İçerik

  1. I. İnanç Sözleşmesi Nedir?
  2. II. İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptal ve Tescil Davası
    • 1. Davacı ve Davalı
    • 2.

      İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptal ve Tescil Davasının Şartları

    • 3. Yetkili ve Görevli Mahkeme

I. İnanç Sözleşmesi Nedir?

İnanç sözleşmesi, inanan ve inanılanın karşılıklı irade beyanları ile kurulmaktadır. İnanan, bir hakkını veya şeyini teminat sağlanması veya yönetilmesi amacıyla inanılana devretmeyi taahhüt etmektedir.

İnanılan ise inanç konusunu kullanmayı veya elinde bulundurmayı, kararlaştırılan amaçların gerçekleşip aralarındaki temel borç ilişkinin son bulmasından sonra inanç konusunu inanana devretmeyi taahhüt etmektedir.

İnanç sözleşmesi, inananla inanılan hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir. Sözleşmede, taraflar, devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını belirlerken süresin ve akde aykırı davranışın yaptırımına da yer verebilmektedir. Sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akittir.

Sözleşmeyle birlikte devirle beraber taşınmazın mülkiyeti inanılana geçmektedir. Taşınmazda inanarak satanın mülkiyet hakkı veya rehin hakkı olmamaktadır.

İnanç sözleşmeleri, karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir.

İnançlı işlemin yapılma sebepleri genellikle;
  • Teminat vermek,
  • Yasal işlemde bulunurken kimliklerini ve ekonomik durumlarını gizlemek,
  • Alacaklılardan mal kaçırmaktır.

Tarafların birbirlerine duydukları güven sonucu inanan, bir malın mülkiyetini sözleşmenin karşı tarafına geçirmektedir.
Daha sonrasında bu malın kendisine geri döneceğine güvenmektedir. İnanılan kişi, inanan aleyhine davranışlarda bulunmamalıdır. Teminat veya başka amaçlarla inanan taşınmazını veya başka bir malını inanılana devrederse inanılan bu durumu kötüye kullanamamaktadır. Amaç gerçekleşince veya süre dolunca inanana malı devretmesi gerekmektedir.

Başkasına sattıysa, inanana ödenek ödemekle yükümlüdür.

İnanan, taşınmazını devrettiyse inanılan söz konusu taşınmazı satmamakla ve zamanı geldiğinde yeniden inanana tapuyu vermekle yükümlüdür. İnanç sözleşmesinin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcıyla yargı merciinde ispatlanması gerekmektedir. Bu sebeple geçerlilik koşulu olmasa da ispat yönünden yazılı olarak inanç sözleşmesi yapılması gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre inançlı işlem;“İnançlı işlemler, bir kimsenin menfaatinin başkası tarafından korunması veya teminat sağlamak amacıyla ona bazı hakları ciddi olarak devrettiği, ancak hakları iktisap edenin bunlardan doğan bazı yetkileri hiç kullanmaması, bazılarını da ancak önceden hak ve halen menfaat sahibi olanın gösterdiği biçimde kullanmak zorunda olması hususunda tarafların anlaştığı işlemlerdir.”Şeklinde tanımlanmıştır.1

Taşınmaz mülkiyetinin nakli tapuda inançlı temlik yoluyla yapılamamaktadır. Fakat taşınmazların inançlı devri, muvazaa ile karıştırılmamalıdır.

Hak sahipleri, taşınmazı inançlı olarak devretmek istemelerine rağmen tapu müdürlüklerinin bu işlemi yapamaması nedeniyle taraflar tapuda işlemi genellikle satış sözleşmesi olarak göstermektedir. Fakat bu vaziyet devrin geçersizliğini doğurmamaktadır.

II. İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptal ve Tescil Davası

1. Davacı ve Davalı

İnanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasında davacı, inanandır.

Davalı ise ancak inanılan olabilmektedir.

Taşınmaz iyi niyetli başka birine satıldıysa bu kişiye tapu iptal ve tescil yasal süreci açılamamaktadır.

Fakat inanılan, muvazaalı bir şekilde kötü niyetli üçüncü kişiye taşınmazı devrettiyse bu üçüncü kişiye de yasal aşama açılarak muvazaa iddiası ispatlanmak şartıyla taşınmaz geri alınabilmektedir.

2. İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptal ve Tescil Davasının Koşulları

İnanç sözleşmesi sona ermesine rağmen inanılan tapuyu inanana geri vermezse, tapu iptal ve tescil yasal süreci açarak taşınmaz geri alınabilmektedir.2Ayrıca inanan, Türk Borçlar Kanunu’nun 112 ‘nci maddesi olan;” Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”Çerçevesinde, devir işleminden kaçınılmasından dolayı uğradığı zararları da talep edebilmektedir. Eğer ki inanılan, taşınmazı başkasına sattıysa; taşınmazın değerini ve uğradığı zararı inanan, inanılandan talep edebilmektedir.

İlk önemli husus, inanç sözleşmesinin ispat edilmesidir. İnanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil yasal süreci, yazılı delil ile ispat edilmektedir.

Bu sebeple yazılı inanç sözleşmesi bulunması gerekmektedir. Direk olarak inanç sözleşmesi bulunmadığı takdirde inanılanın elinden çıkma yazılı bir belge gerekmektedir. (İnanç sözleşmesinin delil başlangı niteliğinde belge varlığı halinde her türlü delil ile ispatlanabileceğine ilişkin bkz;3) İnanç sözleşmesinin akdedildiği tarihin bir önemi bulunmamaktadır.4Bu delille beraber tanık beyanları ile davanın ispatı mümkündür. Fakat davalı yan tarafından inanç sözleşmesi kabul edilirse yazılı delil ile ispat edilmesi gerekmemektedir.5

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir hükmünde TOKİ’ye inanan tarafından yapılan ödemelerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığı yönünde hüküm kurmuştur.6

Eğer ki tapu devri teminat amacıyla yapılmışsa tapu iptalinin sağlanabilmesi için; inanan tarafından kendi borcunun da ifa edilmesi gerekmektedir. İnanan daha önce borcunu ifa etmediyse, inanılana olan borcunu yargı mercii veznesine yatırarak borcunu yerine getirmiş olacaktır.

İnanan, tapu iptal ve tescil davasını açmadan önce taşınmazın kendisine devrini talep etmiş olmalıdır.

Aksi halde inanılanın borcu muaccel olmamış olacaktır.

İnanç ilişkisi sona erdikten ve inanan borcunu inanılana ödedikten sonra 10 yıl içerisinde inananın tapu iptal ve tescil yasal süreci açması gerekmektedir. 10 yıl, zamanaşımı süresidir.

3. Yetkili ve Görevli Yargı Mercii

Yetkili yargı mercii, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli yargı mercii ise asliye hukuk mahkemesidir. İnanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil yasal süreci, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir.

Dipnotlar
  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/1-483 Esas ve 2023/218 Hüküm sayılı 15/03/2023 günlü hükmü↩︎
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2000/2-888 Esas ve 2000/885 Hüküm sayılı 17/05/2000 günlü hükmü↩︎
  3. Hukuk Genel Kurulunun 28.12.2005 günlü ve 2005/14-677 Esas, 2005/774 Hüküm; 14.11.2019 günlü ve 2017/1-1254 Esas, 2019/1197 Hüküm sayılı kararları↩︎
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/14-394 Esas ve 2010/395 Hüküm sayılı 14/07/2020 günlü hükmü↩︎
  5. 05.02.1947 günlü ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Hükmü↩︎
  6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/124 Esas ve 2025/128 Hüküm sayılı 12/03/2025 günlü hükmü↩︎
Son Güncelleme: 19 Mart Ece Deniz Vardar

Ece Deniz Vardar, Barosu’na 85375 sicil numarası ile kayıtlı bir avukattır.

Lisans eğitimini 2020 yılında Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise 2024 yılında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku alanında tamamlamıştır. Mesleki gelişimine büyük önem veren Ece Deniz Vardar, 2012 yılında Kanada King George International College’da İngilizce eğitimi almış; 2019 yılında ise Cambridge Law Studio ve King Education London bünyesinde iki ay süreyle Hukuk İngilizcesi eğitimi almıştır.

Tüm Yayınları

Sorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.

Info@ballawfirm. com