Yazar: Güncellendi:30 Ocakİdare Hukuku

İdari Faaliyet Sözleşmesinin Feshi İşleminin İptali Yasal Aşama Dilekçesi

GÖREVLİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

YÜRÜTMEYİ DURDURMA İSTEMLİDİR-

-DURUŞMA İSTEMLİDİR-

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALI: ADALET BAKANLIĞI-

YASAL AŞAMA KONUSU: Müvekkilin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından bila tarih ve personel hareketleri onayı ile Adli Yargı ilk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı ile müvekkil arasında imzalanan faaliyet sözleşmesinin feshine dair alınan Adli Yargı İlk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 22/05/2020 günlü ve sayılı onanan hükmü yetki, şekil, sebep, konu, amaç yönlerinden hukuka, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğundan, öncelikle yürütmenin durdurulması ve neticede iptali, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı idareye yükletilmesi talebidir.

ÖĞRENME TARİHİ:

BEYAN VE AÇIKLAMALARIMIZ

… Sicil no’lu Müvekkil Adli Yargı İlk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı’nca 28 Mayıs 2018 ve devam eden tarihlerde yapılan 2.954 sözleşmeli pozisyon için Personel Alım Sınavı kapsamında; M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu infaz koruma memuru ünvanlı pozisyona sözleşmeli olarak yerleştirilmiştir.

Müvekkilin sözleşmesi mazeretsiz ve izinsiz olarak 06/05/2020-18/05/2020 tarihleri arasında10 günden fazla göreve gelmediği içinsözleşmenin feshine ilişkin Adli Yargı ilk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığınca alınan 22/05/2020 tarih ve 2020/ sayılı hüküm Adalet Bakanlığı Ceza Ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğünün bila tarih ve … no’lu personel hareketleri onaylanmış ve müvekkilin sözleşmesi feshedilmiştir.

Onanan bu hüküm yetki, şekil, sebep, konu, amaç yönlerinden hukuka, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğundan neticeden iptalini talep etmek zarureti hasıl olmuştur.

Müvekkil dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz raporlardan ve Karantina onam formundan görüleceği üzere 08/05/2020 tarihinde COVID-19 şüphesiyle Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezine gitmiş müvekkil COVID-19 şüpheli hastası (olası vaka) temaslısı olarak değerlendirilmiş ve ilgili kurumca müvekkilin 14 gün süreyle evde COVİD-19 hastası/temaslısı olarak izlem(KARANTİNA) altında bulunmasına hüküm verilmiştir. Müvekkil de ilgili tarihte KARANTİNAYA ilişkin talimatlara uyacağını taahhüt etmiştir.

Müvekilin 14 gün süren Karantina süresi 08/05/2020 tarihinde başlamış olup ve bu süre müvekkilin sözleşmesinin feshine neden olarak gösterilen mazeretsiz ve izinsiz olarak göreve gelmediği süre olarak belirtilen 06/05/2020-18/05/2020 tarihlerinin içindedir.

Ayrıca yine yasal aşama dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezinden alınan 29.04.2020 günlü rapordan görüleceği üzere müvekkile Astım (j45 ) kronik hastalığı tanısını konulmuştur yine Özel … Hastanesi tarafından ve Kadın Doğum Ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinden de müvekkile KRONİK ASTIM hastalığı teşhisi konulmuştur.

CUMHURBAŞKANLIĞININ 22 Mart 2020 tarih 2020/4 sayılı GENELGESİ ile ve yine Cumhurbaşkanlığının 2020/8 sayılı GENELGESİ ile Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılmalarına hüküm verilmiştir.

Müvekkilde bulunan Astım Hastalığı da Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalık kapsamındadır. Bu husus doğrultusunda COVİD-19 hastalığı bakımından yüksek risk taşıyan astım hastası müvekkil bu hastalığa ilişkin raporlar ile birlikte Cumhurbaşkanlığının ilgili Genelgelerine istinaden idari izinli sayılması hususunda M Tipi Ceza İnfaz Kurumuna 30/04/2020 ve 04/05/2020 tarihlerinde dilekçe ile başvurmuş ilgili kurumca müvekkilin bu talebi ilgili GENELGELERE aykırı davranılarak hiçbir dayanak belirtilmeden uygun değildir denilerek kabul edilmemiştir.

Önemle belirtmek isterim ki idarece öncelikle müvekkilin idari izinli sayılmama işleminin dayanağı bulunmamaktadır. Müvekkilime bu yönde tek bir somut gerekçe dahi bildirilmemiştir.

İdarenin hiçbir işleme gerek olmaksızın kronik hastalığı bulunan müvekkili idari izinli olarak kabul etmesi gerekmekte iken ayrıca kronik hastalığı bulunanların idare izinli sayılmalarına hüküm verilen genelge yasa niteliğinde olduğu, bu nedenle idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma olanağı tanımamasına rağmen idarece müvekkilin, idari izinli sayılmasının kabul edilmemesi işleminin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

İdarenin haksız ve hukuka aykırı tesis ettiği sözleşmenin feshine işleminin iptali talebiyle iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.

Müvekkil bu zamana kadar meslek vakarına uygun şekilde kamu görevini ifa etmiştir.

Davalı İdare tarafından tesis edilen işlem konu bakımından hukuka aykırıdır. İdare hukukunda; hangi sebeplerin hangi yasal sonuçlara vücut vereceği genellikle yasal düzenlemelerle önceden belirlenmiştir. Bu durumda, sebep ile konu arasındaki bağın göz ardı edilmesi, yani yasal düzenleme ile önceden belirli bir sebebe bağlanan sonuçtan farklı bir sonuca yönlenmesi, işlemi konu yönünden hukuka aykırı kılar ve iptalini gerektirir.

Müveekil yönünden bu şekilde işlem tesis edilmesi hukuk kuralları ile bağdaşmaz.

DAVALI İDARE NE YAZIK Kİ; MÜVEKKİL ALEYHİNE KEYFİ VE HUKUK DIŞI DAVRANMIŞTIR. İlgili genelgeler ve yukarıda izah ettiğimiz sebepler ve meri mevzuat uyarınca verilen sözleşmenin feshine ilişkin hüküm iptal edilmelidir.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİMİZ

Müvekkilin faaliyet sözleşmesinin feshine dair alınan kararın onaylanması yukarıda bahsedilen sebeplerle açıkça bir mutlak hukuksuzluk halidir.

Müvekkil hak etmediği bir cezalandırma sürecine maruz bırakılarak, mesleği haksız bir şekilde elinden alınmış, verilebilecek en ağır ceza ile cezalandırılmış bulunmaktadır.

Yasal Aşama konusu işlem açıkça hukuka aykırı olduğundan ve söz konusu işleminin yapılmaması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı aşikâr bulunduğundan dolayı; 27. Maddede aranılan şartların da oluştuğu dikkate alınarak, davalı idarenin savunması alınmaksızın yürütmenin durdurulması kararın verilmesi gerekmektedir.

Bu nedenlerle de müvekkil yönünden faaliyet sözleşmesinin feshine dair alınan kararın onaylanması işleminin Yürütmesini Durdurma hükmü verilmelidir.

ADLİ YARDIM TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Müvekkil parasal ve özlük hakları itibariyle hak kaybına uğramıştır. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün iş sözleşmesini feshetmesi sebebiyle, davalı idare bünyesinde görev yaparken her ay aldığı maaşından yoksun bırakılmış, parasal hak kaybına uğramıştır. Şu an gelir sağlayıcı herhangi bir işi bulunmadığı için açtığı davanın masraflarını karşılayacak maddi gücü bulunmamaktadır.

Yasal Aşama konusu işlemin, Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine ve hukukun genel ilkelerine ve özellikle çalışma hakkına ilişkin düzenlemelere uyarlık göstermediği, müvekkili her bakımdan zor durumda bıraktığı ve yıprattığı açıktır.

ŞU ANDA EKONOMİK HAKLARININ TAMAMINDAN YOKSUNDUR. Bu nedenle yasal aşama giderlerinin, adli yardım hükümleri muvacehesinde hazine tarafından karşılanmasına hüküm verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DELİLLER:ANAYASA, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek Protokolleri, Danıştay Kanunu, İYUK, CUMHURBAŞKANLIĞININ 22 Mart 2020 tarih 2020/4 sayılı Genelgesi ile ve yine 29 Mayıs 2020 günlü 2020/8 sayılı GENELGE ve yasal mevzuat.

KANUNİ DELİLLER:Müvekkilin şahsi sicil dosyası, Adli Yargı ilk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı dosyası ve içeriği, İdare elinde bulunan tüm belgeler ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM:Arz olunan ve resen incelenecek sebeplerle; Müvekkilin sözleşmesinin feshedildiği Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından bila tarih ve personel hareketleri onayı ile Adli Yargı ilk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı ile müvekkil arasında imzalanan faaliyet sözleşmesinin feshine dair alınan Adli Yargı İlk Derece Yargı Makamı Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 22/05/2020 günlü ve sayılı onanan kararının yetki, şekil, sebep, konu, amaç yönlerinden hukuka, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğundan, öncelikle yürütmenin durdurulması ve neticede iptaline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine hüküm verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili

EKİ:

1-2020/4 ve 2020/8 Sayılı Genelgeler.

2- Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Personel Hareketleri Onayı.

3-Vekaletname

4-Hastane raporları.

5-Ceza İnfaz Kurumuna idari izinli sayılma hususunda verilen dilekçeler.

6-COVID-19 Temaslısı Karantina Onam Formu.

Uyarı:Bu içerikGenel bilgilendirmeNiteliğindedir; somut olaylar farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalarYasal danışmaDeğildir. Süreler hak kaybına yol açabilir; dosyanız için profesyonel değerlendirme alınız.