.’ Hükmüne yer verilmiştir.

Yasa koyucumuz cebri icra tehdidi altında veya usulü eksiklerden kaynaklı olarak gerçek olmayan bir borcu ödeyen kişinin ödediği parayı nasıl geri alacağını istirdat davasında düzenlemiştir. Bu düzenlemenin yasal dayanağı haksız bir kazancın ve mal kaybının önüne geçebilmektir. Kişi yaptığı ödeme tarihi itibariyle 1 yıl içinde açacağı istirdat davası ile yapılan ödemeyi geri alabilecektir.

İstirdat Davası Ne Zaman Açılır?

Her ne kadar cebri icra tehdidi altında ödenmiş haksız bir tutar olsa da bu kişilere süresiz istirdat davası açma hakkı vermeyecektir. Yasa koyucu İİK 72/7hükmü ile istirdat davasının ne zaman açılacağı konusunda net bir düzenlemeye yer vermiştir.

İstirdat davası ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilecektir.

Bu süre bir hak düşürücü süredir. Sürenin hak düşürücü olması sadece taraflarca ileri sürülmesini gerektirmeyecektir. Yargı Mercii bu süreyi resen yasal aşama şartı gibi inceleme konusu yapabilecektir.

İstirdat davasının açılması noktasında esas kabul edilen tutarın ödenme tarihi, kişinin tutarı icra dairesi veznesine veya alacaklıya ödediği tarih ile başlayacaktır. Bu tarihten itibaren 1 yıl içinde istirdat davası açılmalıdır.

İstirdat Davasının Koşulları Nelerdir?

İstirdat davasını konu eden İİK 72/7 hükmü istirdat davasının şartlarını açıkça belirlemiştir.

Buna göre;

I.Borçlu olunmayan bir para olacak:Yasa koyucu metinde açıkça belirtmiştir ki ödenen para takibe itiraz edilmeme ve itirazın kaldırılması sebebiyle ödenmiş olmalıdır. Yani mevcut icra takibi kişiyi bu tutarı ödemeye zorlamalıdır. II.Ödeme takip kesinleştikten sonra yapılmış olacak:Sadece icra takibinin başlaması veya takip kesinleşmeden cebri icra tehdidi olmadan yapılan ödemeler hakkında istirdat davası açılamayacaktır. Zira yukarıda da bahsettiğimiz gibi herkesin dilediği kişiye icra takibi açma özgürlüğü vardır.

Takibin kesinleşmemiş olması cebri icra tehdidi doğurmayacaktır bu da kişiye parayı ödeme hissiyatı oluşturmayacaktır. Bu sebeple istirdat davasının en önemli şartlarından biri de kesinleşmiş bir icra takibi ve cebri icra tehdididir. III.Yasal Aşama ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılacak:Yapılmış olan haksız ödeme kişilere yasal aşama açmada süresiz özgürlük vermeyecektir. Yasa koyucu istirdat davasının açılmasını ödemenin yapılmasından itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlamıştır.

Bunun hak düşürücü süre olması yargı mercii tarafından resen inceleme hakkı tanıyacağından en büyük usul şartlarından birini oluşturmaktadır. Bu noktada hak kaybına uğramamak adına yasal destek almak büyük önem arz etmektedir.

İstirdat Davası ile Menfi Tespit Davası Arasındaki Farklar Nedir?

Menfi tespit davasıve istirdat davası birbiri ile çok yakından ilişkili hatta birbirinin devamı niteliğinde sayılabilecek iki ayrı yasal aşama türüdür. Bu kadar yakından ilişkili olsalar da bu iki davanın birçok farklı yönü mevcuttur. Bu farklılıkları daha net ve akılda kalıcı şekilde anlatmak için tablo çalışması yapalım:

MENFİ TESPİT DAVASIİSTİRDAT DAVASIİİK 72/1 ‘de düzenlenir.

İİK 72/7’de düzenlenir. Borçlunun icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat etmek için açtığı davadır. Borçlu tarafından icra tehdidi altında haksız ödediği parayı geri almak için açtığı davadır. Ödenmiş bir para yoktur.

Cebri icra tehdidi altında ödenmiş bir para vardır. Davanın açılması için öngörülmüş bir süre yoktur. Paranın ödenmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.

Her ne kadar bu iki yasal aşama arasında ciddi farklılıklar olsa da istirdat davası menfi tespit davasının devamı niteliğindedir hatta bazı hallerde menfi tespit davası istirdat davasına dönüşebilmektedir.

Menfi tespit davasının icra takibinden sonra borçlu olmadığını ispat etmek için açtığı yasal aşama olduğunu söylemiştik. Bu yasal aşama devam ederken takip konusunda yaşanacak gelişmeler veya bazı haller kişinin karşı tarafa birtakım ödemeler yapması sonucu doğurabilmektedir.

Örneğin; kişi borçlu olmadığını yargı mercii önünde ispat edememiş olabilir, cebri icra tehdidi altında borcu ödemiş olabilir vb. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu tarz durumların gerçekleşmiş olması halinde artık ödenmiş haksız bir tutar olduğu için menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmektedir. Bu dönüşmeyi sağlamak için ayrıca bir yasal aşama açmaya gerek yoktur zaten mahkemenin tutarının ödendiğini öğrenmesi ile menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilecektir.

İstirdat Davasında Görevli ve Yetkili Yargı Mercii

İstirdat davası görev ve yetki bakımından net bir hükmün olmadığı nadir yasal aşama türlerinden biridir.

İstirdat davasının açılmasında görevli yargı mercii, icra takibine konu edilen alacağın neden kaynaklandığına göre değişiklik gösterecektir.

Örneğin takibe konu borcun kaynağı iş hukukundan kaynaklı bir alacak ise iş mahkemelerinde, ticaretten kaynaklı bir alacak ise ticaret mahkemesinde, aile hukukundan kaynaklı bir alacak ise aile mahkemesinde, tüketici hukukundan kaynaklı bir alacak ise de tüketici mahkemelerinde açılacaktır. Yani tamamen takibe konu borcun dayanağına göre görevli yargı mercii şekillenecektir.

İstirdat davası yönünden yetkili yargı mercii ise İİK 72/8’de ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre istirdat davalarında yetkili yargı mercii takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer yargı makamı olabileceği gibi, davalının yerleşim yeri yargı makamı de olabilecektir.

İstirdat Davasının Süresi (Zamanaşımı)

Hukuk davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süre çok önemli bir kavramdır. Zira bunların gerçekleşmesi ile yasa koyucu borçluya borcunu ödemekten kaçınma hakkı vermektedir.

Bu sebeple açılma ihtimali olan bir hukuk davası öncesinde bir avukattan yasal destek alarak mevcut olayın zamanaşımı ve hak düşürücü süre ihtimalinin değerlendirilmesi usul hatalarının önüne geçecektir.

Bilindiği üzere zamanaşımı borçlu tarafından ileri sürülmesi gereken bir iddia iken hak düşürücü süre yargı mercii tarafından resen dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Yine zamanaşımında bazı sebeplerden dolayı zamanaşımı kesilebilmekteyken hak düşürücü sürede böyle bir vaziyet söz konusu değildir.

İstirdat davası yönünden zamanaşımı değil hak düşürücü süre gündeme gelecektir. Yapılan düzenleme göre istirdat davası ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Bu süre kişinin tutarı icra dairesi veznesine veya alacaklıya ödediği tarih itibariyle başlayacaktır.

İstirdat Davası Nasıl Açılır?

Bir hukuk davasında neredeyse davanın başlangıcından sonuna kadarki süreçte en önemli kısım yasal aşama açma süreci ve beraberinde hazırlanan yasal aşama dilekçesidir.

İstirdat davasının nasıl açılacağı konusunda görevli ve yetkili yargı mercileri yukarıda belirtmiştik. Kısa özetleyecek olursak; istirdat davasında görevli yargı mercii borcun dayanağına göre belirlenecek olup yetkili yargı mercii davalının yerleşim yeri yargı makamı veya takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Görev ve yetki konusunun belirlenmesi ile asıl mevzu yasal aşama dilekçesine gelmektedir.

1. İstirdat Yasal Aşama Dilekçesi İçeriği

İstirdat davasının konusu cebri icra tehdidi altında ödenmiş olan paranın iadesidir. Bu vaziyet ve tanım göze alındığında istirdat yasal aşama dilekçesinin içeriğinden de fikir sahibi olmak mümkündür.

Buna göre yasal aşama dilekçesinde yer alması gereken hususların şunlar olduğunu söyleyebiliriz;

· Ödenen tutarın cebri icra tehdidi altında ödendiğinin kanıtına ilişkin açıklama ve belgeler eklenmelidir.· Taraflar arasında böyle bir tutarın ödenmesine ilişkin bir borç ilişkisinin olmadığı muhakkak belirtilmelidir.· Cebri icra tehdidi altında ödenen paranın iade edilmesi talebi ve miktarı açıkça belirtilmelidir.

Yukarıda açıkça anlatıldığı gibi istirdat davası yasal açıdan oldukça önem arz eden ve içerisinde şartlar ve usuller bakımından çok etken bulunduran bir yasal aşama türüdür. Olası bir hak kaybının önüne geçilebilmesi için süreçte bir avukattan yasal destek almak önemlidir.

2. İstirdat Davasının Tarafları

İstirdat davası, bir kimsenin ödemesi gerekmeksizin icra tehdidi altında ödediği parayı geri almak için açtığı davadır. Bu durumda istirdat davasının tarafları aslında başlatılan bir icra takibinin alacaklısı ve borçlusudur.

Herhangi bir borç ilişkisi olmaksızın borlu aleyhine icra takibi başlatan ve alacaklı olarak görünen kişi istirdat davasında davalı durumundadır.

Hakkında icra takibi başlatılan ve cebri icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalan borçlu kişisi de istirdat davasında davacı hâlinde olacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus ise borçlu için ödemeyi üçüncü bir kişinin yapmış olması ihtimalidir. Bu ihtimal istirdat davasının tarafının üçüncü kişi olacağı anlamına gelmemektedir. Zira üçüncü kişi her ne kadar ödeme yapmış olsa da hala takibin borçlusu aynıdır. Üçüncü kişi borçlu konumuna geçmemiştir.

Bu sebeple borcu kim ödemiş olursa olsun istirdat davasının davacısı icra takibinin borçlusu olacaktır. Bu halde akılda kalıcı olması için şöyle bir özet geçebiliriz;

  • İstirdat davasının davacısı=İcra takibinin borçlusudur.
  • İstirdat davasının davalısı= İcra takibinin alacaklısıdır.

3. İstirdat Yasal Aşama Arabuluculuğa Tabi Midir?

İstirdat davası hakkında yapılan düzenlemelere bakıldığında açıkça belirtilmiş bir mecburi arabuluculuk süreci bulunmamaktadır. Ancak bu nokta çok ince bir çizgidir.

Zira istirdat davasının hangi mahkemede açılacağı durumu incelendiğinde borcun kaynağına bakılması gerektiğini yukarıda vurgulamıştık. Zira bu aşamada en önemli mevzu icra takibine konu alacağın neden kaynaklandığı olacaktır.

Hukukumuzda mecburi arabuluculuğa bağlanan açık uyuşmazlıklar vardır. Bunlardan biri deticari uyuşmazlıklardır, iş uyuşmazlıklarıdır. Bilindiği üzere bu tarz itilaflarda yasal aşama öncesi mecburi arabuluculuk aşaması mevcuttur.

Bu sebeple istirdat davalarında arabuluculuğun mevcut olup olmadığı olay özelinde ve borç kaynağı nezdinde değerlendirilecektir. Bu durumun hassasiyet göz önüne alındığında mecburi arabuluculuk sürecinin atlanması halinde usulden ret kararının geleceği aşikâr olduğundan olası hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için bir avukattan yasal destek almanızı öneririz.

İstirdat Davasının Sonuçları

Her hukuk davasında olduğu gibi istirdat davası sonucunda da davanın kabul veya reddi hükmü verilmektedir. Bu iki ihtimalde sonuç değişmekte olup şu şekilde özetleyebiliriz;

DAVANIN KABULÜ HALİNDEDAVANIN REDDİ HALİNDEArtık davacı iddiasını ispatlamıştır bu sebeple icra takibinde ödenen para davacıya geri ödenir. Davacının iddiasını ispat edemediği anlamına gelir ve bu da ödenen paranın geri iade edilemeyeceği demektir.

Yasal Aşama sürecinde yapılan yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılır. Yasal Aşama sürecinde yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.

İstirdat Davasında Faiz ve Masrafların Talebi

İstirdat davası bir eda davasıdır. Yani yasal aşama sonucunda davalının bir şey yapması, yapmaması, vermesi veya vermemesi noktasında açılan bir davadır. Bu nedenle bu davalarda faiz istenebilmektedir.

Ancak yargı mercii taleplere bağlıdır. Yasal Aşama dilekçesinde veya sonrasında ıslah dilekçesinde faiz talebinin olmaması yargı mercii tarafından faize hükmedilmemesi sonucunu doğuracaktır. Ancak talep edilmiş olması halinde istirdat davalarında faiz kararının verilmesinde yasal bir engel yoktur.

İstirdat davasında yapılan masraflar noktasında da her hukuk uyuşmazlığında olduğu gibi davanın kabul ve red durumuna bakılacaktır. Davanın kabulü halinde yasal aşama sürecinde yapılan yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılır.

Davanın reddi halinde ise yasal aşama sürecinde yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.

Sıkça Sorulan Sorular (Sss)

İstirdat davası nedir?

İstirdat davası herhangi bir sebeple ödemek zorunda olmadığı, herhangi bir borç ilişkisi olmadan haksız yere başlatılan icra takibi sonrasında cebri icra tehdidi altında ödeme yapan kişinin haklarını güvence altına almak amacıyla oluşturulmuş yasal aşama türüdür.

Hangi durumlarda istirdat davası açılır?

İstirdat davası borçlunun başlatılmış olan haksız icra takibine olan itiraz süresini kaçırması, itirazın kaldırılması gibi durumlarda cebri icra tehdidi altında yapılan ödemelerin geri alınması amacıyla açılır.

Her yersiz ödeme için istirdat davası açılabilir mi?

İstirdat davası her yersiz ödemeye yasal aşama açma hakkı vermemektedir. Her hukuk davasında olduğu gibi bu davada da şartlar vardır. Buna göre istirdat davası açılabilmesi için öncelikle cebri icra tehdidi altında yapılmış yani icra takibinin kesinleşmesinden sonra yapılmış bir ödeme olmalıdır. Bundan önce yapılan ödemeler yersiz olsa bile istirdat davası açma hakkı tanımayacaktır.

Ayrıca bu davanın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerekmektedir. Bu zamandan sonra açılan yersiz ödemelere ilişkin istirdat davası reddedilecektir.

Bu şartların yanında unutulmamalıdır ki hukukun mağduru koruması için öncelikle hukuken geçerli bir hak kaybı olmalıdır. Örneğin kumar borcunda yersiz para ödeyen bir kişinin bu ödemesi istirdat davası ile korunmayacaktır zira hukukumuzda kumar borcu diye bir borç türü bulunmamaktadır.

İstirdat davası kime karşı açılır?

İstirdat davasının tarafları yersiz ödemenin yapıldığı icra takibinin taraflarıdır. Yani İstirdat davasının davacısı, icra takibinin borçlusudur.

İstirdat davasının davalısı ise icra takibinin alacaklısıdır. Yani bu yasal aşama icra takibi alacaklısına karşı açılacaktır.

İstirdat davasının zamanaşımı süresi nedir?

İstirdat davasında zamanaşımı değil hak düşürücü süre düzenlenmiştir. Buna göre yersiz olan paranın ödenmesi tarihi itibariyle 1 yıl içinde istirdat davası açılmalıdır.

İstirdat davası icra takibini durdurur mu?

Sadece istirdat davası açılması başlamış olan icra takibini durdurmayacaktır. Ancak davanın sonuçlanması sonrasında verilecek olan kararda davacı lehine hüküm verilmiş ise bu artık borcun yersiz ödendiği anlamına gelecektir ve takip duracaktır.

Menfi tespit davası ile istirdat davası arasındaki fark nedir?

Menfi tespit davası ve istirdat davası birbirinin devamı davalar olmakla beraber aralarında ciddi farklar da vardır.

Şöyle ki;

  • Menfi tespit davasında ödenmiş bir para yokken istirdat davasında yersiz ödenmiş bir para vardır.
  • Menfi tespit davasında böyle bir borcun olmadığı ispatlanmaya çalışılırken istirdat davasında yersiz bir ödemenin yapıldığı ispatlanmaya çalışılmaktadır.
  • Menfi tespit davasında zaman düzenlenmemişken istirdat davası 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

İstirdat davası için icra tehdidi altında ödeme yapmak koşul mıdır?

İstirdat davalarının en önemli şartlarından biri cebri icra tehdididir. Zira kişi bu parayı itiraz süresinin geçmesi, itirazın kaldırılması gibi hallerde olası bir haciz işlemi korkusuyla ödemekle olup sonrasında ise bu parayı geri almak için bu davayı açmaktadır. Cebri icra tehdidi olmadan yapılan ödemeler hakkında istirdat davası açmak mümkün değildir.

İstirdat davası hangi mahkemede açılır?

İstirdat davasında görevli yargı mercii icra takibine konu borcun dayanağına göre belirlenecektir. Yani borcun ticaret alacağı olması halinde ticaret mahkemelerinde, iş alacağı olması halinde iş mahkemesinde, tüketici haklarından kaynaklı olması halinde tüketici mahkemelerinde gibi…

İstirdat davasında faiz talep edilebilir mi?

Mahkemeler faiz alacağı konusunda taleple bağlıdır.

Her hukuk mahkemelerinde olduğu gibi para alacağına ilişkin alacaklarda istirdat davasında da faiz konusunda talebe ihtiyaç vardır. Talep halinde faize hüküm verilebilecektir.

İstirdat davasını kim açabilir? Ödeme üçüncü kişi tarafından yapılmışsa yasal aşama açılabilir mi?

İstirdat davasının tarafları cebri icra tehdidi olan takipteki taraflardır. Yani icra takibinin borçlusu davacı, alacaklısı ise davalıdır.

Ödemeyi üçüncü kişinin yapmış olması o kişiyi borçlu yapmayacaktır. Borçlu hala icra takibinin borçlusudur. Bu sebeple ödemeyi üçüncü kişinin yapmış olması o kişiye yasal aşama açma hakkı vermeyecektir. Yasal Aşama açma hakkı yine borçludadır.

ERVA MELEK İRBAN