Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2016/13608
Hüküm Numarası: 2019/12199
Hüküm Tarihi: 30.05.2019
Taraflar arasında görülen yasal aşama sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar avukatleri vasıtasıyla istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Yasal Aşama dosyası için Tetkik Hakimi...
Vasıtasıyla düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı avukati, davacının davalı Belediyede silindir operatörü olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, kesintisiz çalışmasına rağmen her ihale döneminde habersiz olarak giriş-çıkış yapılarak gün kaybına uğraması, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem ödeneği, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı... Dekorasyon Ltd. Şti. Avukati, davacının istifa ederek ayrıldığını, alacak iddialarının doğru olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Belediye avukati, husumet itirazında bulunarak, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargı Mercii Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne hüküm verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm, davalılar avukatleri vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar avukatlerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine hüküm vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda itilaf bulunmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir.
İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.
Dosya içeriğine göre, davacının''...işyerinizde 27.01.2011-14.03.2013 tarihleri arasında çalışmış bulunmaktayım. Sözkonusu çalışma sürem içerisinde doğan tüm kanuni ve akdi haklarımı aldım.
İşyerinizden şahsi gerekçelerimle, kendi istek ve rızamla herhangi bir baskı olmadan 14.03.2013 tarihinde ayrılmak istiyorum. Gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim.'' şeklindeki el yazılı dilekçesi ile iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Yasal Aşama dilekçesinde, iş sözleşmesini kesintisiz çalışmasına rağmen her ihale döneminde habersiz olarak giriş-çıkış yapılarak gün kaybına uğraması, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle feshettiğini iddia etmiştir. Yargı Mercii vasıtasıyla, davacının ödenmemiş ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunması ve ihale döneminde giriş-çıkış yapılması sebebiyle haklı nedenle iş akdini feshetmiş olduğu değerlendirilerek, kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı “şahsi gerekçelerimle” şeklindeki açıklama ile iş sözleşmesini feshetmiş olduğundan, fesih gerekçesi ile bağlı olduğu gözetilerek haklı sebebi kanıtlaması gerekmektedir.
Fesih bildiriminde belirtilen “şahsi gerekçe” ibaresinin eksik ya da hiç ödenmeyen işçilik alacaklarını, çalışma süresine ilişkin eksik gün bildirimlerini kapsadığı düşünülemez. Diğer taraftan, istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak düzenlendiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Hal böyle olunca, açık fesih gerekçesi karşısında, yargı mercii hükmünde ifade edilen ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu, ihale döneminde giriş-çıkış yapıldığı gerekçesiyle feshin haklı olduğu kabul edilemez.
Açıklanan maddi ve yasal olgular karşısında, davacının haklı bir neden olmaksızın iş akdini feshettiği anlaşıldığından, kıdem ödeneği alacağının reddi yerine, yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30/05/2019 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.