Soylu Aralık 22, 2023 Aile Hukuku
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası –
Son Güncellenme Tarihi: Mart 17, 2025
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASIBu makalede, İddet Müddetinin Kaldırılması Davası sürecini ve sonuçlarını ele alacağız.
İddet müddeti, diğer anlamıyla bekleme süresi, Türk Medeni Kanunu’nda kendine yer edinmiş bir husustur. TMK’nın 132. Maddesinin birinci fıkrasındaki hüküm şu şekildedir:‘’Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez.’’İlgili hükümden yola çıkarak iddet müddetini kadının boşandıktan veya eşi vefat ettikten sonra yeniden evlenecek ise beklemesi gerektiği süre olarak tanımlayabiliriz. Yasa koyucunun kadın bakımından böyle bir süre belirtmesindeki amaç şudur: EğerKadın boşanma gerçekleştiği sırada hamile ise, iddet müddeti doğacak çocuğun kimlik ve nesebi konularında bir belirsizlik olmamasınıSağlamaktadır.
Bu aşama, çocuğun anne tarafından tanınması ve babasının kim olduğunun netleştirilmesine yönelik bir amaca faaliyet etmektedir.
Evliliğin sona ermesinden sonra kadına getirilen iddet yükümlülüğü, kadının önceki kocasındanHamile olup olmadığının belirlenmesiVe bu sayedeNeslin karışıklığının önlenmesineYönelik bir önlem mahiyetindedir.
Öğretide iddet müddetine birçok yönden eleştiri getirilmektedir. Bekleme süresi sadece kadına yönelik bir düzenlemedir. Dolayısıyla bu yönüyle eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkin eleştiriler yapılmaktadır. Nitekim kadın ve erkeğin biyolojik farklılıklarının kadın aleyhine yorumlanması birçok kişi tarafından eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ve kadının hak kaybına uğradığı şeklinde tenkit edilmektedir.
TMK’nın 132.
Maddesinde kadının beklemesi için öngörülen bu süre üç yüz gün olarak belirlenmiştir. Boşanan veya eşi vefat eden kadın üç yüz günlük süre geçmedikçe yeniden evlenememektedir. Üç yüz günlük bu süre evliliğin sona ermesinden, yaniBoşanmanın kesinleşmesinden itibarenBaşlamaktadır. Gelişen tıbbın marifetiyle kadın o aşamada hamile olmadığını birSağlık raporu ile ispat ederseÜç yüz gün beklemek zorunda kalmayacaktır.
Bu süreyi beklemek istemeyen ve evlilik yapmak isteyen kadının iddet müddetinin kaldırılması için yasal aşama açması gerekmektedir.Sonuç olarak iddet müddetinin kaldırılması yasal süreci boşanma veya eşinin ölmesi ile evliliği sona eren kadının yeniden evlenmek istemesi halinde üç yüz gün beklememek için açtığı davadır.
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASI’NIN NİTELİĞİ
İddet müddetinin kaldırılması yasal süreciÇekişmesiz yargıIşidir. Çekişmesiz yargı işi, taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmaksızın, yargı merciine başvurulan yasal işlemleri ifade eder. Taraflar arasında anlaşmazlık olmadan, bir anlaşma veya belirli bir yasal durumu düzenleyen belgeler yargı merciine sunulur ve yargı mercii bu belgelere dayanarak hüküm verir.
İddet müddeti yalnızca kadınlar için öngörülmüştür. Kadın için bekleme süresi, Türk Medeni Kanunu’nun 132.
Maddesinde düzenlenmiştir:‘’Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde yargı mercii bu süreyi kaldırır.’’
Evliliği sona eren kadın tekrar evlenmek isteyebilir. Bu vaziyette TMK’nın 132.
Maddesi uyarınca üç yüz gün beklemesi gerekmektedir. Ancak yine aynı hükümde belirtildiği üzere gebe olmadığının anlaşılması veya evliliğini bitiren eşler tekrar birbiriyle evlenmek isterse yargı mercii bu süreyi kaldırır.
Doğumla Sürenin Bitmesi:
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası
İddet müddeti için öngörülen süre üç yüz gündür. Bu süre içerisinde kadın doğum yaparsa bu süre sona ermektedir. TMK’nın 285.
Maddesindeki‘’Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.’’Hükmü ile baba bakımından bir karine getirilmiştir. Bu karineye göre bekleme süresi içerisinde doğum yapan kadının çocuğunun babası kocadır. Babalık karinesi gereğince baba sıfatına haiz olan eski koca çocuğun babası olduğunu reddediyorsaSoybağının reddi yasal süreciAçabilir.
Kadının doğum yapması ile artık bekleme süresi sona ermiş olur. Bu vaziyette mahkemeden bu sürenin kaldırılmasına ilişkin bir talebe gerek yoktur.
Kadının Önceki evliliğinden Gebe Olmadığının Anlaşılması:
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası
Günümüzde tıp çok ilerlemiştir.
Bir kadının önceki evliliğinden gebe olup olmadığının anlaşılması genellikleTıbbi testlerVeyaHamilelik belirtileriÜzerinden değerlendirilir. Kullanılan yöntemler, bir kadının önceki evliliğinden gebe olup olmadığını belirleme konusunda kullanılan tıbbi ve bilimsel yöntemlerdir. İddet müddetinin kaldırılması talebiyle yasal aşama açan kadından sağlık raporu talep edilmektedir. Dolayısıyla bilim ışığındaGebe olmadığı anlaşılan kadının iddet müddeti yargı mercii tarafından kaldırılır.
Evliliği Sona Eren Eşlerin Yeniden Birbiriyle Evlenmeleri:
Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmeleri genellikle yasal bir engel taşımaz.
Evlilik sona erdiğinde, taraflar bağımsız olarak yeniden evlenme hakkına sahiptirler. Türkiye’de, evlilik sona erdikten sonra tarafların birbirleriyle tekrar evlenmeleri yasal bir engel içermemektedir. DolayısıylaEvliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde bekleme süresi yargı mercii tarafından kaldırılır.
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASININ SONUÇLARIİddet Müddetinin Kaldırılması Davası
İddet müddetinin kaldırılması davasının sonuçları, yargı mercii hükmüne ve davaya konu olan durumlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ancak genel olarak, bu tür bir davanın sonuçları şunlar olabilir:
–İddet müddeti kaldırılabilir.Eğer yargı mercii, kadının iddet müddetini kaldırmaya hüküm verirse, bu vaziyette kadın, iddet müddeti beklemeksizin hemen yeni bir evlilik yapabilir.
Bu hüküm, kadının yasal olarak özgürleşmesine ve yeni bir evliliğe adım atmasına olanak tanır.
–Red hükmü verilebilir.Yargı Mercii, iddet müddetinin kaldırılması talebini reddedebilir. Bu vaziyette, kadın iddet müddetini beklemek zorunda kalır ve belirlenen süre sonunda ancak yeni bir evlilik yapabilir. Red hükmü, mahkemenin davanın gerekçelerini ve kanuna uygunluğunu değerlendirdiği durumlarda ortaya çıkabilir.
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASINI AÇABİLECEK KİŞİLER
İddet müddetinin kaldırılması yasal süreciÇekişmesiz yargıIşlerindendir. Dolayısıyla bu davayı açabilecek ilgili kişi, iddet müddeti gereğinceBeklemekle yükümlü kadınOlabilir.
İlgili kişi üç yüz günlük bekleme süresince iddet müddetinin kaldırılması davasını açabilir. Bu yasal aşama bakımından herhangi birHak düşürücü süre veya zamanaşımı söz konusu değildir.İddet müddetinin kaldırılması yasal süreci çekişmesiz yargı işi olduğu ve herhangi bir itilaf olmadığı içinDavalı taraf yoktur.
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ YARGI MERCII
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası
Görevli yargı mercii, bir davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakması gerektiğini belirlemektedir. HMK’nın 383. Maddesindeki düzenlemeye göre çekişmesiz yargı işlerinde görevli yargı mercii Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Ancak iddet müddetinin kaldırılması yasal süreciÇekişmesiz yargı işi olsa daBu davada 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasanın 4. Maddesine göre görevli yargı merciiAile Mahkemeleridir.Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde, Asliye Hukuk Yargı MercileriAile Yargı Makamı sıfatıyla o davaya bakmakla görevli olmaktadır.
Yetkili yargı merciiDe bir davaya hangi yerdeki mahkemenin bakması gerektiğini belirlemektedir. İddet müddetinin kaldırılması yasal süreci bakımından yetkili yargı mercii,Talepte bulunan veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir.Dolayısıyla bekleme süresinin kaldırılmasını talep eden kadının oturduğu yerdeki Aile Yargı Makamı yetkili yargı mercii olmaktadır.
İDDET MÜDDETİNİN KALDIRILMASI DAVASINA İLİŞKİN YARGITAY KARARI ÖRNEKLERİ
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası
”Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Doktor olan sanığın boşandıktan sonra yeni bir evlilik yapmak istediği,Iddet müddetinin kaldırılmasınaIlişkin yasal aşama kapsamında,Hamile olduğunu bildiği halde, hastanedenHamile olmadığına dair rapor temin ederek,Resmi belgede sahtecilikSuçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek kendisinin kan verdiğini ve söz konusu raporu aldığını savunması karşısında;Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesiBakımından, hamilelik testine esas alınan kan numunesinin kan grubu ile sanığın kan grubunun aynı olup olmadığının ve 05.01.2012 tarihi itibarıyla sanığın hamilelik süresi de gözetilerek, hamile olduğu halde laboratuvar testinin kişinin hamile olmadığına ilişkin hatalı sonuç verme ihtimalinin ne olduğu konusundaBilirkişi raporu temin edilipSonucuna göre sanığın yasal durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..”(YARGITAY 11. CD. 2015/9803 E., 2017/4244 K.)
”4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 132 nci maddesinde, “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarakÜç yüz günGeçmedikçe evlenemez.Doğurmakla süre biter.
KadınınÖnceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılmasıVeya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerindeYargı mercii bu süreyi kaldırır” hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamından; davacı kadının Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Yargı Makamı Sıfatıyla) 2019/321 Esas, 2021/402 Hüküm sayılı ilamı ile boşandığı, kararın 08.09.2021 tarihinde kesinleşerek nüfusa tescil edildiği, davacı kadının eldeki davayı yasanın ön gördüğü üç yüz günlük süre henüz dolmadan 28.09.2021 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın hakkında düzenlenen ve dosya içerisinde bulunan Devlet Hastanesinin 01.10.2021 günlü sağlık raporuna göreDavacı kadının gebe olduğuVe 01.10.2021 günlü duruşmadaDavacı kadının, boşandığı eşinden başka biri ile evlenmek istediğiniBeyan ettiği, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 132 nci maddesi koşullarının somut olaydaDavacı kadın yararına gerçekleşmediğiSabittir. O halde mahkemeceDavanın reddineHüküm verilmesi gerekirken, davanın kabulüne hüküm verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.”(YARGITAY 2.
HD. 2021/8858 E., 2021/8931 K.)
”4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 285 ve 295. Maddelerindeki “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadırVeBaşka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.” hükümleri karşısında; çocuğun nüfusa kaydı sırasında evlilik birliğinin devam etmesi halindeEvlilik dışı çocuğun, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı,Resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, bu hali ileSuçun unsurlarının oluşmayacağıNazara alınarak; mağdur çocuk …’un MERNİS doğum tutanağı getirtilip incelenerek doğum kaydının kimin beyanı veya bildirimi üzerine ne şekilde gerçekleştiğinin belirlenmesi, adı geçen çocuğun, temyiz dışı sanık … …’nın mağdur … … ile evliliğinin devam ettiği veya sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğup doğmadığının araştırılması, sonucuna göre sanığın yasal durumunun tayin ve takdiri gerekirken,Eksik araştırma ve incelemeIle hüküm kurulması..”(YARGITAY 11. CD. 2021/6422 E., 2022/14368 K.)
Ve İddet Müddetinin Kaldırılması Davaları
, aile hukuku, boşanma ve iddet müddetinin kaldırılması davaları konusunda uzmanlaşmış, müvekkillerine kişiselleştirilmiş yasal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Büromuz, deneyimli yanınızda olup, haklarınızı en etkin şekilde savunmak için çalışmaktadır.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası