Fuhuş Suçu ve Cezası (TCK 227. Madde) Ekibi26 Kasım 2023Ceza Hukuku

Fuhuş suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 227. Maddesinde,Genel Ahlaka Karşı SuçlarBölümünde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre bu suçla korunmak istenen yasal değer, toplumunAr ve haya duygusu(genel ahlak ve edep) olarak belirtilmiştir.Fuhuş, bir kimsenin para karşılığında başka bir kimseyle cinsel ilişkiye girmesi demektir.

Önemle vurgulamak gerekir ki,Kişinin para karşılığı cinsel ilişkiye girmesi (yani bizzat fuhuş yapması), Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmamıştır.

İçindekiler
  1. Yetişkinlerde Fuhuş Suçu (TCK 227/2)
    1. Suçun Unsurları ve Şekilleri
    2. Yetişkin Fuhuş Suçunun Cezası
  2. Cebir, Hile, Tehdit Kullanma Veya Çaresizlikten Yararlanma Suretiyle Fuhuş Suçunun Cezası
  3. Çocukların Fuhuş Suçu ve Cezası (TCK 227/1)
  4. Fuhuş Suçunda Mağdurun Çaresizliğinden Yararlanma Ne Demektir?
  5. Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
  6. Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
  7. Fuhuş Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma
  8. Fuhuş Suçunda Görevli Mahkeme
  9. Fuhuş Suçunda Dava Zamanaşımı
  10. Fuhuş Suçu (TCK 227) Yargıtay Kararları
    1. Fuhuş Suçunun Unsurları (YCGK, 2021/607 K.)
    2. Hapis ve Adli Para Cezasının Birlikte Hükmedilmesi (Yargıtay 14. CD, 2014/7152 K.)
    3. Mağdur Sayısınca Suç Oluşması (Yargıtay 14. CD, 2014/2070 K.)
    4. Zincirleme Olarak Fuhşa Aracılık (Yargıtay CGK, 2014/60 K.)
    5. Zincirleme Olarak Fuhuş İçin Yer Temini (Yargıtay 14. CD, 2013/12053 K.)
    6. Nitelikli Fuhuş Suçu ve Çaresizlikten Yararlanma (Yargıtay 14.

      CD, 2014/1157 K.)

    7. Zorla Fuhuş Yaptırmada Olayın Oluş Şeklinin Önemi (Yargıtay 14. CD, 2013/6970 K.)
    8. Fuhuş Suçunda Erteleme ve HAGB Uygulanması (Yargıtay CGK, 2013/274 K.)
    9. Fuhuş Suçunda Üst Sınırdan Ceza Verilmesi (Yargıtay 5. CD, 2011/3055 K.)
    10. Mağdurun Çaresizliği Araştırılmalıdır (Yargıtay 5. CD, 2011/2261 K.)
    11. Evlendirme Vaadiyle Yurt Dışından Getirip Fuhuş Yaptırma (Yargıtay 8.

      CD, 2010/5953 K.)

    12. Fuhuş Yaptırmak İçin Örgüt Kurma ve Üyelik (Yargıtay 8. CD, 2009/9829 K.)
    13. Fuhşa Teşvik Suçu ve Zincirleme Suç (Yargıtay 5. CD, 2007/2052 K.)
    14. Fuhuşu Kolaylaştırma Suçu (TCK 227/3) ve Yayma Fiilleri (YCGK, 2022/477 K.)
    15. Kendi Fuhuşunu Kolaylaştırma Meselesi
    16. Polis Memurunun Müşteri Rolüne Girmesiyle Yapılan Operasyonlar
  11. Sıkça Sorulan Sorular

Yasa, bunun yerineFuhuşa aracılık eden, teşvik eden veya imkan sağlayanDavranışları suç saymıştır. Dolayısıyla fuhuş suçu, genel olarak bir başkasını fuhuşaYönlendiren ya da ondan çıkar sağlayanKişiler için söz konusudur.

Suçun mağduru, fuhuş yaptırılan kişidir ve mağdurun kadın ya da erkek olması fark etmez; erkekler veya LGBTİ bireyler de aynı şekilde fuhuş suçunun mağduru olabilirler.

TCK 227KapsamındaFuhuş suçuOlarak cezalandırılan fiiller şunlardır:

  • Fuhşa teşvik etmeSuçu (TCK 227/2) – Bir kimseyi fuhuş yapmaya özendirmek veya ikna etmek.
  • Fuhşu kolaylaştırmaSuçu (TCK 227/2) – Fuhuş yapılmasını herhangi bir şekilde kolaylaştırmak veya imkan sağlamak.
  • Fuhşa aracılık etmeSuçu (TCK 227/2) – Bir kişiyle para karşılığı cinsel ilişki arayan kimseyi, fuhuş yapacak kişiyle buluşturmak.
  • Fuhuş için yer temin etmeSuçu (TCK 227/2) – Fuhuş yapılacak bir yer sağlamak veya tahsis etmek.
  • Çocuğun fuhuşuSuçu (TCK 227/1) – 18 yaşından küçük bir çocuğu fuhşa teşvik etmek, çocuğun fuhuş yapmasına olanak sağlamak, bu amaçla çocuk tedarik etmek veya barındırmak ya da fuhuşa aracılık etmek.
  • Nitelikli fuhuş suçu(TCK 227/4) – Cebir (şiddet) veya tehdit kullanarak, hileyle ya da mağdurun çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk etmek veya fuhuş yapmasını sağlamak.

Yukarıdaki suç fiillerindeMağdur, fuhuş yaptırılan kişidir. Yasa koyucu, mağdurun yaşına göre farklı düzenlemeler öngörmüştür:18 yaşından küçüklerBu suçun konusu olduğundaTCK 227/1Maddesi uygulanır;Mağdur yetişkin iseFiillerTCK 227/2Kapsamında cezalandırılır. Aşağıda, yetişkinler ve çocuklar açısından fuhuş suçunun unsurları ve yaptırımları ayrı başlıklar halinde ele alınmıştır.

Yetişkinlerde Fuhuş Suçu (TCK 227/2)

Yetişkin bir kişiye ilişkin fuhuş suçu, kanundaki şekliyleDevamlılık gerektiren bir suç değildir. Yani bu suçun oluşması için fiilin birden fazla kez tekrarlanması koşul değildir –Tek bir defa işlenmesi dahi suçu oluşturur.

Örneğin bir kişiyi bir kez fuhuş yapmaya teşvik etmek veya bir kez fuhuş için yer sağlamak bile TCK 227 kapsamında suçtur. Suç, kanunda sayılanSeçimlik hareketlerden herhangi birinin işlenmesiyleTamamlanır. Bu seçimlik hareketlerden birden fazlasının aynı zaman diliminde gerçekleştirilmesiTek bir fuhuş suçuSayılır; buna karşılık farklı zamanlarda tekrar edilirseHer seferinde ayrı bir suçOluşur.

Suçun Unsurları ve Şekilleri

TCK 227/2 maddesinde yetişkinler için fuhuş suçu, alternatif (seçimlik) hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Yani aşağıdaki davranışlardan herhangi biri gerçekleştirilirse suç oluşur:

  • Fuhşa teşvik etmek:Fuhuş yapma niyeti olmayan bir kişide,Fuhuş yapma iradesi oluşturmakAnlamına gelir.

    Örneğin, bir kişiyi para kazanacağı veya hayatını idame ettireceği vaadiyle fuhuş yapmaya ikna etmeye çalışmak fuhşa teşviktir. Yasa,Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanarak kısmen veya tamamen geçimini sağlamayıDa fuhşa teşvik kapsamında kabul etmiştir.

  • Fuhuş yolunu kolaylaştırmak:Fuhuş yapmak isteyen bir kişiyeHer türlü imkanı sağlamakVeya fuhuş arayan müşteriye fuhuş yapabileceği bir imkan sunmak demektir. Örneğin, fuhuş yapmak isteyen birine müşteri bulmak ya da bir müşteriye ulaşım veya yer sağlamak fuhuşu kolaylaştırma fiiline girer.
  • Fuhuş için aracılık etmek:Fuhuş yapacak kişi (mağdur) ile para karşılığı cinsel ilişki arayan müşteriyiBir araya getirmeyi sağlamakAnlamına gelir. Bu fiil, tabiri caizseArabuluculukYapmaktır – örneğin bir seks işçisi ile müşteri arasında bağlantı kurmak, randevu ayarlamak bu kapsamdadır.
  • Fuhuş için yer temin etmek:Mağdur ile müşterininCinsel ilişkiye gireceği yeri sağlamak veya tahsis etmekDemektir.

    Örneğin, evini veya bir daireyi fuhuş yapılması için kullandırmak, otel odası ayarlamak, kiralamak veya benzeri şekilde mekan sağlamak bu fiile örnektir.

Yukarıda sayılanHer bir seçimlik hareket, tek başına fuhuş suçunun oluşması için yeterlidir. Bu hareketlerden birkaçı birlikte aynı anda yapılmışsa dahi tek suç sayılır. Ancak farklı zamanlarda tekrar edilirse her seferinde ayrı bir suç oluşacaktır. Örneğin, aynı gün içinde hem aracılık edip hem yer sağlayan kişi tek bir fuhuş suçundan sorumlu olur; fakat bunu farklı günlerde tekrarlarsa zincirleme suç hükümleri ya da ayrı suçlar gündeme gelebilir.

Yetişkin Fuhuş Suçunun Cezası

Basit (temel) fuhuş suçu, yani mağdurun yetişkin olduğu ve nitelikli bir halin bulunmadığı vaziyet,Iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ve üç bin güne kadar adli para cezasıIle cezalandırılır.

Yasa metninde hapis ve para cezasıAlternatifli değil, birlikteÖngörülmüştür; yani yargı mercii hem hapis hem de adli para cezasına hükmetmelidir.

Fuhuş suçu eğerAşağıdaki nitelikli hallerden biri ileIşlenmişse ceza ağırlaştırılır:

  • Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da mağdurun çaresizliğinden yararlanarak fuhşa sevk etmek veya fuhuş yaptırmak:Bu durumda yukarıdaki temel cezaYarısına kadar(1/2)Veya bir katına kadar(2 katına kadar) artırılır. Örneğin, bir kişiyi döverek fuhuşa zorlayan, ölümle tehdit eden, kandırarak fuhuş yapmasına neden olan veya mağdurun çaresiz durumunu fırsat bilerek fuhuş yaptıran fail, normalden daha yüksek bir ceza alır.
  • Yakın akraba veya belirli konumda olan kişiler tarafından işlenmesi:Suçun, eş, anne-baba (üstsoy), kayınvalide/kayınpeder (kayın üstsoy), kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici/öğretici, bakıcı, koruma veya gözetim yükümlülüğü olan kişiler tarafından işlenmesi ya daKamu görevinin veya faaliyet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyleIşlenmesi halinde cezaYarı oranında artırılır. Örneğin, çocuğunu fuhşa zorlayan bir ebeveyn ya da öğretmen konumunu kullanarak öğrencisini fuhşa teşvik eden bir kişi daha ağır ceza alacaktır.
  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde (örgütlü olarak) işlenmesi:Suçun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde cezaYarı oranında artırılır. Fuhuş yaptırmak amacıyla kurulmuş bir suç örgütü içinde hareket eden failler, örgütlü suçlar kapsamında daha yüksek cezalarla karşılaşır.
  • Tüzel kişilerin suça karışması:Fuhuş suçu dolayısıyla tüzel kişiler hakkında daÖzel güvenlik tedbirlerineHükmolunabilir (örneğin işyeri kapatma, ruhsat iptali gibi).

    Örneğin, bir şirket faaliyeti çerçevesinde fuhuş yaptırılıyorsa, şirkete ait işyerinin kapatılması gibi tedbirler uygulanabilir.

Cebir, Hile, Tehdit Kullanma Veya Çaresizlikten Yararlanma Suretiyle Fuhuş Suçunun Cezası

Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır (TCK 227/4).

Çocukların Fuhuş Suçu ve Cezası (TCK 227/1)

18 yaşından küçük bir çocuğun fuhuşa sürüklenmesi, kanunda ayrı ve daha ağır bir suç olarak düzenlenmiştir. Çocuğa karşı fuhuş suçu, aşağıdaki fiillerden herhangi biri ile işlenebilir:

  • Fuhşa teşvik etmek:Bir çocuğu, para karşılığı cinsel ilişkiye girmeye ikna etmek veya özendirmek.
  • Fuhuş yolunu kolaylaştırmak:Çocuğun fuhuş yapmasını herhangi bir şekilde kolaylaştırmak, imkan sağlamak.
  • Çocuk tedarik etmek veya barındırmak:Fuhuş yaptırmak amacıyla bir çocuğu temin etmek (sağlamak) veya onu barındırmak (yer sağlamak).
  • Aracılık etmek:Bir çocuk ile para karşılığı cinsel ilişkide bulunmak isteyen kişiyi buluşturmak, aracı olmak.

Çocuğun fuhuşa sürüklenmesine ilişkinHazırlık hareketleri dahi tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. Örneğin, fuhuş yaptırmak amacıyla bir çocuğu müşteriyle buluşacağı yere götüren fail, müşteri son anda gelmese bile (fuhuş fiili fiilen gerçekleşmese bile) suç hazırlık aşamasında kalmış sayılmaz –Tamamlanmış fuhuş suçu gibi cezalandırılır. Burada amaç, çocukların fuhşa teşvik edilmesini en baştan önleyici şekilde cezalandırmaktır.

Gerçekten de bu suçtan elde edilecek kazanç ihtimali bulunduğu için yasa, hapis cezasının yanı sıra yüksek miktarda adli para cezası da öngörmüştür.

Çocuğun fuhuş suçu(TCK 227/1) için temel ceza,Dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Görüldüğü üzere, çocuk söz konusu olduğunda yaptırım yetişkinlere göre çok daha ağırdır.

Çocuğa karşı fuhuş suçu da çeşitliNitelikli hallerleDaha da ağır cezaya tabidir:

  • Cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanma ile işlenirse:Fail, bir çocuğu şiddet kullanarak, tehdit ederek, kandırarak veya çocuğun içinde bulunduğu çaresiz durumdan faydalanarak fuhşa sevk etmişse, yukarıda belirtilen temel ceza yarısından (1/2) iki katına kadar artırılır (TCK 227/4). Örneğin, evden kaçmış ve sokakta kalan bir çocuğun çaresiz halini kullanarak onu fuhuşa zorlayan kişi daha yüksek ceza alacaktır.
  • Yakın akraba,, vasi vb. Kişiler tarafından veya nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse:Suçun, çocuğun anne, baba, üvey ebeveyn, kardeş, büyükanne/büyükbaba, evlat edinen gibi yakınları ya da çocuğun üzerinde eğitim, bakım, koruma yükümlülüğü olan kişiler tarafından işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 227/5).

    Aynı şekilde, kamu görevinin veya faaliyet ilişkisinin verdiği nüfuzu kötüye kullanarak bir çocuğu fuhşa sürükleyen kişi de yarı oranında artırılmış ceza alır.

  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse:Çocuğa karşı fuhuş suçu eğer organize bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında işlenmişse, ceza yine yarı oranında artırılır (TCK 227/6).

Özetle,Çocuğu fuhşa teşvik veya fuhuşa sürükleme suçları, hem taban ceza hem de artırıcı sebepler bakımından yetişkinlere oranla çok daha ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Örneğin, yetişkin için 2 yıl olabilen asgari hapis cezası, çocuk söz konusu olduğunda 4 yıl olarak belirlenmiştir.

Fuhuş Suçunda Mağdurun Çaresizliğinden Yararlanma Ne Demektir?

TCK 227/4 bendinde sayılan nitelikli hallerden biri de“mağdurun çaresizliğinden yararlanarak”Fuhşa sevk etme fiilidir.Mağdurun çaresizliği, mağdurun içinde bulunduğu maddi veya manevi kötü durumdan kendi başına kurtulma imkanı bulamadığı bir hali ifade eder.Mağdurun çaresizliğinden yararlanma, işte bu tür bir zor durumdaki kişiyi, durumunun verdiği acziyeti kullanarak fuhuş yapmaya razı etmeyi ifade eder.

Başka bir deyişle fail, mağdurun çaresiz halini özellikleFırsat bilerekOnu fuhuş yapmaya ikna ediyor ya da zorluyorsa bu nitelikli hal oluşur. Burada önemli olan, mağdurun içinde bulunduğu olumsuz koşullardan kurtulmak içinBaşka çare bulamadığını düşünmesiVe bu nedenle failin istediği yönde hareket etmek zorunda kalmasıdır. Fail, mağdurun bu zayıf durumunu bilerek kendi lehine kullanmaktadır.

Yargıtay’a göre, mağdurun çaresizliğinden yararlanmanın varlığı için mağdurun gerçektenÜstesinden gelemeyeceği bir ihtiyaç veya muhtaçlık hâlindeOlması gerekir; örneğin barınacak yeri olmamak, aç ve parasız kalmak, ülkesine dönme imkanı olmamak gibi durumlar mağduru çaresiz kılan hallerdendir.

Çaresizlik haliÇeşitli sebeplerden kaynaklanabilir. Fiziksel veya sağlıkla ilgili durumlar (örneğin güçsüzlük, engellilik, sağır-dilsizlik, akıl hastalığı) mağduru çaresiz bırakabilir. Aynı şekildeKişisel ve sosyal durumlarDa (işsizlik, aşırı yoksulluk, evsizlik, madde veya alkol bağımlılığı, ailesiz kalma, açlık vb.) mağduru çaresiz bir konuma sokabilir. Fail, işte bu tür çaresizlik sebeplerini bilerek mağduru fuhşa razı etmek için kullanmışsa, yasanın aradığı “çaresizliğinden yararlanma” unsuru gerçekleşmiş demektir.

Örneğin, ülkesi ve parası olmadığı için çaresiz durumda kalan bir yabancı kadını fuhuş yapmaya zorlayan kişi, mağdurun çaresizliğini kötüye kullanmış sayılabilir.

Yargıtay kararlarında, failin özellikle mağdurun“hayatını devam ettirmek, barınmak veya bir yere gidebilmek konularında yapacak hiçbir şeyi olmayan”Bir durumda olduğunu fark ederek bunu sömürmesi halinde bu nitelikli halin gerçekleşeceği belirtilmiştir.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezasına çevirme:İşlenen bazı suçlarda yargı mercii kısa süreli hapis cezalarınıAdli para cezasına çevirebilir. Ancak fuhuş suçunda öngörülen hapis cezaları genellikle bu imkandan yararlanamayacak kadar yüksektir. Temel fuhuş suçunda dahi alt sınır 2 yıl hapistir. Yasa, ancak 1 yıl veya altındaki hapis cezalarının para cezasına çevrilmesine olanak tanır (kısa süreli hapis kapsamında).

Bu nedenleFuhuş suçu nedeniyle verilen hapis cezaları, süresi itibarıyla adli para cezasına çevrilemez. Örneğin, 2 yıl hapis cezası alan biri için bu cezanın tamamen para cezasına dönüştürülmesi kanunen mümkün değildir. Yargı Mercii, bunun yerine hem hapis hem adli para cezasını birlikte vermek durumundadır (bkz. Yukarıda temel ceza açıklaması).

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB):HAGB, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün belli bir denetim süresi boyunca açıklanmaması ve eğer bu süreyi suç işlemeden geçirirse hükmün hiç açıklanmamış sayılması kurumudur.

Fuhuş suçu bakımından,Mahkemenin takdirine bağlı olarak HAGB hükmü verilebilirAncak bunun bazı koşulları vardır: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, mağdura verdiği zararı gidermesi veVerilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis olmasıGerekir.Yetişkinlerin fuhuş suçunda(TCK 227/2) yargı mercii alt sınıra yakın ceza verip TCK 62 indirimi uyguladığında ceza 2 yıl veya altına düşebilmektedir. Bu durumda sanık lehine koşullar uygunsa HAGB hükmü verilebilir.

Ancak suçun nitelikli hallerinde veya birden fazla mağdur varsa ceza üst sınırdan veya artırım uygulanarak verileceği içinÇoğunlukla 2 yılın üzerinde bir hapis cezasıSöz konusu olur. Örneğin birden fazla mağdur için ayrı ayrı ceza verildiğinde toplam ceza yükseldiğinden HAGB koşulları sağlanamayabilir. Nitekim, Yargıtay içtihatlarında mağdur sayısının fazla olması nedeniyle ceza 2 yıl üzerine çıktığında HAGB uygulanamadığı, fakat eğer her mağdur ayrı değerlendirilirse cezanın 2 yıl altında kalabileceği ve bu durumda HAGB imkanının doğacağı belirtilmiştir.

Cezanın ertelenmesi:Cezanın ertelenmesi, mahkemece hükmedilen hapis cezasının infazının belirli şartlara bağlanarak geri bırakılması demektir.

Türk Ceza Kanunu’na göre 2 yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, sanığın geçmişi ve duruşmadaki davranışları olumluysa cezanın ertelenmesi hükmü verilebilir.Fuhuş suçunda, temel hal için hakim cezanın 2 yıl veya altına düşeceği şekilde hüküm kurarsa (örneğin alt sınırdan ceza verip indirim uygulamışsa) erteleme hükmü da verebilir. HAGB’de olduğu gibi erteleme deCeza 2 yılın üzerine çıktığında mümkün olmaz. Bu yüzden, eğer fuhuş suçu birden çok kez işlenmiş veya nitelikli halde işlenmiş ve ceza 2 yılın üzerinde belirlenmişse, ne HAGB ne de erteleme uygulanamaz.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Şikayete tabi olmama:Fuhuş suçları,Şikayete bağlı suçlardan değildir. Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi için mağdurun şikayeti gerekmez.

Savcılık, fuhuş suçunu haber alır almazResen (kendiliğinden)Soruşturma açabilir. Dolayısıyla fuhuş suçları bakımından herhangi birŞikayet süresiYoktur. Mağdur ya da bir başkası şikayetçi olmasa bile (hatta şikayetçi olup daha sonra vazgeçse bile)Kamu davası düşmez; aşama kamu adına yürütülür. Örneğin bir kişi fuhuşa zorlandığı halde şikayetçi olmasa da, devlet bu suçu öğrendiğinde soruşturmak ve cezalandırmakla yükümlüdür.

Uzlaşma:Uzlaşma, ceza muhakemesinde bazı hafif suçlarda mağdur ile failin aralarında anlaşarak davayı düşürmeleri imkanıdır.Fuhuş suçlarıuzlaşmakapsamında değildir.

Yani fail ile mağdurun arabulucu eşliğinde anlaşma yaparak davayı sonlandırması mümkün olmaz. Bu suç, toplum düzenini ve ahlakını ilgilendiren bir yönü olduğundan yasa, uzlaşmaya elverişli suçlar arasında saymamıştır.

Yasal Aşama zamanaşımı:Ceza hukukunda yasal aşama zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde yasal aşama açılmaz veya açılmış yasal aşama belirli süre içinde sonuçlanmazsa, devletin cezalandırma hakkının düşmesini ifade eder.Fuhuş suçlarında zamanaşımı süreleri, suçun niteliğine göre değişir.Yetişkin mağdurla işlenen fuhuş suçlarındaOlağan yasal aşama zamanaşımı süresi8 yıldır.18 yaşından küçük mağdura karşı işlenen fuhuş suçlarındaIse zamanaşımı süresi15 yıldırOlarak uygulanır.

Bu süreler içinde suç her zaman soruşturulabilir ve yasal aşama açılabilir; ancak belirtilen süreler geçtikten sonra artık o suç nedeniyle kimse yargılanamaz. Örneğin, yetişkin mağduru olan bir fuhuş suçu 8 yıl boyunca ortaya çıkarsa soruşturulur, fakat 8 yıl geçip de yeni bir delil çıkarsa dahi artık yasal aşama açılamaz.

Fuhuş Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma

Soruşturma Aşaması:

Fuhuş suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Bu yüzden şikayet süresi yoktur.

Fuhuş suçunun soruşturma aşaması ihbar sonucu veya savcılığın re’sen harekete geçmesi sonucu başlar. Şikayetin geri çekilmesi soruşturmayı sonlandırmaz. Savcı yeterli şüpheyi oluşturacak delilleri topladığı zaman iddianame düzenleyecektir. Yeterli şüpheyi oluşturacak delillere ulaşamazsa kovuşturmaya yer olmadığına dair hüküm verecektir.

Kovuşturma Aşaması:

Savcılığın düzenlediği iddianame yargı mercii tarafından kabul edilince kovuşturma aşamasına geçilmiş olunur.

Fuhuş suçunda ceza yargı mercileri görevli olur. Kovuşturma aşaması faile verilecek cezanın hükmolunması veya failin suçsuz bulunup beraat edilmesi ile biter.

Fuhuş Suçunda Görevli Yargı Mercii

Fuhuş suçlarında yargılama yapma göreviAsliye Ceza Mahkemesi’ne aittir. Yani fuhuşa teşvik, aracılık, yer temini gibi suçlardan açılan davalar doğrudan asliye ceza mahkemesinde görülür. (Eğer suç örgütü kapsamında işlenmişse ya da başka ağır suçlarla bağlantılı ise dosya ağır ceza mahkemesine gidebilir; ancak tek başına fuhuş suçu, ceza miktarı bakımından asliye cezanın görev alanındadır.)

Fuhuş Suçunda Yasal Aşama Zamanaşımı

Yasal Aşama zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre geçmesine rağmen yasal aşama açılmamış veya yasal aşama açılmış ya da kanuni süre içerisinde sonlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran yasal müessesedir.

Söz konusu zamanaşımı süresi fuhuş suçu için; yetişkinlerin fuhuş suçu nedeniyle yapılan yargılamalarda olağan yasal aşama zamanaşımı süresi 8 yıl, çocuğa karşı işlenen fuhuş suçunun zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Fuhuş Suçu (TCK 227) Yargıtay Kararları

Fuhuş suçu ile ilgili yasaların uygulanmasına dairYargıtay(temyiz) kararlarından bazı önemli örnekler ve içtihat niteliğindeki değerlendirmeler şöyledir:

Fuhuş Suçunun Unsurları (YCGK, 2021/607 K.)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, fuhuş suçu ile korunan yasal yararınToplumun ar, namus ve genel hayâ duygularıOlduğunu vurgulamıştır. Kararda, suçun mağdurunun kendisine fuhuş yaptırılan kişi olduğu ve yasanın mağdurun yaşına göre ikili ayrım yaptığı belirtilmiştir (18 yaşından küçükler birinci fıkra, yetişkinler ikinci fıkra kapsamında).

AyrıcaMağdurun cinsiyetinin önemsizOlduğu, erkeklerin de aynı şekilde mağdur olabileceği ifade edilmiştir.

Kararda,FuhuşKavramının TDK sözlüğündeki tanımına da yer verilmiştir:“İçinde bulunulan toplum kurallarına uymayan bir biçimde, bir veya birkaç kişiyle para karşılığı cinsel ilişkide bulunma”Şeklindeki tanım, fuhuş fiilinin toplumsal ahlaka aykırılığına vurgu yapmaktadır.

Yargıtay, TCK 227/2’de sayılanSeçimlik hareketlerin(teşvik, kolaylaştırma, aracılık, yer temini) her birinin ayrı bir suç olarak düzenlendiğini veMağdurun kazancından kısmen veya tamamen geçinmenin fuhşa teşvik sayılacağınıÖzellikle belirtmiştir. Yani, bir kimsenin fuhuş yapmasından gelir elde ederek geçimini sağlaması, o kişiyi fuhşa teşvik kapsamında değerlendirilmektedir. Bu karara göre fuhşa teşvik,“kişinin fuhuş yapması için onda irade oluşturmaya çalışmak”Şeklinde tanımlanmıştır; fuhşun yolunu kolaylaştırmak ise“fuhuş yapacak veya fuhuş arayan kimseye her türlü imkanı sağlamak”, aracılık“mağdur ile cinsel isteklerini tatmin etmek isteyen kişiyi bir araya getirmek”, yer temini de“mağdur ile birlikte olacakları mekanı sağlamak”Olarak açıklanmıştır.

Kurul hükmünde ayrıca, buHareketlerden birinin yapılmasının suçu oluşturmak için yeterliOlduğu; birden fazlasının aynı zamanda yapılması halinde tek suç sayılacağı, farklı zamanlarda tekrarlanması halinde ise yeni suçlar oluşacağı belirtilmiştir.

Fuhuş suçununNitelikli halleriDe kararda tek tek tanımlanmıştır.Cebir, bir kişiye karşı fiziki güç kullanarak onun iradesini zorlamak;Tehdit, kişiye kendisi veya yakını aleyhine bir kötülük yapılacağını bildirmek;Hile, gerçeği gizleyerek veya değiştirerek kişinin aldanmasına yol açan davranışlar olarak açıklanmıştır.

“Mağdurun çaresizliğinden yararlanma”Durumunun ise,“mağdurun içinde bulunduğu ve üstesinden gelemediği maddi veya manevi elverişsiz durumdan yararlanarak onu fuhuşa razı etmek”Anlamına geldiği Yargıtay tarafından ifade edilmiştir. Bu tanım, yukarıda detaylı açıklandığı üzere, mağdurun başka çıkış yolu olmadığını düşünmesini sağlayacak şekilde kötü durumunun istismar edilmesini içerir.

Yargıtay CGK, mağdurun çaresizliğinin fiziksel (güçsüzlük, sağır-dilsizlik, akıl hastalığı gibi) veya şahsi (işsizlik, yoksulluk, madde bağımlılığı, vs.) nedenlerle olabileceğini de hükmünde not etmiştir.

Hapis ve Adli Para Cezasının Birlikte Hükmedilmesi (Yargıtay 14. CD, 2014/7152 K.)

Fuhuş suçunda yasa, hapis ve adli para cezasınıBirlikteÖngördüğü halde, bazı durumlarda mahkemeler sadece hapis cezası verebilmektedir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin bir hükmünde, sanık hakkında TCK 227/2 uyarınca3 yıl hapis cezasıVerilipAdli para cezası hiç uygulanmamışOlması hukuka aykırı bulunmuştur.

Zira TCK 227/2 maddesi açıkça “iki yıldan dört yıla kadar hapisVeÜç bin güne kadar adli para cezası” demektedir.Hapis ve para cezası alternatif değil, birlikteDüzenlenmiştir. Dolayısıyla yargı mercii, hapis cezasının yanında ayrıca uygun gördüğü miktarda gün adli para cezasına da hükmetmelidir. Yerel mahkemenin para cezası vermemesi,Eksik ceza tayiniOlarak değerlendirilmiş ve hüküm bu nedenle bozulmuştur.

Mağdur Sayısınca Suç Oluşması (Yargıtay 14. CD, 2014/2070 K.)

Fuhuş suçunda, eğerBirden fazla mağdurSöz konusu ise, failin fiiliMağdur sayısı kadar suç oluşturur.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 5237 sayılı TCK 227. Maddesinin bu şekilde yorumlanması gerektiğini vurgulamıştır. Bir hükmünde Daire, sanığın birden çok kişiyi fuhşa sürüklediği durumdaHer mağdur için ayrı bir fuhuş suçu oluşacağını gözetmeden tek bir suçtan hüküm kurulmasınıHukuka aykırı bulmuştur.

Örneğin, bir kişi aynı anda iki farklı kişiyi fuhuş yaptırıyorsa, iki ayrı suç işlemiş sayılır. Kararda ayrıca, gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi (usul hatası) gibi eksikliklere de değinilmiş, fakat asıl üzerinde durulan,Her mağdurun ayrı suç sayılması gerektiğidir.

Zincirleme Olarak Fuhşa Aracılık (Yargıtay CGK, 2014/60 K.)

Fuhşa teşvik, aracılık veya yer temini fiilleriAynı mağdura karşı farklı zamanlardaBirden fazla kez işlenirse,Zincirleme suç hükümleri (TCK 43)Gündeme gelebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir hükmünde, şikayetçi mağdureye değişik zamanlarda defalarca fuhuş yaptırmak için aracılık edip yer temin eden sanık hakkında yerel mahkemeninZincirleme suç uygulaması (cezada artırım)Yapması uygun bulunmuştur. Yani aynı mağdurun birden fazla olayda fuhuş yapmasına aracılık eden kişi tek bir fuhuş suçu işliyor olsa da, bu eylemler birden fazla kez tekrarlandığı için cezası zincirleme suç kapsamında artırılmalıdır.

Ceza Genel Kurulu, sanığın aynı mağdura yönelik mükerrer fiilleri nedeniyle TCK 43 uygulanmasını isabetli bulmuştur.

Zincirleme Olarak Fuhuş İçin Yer Temini (Yargıtay 14. CD, 2013/12053 K.)

Benzer şekilde,Birden fazla mağduraDefalarca fuhuş amaçlı yer sağlayan fail hakkında daHem mağdur sayısı kadar suç hem de zincirleme artırımSöz konusu olacaktır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, bir hükmünde sanığın birden çok mağdureye birçok kez yer temin ettiğini, fakat mahkemenin bunu tek bir suç kabul ettiğini belirtmiştir.

Daireye göre,Her bir mağdure için ayrı ayrı fuhuş suçu oluştuğuGibi, her mağdureye karşı yapılanBirden fazla yer temini eylemi için de TCK 43 kapsamında cezanın artırılmasıGerekirdi. Mahkemenin bunları yapmayıp tek ceza vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Nitelikli Fuhuş Suçu ve Çaresizlikten Yararlanma (Yargıtay 14. CD, 2014/1157 K.)

Bu hüküm, gerçek bir olay üzerindenÇaresizlikten yararlanmaHalinin uygulanmasına ilişkin önemli değerlendirmeler içerir. Olayda mağdure, resmi nikahlı eşinden ayrılıp evden kaçmış 35 yaşında bir kadındır.

Otogarda beklerken tanıştığı bir kişi (A. P.), onu ’ye götürmüş ve orada birlikte yaşadığı G. (kadın) ve arkadaşı A. (erkek) ile tanıştırmıştır. Sanık G. De fuhuş yaparak geçimini sağlayan biridir ve mağdureye“ben fuhuş yapıyorum, bu işte para var”Diyerek A.

Ile birlikte mağdureye fuhuş yapmayı teklif etmişlerdir.

Mağdure aynı gece gelen bir müşteriyle (A. Isimli kişi) dans edip cinsel ilişkiye girmiştir. Ertesi gün mağdure ile sanıklar arasında tartışma çıkmış, mağdure hafif şekilde darp edilmiştir (basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek hafif yaralanma). Sonraki sabah sanıklar doktora gitmek üzere evden ayrılmış; mağdure evde kalmasına rağmen komşulardan yardım istememiş, öğleden sonra sanıklarla konuşup“para bulacağım”Diyerek evden çıkmış ve yolda polisten yardım istemiştir.

Mağdure polise verdiği ifadede ise, sanıkların kendisini birkaç gün zorla alıkoyup bir gecede 10 erkeğe zorla fuhuş yaptırdıklarını iddia ederek şikayetçi olmuştur.

Yargılama neticesinde, sanıklar hakkındaKişiyi hürriyetinden yoksun kılmaSuçundan da yasal aşama açılmış ancak Yargıtay eldeki delillere göreZorla alıkonulma suçunun kesin ispatı olmadığınaHüküm vermiştir. Mağdurenin polise ilk etapta yardım istememesi, sanıkların kapıyı kilitlememiş olması gibi durumlar, onu zorla evde tuttuklarına dair şüphe doğurmuştur. Bu nedenleSanıkların hürriyeti tahdit suçundan beraatiGerektiğine hükmedilmesi gerekirken mahkumiyet verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Öte yandan,Fuhuş suçu (TCK 227/2)Yönünden sanıkların eylemi sabittir ve mahkumiyet hükmü yerindedir. Ancak yerel yargı mercii, bu olaydaki koşullara dayanarak sanıklar hakkındaTCK 227/4’teki nitelikli hal uygulanıp cezanın artırılmasınaHüküm vermiştir.

Yargıtay 14. Daire, dosyadakiKesin ve inandırıcı delillere bakıldığında sanıkların mağdurenin içinde bulunduğu çaresiz durumdan faydalanarak fuhşa razı ettiklerine veya cebir/tehdit kullanarak fuhuş yaptırdıklarına dair yeterli kanıt bulunmadığınıTespit etmiştir.

Mağdure bir gece sanıkların yanında kalmış ve ekonomik zorluk içinde olsa da, tamamen çaresiz ve kaçışsız bir durumda olduğuna dair somut bir belirti yoktur; nitekim uygun an bulduğunda polisi arayabilmiştir. Bu nedenleTCK 227/4’teki ağırlaştırıcı nedenin koşulları oluşmamıştır. Sonuç olarak Yargıtay, sanıkların eylemininBasit fuhuş suçuKapsamında kaldığını, buna rağmen haksız şekilde nitelikli halden cezanın artırılmasınınFazla ceza tayinine yol açtığınıBelirtmiş ve bu yönden hükmü bozmuştur.

Zorla Fuhuş Yaptırmada Olayın Oluş Şeklinin Önemi (Yargıtay 14.

CD, 2013/6970 K.)

Bu hüküm,Delillerin ve olay örgüsününFuhuş suçunun ispatındaki önemini ortaya koymaktadır. Olayda iki mağdure (İ. Ve İ. Isimli kişiler), beraber bulundukları şahısların yanından sabah erken saatte kaçarak polise sığınmışlardır.

Yapılan soruşturmada sanıkların evinde arama yapılmış ve mağdurelerin gittikleri müşterileri ve aldıkları paraları not ettikleri birDefterBulunmuştur. Mağdureler ifade vererek sanıkların kendilerine fuhuş yaptırdığını belirtmiştir. Buna rağmen yerel yargı mercii sanıklar hakkında beraat hükmü vermiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi,Mağdurelerin sabahın erken saatinde bulundukları otelden kaçıp polise gitmeleri, sanıkların evinde müşteri ve ücret kayıtlarının bulunması, mağdurelerin ve tanıkların beyanlarıGibi olguların hepsini birlikte değerlendirerek, sanıkların fuhuş suçunu işlediğine dair yeterli delil olduğunu vurgulamıştır.

Yerel mahkemenin, bu somut delil ve ifadelere rağmen sanıkları beraat ettirmesiHukuka aykırıBulunmuştur. Karardan çıkan sonuç: Eğer mağdurların şikayeti tutarlıysa ve fiziki delillerle de destekleniyorsa, olayın oluş şekli suçun varlığına güçlü kanıt oluşturur; mahkemenin yetersiz gerekçelerle aksi yönde hüküm kurması doğru değildir. Bu nedenle beraat hükmü Yargıtay tarafından bozulmuştur.

Fuhuş Suçunda Erteleme ve HAGB Uygulanması (Yargıtay CGK, 2013/274 K.)

Bu hüküm,Cezanın miktarı ile yasal imkanlar (HAGB, erteleme) arasındaki ilişkiyiNet bir şekilde ortaya koymaktadır. Olayda birOtel sahibiSanık,Dokuz mağdura fuhuş için yer temin etmekSuçundan yargılanmıştır.

Yerel yargı mercii, sanığı dokuz mağdura karşı zincirleme şekilde fuhuş suçu işlemekten (TCK 227/2 ve TCK 43 birlikte)2 yıl 1 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezasıIle cezalandırmıştır. Bu ceza, 2 yılın üzerinde olduğu için yargı merciiHAGB ve erteleme uygulamamıştır(CMK 231’e göre 2 yılın üzerindeki cezalarda HAGB, TCK 51’e göre 2 yıl üstü cezalarda erteleme mümkün değildir).

Sanık avukatları hükmü temyiz edince, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilginç bir değerlendirme yapmıştır: Eğer sanığın eylemiHer bir mağdur için ayrı ayrı suçKabul edilip ceza öyle verilseydi, zincirleme suç hükümleri yerine her mağdur için ayrı ceza belirlenecekti. Bu durumda örneğin her mağdur için alt sınırdan ceza verilirse1 yıl 8 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezasıGibi cezalar çıkabilecek veHer biri 2 yılın altında kalacağı için HAGB veya erteleme uygulanma ihtimali doğacaktı.

Genel Kurul, dokuz mağdurun tek dosyada zincirleme şekilde değerlendirilmesinin sanık aleyhine sonuç doğurduğunu (cezayı yükseltip HAGB/erteleme imkanını ortadan kaldırdığını) belirterek,Sanığın lehine olacak şekilde her mağdur için ayrı hüküm kurulması ihtimalini dikkate almak gerektiğineHüküm vermiştir. Bu nedenle, ceza miktarı yönünden sanığınKazanılmış hakkı saklı kalmak üzere(yani toplam ceza 2 yıl 1 aydan fazla olamaz kaydıyla), hükmün bozulmasına hüküm verilmiş ve yerel mahkemeyeHAGB/erteleme ihtimalini değerlendirme fırsatıTanınmıştır.

Bu hüküm, fuhuş suçu gibi birden fazla mağduru olabilen suçlarda mahkemelerin usul ekonomisi gereği tek bir ceza vermesinin, sanığın bazı yasal haklarını (HAGB, erteleme gibi) engelleyebileceğine dikkat çekmektedir.

Fuhuş Suçunda Üst Sınırdan Ceza Verilmesi (Yargıtay 5. CD, 2011/3055 K.)

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin bu hükmü,Orantılılık ilkesiUyarınca ceza tayinini ele almaktadır. Kararda, mağdurelerin tüm aşamalardaFuhuşu kendi istekleriyle yaptıklarınıSöyledikleri, hatta mağdure S.’nin daha önce de başkalarının yanında fuhuş yaptığı, mağdure K.’nın da iki kere fuhuş yaparken yakalanıp yetiştirme yurduna yerleştirildiği halde oradan kaçarak yeniden fuhuş yapmaya devam ettiği belirtilmiştir.

Yani mağdurlar, zorla değil kendi rızalarıyla bu işe girişen, hatta daha önce de benzer durumlara girmiş kişilerdir. Buna rağmen yerel yargı mercii sanıklar hakkında yasanın öngördüğüÜst sınırdan cezalarVermiştir.

Yargıtay 5. Daire, bu durumdaTCK 3/1’deki orantılılık ilkesi ile TCK 61’deki cezanın bireyselleştirilmesi ilkelerinin ihlal edildiğineHükmetmiştir. Suçun işleniş şekli ve mağdurların durumu değerlendirildiğinde, en üst hadden ceza vermeyi haklı kılan bir vaziyet olmadığı halde mahkemenin takdir yetkisini yanlış kullandığı belirtilmiştir.

Kısacası,Mağdurların gönüllü olması ve olayın koşullarıDikkate alındığında, daha alt sınırda veya makul bir ceza verilmesi gerekirken hak ve nesafet kurallarına aykırı biçimde azami cezaya hükmedilmesiHukuka aykırıBulunmuştur. Bu nedenle hüküm bozulmuştur.

Mağdurun Çaresizliği Araştırılmalıdır (Yargıtay 5. CD, 2011/2261 K.)

Bu hüküm,Çaresizlik halinin uygulanabilmesi için mahkemenin yapması gereken tespitlereVurgu yapar. Yargıtay 5.

Ceza Dairesi, “çaresizlikten söz edebilmek için kişinin muhtaç durumda bulunması ve failin bu muhtaç halin yarattığı sonucu sömürmesi gerektiğini” belirtmiştir. Kararda, mahkemenin“katılanların içinde bulunduğu zor koşulların ne olduğu”Konusunda yeterli araştırma yapmadan doğrudanÇaresizlikten yararlanmaHalinin uygulandığı eleştirilmiştir. TCK 227/4’teki“…çaresizliğinden yararlanarak…”Ifadesinin somut olayda gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğininYöntemince tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğiVurgulanmıştır.

Özetle, Yargıtay diyor ki:Mağdur gerçekten çaresiz miydi?Bu zor koşullar nelerdir? Mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir muhtaçlık durumu var mıydı?

Fail, özellikle bu durumdan mı istifade etti? Eğer yargı mercii bu soruları cevaplamadan doğrudan nitelikli hal uygulamışsa, eksik inceleme yapmış olur. İncelemeye konu olayda, yargı mercii mağdurların içinde bulunduğu zor koşulları somut olarak ortaya koymamış ve bunun TCK 227/4’teki anlamda bir çaresizlik ortamı yaratıp yaratmadığını gerekçelendirmemiştir. Bu yüzden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu içtihat,Her “kötü durum”un otomatik olarak çaresizlik sayılmayacağını, bunun ayrı bir değerlendirme gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

Evlendirme Vaadiyle Yurt Dışından Getirip Fuhuş Yaptırma (Yargıtay 8. CD, 2010/5953 K.)

Kararda, sanığın evlenme vaadiyle kandırdığı bir mağdureyi yurt dışından Türkiye’ye getirdiği, tüm yol masraflarını karşıladığı, daha sonra mağdurenin dönüş veya diğer ihtiyaçları için parası olmadığı bir durumda onun buÇaresizliğinden yararlanarakFuhuş yapmaya zorladığı kabul edilmiştir. İlk bakışta bu,Hileli davranış(evlenme vaadiyle kandırma) veÇaresizlikten yararlanmaŞeklinde nitelikli bir vaziyet gibi görünebilir. Nitekim yerel yargı mercii olayı bu şekilde değerlendirip sanığa ağır ceza vermiştir.

Ancak Yargıtay 8.

Ceza Dairesi, dosyayı incelediğindeOlayın bu nitelikli halleri gerçekten içerip içermediğiniSorgulamıştır. Kararda, mağdurenin evlilik vaadiyle kandırıldığı doğru olsa da, olayda TCK 227/4’teki unsurların tam oluşmadığı belirtilmiştir. Şöyle ki: Fail mağdur üzerinde doğrudan cebir veya tehdit kullanmamıştır; evlenme vaadi birHileGibi görünse de, mağdurenin Türkiye’ye geldikten sonra tamamen çaresiz, hayatını idame ettiremeyecek durumda olduğu da söylenemez.

Mağdure, her ne kadar maddi olarak zor duruma düşse de Yargıtay,“çaresizlikten; hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak ve iş bulmak konusunda yapacak bir şeyi olmayan kişi anlaşılır”Demiştir. Somut olayda mağdure, bu tanıma uyanAşılmaz bir çaresizlik içinde değildir.

Dolayısıyla Yargıtay, buradaNitelikli halin unsurları oluşmadığı halde uygulanmasının yanlış olduğunuVurgulamış ve sanık hakkında TCK 227/4 uygulanarak fazla ceza verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç olarak sanığın eylemi basit fuhuş suçu kapsamında değerlendirilmiş ve cezası buna göre düzeltilmiştir.

Fuhuş Yaptırmak İçin Örgüt Kurma ve Üyelik (Yargıtay 8. CD, 2009/9829 K.)

Bu hüküm,Fuhuş amaçlı insan temin etme fiillerinin hangi suçu oluşturacağıKonusunda önemlidir. Olayda sanıklar, yurt dışından ve yurt içinden bazı kadınları (18 yaşından büyük) Türkiye’ye getirmiş veya temin etmiş, onlara fuhuş yaptırmak üzere aracılık etmişlerdir.

Yargı Mercii ilk etapta sanıklarıTCK 80 insan ticaretiSuçundan cezalandırmıştır (TCK 80, o dönemde“insan ticareti”Suçunu düzenliyordu). Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi,Somut olayda mağdurelerin kendi rızalarıyla geldiklerini, sanıkların onlara karşı tehdit, baskı, cebir veya şiddet kullanmadığınıTespit etmiştir. Yani ortada klasik anlamda birInsan ticareti(zorla alıkoyma, satma, köleleştirme) durumu yoktur.

Yargıtay, bu durumda sanıkların eylemlerininHer bir mağdure açısından ayrı ayrı fuhuş suçu (TCK 227/2)Oluşturacağını belirtmiştir.

Ayrıca eylemlerin örgüt faaliyeti çerçevesinde yapıldığı anlaşıldığından,TCK 227/6’daki örgütlü nitelikli halinDe uygulanması gerekebileceğine dikkat çekmiştir. Somut olayda onsekiz yaşını bitirmiş mağdureler, kendi rızalarıyla getirilmiş ve fuhuş yapmışlardır; sanıklar onları tehditle veya zorla çalıştırmamıştır.

Bu nedenleTCK 80 (insan ticareti)Kapsamına giren unsurlar yoktur (örneğin cebir, tehdit, çaresizlikten yararlanma gibi unsurların bazıları eksiktir). Yargıtay,Mağdurelerin rızasıyla gelmiş olmalarınınInsan ticareti suçunu oluşturmadığını, ancak fuhuş suçunu ortadan kaldırmadığını vurgulamıştır. Dolayısıyla her bir mağdureye karşıFuhşa aracılık etmeSuçundan ve eğer örgüt kurma fiili de varsa ayrıcaSuç örgütü kurma ve yönetme (TCK 220) veya örgüt üyeliğiSuçlarından cezalandırılmaları gerekirken, doğrudan TCK 80 uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Özetle, bu içtihat şu ilkeyi ortaya koyar:Bir kimseyi rızası dışında zorla alıkoyup fuhuşa zorlamak insan ticareti suçuna girer; fakat eğer kişi rızasıyla gelip fuhuş yapıyorsa, o zaman ortada insan ticareti değil, fuhuş suçuna yardım/yataklık veya aracılık fiilleri vardır.Bu durumda failin eylemleri TCK 227 kapsamında değerlendirilmelidir.

Fuhşa Teşvik Suçu ve Zincirleme Suç (Yargıtay 5.

CD, 2007/2052 K.)

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin bu hükmü,Fuhşa teşvik suçuIle zincirleme suç ilişkisinde önemli bir noktaya değinir. Kararda,Fuhşa teşvik suçunun yapısının zaten birden fazla hareketi kapsayabileceğiBelirtilmiştir. Yani bir kişiyi fuhşa teşvik eden fail, bunu genelde tek bir sözle değil, belki birden çok konuşma, ikna çabasıyla yapabilir ve bu aşama tek bir teşvik suçu sayılır.

Bu nedenle mahkemenin, fuhşa teşvik suçundan hükmedilen cezayı ayrıca TCK 43’e göre artırması (zincirleme suç uygulaması yapması)Hatalı görülmüştür. Çünkü fail aynı kişiyi fuhşa teşvik ederken birkaç kez konuşmuş veya farklı yollar denemiş olsa bile, bu fiillerBir bütün halinde tek bir teşvik suçu kapsamındaDeğerlendirilmelidir.

Karardan çıkan sonuca göre: Fuhşa teşvik suçu işlenirken gerçekleşen tekrarlayan teşvik fiilleri, suçunTabiatı gereğiIçkindir; bunlar için ayrıca zincirleme suç artırımı yapılamaz. Aksi takdirdeFailin cezası gereğinden fazla artırılmışOlur. Bu içtihat, fuhşa teşvik suçunda zincirleme suç kuralının uygulanmasına engel bir vaziyet olarak görülebilir.

Fuhuşu Kolaylaştırma Suçu (TCK 227/3) ve Yayma Fiilleri (YCGK, 2022/477 K.)

Türk Ceza Kanunu’nun 227.

Maddesinin üçüncü fıkrası,2016 yılında yapılan değişiklikleEklenmiş veFuhuş amaçlı hazırlanan içeriklerin yayılmasıDa suç kapsamına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/627 E., 2022/477 K. Sayılı hükmünde bu suçu detaylı olarak açıklamıştır.

TCK 227/3 uyarınca:“Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi”De cezalandırılır. Bu düzenleme,Fuhşa bağlı olumsuz sonuçların artmasını önlemeyi amaçlayan bir tehlike suçuNiteliğindedir.

Yani ortada fiilen bir fuhuş gerçekleşmese bile, sırf böyle materyallerin dağıtılması cezalandırılır. Örneğin,Genelev kartvizitleri, telefon numarası ve müstehcen resimler içeren fuhuş ilanlarıDağıtmak, sokaklara atmak, duvarlara yapıştırmak ya da internette yaymak bu kapsamdadır. Kararda, bu suçun oluşması içinFuhuş fiilinin gerçekleşmesinin koşul olmadığıÖzellikle vurgulanmıştır.

Suçun maddi konusunu oluşturan ürünler çok çeşitlidir: Fotoğraf, dergi, kartvizit, ilan, gazete, kitap, CD, broşür veya dijital içerikler bu amaçla hazırlanmışsa ve başkalarınaVeriliyor, dağıtılıyor veya yayınlanıyorsaSuç oluşur. Örneğin, bir kişinin fuhuş yapabileceği yönünde reklam içeren el ilanları dağıtmak veya sosyal medyada paylaşmak bu maddeye göre suçtur.

Bu düzenleme, özellikleBüyük şehirlerde sokaklara atılan fuhuş davetiyesi kartlarıGibi uygulamaların toplumda yarattığı rahatsızlığa bir tepki olarak getirilmiştir.

Nitekim Ceza Genel Kurulu hükmünde, son zamanlarda özellikle gençlerin bulunduğu ortamlarda bu tarz kartların alenen dağıtılmasınınToplumsal düzeni bozucu bir etki yaptığı, bu nedenle yasanın değiştirildiği ifade edilmiştir.

Kendi Fuhuşunu Kolaylaştırma Meselesi

TCK 227/3 ile ilgili uygulamadaTartışmalı bir konu, eğer bir kişiKendi yaptığı fuhuş için reklam yaparsaBunun cezalandırılıp cezalandırılmayacağıdır. Türk hukukundaFuhuş yapmak suç değildir, failin cezalandırılması fuhuşu yapan kişiye yönelik değil, onu suça sevk eden, yararlanan kişileredir. Ceza Genel Kurulu’nun da benimsediği görüşe göre,Fuhuş suçunun mağduru fuhuş yaptırılan kişidir; bu kişi suçun faili konumunda değildir.

Örneğin, bir kadın kendi bedenini para karşılığı kullandırdığı için cezalandırılmazken, aynı kadının müşteriler bulmak amacıyla kendi hazırladığı kartvizitleri dağıtması halinde onu “fail” olarak kabul etmek, yasanın korumak istediği yasal yararla bağdaşmayacaktır. Yargıtay’ın çeşitli kararlarında,Fuhuş yapan kişinin esasen mağdur konumunda olduğu, dolayısıyla kendini pazarlamak için yaptığı eylemlerden suçun faili sayılmaması gerektiğiIfade edilmiştir.

Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin de katıldığı bir Ceza Genel Kurulu hükmünde, fuhuş yapan kişinin bu suçun faili olarak görülmesinin hukuka aykırı olacağı belirtilmiştir.

Bu konuda yargı mercileri arasında bir süre farklı yaklaşımlar olmuştur.2017 yılında Anayasa Yargı Makamı, bireysel bir başvuruda“Türk hukukunda fuhuş yapmak suç olarak kabul edilmemiştir”Tespitini açıkça vurgulamıştır (AYM Genel Kurul, Başvuru No: 2014/19152, 18/10/2017). Ancak TCK 227/3 gibi hükümler uygulamada bazen fuhuş yapan kişinin kendi reklamını yapmasını da kapsamış ve ceza verildiği görülmüştür. Örneğin,Yargıtay 4.

Ceza Dairesi 2020/20483 K.Sayılı hükmünde, internet sitelerinde kendini“travesti eskort”Olarak tanıtarak fuhuş amaçlı ilan veren bir sanığın fiilini TCK 227/3 kapsamında değerlendirip mahkumiyeti onamıştır.

Bu hüküm, sanığınKendi fuhuşunu kolaylaştırmak için ilan vermesinin de suç sayılabileceğiniGöstermiştir. Ancak daha sonra,2021 günlü bir başka Yargıtay 4. Daire hükmünde(2021/19461 E., 2021/17936 K.) sanığın kendi fuhuşunu yaparken internette reklam yayınlaması eylemindeFail olarak cezalandırılmasının yasanın amacına uygun düşmeyeceğiYönünde bir içtihat ortaya konulmuştur. Bu kararda, bir kişinin para karşılığı cinsel ilişkiye girmesi suç değilken, sadece bu amaçla ilan dağıtmasının suç sayılması halinde fuhuş suçunun korunmak istediği yasal yararla çelişileceği belirtilmiştir.

Gelinen noktada,Yargıtay uygulaması büyük ölçüde, kendi fuhuşunu yapan kişinin ilan dağıtma/yayma fiilinin, onu fuhuş suçunun faili yapmaması gerektiğiYönünde şekillenmektedir.

Yani fuhuş yapan kişi esasen yasanın koruduğu kişidir; kendi faaliyetini duyurmak için yaptığı işler nedeniyle hakkında yasal aşama açılsa bile, bu vaziyet yargı mercilerince tartışmalı görülmekte ve genellikle sanık lehine yorumlanmaktadır. Özetle,Fuhuş reklamı suçunun muhatabı esasen üçüncü kişilerdir; kendi bedenini pazarlayan kişiler ise bu suçun hedef kitlesi değildir. Bu konuda verilecek kararlar, somut olayın özelliklerine göre değişebilse de, mevcut içtihat ışığındaFuhuş yapan kişinin sadece kendine müşteri bulmak için yaptığı ilan/reklam faaliyetlerinin cezalandırılması ihtilaflı bir konudur.

Polis Memurunun Müşteri Rolüne Girmesiyle Yapılan Operasyonlar

Fuhuş suçlarının ortaya çıkarılması için emniyet birimleri bazenPolis memurlarını müşteri kılığına sokarakOperasyon yapmaktadır. Bu vaziyet,Gizli soruşturmacıKurumuyla ilişkilidir ve hukuka uygun şekilde yapılmazsa delillerin geçerliliği etkilenebilir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin yakın günlü iki hükmünde bu konu farklı sonuçlara bağlanmıştır:

  • Bir olayda, polis ekipleri sanığın fuhuş amaçlı müşteri bulduğuna dair istihbarat almış veTelefonla sanığı arayarak müşteri gibi davranmıştır. Sanık, telefonda konuştuğu polisleri adresine davet etmiş, onları evine almış ve daha sonra bir mağdur kadını eve çağırmıştır. Kadın geldikten sonra polisler parayı ve“ev kullanma parası”Adı altında sanığın istediği ücreti ödeyip operasyonu sonlandırmışlardır.

    Bu olayda sanık,Fuhşa aracılık etmek ve yer temin etmekSuçundan yakalanmıştır. Yargıtay 4. Dairesi,Polislerin bu şekilde müşteri rolünde davranarak yaptıkları tespitin ve toplanan delillerin hukuka aykırı olmadığınıDeğerlendirerek, sanığın mahkumiyet kararını usul ve yasaya uygun bulmuştur (Yargıtay 4. CD, 2024/1101 K.).

    Yani bu olayda, polislerin yaptığı işlem,Gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisiKapsamında kabul edilmiş ve elde edilen delillere itibar edilmiştir.

  • Başka bir olayda ise, polis memuru savcılıktan resmi olarakGizli soruşturmacı görevlendirilmesi hükmü alınmaksızınKendiliğinden müşteri gibi davranıp bir eve girmiş ve orada fuhuş yaptırıldığını tespit etmiştir. Ayrıca sanığın ifadesi de kollukta avukatsız alınmış, bu ifade mahkemede doğrulanmamıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu durumdaCMK 139’daki usule uyulmadığı, polis memurunun savcının bilgisi dışında gizli müşteri gibi davrandığı gerekçesiyle, bu yolla elde edilen delillerinHukuka aykırıOlduğunu belirtmiştir.

    AyrıcaCMK 148/4Uyarınca,, sanık tarafından hakim huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağına dikkat çekmiştir. Sonuç olarak bu davada,Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğiIçin yerel yargı mercii hükmü bozulmuştur (Yargıtay 4. CD, 2024/892 K.).

Görüldüğü üzere,Polislerin müşteri rolüyle operasyon yapmasıKonusundaKritik husus, bunun yasal çerçevede gerçekleşmesidir. Eğer soruşturma konusu suç katalog suçlardan değilse (örneğin fuhuş suçu, CMK 139’daki gizli soruşturmacı katalogunda yer almıyor), polislerin bu yönteme başvurması sıkı şartlara bağlıdır.

Yargıtay,Polis memurunun provokasyon yapmaması, suça azmettirmemesi, sadece var olan suç faaliyetini tespit etmesiGerektiğini, aksi halde adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini vurgulamaktadır. Somut olaylarda bu ayrım yapılmakta; uygun şekilde yapılmayan operasyonlar neticesinde elde edilen deliller mahkumiyet için yetersiz sayılabilmektedir.

Sonuç olarak, fuhuş suçu Türk Ceza Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmiş ve özellikle mağdurların korunması amacıyla ağır yaptırımlar öngörülmüştür. Fuhuş suçundan yargılanan kişilerin, bu alandaki karmaşık yasal düzenlemeler ve içtihatlar ışığındaHak kaybına uğramamak içinuzman bir ceza avukatındanyasal yardım alması tavsiye edilir. Aşağıda, fuhuş suçu konusunda sıkça sorulan bazı sorulara da kısa yanıtlar verilmiştir:

Sıkça Sorulan Sorular

Fuhuş suçunda görevli olan yargı mercii hangisidir?

Fuhuş suçu davalarınaAsliye Ceza Yargı MakamıBakar.

Bu suçlar, ceza miktarı itibarıyla ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmez. Dolayısıyla bir kişi fuhuş suçu ile itham edilirse, yargılaması asliye cezada yapılacaktır.

Fuhuş suçu şikayete bağlı bir suç mudur?

, Hayır. Fuhuş suçu,Şikayete tabi değildir. Savcılık, böyle bir suçu haber alır almaz kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatabilir.

Mağdurun veya bir başkasının şikayeti aranmaksızın kovuşturma yapılır. Bu nedenle belirli bir şikayet süresi de yoktur. Mağdur, şikayetçi olmasa bile kamu davası yürür; şikayetçi olup sonra vazgeçse bile yasal aşama düşmez.

Fuhuş suçu adli para cezasına çevrilebilir mi?

Hayır,Hapis cezasına alternatif adli para cezasıMümkün değildir. Çünkü TCK 227’de öngörülen hapis cezasının alt sınırı 2 yıldır ve kanunen 2 yıl üzeri hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez.

Yargı Mercii hem hapis hem adli para cezası vermek zorundadır. (Hakim, hüküm verirken belirli bir gün karşılığı adli para cezası da tayin edecektir, ancak hapis cezasını tamamen paraya çevirme seçeneği yoktur.)

Fuhuş suçunun zamanaşımı süresi ne kadardır?

Yetişkin mağdurla işlenen fuhuş suçlarındaYasal aşama zamanaşımı 8 yılDır. Mağdurun çocuk (18 yaşından küçük) olduğu durumlarda ise zamanaşımı15 yılDır. Bu süreler içinde suç ortaya çıkarsa soruşturulabilir; süre geçtikten sonra artık yargılama yapılamaz.

Fuhşa teşvik suçu nedir?

Fuhşa teşvik, fuhuş yapma niyetinde olmayan bir kişiyiFuhuş yapmaya ikna etmeye veya yönlendirmeye çalışmakDemektir. Örneğin, birine sürekli olarak“Bu işi yaparsan çok para kazanırsın, bak ben de yapıyorum hayatımı kurtardım”Diyerek onu fuhuşa özendirmek fuhşa teşviktir.

Yasa, ayrıcaFuhuş yapan kişinin kazancından geçinmeye çalışmayıDa fuhşa teşvik kapsamında kabul etmektedir. Yani bir kişi, eşini veya arkadaşını fuhuş yapmaya itip onun kazandığı parayla geçiniyorsa, bu da teşviktir.

Parayla fuhuş yapmanın cezası ne kadar?

Para karşılığı cinsel ilişkiye girmenin kendisi(yani bir yetişkinin kendi rızasıyla, ücret karşılığında cinsel ilişki sunması veya bu hizmeti alması)Türk Ceza Kanunu’nda suç değildir. Dolayısıyla doğrudan“parayla fuhuş yapmak”Fiiline hapis ya da para cezası uygulanmaz. Bunun bir cezası yoktur.

Ancak fuhuş eyleminin gerçekleşmesi sürecindeKanuna aykırı olan; teşvik etme, üçüncü kişinin aracılık yapması, yer sağlaması gibi davranışlardır. Örneğin, bir kişi fuhuş yapan kadınlardan komisyon alarak müşteri buluyorsa bu 2 ila 4 yıl hapis + adli para cezası gerektiren bir suçtur. Fakat parayı veren müşteri veya kendi bedenini satan taraf, ceza kanunu kapsamında cezalandırılmaz.

Para karşılığı cinsel ilişki (fuhuş) suç mu?

Hayır,Kendi rızasıyla para karşılığı cinsel ilişkiye girme eylemiTek başına suç oluşturmaz. Ne bu hizmeti sunan (yetişkin) kişi ne de hizmeti alan müşteri TCK’ya göre cezai sorumluluk taşımaz.

Fakat bu vaziyet, fuhuş eyleminin tamamen yasal olduğu anlamına da gelmez: Fuhuş, ülkemizdeGenel ahlak ve kamu düzeniBakımından denetim altındadır. Kanunen suç olmamakla birlikte, genel hayata etki edecek şekilde yapılması idari yaptırımlara konu olabilir (örneğin, kayıt dışı fuhuş yapanlara Kabahatler Kanunu’ndan idari para cezası verilebilmekte, genelev dışında fuhuş yapanlar polis takibine alınabilmektedir). Ancak ceza hukuku bakımından, para karşılığı yapılan cinsel ilişki suç değildir; suç olan, bunun etrafındaki teşvik, aracılık, yer temini gibi fiillerdir.

Evde fuhuş yapmanın cezası var mı?

Eğer bir kimseKendi evinde başkalarına fuhuş yapmaları için yer temin ediyorsa, bu davranış TCK 227/2 kapsamında“fuhuş için yer temini”Suçunu oluşturur ve2–4 yıl arası hapis + adli para cezasıIle cezalandırılır. Örneğin, evini kiraya verip orada fuhuş yapılmasına göz yuman ev sahibi veya otel odalarını bu iş için saatlik kiralayan işletmeci suç işlemiş olur.

Ancak kişiKendi evinde kendisi fuhuş yapıyorsa(yani seks işçisi kendi evine müşteri kabul ediyorsa), bu durumda kanunen cezalandırılan bir fiil yoktur – zira kişi kendisi fuhuş yaptığı için suç işlemiş sayılmaz, evini kendine kullanması da ayrı bir suç oluşturmaz. Yine de bu durumdaki kişiler polis tarafından takip edilip idari yaptırımlarla karşılaşabilir (örneğin ev hakkında fuhuş yapıldığı gerekçesiyle mühürleme hükmü alınması gibi).

Kısaca: Evde fuhuş yapılması, eğerBaşkalarına para karşılığı kullanabilecekleri bir mekan sağlamakŞeklindeyse suçtur; ama kişi sadece kendi evinde kendi bedenini satıyorsa bu ceza kanunu kapsamında cezalandırılmaz.

Fuhuş operasyonunda yakalanan erkeğin cezası nedir?

Müşteri konumunda olan kişiler, Türk Ceza Kanunu’na göre fuhuş suçundan cezalandırılmazlar. Yani para karşılığı ilişkiye giren erkek (ya da kadın) müşteri, suçun faili veya mağduru değildir. Bu nedenle polis baskınında yakalanan müşteri konumundaki erkek hakkında TCK 227 kapsamında bir ceza söz konusu olmaz.

Uygulamada müşteriler genellikle ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırlar; yalnızca, eğer ortam genelev dışında izinsiz bir yer ise Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası kesilebilir. FakatCeza mahkemesinde yargılamaMüşterilere yönelik yapılmaz. Fuhuş suçunda cezai sorumluluk, daha çok fuhuşa aracılık eden, bundan kazanç sağlayan, kadınları çalıştıran kişiler üzerindedir.

Fuhuş suçu için HAGB veya erteleme uygulanabilir mi?

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)VeCezanın ertelenmesi, fuhuş suçunda kural olarakMümkündür, ancak buna engel olabilecek durumlar da vardır. Eğer mahkemece verilenHapis cezası 2 yıl veya daha azIse, sanığın sabıkasız oluşu ve diğer yasal koşullar da mevcutsa HAGB hükmü verilebilir veya ceza ertelenebilir.

Örneğin, daha önce hiç suç işlememiş bir kişi ilk defa fuhuş suçundan 2 yıl hapis cezası almışsa, hakim uygun görürse HAGB hükmü verip 5 yıl denetim süresiyle hükmü açıklamayabilir; ya da cezasını erteleyip cezaevine girmemesine hüküm verebilir.

AncakFuhuş suçundaÇoğu ceza 2 yılın üzerindeÇıktığı için (örneğin 3-4 yıl gibi) birçok durumda HAGB/erteleme şansı olmaz. Özellikle birden fazla mağdur varsa veya nitelikli hal uygulanmışsa, ceza yarı oranında artacağı için genellikle 2 yılı aşar. Bu durumdaHAGB ve erteleme uygulanamaz. Yani hukuken mümkün olmakla birlikte, fuhuş suçunda fiili olarak HAGB/erteleme hükmü alabilmek için cezanın düşük seviyede kalması ve sanığın koşulları taşıması gerekir.