İçerik

  1. I. Islah Nedir?
  2. II. Hukuk Davalarında Islahın Şartları
  3. III. Islahın Çeşitleri
    • 1.

      Tamamen Islah

    • 2. Kısmi Islah
  4. IV. Hukuk Davalarında Islah ile Yapılamayacak İşlemler
  5. V. Islahtan Dönülebilir Mi?

I.

Islah Nedir?

Hukuk Davalarında Islah, tarafların bir davada iddia veya savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağı sebebiyle yapamadıkları usul işlemlerini, tek taraflı bir irade beyanı ile tamamen veya kısmen düzeltmeleridir.

Hukuk davalarında ön inceleme duruşmasının ardından tahkikat aşamasına geçilmektedir. Tahkikat aşamasına geçildiğinde artık taraflar açısından iddianın ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağı başlamaktadır. Taraflar, bu yasağı ya diğer tarafın açık muvafakatiyle ya da ıslah yoluyla aşabilmektedirler.

Islah hakkı, tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılmaktadır. Hakimin onay vermesi veya karşı tarafın izin vermesi gerekmemektedir.

Islah sayesinde davacı mevcut yasal aşama sonuçlandıktan sonra yeniden yasal aşama açmak zorunda kalmamaktadır. Davalı da davanın reddini sağlayabilmektedir.

Islah hakkı genellikle;

  • Davacı davasını açarken bazı yasal aşama sebeplerini yargı merciine sunmayı unutmuşsa,
  • Davalı cevap süresi içerisinde savunma sebeplerini eksik sunup hatalı savunma yaptıysa,
  • Kısmi yasal aşama açıldıysa talep sonucunu değiştirmek için kullanılmaktadır.

Silahların eşitliği ilkesi gereğince hem davacının hem de davalının ıslah hakkı vardır. Islah hakkı, taraflara hatalarını
Düzeltmek için sadece bir kez verilen bir yasal çaredir. Hataların esaslı olması gerekmektedir.

Maddi hataların düzeltilmesi için ıslah yapılmasına gerek yoktur.

Islahın amacı;

  • Davaya getirilmesi unutulan vakıaların davaya dahil edilmesi sağlamak,
  • Davanın sebebinin değiştirilmesi,
  • Mahkemeye sunulması ve getirilmesi ihmal edilen delilleri yargılama esnasında taraflara ileri sürme olanağının tanınmasıdır.

II. Hukuk Davalarında Islahın Koşulları

Taraflardan biri ıslah hakkını kullandığında hakim tarafından ıslahın koşulları denetlenmektedir. Öncelikle ıslah hakkı, tahkikat aşamasının sonuna kadar bir kez kullanılabilmektedir. Sözlü yargılama aşamasında veya tahkikat aşamasına kadar ıslah hakkı kullanılamaz.

Ayrıca her işlemin ıslahı da mümkün değildir.

Islahın koşulları;

  • Sadece taraf usul işlemleri ıslah edilebilmektedir.
  • Tarafların bu yola bir kez başvurabilmektedir.
  • Islaha tahkikatın sonuna kadar başvurulabilmektedir. Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilmektedir.1Ancak bozma hükmüne uymakla ortaya çıkan yasal vaziyet ortadan kaldırılamamaktadır.
  • Islah sözlü veya yazılı yapılabilmektedir.
  • Islah sebebiyle ortaya çıkan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararlarının ödenmesi gerekmektedir.
  • Islah ile değiştirilemeyecek usul işlemlerinden biri hakkında olmamalıdır.

Islah talebi duruşma esnasında ya da duruşmalar arasında yapılabilmektedir. Ardından ıslah dilekçesi veya duruşma zaptı karşı yana tebliğ edilmektedir. Karşı taraf, ıslaha karşı beyanda bulunabilmektedir.

Yargıtay, duruşma esnasında sunulan ıslah beyanında, aleyhine ıslah talebinde bulunanın süre istemesi ve bu sürenin kendisine verilmemesi halinde savunma hakkının kısıtlandığına hükmetmektedir. Islah beyanının karşı tarafa bildirilmesinin amacı sadece karşı tarafa haber vermek ve cevap hakkını kullanmasını sağlamaktır. Karşı tarafa tebliğ edilmesi ıslahın geçerlilik koşulu değildir.

Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekil asıl adına ıslah hakkını kullanabilmektedir. Kısmi ıslah hakkını kullanabilmesi için vekilin özel yetkisinin olmasına ihtiyaç yoktur.

Ancak tamamen ıslah yapabilmesi için vekilin özel yetkisinin bulunması gerekmektedir.

Hukuk davalarında ıslah hakkı kullanılana kadar yargılama esnasında keşif, bilirkişi incelemesi, talimatla tanık beyanı alınması gibi işlemler yapılmış olabilmektedir. Yapılan ıslah bu işlemlerin bir veya bir kaçını ve hatta bazen hepsini geçersiz kılabilmektedir. Bu nedenle geçersiz kalan işlemler sebebiyle karşı tarafın zaman kaybı olabilmekte ve hem maddi hem de manevi zararı doğabilmektedir. Yargılamanın bir kısmını boşa çıkaran ıslahtan dolayı, karşı taraf ve yargı mercii açısından ödenek ve yargılama giderlerinin yargı mercii veznesine yatırılması gerekmektedir.

Hakim ıslah talebinden sonra ve karşı tarafın talebi ile bir teminat miktarı belirlemektedir.

Bu bedelin ödenmesi için ıslah hakkını kullananın iyi niyeti ya da kusursuz olması aranmamaktadır. Hakim tarafından ıslah hakkını kullanana bedeli ödemesi için bir hafta süre vermektedir. Bu bedelin yatırılmasıyla ıslah hakkı kullanılmaktadır. Aksi takdirde ıslah hakkı kullanılmamış sayılmaktadır.

III.

Islahın Çeşitleri

1. Tamamen Islah

Sadece davacının davanın tamamen ıslahı hakkı vardır. Davalı tamamen ıslah yapamamaktadır. Tamamen ıslah, davanın açıldığı ilk andan başlayarak tüm işlemler ve yasal aşama dilekçesinin değiştirilmesidir.

Tamamen ıslah yolu ile yasal aşama tümüyle değişmektedir. Davacı dayandığı vakıaları tamamıyla değiştiriyor ancak talep sonucu aynı kalıyorsa bu tamamen değil, kısmi ıslahtır. Davanın unsurlarından birinin veya bir kaçının değiştirilmesi tamamen ıslah değildir. Talep sonucunun ve/veya yasal aşama konusunun tamamının değiştirilmesi, tamamen ıslahtır.

Yasal Aşama konusu ıslah edilirken, ıslah sonucu mahkemeden talep edilen yeni yasal aşama konusunun, önceki istem ile bağlantısının olması gerekmektedir.

İlk yasal aşama ile hiç alakasız bir konu, ıslah ile yasal aşama konusu yapılamamaktadır.

Davacı, davasını tamamen ıslah ettiğinde bir hafta içerisinde yeni yasal aşama dilekçesi vermektedir. Eğer vermezse bir kerelik ıslah hakkını kullanmış sayılmakta fakat ıslah yapılmamış sayılmaktadır.

Tamamen ıslah ile yasal aşama değişse de ıslah ile değişen yasal aşama açısından, hak düşürücü süre, zamanaşımının kesilmesi veya durması gibi vaziyetler ıslah tarihine göre değil, davanın açılma anına göre belirlenmektedir. Karşı yan, zamanaşımının dolduğunu iddia edememektedir.

Ayrıca tamamen ıslah yapan davacı yeniden başvurma harcı ile peşin hüküm ve ilam harcı ödememektedir. Çünkü yeni bir yasal aşama açılmamaktadır.

Davacının kısmi davayı belirsiz alacak davasına dönüştürmesi tamamen ıslahtır.

Tamamen ıslah ile davanın konusu ve türü değiştirilebilmektedir. Eğer davalı da karşı yasal aşama açtıysa karşı davasını tamamen ıslah edebilmektedir.

Tamamen ıslah hakkı kullanıldıktan sonra davalı, yeniden cevap dilekçesi vermektedir. Fakat yazılı yargılamaya tabi bir yasal aşama varsa cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi safhası ile ön inceleme duruşması bulunmamaktadır. Tamamen ıslahtan sonra yargı mercii yasal aşama koşulları ile ilk itirazları dosya üzerinden inceleyip ilk duruşmada değerlendirmektedir.

2.

Kısmi Islah

Kısmi ıslah, davacı ve davalı tarafından yapılabilmektedir.

  • Yargılama esnasında yapılan bir veya birden çok taraf usul işleminin yapılmamış sayılması isteniyorsa,
  • Davacı davasının tamamını değiştirmek değil de sadece iddiasını genişletmek istiyorsa,
  • Davacı sadece talep sonucunu genişletmek istiyorsa,
  • Davadaki talep sonucuna yeni talepler eklemek istiyorsa,
  • Davalı ise cevap ya da ikinci cevap dilekçesini değiştirmek, yeni vakıalar eklemek ya da dilekçesinde belirttiği hususları genişletmek ve yeni savunma sebepleri ileri sürmek istiyorsa bu işlemleri kısmi ıslah yoluyla yapabilmektedir.

Yargıtay tarafından hiç yasal aşama konusu yapılmamış bir hususun ıslah yoluyla talep sonucuna eklenmesini kabul edilmemektedir. Taraflardan biri ıslah talebinde bulunduktan sonra bir haftalık süre içerisinde ıslah edilen usul işlemini de bildirmektedir. Eğer bu süre içerisinde ıslah edeceği usul işlemini yargı merciine bildirmediyse hiç ıslah yapılmamış gibi davaya devam edilmektedir.

Kısmi ıslahta zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin hesaplanması davanın açıldığı tarihe göre değil, ıslahın yapıldığı tarihe göre hesaplanmaktadır.

Kısmi ıslah yolu ile davacı tarafından sadece yasal aşama değeri artırılıyorsa bu vaziyette karşı tarafın uğrayacağı masraf ve zararın yatırılmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü yasal aşama değerinin artırılması halinde karşı tarafın bir zararı olmayacaktır.

Yasal Aşama açılırken faiz hiç istenmemiş, yanlış bir tarihten başlaması istenmiş ya da daha önceki bir tarihten istenebileceği halde yasal aşama tarihinden itibaren istenmiş olursa da yasal aşama değeri ıslah edilirse faiz de istenebilmekte veya değiştirilebilmektedir.

Yasal Aşama devam ederken fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamış olsa dahi faizin başlaması istenen tarih, faizin oranı ve faizin türü ıslah ile düzeltilebilmektedir.

IV. Hukuk Davalarında Islah ile Yapılamayacak İşlemler

Her usul işlemi, ıslah ile düzeltilememektedir. Islah ile düzeltilemeyecek işlemler;

  • Islah ile yasal aşama konusu yapılmamış olan bir talebin yasal aşama kapsamına alınması,
  • Islah ile manevi ödenek miktarının artırılması,
  • Islah ile ikinci bir tanık listesinin verilmesi,
  • Islah ile karşı yasal aşama açılması,
  • Maddi hukuk işlemlerinin düzeltilmesi ve değiştirilmesi,
  • Islah ile taraf değişikliği yapılması,
  • Yasa yollarında ıslahın kullanılması,
  • Seçimlik hakkın kullanılması halinde ıslahın hakkının kullanılması,
  • Islah ile ilk itirazların ileri sürülmesi mümkün değildir.

V. Islahtan Dönülebilir Mi?

Hukuk davalarında Islah hakkının kullanılmasından sonra dönülmesi kural olarak mümkün değildir.

Hakim, ıslahtan vazgeçmenin mümkün olmadığını, karşı taraf ileri sürmese dahi resen göz önüne alacaktır.

Islahtan vazgeçmenin mümkün olmayışının nedeni, ıslahtan vazgeçmenin de aslında bir ıslah işlemi olmasıdır. Islah hakkı taraflara bir davada yalnızca bir kez tanındığı ve kullanıldığı anda tüketildiği için, davacının ıslah talebinden
Vazgeçmesi mümkün değildir.

Islah hakkının kullanılmasından sonra iddianın değiştirilmesi yasağı yeniden devreye girmektedir. İddianın değiştirilmesi yasağının bertaraf edilmesinin diğer yolu ise karşı tarafın rızasıdır. Islahtan dönülmesinin tek yolu da bu sebeple karşı tarafın buna rıza göstermesidir.

Karşı tarafın rıza göstermesi hâlinde, ıslah yapan taraf beyanından vazgeçebilecek ve ıslah hakkı hiç kullanılmamış gibi davaya eski hali ile devam edilebilecektir.

Dipnotlar
  1. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/196 Esas ve 2021/36 Hüküm sayılı hükmü↩︎
Son Güncelleme: 19 Mart Ece Deniz Vardar

Ece Deniz Vardar, Barosu’na 85375 sicil numarası ile kayıtlı bir avukattır. Lisans eğitimini 2020 yılında Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise 2024 yılında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku alanında tamamlamıştır. Mesleki gelişimine büyük önem veren Ece Deniz Vardar, 2012 yılında Kanada King George International College’da İngilizce eğitimi almış; 2019 yılında ise Cambridge Law Studio ve King Education London bünyesinde iki ay süreyle Hukuk İngilizcesi eğitimi almıştır.

Tüm Yayınları

Sorunuz mu var?

Hemen iletişime geçin.

Info@ballawfirm. com