Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/42944 başvuru numaralı ve 17/6/2021 günlü hükmü, 22.09.2021 günlü 31606 Sayılı Resmi Gazete’de Anayasa Yargı Makamı Hükmü yayınlanmıştır. Sair kararda, isim değişikliği talebi reddedilen trans bireyin, “özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği” yönünde hüküm kurulmuştur. Sair kararın ilgili bölümleri aşağıda yer almaktadır.
“42.
Somut olayda başvurucu, ismininD.Olarak tashih edilmesi talebiyle yasal aşama açmıştır. Başvurucu gerek yasal aşama dilekçesinde gerekse yargılama sürecinde sosyal çevresinde ismininD.Olarak bilindiğini ve bu ismi kullandığını, trans bir birey olduğunu, resmî kayıtlardaki ismiyle bilinen ismi arasında farklılık olması nedeniyle güçlüklerle karşılaştığını ve henüz cinsiyet değişikliği ameliyatı olmamasının isim tashihi için engel oluşturmadığını ileri sürmüştür.
43. Yargılamayı yürüten derecemahkemelerince verilen ret hükmünde 4271 sayılı Kanun'un 40. Maddesine dayanılmış ve isim değişikliği için haklı nedenin bulunmadığı belirtilmiştir.
Ayrıca başvurucunun bir kadın ismini almak istemesine rağmen henüz cinsiyet değişikliği ameliyatı olmadığı, bu durumun toplumda yanlış algıların oluşmasına ve başvurucu ile diğer kişiler yönünden bazı sıkıntılara neden olabileceği ifade edilmiştir.
…
45.4271 sayılı Kanun'un 27. Maddesinde isim değişikliği yasal süreci açılabilmesi için haklı nedenlere dayanılması gerektiğinin hüküm altına alındığı ve cinsiyet değişikliği ameliyatı olunmasının bir koşul olarak belirlenmediği hususlarının altı çizilmelidir.
46. Somut olayda derece yargı mercileri, başvurucunun isim değişikliği talebinde bulunabilmesi için cinsiyet değişikliği ameliyatı olmasının mecburi olduğunu kabul etmiştir. Derece mahkemelerinin dayandığı 4271 sayılı Kanun'un 40.
Maddesi, cinsiyet değişikliği talebinin kabulüne ve cinsiyet değişikliği ameliyatının gerçekleşmesinin akabinde kişisel vaziyet sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına ilişkin koşulları düzenlemektedir. İsim değişikliği ile ilgisi bulunmayan bu kuralın uygulanması ve isim değişikliği talebinin reddine gerekçe yapılmasının bu konuda ilgili ve yeterli gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün görünmemektedir.
47. Ayrıca başvurucunun sosyal yaşantısına ilişkin olarak bilgiler verdiği ve isim değişikliğine ihtiyaç duyma nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulunduğu, ismininD.Olarak değiştirilmesini bahsi geçen açıklamaları doğrultusunda talep ettiği açıktır. Bu açıklamalara rağmen isim değişikliği için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığı hususunda konuyla ilgili ve ikna edici gerekçelerin derece mahkemelerince ortaya konulamadığı görülmektedir.
51.Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.
Maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hüküm verilmesi gerekir.”
Anayasa Yargı Makamı Kararının tamamına aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz.
Https://kararlarbilgibankasi. anayasa. gov. tr/BB/2019/42944
Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.