Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:

7. Hukuk Dairesi 2022/3921 E., 2022/4990 K."İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 1.

Hukuk Dairesi İLK DERECEMAHKEMESİ: 5. Asliye Hukuk Yargı Makamı Davacı avukati vasıtasıyla, davalı aleyhine 28.11.2016 tarihinde verilen dilekçeyle harici sözleşmeye dayalıtapu iptali ve tescil, ikinci kademede alacak talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali vetescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne dair verilen 04.07.2019 günlü hükmün istinafyoluyla incelenmesi taraf avukatleri vasıtasıyla talep edilmiştir. Bölge Adliye Yargı Makamı 1. Hukuk Dairesince davacı avukatinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı avukatinin istinaf talebinin kabulüne, ilkderece yargı makamı kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair verilen kararın davacı avukativasıtasıyla duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma talebi davanın değeri nedeniyle reddedilereksüresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tümkağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

HÜKÜMDavacı avukati, yasal aşama konusu... Ada 1 parsel, 15. Blok, 4. Kat, 10 numaralı bağımsız bölümün satışıkonusunda davalıyla 27.09.2005 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, satış bedelini ödediğini, sözleşmeesnasında tapu kaydı davalı adına olmadığından tapuda devir yapılamadığını ancak zilyetliğin davacıyadevredildiğini, davalının 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/94 Esas sayılı yasal aşama dosyasının tümduruşmalarında yasal aşama konusu taşınmazı davacıya sattığını ve parasını aldığını imzalı beyanı ile mahkemehuzurunda kabul ve ikrar ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yasal aşama konusutaşınmazın davalı adına bulunan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı taktirde davacınıntaşınmaz satış bedeli olarak davalıya ödediği paranın bugünkü değerinin hesaplanarak ödenek olarakdavalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine hüküm verilmesini talep etmiştir. Davalı avukati cevap dilekçesinde yasal aşama konusu taşınmazın davalıya ait olduğunu, anılan sözleşme uyarıncataşınmazı davacıya sattığını ancak davacının ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemediği için satış işleminingerçekleşmediğini, davacının ödediği parayı taşınmazı kullanım bedeli olarak nitelendirip taşınmazı teslimedeceğini beyan ettiği halde teslim de etmediğini, bir süre başkalarına da kiraya verdiğini belirterekdavanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin 2016/705 Esas, 2018/138 Hüküm sayılı ilamı ile tapu iptali ve tescil istemininreddine, ödenen 13.000,00 TL'nin 5.000,00 TL’sinin yasal aşama tarihinden geri kalan 8.000,00 TL’sinin ıslahtarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hüküm verilmiştir. Davacı avukatinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Yargı Makamı 1.

Hukuk Dairesinin 2018/598 Esas,2018/615 Hüküm sayılı ilamı ile "... Satış bedeli olarak verilen paranın ifanın imkansız hale geldiği tarihtekialım gücüne uyarlanmak sureti ile belirlenmesi gerektiği..." gerekçesi ile yargı mercii kararınınkaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine hüküm verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 2018/556 Esas, 2019/306 Hüküm sayılı ilamıyla davanın kısmen kabul kısmenreddine, 80.865,50 TL'nin ıslah tarihi olan 02/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ile koşulları oluşmayan tapu iptali ve tesciltalebinin reddine hüküm verilmiştir. Taraf avukatlerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Yargı Makamı 1.

Hukuk Dairesince davacı avukatinin istinafbaşvurusunun esastan reddine, davalı avukatinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemekararının kaldırılmasına, yerine a) Davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine, b) Davacı vasıtasıyla terditli olarak açılan ödenek davasının kısmen kabul, kısmen reddine, buna göre;45.089,89 TL tazminatın yasal aşama tarihi olan 28/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair hüküm kurulmasına kararverilmiştir. Hükmü, davacı avukati temyiz etmiştir. Bir başkasının ayni hakkına dayanmak suretiyle, kişinin eşya üzerindeki egemenliğini sağlayan ve bunedenle sadece taraf olan muhataplara karşı tesis edilebilen haklara şahsi haklar adı verilir. Yasal Aşama konusu yer davalıya 28.09.1999 günlü 24940 yevmiye numaralı noter kurasıyla tahsis edilmiştir.

Tahsis ile davalı yasal aşama konusu taşınmazda şahsi hakka sahip olmuştur. Tahsis işlemiyle oluşan şahsi hakkın devrinde, devredilen alacak hakkıdır. İlke olarak her türlü alacakdevredilebilir. Devrin konusu alacak, olağan bir alacak olabileceği gibi şarta veya süreye bağlı, çekişmeli yada gelecekteki bir hak da olabilir.

Gelecekteki alacakların ve hatta devir sözleşmesinin yapıldığı anda henüz14.04.2023 10:31 about: blankabout: blank 2/2mevcut olamayan alacakların da devri mümkündür. Davalı akdedilen 27.09.2005 günlü sözleşme ile davacıya tahsisten kaynaklanan şahsi hakkını temliketmiştir. Temlik tarihinde yasal aşama konusu taşınmaz Maliye Hazinesi adına kayıtlıdır. Yasal Aşama konusu taşınmazdavalı adına 14.03.2012 günlü, 4344 yevmiye numaralı işlem ile 7269 sayılı Yasa gereğince tahsis işlemiaçıklamasıyla tescil edilmiştir.

Yasal Aşama konusu taşınmaz temlik tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığı vedavacıya resmi olarak devredilemediğinden taraflar arasındaki 27.05.2009 günlü sözleşme geçerlidir. Davalı her ne kadar bedelin eksik ödendiğini savunmuşsa da, sözleşmede yasal aşama konusu taşınmazın bedeliolan 13.000,00 TL’nin davalıya verildiği yazılı olduğundan bu bedelin alınmadığı davalı vasıtasıyla yazılıolarak ispatlanması gerekir. Davalı vasıtasıyla eksik ödemeye ilişkin dosyaya yazılı bir belge ibrazedilememiştir. O halde mahkemece, davalının tahsis ile oluşan şahsi hakkını davacıya temlik ettiğinin kabulüyle davakonusu taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil hükmü kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle tapu iptali vetescil davasının reddedilerek ikinci kademedeki alacak isteminin kısmen kabulüne hüküm verilmesi doğrugörülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK 371.

Maddesi uyarınca Bölge Adliye Yargı Makamı 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. Maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 08.09.2022 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi.

Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.

Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.