İş Kazası Ödenek Davası ve Koşulları Ekibi4 Ocak 2024İş Hukuku

İş kazası; işyerinde, işçiyi fiziksel ya da psikolojik olarak zarara uğratan olaylardır. İş kazası ödenek davası; bir işverenin işyerinde çalışan işçinin iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde, kendisine veya yakınlarına sorumlu işveren tarafından ödenek ödenmesi istemiyle açılan bir maddi ve manevi ödenek davası türüdür.

İçindekiler
  1. İş Kazası Tazminat Davası Şartları Nelerdir?
  2. İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?
  3. İş Kazası Sayılmayan Haller Nelerdir?
  4. İş Kazası Sonucunda Ne Yapılmalıdır?
  5. İş Kazası Sonucunda Hangi Davalar Açılır?
  6. İş Kazası Tazminat Davası Nedir?
  7. İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı Nedir?
  8. İş Kazası Tazminat Davasında Neler Talep Edilebilir?
    1. İş kazası Manevi Tazminat
    2. İş Kazası Yaralanma Halinde Maddi Tazminat
    3. Ölüm Halinde Maddi Tazminat
  9. İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır ? İş Kazası Bildiriminde Hangi Evraklar Gereklidir?
  10. İş Kazası Tazminat Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Nedir?
  11. İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
  12. İş Kazası Tazminat Davası Süreçleri Nelerdir?
  13. İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?
  14. İş Kazası Bilirimi Sonucu SGK Tahkikat Aşaması Ne Kadar Sürer?
  15. İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
  16. İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?
  17. İş Kazası Sonucunda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
  18. İş Kazası Halinde SGK Ödeme Yapar Mı?
  19. Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nedir?
  20. Geçici İş Göremezlik Ödeneği Hangi Oranlarda Ödenmektedir?
  21. Geçici İş Göremezlik Ödeneğinden Faydalanmak için Şartlar Nelerdir?
  22. Sigortalılık Niteliği Ne Zaman Sona Erer?
  23. Sıkça Sorulan Sorular
  24. İş Kazası ile İlgili Davalarda Avukata Başvurmasının Önemi
  25. İş Kazası ile İlgili Yargıtay Kararları

İş kazası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13’te düzenlenmiştir. İş kazası; Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazası tazminatıKonusunda sorun yaşıyor ve yasal yardım almak istiyorsanızBuraya tıklayarak avukatlarımıza mesaj yazıpSorunlarınızı anlatabilir veyaIletişim bölümünden bizimle direk iletişime geçebilirsiniz.

İş Kazası Ödenek Davası Koşulları Nelerdir?

  • Kaza geçiren işçinin sigortalı olması gerekmektedir.
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13’te sayılan hallerden birinde meydana gelmiş olması gerekmektedir.
  • Kaza sonucunda fiziksel veya psikolojik olarak bir zararın meydana gelmesi ve kazayla meydana gelen zarar arasında bir bağ bulunması gerekmektedir.

İşçinin nedeni ne olursa olsun, işyerinde çalışırken gerçekleşen her kaza, iş kazası olarak değerlendirilir.

İşçinin görev nedeniyle başka bir çalışma alanında bulunması ve bu sırada başına bir kaza gelmesi hâlinde da iş kazasından söz edilir.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

İş kazası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13’e göre;

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
  • Sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası olarak sayılmıştır. İşçinin işyerinde geçirdiği beyin kanaması, kalp krizi dahi iş kazası olarak sayılmaktadır.

İş Kazası Sayılmayan Haller Nelerdir?

İşyeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir. İşyeri kavramına örnek olarak; üretilen mal veya verilen faaliyet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılmaktadır.

İşyeri dışında gerçekleşen kazalar iş kazası olarak sayılmaz. Ancak iş amaçlı bir yere gönderilme gibi durumlarda gerçekleşen kazalar iş kazası olarak tanımlanır.

Örneğin, işveren sigortalıya araç tahsis etmişse, sigortalının bu araçla işe gidiş geliş sırasında yaptığı trafik kazası iş kazası sayılır.

Ancak sigortalı kendi arabasıyla işe gelip gidiyorsa bu gidiş geliş esnasında yaşanan kaza iş kazası olarak değerlendirilmez.

İş Kazası Sonucunda Ne Yapılmalıdır?

İş kazasının meydana gelmesi halinde işçi ve işverenin kanundan doğan bazı yükümlülükleri bulunmaktadır ve bunların yerine getirilmemesi halinde tarafların sorumluluğuna neden olmaktadır. Bu nedenle iş kazasının meydana gelmesi halinde:

  • İşyeri kaza raporunun düzenlenmesi ve bu tutanağa iki şahit adı yazılıp imzalarının alınması gerekmektedir,
  • İş kazası bağlı bulunan kolluk birimine derhal bildirilmelidir,
  • İş kazası Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmelidir.

İş kazası geçirilmesi halinde bu işlemlerin yapılması gerekmektedir.

İş Kazası Sonucunda Hangi Davalar Açılır?

İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte, işçinin yaralanması, ölümü hallerinde ilgili kolluk birimi ve Cumhuriyet Savcısı gerekli soruşturmayı yaparak meydana gelen kazaya işveren ya da üçüncü kişinin ihmali ya da hatasının sebep olduğunu tespit ederse ilgililer hakkında iddianame düzenleyerek kamu davası açar.

İş kazası gerçekleşmesi hâlinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işçiye gerekli yardımlar yapılır ve aylık bağlanır. İş kazasında kusurun işverene ait olması veya üçüncü bir kişiye veya işçiye ait olması hallerinde Kurum, ödemiş olduğu bedeller için rücu edebilecek ve bunun için rücu davası açabilecektir.

Bunun yanı sıra işçi veya işçinin ölümü halinde mirasçıları tarafından ödenek talebiyle hukuk davaları açılabilecektir.

Sonuç olarak iş kazası neticesinde açılacak 3 adet yasal aşama tipi mevcuttur:

  • Ceza Soruşturması ve Ceza Davası
  • Maddi ve Manevi Ödenek Davası
  • Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Açılacak Rücu Davaları

İş Kazası Ödenek Davası Nedir?

Bir işverenin işyerinde çalışan işçinin, iş ilişkisi nedeniyle yaralanması veya ölümü halinde, kendisinin veya yakınlarının sorumlu olan işverene kazadan doğan zararlarının giderilmesi amacıyla açılan davayaIş kazasından kaynaklı ödenek davasıDenir. İş kazası ödenek davası hem asıl işverene hem de tüm alt işverenlere karşı açılabilir.

Örneğin, A şirketi yaptığı inşaatın elektrik işlerini taşeron olarak B Şirketine vermiş, B şirketi de elektrik işlerinin bir kısmını C şirketiyle birlikte yapmışsa; C şirketi işçisinin iş kazası neticesinde ölmesi halinde, müteselsilen ve müştereken ödenmek kaydıyla tüm şirketlere (A, B ve C) karşı iş kazası nedeniyle maddi ve manevi ödenek davası açılabilir.

İş Kazası Ödenek Davasında Zamanaşımı Nedir?

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi ödenek davalarında zamanaşımı genel hükümlere göre çözümlenecektir. Zamanaşımı, iş kazasının gerçekleştiği günden itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıldır. Bu sürelerin sona ermesiyle birlikte iş kazasına bağlı olarak yapılacak ödenek talepleri zamanaşımına uğrayacaktır. İş kazasında 10 yıllık zamanaşımı kesin maluliyet raporunun öğrenildiği günden itibaren başlar.

Özellikle belirtmek gerekir ki, iş kazası nedeniyle bir ceza davası açılmışsa ve ceza davasının “dava zamanaşımı süresi” daha fazla ise, iş kazası ödenek davasında süre olarak ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır.

Örneğin, inşaat sektöründe çalışan iki işçinin ölümü halinde taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle ceza davası açılacaktır. Taksirle iki kişinin ölümüne neden olma halinde ceza davasının zamanaşımı süresi 15 yıldır. Ceza davasındaki 15 yıllık zamanaşımı süresi, iş kazası ödenek davasında da uygulanacaktır. Ancak, iki kişinin inşaattan düşerek yaralanması halinde, suç taksirle yaralama suçu olacağından ceza davası zamanaşımı süresi 8 yıl olacağından, bu durumda ceza davasının zamanaşımı süresi değil, 10 yıllık genel yasal aşama zamanaşımı süresi dikkate alınacaktır.

Zamanaşımı süresi açısından dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta; iş kazası ödenek davası neticesinde maluliyet (yaralanma) vakıalarında maluliyet oranının kesin olarak tespit edilememesi hâlinde zamanaşımı süresinin ne zaman işlemeye başlayacağıdır.

Maluliyetin “gelişen bir vaziyet” nedeniyle artması halinde, zamanaşımı süresi maluliyetin kesin olarak tespit edildiği son rapor tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İş Kazası Ödenek Davasında Neler Talep Edilebilir?

İş kazası Manevi Ödenek

İş kazası sonucunda ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına iş kazası manevi ödenek olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine hüküm verilebilir. İş kazası Manevi ödenek miktarı, bazı kriterler değerlendirilerek belirlenir. İş kazası Manevi ödenek miktarını belirleyen kriterler şunlardır:

  • Somut durumun özellikleri,
  • Tarafların mali durumları,
  • Tarafların olaydaki kusurlarının ağırlığı (kusur oranları),
  • Meydana gelen manevi zararın büyüklüğü,
  • Olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü.

Ayrıca manevi ödenek olarak belirlenecek miktar, ödenek sorumlusunu fakirleştirmemeli, ödenek alacaklısını da zenginleştirmemelidir.

İş Kazası Yaralanma Halinde Maddi Ödenek

  • Geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan kayıplar; kişinin olay nedeniyle kalıcı bir sakatlığı olmadığı halde geçici bir şekilde, iyileşinceye kadar “çalışamadığı süre” nedeniyle uğradığı maddi zarardır.
  • Sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan kayıplar; kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kayıplarıdır.
  • Tedavi giderleri ve tedavi boyunca yapılan her türlü masraflar.
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi kayıplar.

Ölüm Halinde Maddi Ödenek

Ölüm halinde iş kazası maddi ödenek davasının kapsamı Borçlar Kanunu m.53’te belirlenmiştir. Kanuna göre, ölüm hâlinde uğranılan ve istenebilecek maddi zararlar özellikle şunlardır:

  • Cenaze giderleri.
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  • ÖleninDesteğinden yoksun kalanKişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır ?

İş Kazası Bildiriminde Hangi Evraklar Gereklidir?

İş yerinde meydana geleniş kazası bildiriminiişverenin SGK ya yapması yasal zorunluluktur. Ancak uygulamada birçok işveren SGK ya iş kazası bildirimini yapmadığı gibi işçisine iş kazası bildirimi yapmaması konusunda baskı yapmaktadır. İş kazası meydana geldiği tarihten sonra işçi iş kazası bildirimini bizzat kendisi veya avukatı aracılığıyla SGK ya yazılı olarak yapabileceği gibi e devlet ekranından da iş kazası bildiriminde bulunabilir.

İş kazası bildiriminde bulunurken istenilen evraklar:

  • İş kazası bildirim formu (linke tıklayarak iş kazası bildirim formunu indirebilirsiniz)

Http://eski. sgk. gov. tr/wps/portal/sgk/tr/calisan/form_ve_dilekceler/formlar

  • Askerlik vaziyet belgesi
  • Hastane evrakları (ekpriz raporu)
  • İş kazası tutanağı
  • Karakol evrakları

Bu sıralı evraklar işverenin bağlı bulunduğu kuruma posta yoluyla da gönderilirse yine iş kazası bildirimi yapılmış olur. İş kazası oluş şeklini anlatan detaylı dilekçenin de iş kazası bildirimine eklenmesinde yarar vardır.

(Avukatlar müvekkilleri adına iş kazası bildiriminde bulunurken vekâlete SGK nezdinde işlem yapma yetkisini açık olarak yazdırmalıdırlar.

Bazı SGK müdürlükleri iş kazası bildirimi için özel yetki istemektedir.)

İş Kazası Ödenek Davasında Yetkili ve Görevli Yargı Mercii Nedir?

Görevli Yargı Mercii

İş kazası ödenek nedeniyle açılacak maddi ve manevi ödenek davalarında Asliye Hukuk Yargı Mercileri (iş yargı mercileri) görevlidir.

Yetkili Yargı Mercii

İş kazası ödenek nedeniyle açılacak maddi ve manevi ödenek davalarında iş kazasının gerçekleştiği, yani haksız fiilin gerçekleştiği yer yargı makamı yetkilidir. Bunun yanı sıra genel yetki kuralları da geçerli olmakla beraber davalının ikametgahında da yasal aşama açılabilecektir.

İş Kazası Ödenek Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası ödenek davasının ne kadar süreceğini kesin olarak söylemek mümkün değildir. İş kazasının ne kadar süreceğini tahmin edebilmek için ölümlü mü yoksa yaralanmalı mı olduğu en önemli unsurdur. Yaralanmalı iş kazalarında işveren tarafından işçinin maluliyet oranına itiraz edilirse, maluliyet oranı ayrı bir yasal aşama konusu yapılarak açılan maluliyetin tespiti davası, ödenek davasında bekletici mesele yapılabilmektedir.

Bu da yargılama sürecini uzatmaktadır.

Yaralanmalı iş kazalarında açılan bir davanın sonuçlanması bazen 5-6 yılı bulmaktadır. Ölümlü iş kazası ödenek davası ise, yaklaşık 2-3 yılda neticelenmektedir.

İş Kazası Ödenek Davası Süreçleri Nelerdir?

İş mahkemesinde açılan davaya cevap verme süresi 14 gündür. İşbu yasal aşama dilekçesinin tebliği 30 gün içerisinde yapılmak zorundadır. İş yoğunluğuna bağlı olarak davanın açılmasından yaklaşık 50-60 gün sonra ilk duruşma yapılacaktır.

İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?

İş kazası, işveren tarafından mutlaka Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir.İşveren veya işçinin iş kazası bildirimi üzerine SGK müfettişler aracılığıyla inceleme yaparak meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığını, olayın oluş şekli ve tarafların kusur durumunu düzenleyen bir inceleme raporu düzenler.

İş kazası bildirimi sonrasında düzenlenecek inceleme raporunda olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi halinde hak sahibi iş mahkemesinde doğrudan maddi ve manevi ödenek davası açabilir.

Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) iş kazası bildirimi yapılmasına rağmen meydana gelen olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmemişse hem SGK hem de işverenin davalı olarak gösterileceği bir “iş kazasının tespiti davası” açılmalıdır. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup ödenek davasında kurum taraf değildir. Bu nedenle, iş kazasının tespiti davası, ödenek davasından bağımsız bir yasal aşama şeklinde görülür.İş kazasının tespiti davası açma süresi, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre iş kazası bildirimi tarihinden değil olayın olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.İş kazası ödenek davası, ayrı bir yasal aşama şeklinde açılan iş kazasının tespiti davasının kesinleşmesini beklemelidir.

İş kazasının tespiti davası, işçi lehine iş kazasının tespit edilmesiyle sonuçlanarak kesinleştikten sonra maluliyet halinde işçiye, ölüm halinde ölenin hak sahibi yakınlarına SGK tarafından düzenli bir gelir bağlar.

Bağlanan gelirin belli bir kısmı, ödenek davasında talep edilen ödenek miktarından indirilir.

İş kazası bildirimi kuruma (SGK) yapılmadan ödenek davası açılmışsa, iş yargı makamı tarafından davacıya iş kazası iddiasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar etmesi (iş kazası bildirimi) için süre verilmelidir. Olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde bu kez Sosyal Güvenlik Kurumunun ve hak alanını etkileyeceğinden işverenin taraf gösterildiği “iş kazasının tespiti davası” açması için davacıya süre verilmelidir. Açılacak olan bu tespit davasının neticesi ödenek davasını gören mahkemece beklenerek sonucuna göre yargılama yapılmalıdır.

İş Kazası Bilirimi Sonucu SGK Tahkikat Aşaması Ne Kadar Sürer?

İş kazası bildirimi sonucu kurum ilgili dosyaya müfettiş atar. Müfettiş iş kazası bildirimini ortalama 6-12 ay arasında sonuçlandırıp rapor düzenler.

İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası davasında maddi ödenek hesabı, uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılır.

Maddi tazminatın hesaplanmasında, kaza geçiren işçinin yaşı, almakta olduğu ücret, muhtemel yaşam süresi, maluliyet oranı, tarafların iş kazasına ilişkin kusur durumu gibi birden çok kriter dikkate alınır. Bu nedenle iş kazası ödenek hesaplamalarında her bir kişi için farklı miktarlarda maddi ödenek belirlenmektedir.

Ayrıca “yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına hüküm verilir” hükmü gereğince davanın sonunda işçi açmış olduğu davayı kazanmış ise yapılan yargılama giderleri işverenden alınacaktır.

İş kazası geçiren işçi tarafından talep edilebilecek ilk hususMaddi tazminattır. İş kazası sonucu bedensel zarara uğrayan işçi bu tür istemlerde bulunabilmektedir. Maddi tazminata ilişkin düzenlemeler Türk Borçlar Kanunu’nda bulunmaktadır.

Maddi ödenek kapsamında işçinin isteyebileceği masraflar kanunda sayılmıştır.

TBK 54’üncü madde gereğince maddi ödenek kapsamında istenmesi mümkün olan kalemler 4 başlık altında toplanmıştır. İşçinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle uğramış olduğu zararların telafisi amacıyla yapılanTedavi giderleriBu kalemlerden ilkidir. İş kazası sonucu ortaya çıkan zarar sebebiyle belirli bir süre çalışamayan işçinin uğramış olduğuKazanç kaybıDa bu kalemler arasındadır.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarDa ödenek kapsamındadır. Bu alacak türüne örnek olarak işçinin geçirdiği iş kazası sonucu yüzünde kalıcı iz oluşması verilebilir.

İşçi bu iz nedeni ile daha sonra iş bulmakta zorlanabilir.

Bir diğer kalem iseÇalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplardır. Bu kayıp geçici bir kayıp olabileceği gibi kalıcı olması da mümkündür. Geçici kayıptan anlaşılması gereken işçinin çalışma gücünde kayıp olmadığı veya kayıp olmakla birlikte bu kayıp halinin sonradan ortadan kalktığı durumlardır. Bu halde SGK tarafından işçiye geçici iş göremezlik ödeneği bağlanmaktadır.

İş kazası sonucu işçinin sürekli olan bir kayıp yaşaması da mümkündür. Bu durumda sürekli iş göremezlik tazminatı istenmesi mümkündür.

Sürekli iş göremezlik haline örnek olarak işçinin parmak kaybı verilebilir. İş kazası ödenek davasında hesaplama yapılırken işçinin kaza geçirmemiş olsaydı elde edeceği gelir dikkate alınmaktadır. İş kazası ödenek davasında hesaplama yöntemi içtihatlar ile ilerlemektedir.

Hesaplamada dikkate alınması gereken bazı hususlar mevcuttur. İş kazası ödenek davası isteminde aktif dönem ve pasif dönem hesapları da hesaplamaya dahil edilmektedir. İşçi SGK ya iş kazası bildiriminde bulunurken muhakkak gerçek almış olduğu net maaşı belirtmelidir.

Tazminatın hesaplanmasında indirilmesine yasa tarafından izin verilen durumlarda söz konusudur. Bunlardan ilki olayda zarar görenin kusurunun bulunmasıdır.

İş kazasında ölen işçinin karısının yeniden evlenme olasılığının bulunması da dikkate alınan başka bir durumdur. Bu durumda hakim her somut olayın gereklerine göre ayrı ayrı hüküm vermektedir. Zararın oluşmasına sebep olan kişinin ekonomik olarak zor durumda bulunması hâlinde hakim takdir yetkisi çerçevesinde belirli bir indirim uygulayabilir.

İş kazası ödenek davasında hesaplaması yapılırken önce iş gücü kaybı hesaplanır. Yani maluliyet oranı Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin ekinde yer alan cetvellere göre SGK tarafından hesaplanır.

Bu cetvellere göre iş kazası hasar dereceleri yani maluliyet oranı tespit edilecektir.

İş kazası ödenek davasında ödenek miktarı hesaplamasında dikkate alınacak ilk husus işçinin almış olduğu ücret miktarıdır. Hesaplamanın doğru ve eksiksiz yapılabilmesi için işçinin almış olduğu ücretin tespiti büyük önem arz etmektedir. Bir diğer etken işçinin aktif olarak çalışabileceği süredir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararları doğrultusunda işçiler için bu yaş sınırı 60 yaş olarak belirlenmiştir.

Yaşam süresi hesaplamaya etki eden başka bir faktördür. Yaşam süresi kişinin ortalama yaşayabileceği süre dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Ortalama 70 yaşına kadar 60-70 yaş arası pasif dönem de hesaplamaya dahil edilmektedir.

İş kazası ödenek davasında talep edilebilecek bir diğer hususManevi ödenek davasıdır. Manevi ödenek ile iş kazası sonucu oluşan ruhsal zararın karşılığı olarak belirli bir tutar para istenmektedir.

Manevi ödenek istenebilmesi için zarar, uygun nedensellik bağı ve hukuka aykırı fiilin bir arada bulunması gerekmektedir. İş kazasında ödenek alanlar bu koşulları sağlamaktadır. Manevi zarara ilişkin açılacak olan ödenek davalarını diğer ödenek davalarından ayıran önemli bir vaziyet söz konusudur.

Genel kural gereği ödenek istenebilmesi için ortada bir kusurluluk halinin mevcut olması gerekmektedir. Ancak manevi tazminata ilişkin düzenlemeler ve Yargıtay tarafından bu konu hakkında verilen kararlar göz önüne alındığında vaziyet farklı bir boyut kazanmaktadır.

Ödenek istemleri için aranan kusurluluk şartı manevi ödenek için koşul olmaktan çıkmıştır. Yani işverenin kusuru olmasa dahi hakim somut olayın gerektirdiği ölçüde manevi ödenek ödenmesine hükmedebilmektedir.

Manevi zarar ilişkin tazminatın belirlenmesinde hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Hakim her somut olayın kendine özgü durumlarını göz önüne alarak hakkaniyete uygun bir miktar belirlemelidir. Manevi ödenek istenmesinin nedeni iş kazası sonucu duyulan elem, acı ve keder gibi duyguların ortaya çıkmasıdır.

Manevi ödenek kural olarak iş kazası geçiren işçi tarafından istenebilmektedir.

Ancak bazı şartların varlığı halinde iş kazası geçiren işçinin yakınları da manevi ödenek isteminde bulunabilir. Yakınların manevi ödenek isteminde de hakim somut olaydaki illiyet bağının bu duruma olanak tanıyıp tanımadığına göre hüküm verebilir. Kusurluluk hali bu durumda da somut olay gerektiriyor ise aranmaz.

İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?

İş kazası, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir. İşveren veya işçinin bildirimi üzerine SGK müfettişler aracılığıyla inceleme yaparak bir inceleme raporu düzenler.

İnceleme raporunda olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi halinde hak sahibi iş mahkemesinde doğrudan maddi ve manevi ödenek davası açabilir.

Ancak iş kazası sonrasında SGK’ya bildirilmemişse ya da bildirilmesine rağmen SGK gerçekleşen olayı iş kazası olarak kabul etmemişse iş kazasının tespiti davası açılmalıdır. İşbu yasal aşama ödenek davasından bağımsızdır. İş kazasının tespiti davasının kesinleşmesinden itibaren ayrıca bir yasal aşama açılarak iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir.

İş Kazası Sonucunda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı,Ölüm halinde ölenin anne, baba, eş ve çocuklarının isteyebileceği maddi tazminattır.

Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası neticesinde ölüm hadisesinin gerçekleştiği zaman ortaya çıkacak ödenek türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatında, ölen şahsın yaşamaya devam etmesi halinde ilgililere desteğe devam edecek olması aranır.

Ayrıca iş kazası ödenek talep edenler (davacılar), ölen işçinin yardımına muhtaç olmalıdırlar.

İş Kazası Halinde SGK Ödeme Yapar Mı?

İş kazası sigortasından doğan haklardan yararlanabilmek için herhangi bir prim günü sınırı bulunmamakta olup, iş kazası sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

  • Geçici İş Göremezlik Ödeneği
  • Sürekli İş Göremezlik Geliri
  • Ölüm Geliri
  • Evlenme Ödeneği
  • Cenaze Ödeneği

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nedir?

Geçici iş göremezlik ödeneği; Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için ödenir.

İş kazası- meslek hastalığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği,

Yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı,

Ayaktan tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisidir.

Ancak, 4/b sigortalılık statüsüne tabi sigortalılara, iş kazası ve meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Hangi Oranlarda Ödenmektedir?

Geçici iş göremezlik ödeneği; Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için ödenir.

İş kazası- meslek hastalığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği,

Yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı,

Ayaktan tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisidir.

Ancak, 4/b sigortalılık statüsüne tabi sigortalılara, iş kazası ve meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.

Geçici İş Göremezlik Ödeneğinden Faydalanmak için Şartlar Nelerdir?

İş kazası sonucu ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanma koşulları arasında belli bir sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş gibi faktörler yer almaz. Sigortalılık niteliği devam eden sigortalının iş kazası sonucu iş göremez hale gelmesi hâlinde Kurumca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. İş kazası bildirimi şarttır.

Ancak, 4/b sigortalıları ile tarım ve orman işlerinde faaliyet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalılarının geçici iş göremezlik ödeneği hakkından yararlanabilmeleri için genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

Sigortalılık Niteliği Ne Zaman Sona Erer?

İş kazası açısından sigortalılık niteliği; Faaliyet akdine tabi çalışan sigortalılar için faaliyet akdinin sona erdiği tarihten, Kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılar için terk tarihinden itibaren sona erer.

Sigortalılık niteliğinin sona erdiği tarihten sonra iş kazası nedeniyle alınan istirahat raporlarına, ilk istirahat raporu ya da devam raporu olup olmadığına bakılmaksızın geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası sonrası neler yapmalıyız? Nereye başvurmalıyız?

İş kazası sonrasında sigortalı işçinin bağlı bulunduğu en yakın polis merkezine şikayette bulunmalıyız.

Polis hemen olayla alakalı tutanak tutup delil toplayacaktır. Ardından 3 iş günü içerinde SGK ya iş kazası bildiriminde bulunmalıyız.

İş Kazası Ödenek Davasında Görevli Yargı Mercii Hangisidir?

İş kazası ödenek davası için görevli yargı mercii İş Mahkemeleridir. Yetkili kılınan bölgede İş Mahkemesinin bulunmaması halinde yasal aşama Asliye Hukuk Mahkemesine “İş Yargı Makamı Sıfatıyla” açılacaktır.

İş Kazası Ödenek Davasında Süre Var Mı?

Kaza geçiren işçi, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde iş kazasına yönelik iş kazası ödenek davası açabilecektir.

İş Kazası Ödenek Davası Ne Kadar Sürer?

Yaralanmalı iş kazalarında açılan bir davanın şartlarında sonuçlanması bazen 1-2 yılı bulmaktadır. Ölümlü iş kazası ödenek davası ise, yaklaşık 6 ay-1yılda neticelenmektedir.

İş Kazası ile İlgili Davalarda Avukata Başvurmasının Önemi

İş davalarında yasa her ne kadar işçilere öncelik tanınmışsa da gereken şekil ve usullerin uygulanmaması sonucu yasal aşama kaybedilebilir.

Davayla ilgili başvuru ve takip sürelerini kaçırmamak, usullere uymak çok önemlidir. Bu gibi konularda en ufak bir hata yapmanız sonucunda davayı kaybedebilirsiniz. Bu yüzden bir avukattan yardım almak çok önemlidir. İş kazası sürecinin kurumlar arası alışverişlerde önemli bir yer alması ve birçok kurumla etkileşimi beraberinde barındırması avukatın önemini ortaya koymaktadır.

İŞ KAZASI AVUKATI HANGİ HİZMETLERİ YAPAR?

İşçimin iş kazası sonrasında iş kazası ödenek davası avukatı ilgili olayla alakalı delillerin toplanması, iş kazası savcılık şikayetin ve SGK iş kazası bildirimlerinin tam ve eksiksiz yapılmasını sağlar.

Ayrıca iş kazası avukatı iş kazası tahkikat süreci bittikten sonra iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminatı ilgili mahkemede açarak sürecin sonuçlandırılmasını sağlar.

İŞ KAZASI AVUKATI VEKALET ÜCRETİ NASIL ÖDENİR?

Avukatlık asgari ücret tarifesi her yıl barolar birliği tarafından yayınlanmaktadır. İş kazası ödenek davası Avukatının belirleyeceği ücret asgari tarifesinin altında olamayacaktır. Yani iş kazası avukatı asgari tarifenin altında kalmamak kaydıyla bir ücret kararlaştırabilir.

İŞ HUKUKU VE İŞ DAVALARI AVUKATI EKİBİMİZİN İŞÇİ HAKLARI HİZMETLERİ

  • İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminatlarının temini,
  • İş kazası bildiriminin hazırlanması,
  • İş kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş görememezlik ödeneklerinin bağlanması, takibi,
  • İş Hukuku arabuluculuk başvurusu ve sürecin takibi,
  • İş kazası tespit davası,
  • İş hukukundan kaynaklı diğer tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalar

İşçi Hakları ve İşveren Hakları konusunda İş kazası Avukatı, İşçi Avukatı ve İş Hukuku Avukatı İçin Hukuk Büromuza Ulaşabilirsiniz

’ da faaliyet gösterenAlanında uzman kadrosu ile iş hukuku ve işçi hakları ile ilgili tüm itilaf konularında işçi ve işveren arasında arabuluculuk ve danışmanlık yapmaktadır. Iş kazası avukatı, iş hukuku avukatı ve işçi avukatı için Bürosuyla iletişime geçip işçi hakları konusunda detaylı yasal destek alabilirsiniz.

İş Kazası ile İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay 21.

Hukuk Dairesi – Hüküm: 2015/5902:

Somut olayda; iş kazası olduğu iddia olunan 20.04.2006 günlü olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalının maluliyet oranının tespiti ve giderek kendisine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup ödenek davasında kurum taraf değildir. Bu açıklamadan olarak belirtilen husustaki eksiklik giderilmeden Mahkemece neticeye varılması doğru olmamıştır.

Bunun yanında yargılama konusu trafik kazasında tüm kusur kendisinde bulunan yasal aşama dışı sürücü Metin G.

Davalı şirket çalışanı(istihdamı) olup yine kazaya konu aracın da davalı işverene ait bulunmasına göre davalı şirketin gerek istihdam eden olarak gerekse araç işleten olarak anılan kazada kusursuz sorumluluğunun bulunacağının mahkemece hüküm yerinde gözetilmemesi de ayrıca hatalı olmuştur.

Yapılacak iş; öncelikle davacıya 20.04.2006 günlü iş kazası iddiasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar etmesi için önel vermek, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde bu kez Sosyal Güvenlik Kurumunun ve hak alanını etkileyeceğinden işverenin hasım gösterildiği “iş kazasının ve maluliyet oranının tespiti” davası açması için davacıya önel vererek açılacak olan bu tespit davasının neticesini beklemek, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise bu kez davacının anılan kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının tespiti için Kuruma müracaat etmesini sağlamak ve buradan çıkacak sonuca göre davalı şirketin gerek istihdam eden gerekse araç işleten olarak kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu da gözeterek tüm delileri bir arada değerlendirip neticesine göre hüküm vermekten ibarettir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Hüküm: 2015/20735:

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine hüküm verilmesini istemiştir. Mahkemece, kurumca kazanın iş kazası kabul edilmesi nedeniyle maddi ödenek talebi hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına, manevi ödenek talebinin ise kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine hüküm verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 3 olduğu, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde, davalı işverenin % 75 davacının % 25 oranında kusurlu olduklarının, belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Hüküm: 2015/12864:

Yasal Aşama, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi ödenek isteminin kabulüne manevi ödenek isteminin ise kısmen kabulüne hüküm verilmiştir.

Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu %32,20 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve davacı sigortalının %30, davalının %70 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Davacı yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi ödenek azdır. Mahkemece bu maddi ve yasal olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde manevi tazminata hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Hüküm: 2017/713:

Yasal Aşama, davacının iş kazasına dayanan maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi ödenek istemine ilişkindir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda 27.06.2003 günlü iş kazası nedeniyle 37.418,27 TL maddi ödenek ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hüküm verilmiştir.

Yasal Aşama konusunun iş kazasından kaynaklanan zararların tazminine ilişkin olduğunun kabulü sonrasında işbu davada itilaf konusu olan öncelikli husus, bu tür davalarda, gerek 818 sayılı B. K.’nun, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. Maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda, davacının 27.06.2003 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 18.08.2015 tarihinde açılan, temyiz incelemesine konu, eldeki bu yasal aşama ile talep edildiği ve davalı yanca süresinde zamanaşımı def’i’nde bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi ödenek isteminin kabulüne hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup yerel yargı mercii kararının bozulmasına hüküm verilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Hüküm: 2017/154:

Yasal Aşama, iş kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.

İş yargı makamı tarafından istem reddedilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. İş Mahkemesi’nin hükme esas alınan 03.03.2015 günlü bilirkişi raporunda ise, davalının olayda kusurunun bulunmadığı, ölenin ve davalının ortağı olduğu şirketin ayrı ayrı % 50 kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Gerek yasal aşama dosyası kapsamından gerekse ceza dosyası kapsamından, davalının ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yangına yol açma vererek ölüme neden olma suçundan ertelemeli adli para cezası ile cezalandırılmasına hüküm verildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanununun göre (TBK. M.74) hukuk hakimi kusurun olup olmadığına hüküm vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza yargı makamı hükmü ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesi’nin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya dair kabul, hukuk hakimini de bağlar.

Şu halde, iş yerinde meydana gelen ölüm olayında ceza mahkemesinde belirlenen maddi olgulardan anlaşılacağı üzere, davalının da kusurlu olduğu sabittir.

Ceza mahkemesince belirlenen maddi ve yasal olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi – Hüküm: 2016/14867:

Dosya kapsamından; 19.04.2009 günlü zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu, bu kaza nedeniyle davacı sigortalının maluliyet oranının Kurumca %10,30 olarak tespit edilip bu oran üzerinden kendisine iş kazası sigorta kolundan sürekli işgöremezlik geliri bağlandığı, Araştırma Hastanesi’nini 06.07.2011 günlü raporunda ise maluliyet oranının %16 olarak belirlendiği ve hesap bilirkişi tarafından maluliyet oranı Kurum kabulü aksine %16 olarak kabul edilerek ödenek hesaplaması yapıldığı, mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle hüküm verildiği anlaşılmıştır. Oysa ki davacı yararına hükmedilecek tazminatları doğrudan etkilemesi nedeniyle işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının 5510 sayılı Yasa’daki düzenlemeye uygun olarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerekmekte olup maluliyet oranlarına dair mevcut çelişki giderilmeden hüküm verilmesi doğru değildir.

Mahkemece, bu maddi ve yasal olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, öncelikle sigortalının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin Kurum işlemi getirilmeli ve maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeli; davacının Kurumca belirlenen maluliyet oranına itirazının bulunması halinde, maluliyet oranının tespiti için yasal aşama açması için süre verilmeli, maluliyet oranlarındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre hüküm verilmelidir.

DİLARA GÜL ERBAŞ