İddianame Nedir? Ekibi23 Ekim 2023Ceza Hukuku

İddianame, cumhuriyet savcısının yapılan soruşturma sonrasında elde edilen kanıtlarla bir suçun işlendiği kanısına varması sonucu ceza davası açmak için düzenlediği belgedir. İddianame,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki koşulları taşımadığı takdirde kamu davasının açıldığı yargı mercii “iddianamenin iadesine” hüküm verir.

İçindekiler
  1. İddianame Düzenlenmesinin Şartları
  2. Kamu Davası Nedir? Kamu Davasını Kim Açar?
  3. İddianamenin Unsurları Nelerdir ve Nasıl Düzenlenir?
  4. İddianamede Sanık Savunmasının Alınması Zorunlu Mudur?
  5. İddianame Hangi Makama Düzenlenir?
  6. Savcının Kanıtları Değerlendirme Yetkisi Var Mıdır?
  7. İddianame Düzenlenmesinin Sonuçları
  8. İddianame Düzenlenebilmesi İçin Gereken Şartlar Oluşmazsa Ne Olur?
  9. İddianameye İtiraz Edilebilir Mi?
  10. İddianame Ne Kadar Sürede Hazırlanır?
  11. Hazırlanan İddianameyle Mahkeme Bağlı Mıdır ve Kabul Etmek Zorunda Mıdır?
  12. İddianamenin İadesi (CMK 174)
  13. İddianamenin İadesinin Sebepleri
  14. İddianamenin İadesi İçin Aranan Koşullar Nelerdir?
  15. İddianamenin İade Edilemeyeceği Hal Var Mıdır Varsa Nedir?
  16. İddianamenin İade Edilmesinden Sonra Ne Yapılmaktadır?
  17. İddianame Taraflara Tebliğ Olur Mu?
  18. İddianamenin Kabulünden Sonra Mahkeme Ne Yapar?
  19. Örnek Yargıtay Kararları

Savcılık makamının düzenlediği iddianame kanundaki tüm koşulları içerdiği takdirde yargı mercii tarafından iddianamenin kabulü hükmü verilir.

Bu kabul hükmü verildikten sonra soruşturma evresi son bulup kovuşturma evresi başlar. Devamında yargı mercii bir tensip zaptı düzenler.

İddianame Düzenlenmesinin Koşulları

Cumhuriyet Savcısı şikayet, ihbar gibi bir suç unsurunun oluştuğu şüphesini görür görmez soruşturma açmak zorundadır. Savcılık bu soruşturma nihayetinde kamu davası açmak zorunda değildir. Gerekli gördüğü takdirde kamu davası açar aksi halde ise kovuşturmaya gerek olmadığı hükmü verir.

Soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlenildiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir.

Kovuşturma aşamasına geçilmesi için yeterli delilin oluşup oluşmadığını nihai hükmü verecek olan Cumhuriyet Savcısı takdir eder.

Eğer yeterli şüphe mevcutsa kamu davası açılır. Bu yeterli şüphenin kıstası ise şüphelinin ceza yargılamasında mahkûm olma ihtimalinin beraatinden daha yüksek ihtimal olmasıdır.

Kamu Davası Nedir? Kamu Davasını Kim Açar?

İddianame kabulünün sonrasında Savcılık tarafından açılan davaya kamu davası denmektedir.

Kamu davası açma görevi yasanın görevli savcıya verdiği bir görevdir.

CMK 170. MADDE

Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.

Kamu Davası açılması için belirli unsurların olayda mevcut olması gerekmektedir.

Bunlar:

  • Gerçekleştirilen eylemin suç unsuru oluşturması gerekir.
  • Failin belirli olması gerekir.
  • Yeterli şüphenin varlığı gerekir.
  • Kovuşturma olanağının bulunması gerekir.

Cumhuriyet savcısına tanınan takdir yetkisi, istisnaidir. Olması gereken onun kamu davası açılması için olayı mahkemenin önüne taşımasıdır.

Cumhuriyet savcısına takdir yetkisi verilen durumlar şunlardır:

  1. Cezayı kaldıran kişisel neden olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı,
  2. Kişisel cezasızlık nedenin varlığı,

İddianamenin Unsurları Nelerdir ve Nasıl Düzenlenir?

Gereken unsurlar CMK m.170/3’te sayılmıştır. Sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri, yeri, zamanı açıkça gösterilmeli, bir suç niteliği teşkil eden eylemin kanunda karşılığı olan suçu ve cezası açıkça belirtilmelidir.

  • Şüphelinin kimliği,
  • Müdafi,
  • Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
  • Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya yasal temsilcisi,
  • Açıklanmasında sakınca bulunmaması hâlinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyetin yapıldığı tarih,
  • Yüklenen suç,
  • Uygulanması gereken yasa maddeleri,
  • Yüklenen suçun işlendiği yer. Tarih ve zaman dilimi,
  • Suçun kanıtları,
  • Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri.

İddianamede Sanık Savunmasının Alınması Mecburi Mudur?

CMK’de mecburi olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Yargıtay şüphelinin ifadesi bulunmadan da iddianamenin düzenlenebileceğini belirtmektedir. Bununla birlikte Yargıtay, somut olayda şüphelinin savunmasının alınması olayın özelliklerine göre zorunluysa veya savunmayı almak noktasında herhangi fiili bir engel yoksa savunmanın alınarak iddianame tanzim edilmesi gerektiği görüşündedir. Ancak somut olayda şüpheliye ulaşılamıyorsa bununla birlikte şüpheli hakkında yeterli şüphe mevcutsa Savcılık ifade almadan da iddianame düzenleyebilecektir.

İddianame Hangi Makama Düzenlenir?

İddianame görevli ve yetkili mahkemeye yönelik düzenlenmektedir. Suçun tipine göre bu görevli ve yetkili yargı mercii değişebilecektir.

Savcının Kanıtları Değerlendirme Yetkisi Var Mıdır?

Cumhuriyet savcılarının kanıtları değerlendirme yetkisinin varlığı tartışmalı bir husustur.

Uygulamada ise savcılar tarafından verilen takipsizlik kararları kaldırılmaktadır. Bunun gerekçesi olarak ise sUçun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirme ve kanıt takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu gösterilmektedir. Cumhuriyet Savcısının kanıtları takdir yetkisi, gerçekleştirilen fiilin suç unsuru teşkil edip etmediğini de içermektedir. Bu nedenle aslında savcının görevi olarak görülebilir bir durumdur.

İddianame Düzenlenmesinin Sonuçları

İddianamenin düzenlenmesi ile karşımıza bazı sonuçlar çıkar.

Bunlar:

İddianamenin kabulüyle birlikte yargı mercii aşaması = 5271 sayılı Ceza muhakemesi kanununa uygun düzenlenen iddianameler hakkında yargı mercii tarafından “iddianamenin kabulü hükmü” verildiğinde duruşma hazırlığı işlemleri başlar. Soruşturmada şüpheli olarak addedilen birey kovuşturma aşaması olan duruşmada sanık olarak isimlendirilir. Yargı Mercii iddianamenin kabulü olarak hüküm vermeyebilmektedir bunun yerine direkt olarak tensip zaptı düzenleyebilir. Mahkemenin iddianaemine kabulüyle ilgili hiçbir hüküm almaması halinde, iddianame 15 gün geçmesiyle kabul edilmiş sayılır.

Savcının düzenlediği iddianame ceza mahkemesinin sınırlarını belirlemektedir.

İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması mümkün değildir. Ancak özenle belirtmek gerekir ki yargı mercii, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK m.225) Bu hüküm gereğince hangi fail ve fiili hakkında yasal aşama açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. İddianamede anlatılan eylem değişmemiş olmakla birlikte, o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olması halinde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulması mümkündür (CMK m.226).

İddianame ve Yasal Kesinti= İddianamenin hazırlanması ile birlikte sanığın işlediği fillerle alakalı yasal kesinti koşulları meydana gelir. Örnek olarak kişinin iddianamenin düzenlenmesinden sonraki eylemleri bağımsız bir suç olarak değerlendirilir ve hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.

İddianame Düzenlenebilmesi İçin Gereken Şartlar Oluşmazsa Ne Olur?

Yukarıda sayılan şartlar sağlanmaz ise Savcı tarafından takipsizlik hükmü (kovuşturmaya yer olmadığına) verilir.

İddianameye İtiraz Edilebilir Mi?

İddianameye itiraz mümkün değildir.

Yalnızca iddianamenin iadesine savcılık makamı itiraz edebilmektedir. Bunun haricinde itiraz etme hakkına sahip biri bulunmamaktadır.

İddianame Ne Kadar Sürede Hazırlanır?

Bu soruya verilebilecek net bir yanıt bulunmamaktadır. Birçok unsur bu süreye etki edebilmektedir. Bu suç tipine, benzer olayların yaşanma sıklığına, görevli savcının yoğunluğuna, mağdura veya faile ulaşılamama vs.

Durumlarıan göre değişiklik göstermektedir.

Hazırlanan İddianameyle Yargı Mercii Bağlı Mıdır ve Kabul Etmek Zorunda Mıdır?

Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianameler yargı mercii tarafından ya kabul edilir ya da iade edilir. İade edebileceği haller ise kanunda düzenlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu 225 numaralı madde düzenlemesine göre mahkemenin verecek olduğu hüküm sadece iddianamede bulunan suç, fail ve fillere ilişkindir. Bu da demek oluyor ki yargı mercii iddianame ile bağlıdır.

İddianame, yargılamanın sınırlarını belirlemektedir. Ancak öyle durumlar meydana gelebilir ki yargı mercii suç tipinde bir değişiklik görebilir. Savcı X suçundan iddianameyi hazırlamışken, yargı mercii Y suçunun işlendiğini düşünebilir. Genellikle böyle durumlarda yeniden bir iddianame düzenlenir.

İddianamenin İadesi (CMK 174)

İddianamenin iadesi, soruşturmadaki eksikliklerin giderilmesi için iddianamenin geri gönderilmesini sağlayan önemli bir hukuksal yoldur.

Yargı Mercii tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 günlük süre içinde iddianamenin iadesi hükmü verilebilir (CMK m.174/1). Bu süre eğer geçmişse iade hükmü verilemez. Cumhuriyet savcısı gerekli düzenlemeleri yapıp eksiklikleri giderdikten sonra takipsizlik vermesi gereken bir vaziyet olamaması halinde tekrardan iddianame düzenler. Bunu yetkili ve görevli mahkemeye gönderir.

İddianamenin İadesinin Sebepleri

Bu mevzubahis sebepler CMK m.174 te sayılmıştır.

Buna göre:

  • İddianamenin CMK m. 170’e aykırı olarak düzenlenmesi
  • İddianamenin suçun ispatlanmasına etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi,
  • Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
  • Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,

Yukarıdaki durumlardan birinin gerçekleşmiş olması halinde, davanın açıldığı görevli ve yetkili yargı mercii iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine hüküm verir.

İddianamenin İadesi İçin Aranan Koşullar Nelerdir?

İade için belirli koşulların mevcut olması gerekir. Bunlar:

  • Üzerine kamu davası açılmış olan bir iddianamenin varlığı gerekir.
  • İade sebeplerinden birinin vuku bulması gerekir.
  • İade, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde yapılmalıdır.
  • İade, eksik veya hatalı noktaların belirtilmesi şeklinde yapılmalıdır.

İddianamenin İade Edilemeyeceği Hal Var Mıdır Varsa Nedir?

Bazı durumlarda iddianamenin iadesi yapılamaz. Bunlar:

  • Suçun yasal nitelendirilmesinden dolayı iddianame iade edilemez. Bu tür durumlarda sanığa ek savunma hakkı verilir.
  • İddianamenin sunulmasından sonra 15 gün içerisinde iade edilmeyen iddianame bir daha iade edilemez (CMK m.174/3)
  • Suçun niteliği değiştikten sonra görevsizlik (asliye ceza – ağır ceza) sorunu çıksa dahi iddianame iade edilemez.

    Açık görev hatası olmadıkça görev nedeniyle iddianame iade edilemez

  • Yargıtay uygulamasında mahkemenin yetkisizlikten ötürü iddianameyi iade edemeyeceği kararları yer alır. Görev ve yetkiye ilişkin iddianamenin iadesi haricinde yargı mercii sonradan kendisi hüküm verebilecektir.

İddianamenin İade Edilmesinden Sonra Ne Yapılmaktadır?

Cumhuriyet savcısı gerekli düzenlemeleri yapıp eksiklikleri giderdikten sonra takipsizlik vermesi gereken bir vaziyet olamaması halinde tekrardan iddianame düzenler. Bunu yetkili ve görevli mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.

İddianame Taraflara Tebliğ Olur Mu?

Yargı Mercii tarafından iddianame kabul edildikten sonra kamu davası açılmış olur ve kovuşturma aşaması başlar.

Çağrı kaydıyla beraber sanığa gönderilir. Sanık mazeretsiz bir şekilde gelmez ise zorla getirileceği bildirisi bu tebligata eklenir. Şayet tanık tutuklu ise direkt getirilir.

İddianamenin Kabulünden Sonra Yargı Mercii Ne Yapar?

Yargı Mercii iddianamenin kabulünden sonra duruşma günü belirler. Duruşmada olması gereken kişilere davet gönderilir.

Çağrının tebliğ edilmesi ile duruşma günü arasında minimum 1 aylık bir süre olacağı yasa hükmüyle öngörülmüştür.

Örnek Yargıtay Kararları

Her ne kadar dosyada mühürleme tutanağı bulunmadığı ve tutanağın suçun sübutuna mutlak surette etki eden delil olduğu gerekçesi ile iddianamenin iadesine hüküm verilmiş ise de, dosya içinde mevcut olan şikayetçi kurumun 25.03.2016 günlü yazısında zaten fiziki bir mühürleme tutanağının bulunmadığının bildirildiği, suça konu olan su sayacında elektronik ortamda su kesme işlemi yapıldığı, mühürleme tutanağı düzenlenmediği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı tarafından dosyaya eklenebilecek bir mühürleme tutanağı bulunmadığı gibi mevcut olsa dahi mühürleme tutanağının sanığa tebliğinin suçun oluşması için gerekli olmadığı, bu durumda mevcut delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine hüküm verilmesinde isabet görülmediğinden hükmün bozulmasına hüküm verilmiştir (Yargıtay 21. Ceza Dairesi – Hüküm: 2017/1205).

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda iddianamede nelerin gösterileceği, iddianamenin hangi hallerde iadesine hüküm verileceğinin belirtildiği, “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez” şeklinde hükme yer verildiği, somut olayda şüpheli hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal aşama açıldığı ve iddianamede dolandırıcılık suçunun unsurlarının tartışıldığı halde, Mahkemece şüphelinin eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun muhalefet suçunu oluşturduğu ve iş bu suçun ön ödeme kapsamında bulunduğu, ön ödeme hükümlerinin uygulanmadığından bahisle iddianamenin iadesine hüküm verildiği cihetle, iddianamenin iadesi hükmü 5271 sayılı Kanun’un aykırılık teşkil etmektedir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi – Hüküm: 2015/30587).

Bilge Açıcı

Bürosu