İdari Yargıda Islah

İdari yargıDavalarında ıslah veyaYasal aşama değerinin artırılmasıMümkün mü?

İdari davalar; temelde idari işlemin iptali veTam yargıDavaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkında Yasa (İYUK) hükümlerine göre yürütülür. İYUK 31. Maddesi uyarınca; bu kanunda hüküm bulunmayan konularda HMK hükümleri uygulanır.

İçerik

Toggle
  • İdareye Karşı Tazminat Davası
  • Tam Yargı Davalarında Islah
    • Islah Ne Demektir?
    • Tam Yargı Davasında Talep Artırımı
    • Tam Yargı Davasında Islahın Kapsamı
      • Manevi Tazminat Talebinin Artırılması
    • İdari Davada Islahın Süresi ve Zamanaşımı

İdareye Karşı Ödenek Davası

İdari bir işlem veya eylemden dolayı zarar gören kişi, idari işlemi veya eylemi gerçekleştiren idari kuruma karşıTazminat davası Açabilirler.

Hukuka aykırı idari eylemden doğan zarar, maddi olabileceği gibi, manevi zarar da olabilir. İdari eylem veya işlemlerden dolayı açılanMaddi ve manevi tazminat davaları, İYUK’ta tam yargı davaları olarak düzenlenmiştir.

Tam Yargı Davalarında Islah

Islah Ne Demektir?

Yasal terim olarakIslah; açılmış bir davada yapılan usuli işlemlerin düzeltilmesi anlamına gelir. HMK hükümleri uyarınca, davanın taraflarından her biri, bir kereye mahsus olmak koşuluyla, yapmış olduğu usuli işlemleri kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

Islah, davanın konusu ve tarafları hakkında yapılabileceği gibi,Yasal aşama değerinin de ıslahıMümkündür. Yani davacı, yasal aşama dilekçesinde talep ettiği alacak miktarını, yargılama sürerken bir defaya mahsus olarak ıslahla artırabilir.

Tam Yargı Davasında Talep Artırımı

İYUK’ta, HMK’daki düzenlemeye paralel bir ıslah düzenlemesi bulunmamaktadır.

Ancak 2013 yılında İYUK 16. Maddesine eklenen bir hükümle tam yargı davalarında, talep edilen miktarın bir defaya mahsus artırılmasına olanak getirilmiştir.

Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında yasal aşama dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai hüküm verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.

(İYUK m.16/4)

Görüldüğü üzere, idari yargıda, ıslaha karşılık gelen düzenlemenin uygulanma alanı, HMK’ daki kadar geniş olmayıp, sadece talep miktarının arıtılmasına ilişkindir. Bunun dışında,Idari yargıDa ıslah ile yasal aşama konusu veya taraf değişikliği yapmak mümkün değildir.

Tam Yargı Davasında Islahın Kapsamı

Yukarıda yer verdiğimiz açıklamaya göre İYUK 16. Maddesindeki düzenleme, teknik anlamda ıslah olmayıp,Ödenek miktarının artırıMıyla sınırlı bir düzenlemedir.

Düzenlemeye göre, tam yargı davasında davacı, yasal aşama dilekçesinde talep ettiği ödenek miktarını, bir kereye mahsus olarak artırabilir.

Davacı, ıslah hakkını kullanmak yerine, fazlaya ilişkin alacakları için idareye karşı ikinci birTam yargı davasıDa açabilir. İlk davada ıslah hakkının kullanılmamış olması şartıyla, bu ikinci yasal aşama, ıslah talebi niteliğinde değerlendirilir.

Sağlık tazminatına ilişkin tam yargı davalarında, mahkemelerce maddi zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi raporunda belirlenen maddi ödenek miktarının yasal aşama dilekçesinde talep edilen maddi ödenek miktarından yüksek çıkması halinde söz konusu bilirkişi raporunun davacıya tebliğinden sonra (eylemin idariliğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl geçmiş olsa bile ) ilk açılan davanın derdest olması ve bu davada ıslah talebi olmaması şartıyla, fazlaya ilişkin miktarın ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine yasal aşama açma süresi içerisinde açılan ikinci davanın süresinde kabul edilerek, açılan bu ikinci davanın ilk yasal aşama kapsamında ıslah talebi niteliğinde değerlendirilmek suretiyle zarar tespit bilirkişisi tarafından belirlenen fazlaya ilişkin kısım hakkında yeni bir hüküm verilmesi gerekmektedir.

(Danıştay 15. Daire 2013/3669 E, 2014/760 K, 17.02.2014 T)

Manevi Ödenek Talebinin Artırılması

Adli yargı davalarında, maddi ödenek talepleri için ıslah veya talep artırımı mümkündür. Manevi ödenek ise bölünebilir bir alacak olmadığından, kısmi veya belirsiz alacak davasına konu edilemez.

Bu nedenle adli yargıda manevi ödenek talebinin artırılması mümkün değildir. Tam yargı davalarında ise maddi ödenek gibi, manevi ödenek talebinin de yasal aşama sürerken artırılması mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, 6459 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle tam yargı davalarında yasal aşama dilekçesinde belirtilen miktarın, yasa yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin artırılmasına olanak tanınmıştır. Görüldüğü üzere, Yasanın “tam yargı davalarında, yasal aşama dilekçesinde belirtilen miktarın artırılabileceği”
Ifadesine yer verdiği; ödenek tutarının maddi veya manevi zararların karşılanmasına yönelik olup olmamasına ilişkin olarak bir ayrımdan söz etmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, söz konusu artırım olanağının maddi ödenek tutarının yanında manevi ödenek tutarı içinde uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır.

Bir başka ifade ile davacıların artırılan miktara isabet eden harcı ödemek suretiyle hükmü veren Mahkemeye verecekleri dilekçe ile bir defaya mahsus olmak üzere yasal aşama dilekçesinde gösterilen maddi ve manevi ödenek miktarını artırmaları mümkündür.

(Danıştay 10. Daire 2009/9938 E, 2014/1117 K, 25.02.2014 T)

İdari Davada Islahın Süresi ve Zamanaşımı

İdari davalarda, ödenek talebinin artırılması, kararın kesinleşmesine kadar her aşamada yapılabilir. İlk derece mahkemesince dosyada hüküm verilmiş olsa da, yasa yolu aşamasında ıslah mümkündür.

İdare Mahkemesince verilen ilk kararda, davanın ıslahı ile ilgili talep hakkında incelenmeksizin ret hükmü verilmiş ise de, bu hüküm temyiz aşamasında yukarıda yer verilen gerekçeyle incelenmemiştir. Dolayısıyla, davanın ıslahı 10 talebi ile ilgili olarak verilen davanın incelenmeksizin reddi yolundaki hükmün temyiz incelemesinden geçmiş, onanmış ve kesinleşmiş bir hüküm olarak nitelendirilmesi hukuken olanaklı değildir.

Bu itibarla temyize konu İdare Yargı Makamı kararının ıslah talebi ile ilgili olarak, kesinleşme nedeniyle yeniden bir hüküm verilmesine gerek bulunmadığı yolundaki gerekçesinde yasal isabet görülmemiştir.


Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6459 sayılı Yasa ile eklenen ve yukarıda yer verilen hükümler karşısında, davacıların davanın ıslahı ile ilgili taleplerinin dikkate alınması, bu talep ile ilgili usulün uygulanması ve davanın buna göre incelenmesi gerekirken, ıslah talebi dikkate alınmaksızın verilen ısrar hükmünde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

(Danıştay İdari Yasal Aşama Daireleri Genel Kurulu 2010/2741 E, 2013/4312 K, 2.12.2013 T)

İYUK 16. Maddesinde tazminata ilişkin talep artırımının süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin, nihai hüküm verilinceye kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Tam yargı davasında davacı, nihai hüküm verilinceye kadar istediği aşamada talep artırım hakkını kullanabilir. Kanunda, süre kurallarının gözetilmeyeceği belirtildiğinden, talep artırımına karşıZamanaşımıItirazı da dinlenmez.

İdari işlemin iptali veyaTam yargıDavalarındaEn iyi Sonuç için, Idare hukuku avukatıOlarak faaliyet veren ofisimize ulaşabilirsiniz. AvukatFaaliyet alanında çalışan hukuk büromuzun uzmanlık alanlarına buradan ulaşabilirsiniz.Uzmanlık Alanlarımız

Hukuk Büromuz20 Şubat 2023