Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları inceleyeceğiz.

Evlilik birliği içerisinde tarafların kişisel özellikleri, alışmış oldukları hayat tarzları, karakterleri, alışkanlıkları farklılık gösterebilir. Bu farklılıklar eşler arasında sorun teşkil edebilir. Uygulamada sıklıkla gördüğümüz bir farklılık da kişilerin ekonomik harcamalara bakış açılarıdır.

Çoğu eş diğerine göre cimri olarak nitelendirilebilir ve böyle bir durumda diğer eşe yönelikEvlilikte ekonomik şiddetUygulanabilir.

İçerikGöster Evlilikte Ekonomik Şiddet Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/5433 Esas 2019/2996 Hüküm sayılı ve 19.03.2019 günlü hükmü; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/12750 Esas 2016/2921 Hüküm sayılı 18.02.2016 günlü hükmü; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/25979 Esas 2017/4218 Hüküm 13.04.2017 günlü hükmü;

İlgili Alan: Boşanma Avukatı

Evlilikte Ekonomik Şiddet

Evlilikte Ekonomik Şiddet

Peki,Evlilikte ekonomik şiddet nedir?

Eşlerin evlilikleri içerisinde yaptıkları harcamaları kontrol altında tutmak istemesi normal karşılanabilir. Ancak bir eşin diğer eşe karşı ekonomik harcamalarında gereğinden fazla müdahalelerde bulunması artık durumu normal olmaktan çıkarır.

Gereğinden fazla ve normal boyutu aşan müdahaleler artık ekonomik şiddet olarak sayılabilir. Zira şiddetten kasıt sadece fiziki olarak müdahale etmek ve zarar vermek değildir. Aynı zamanda eşine karşı kişilerinEvlilikte ekonomik şiddetUygulaması da bahsi geçen olabilir.

Ekonomik şiddetin ne olduğuna dair kesin ve net bir tanım yapmak zordur.

Ekonomik şiddeti hayatın içerisinde oluşan ve evlilik birliğin içerisinde yaşanan durumlara göre değerlendirmek gerekir. Ancak temel kavram olarak ekonomik şiddeti; kişinin ekonomik kaynaklarını eşini mağdur edecek kadar kullanmasına imkan sağlamaması olarak tanımlayabiliriz. Örnek olarak da eşlerden birinin diğerine maddi anlamda çok az destek olması, ekonomik olarak iyi olmasına rağmen ev giderlerine yardım etmemesi, sağlık sorunları yaşandığında gereken sağlık masraflarını karşılamaması gibi durumlar gösterilebilir.

Eşlerin yaşantısında eve yardım etmemek, faturaları ödememek, eşinin ve çocuklarının kişisel ihtiyaçlarını karşılamamak, eğitim ve sağlık giderlerini ödememek gibi pek çok ekonomik durumun karşılanmaması ekonomik şiddet olarak tanımlanabilir.

Bu şekilde diğer eşe ekonomik şiddet uygulanan eş bunların ortaya çıkmasıyla durumu kabul etmeyerek genellikle tutumlu olduğunu ileri sürer. Ancak ekonomik şiddet tutumlu olmaktan çok daha farklı olarak kişiye karşı yapılan bir şiddet türü olup eşler arasındaboşanma sebebiolarak da değerlendirilebilecek kadar önemlidir.

Ayrıca; Ekonomik şiddetin eşler arasında boşanmaya yol açma verebileceğine dair pek çok Yargıtayhükmü vardır.

Şöyle ki;

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/5433 Esas 2019/2996 Hüküm sayılı ve 19.03.2019 günlü hükmü;

‘’ Davalı kocanın eve gelen yüksek fatura sebebiyle evin doğalgazını çalıştırmaması, evin ısınmasına engel olması, eşini ve çocuğunu bu şekilde yaşatması, eşinin şahsi ihtiyaçlarını karşılamaması gibi durumlarını eşine karşı yeteri hüküm ekonomik destek vermediğine hükmetmiştir.

Dolayısıyla Yargıtay;‘’Yüksek fatura geldiğinden bahisle evin ısınmasını önlemek suretiyle eşine ve kızına ekonomik şiddet uygulaması şeklindeki kusurlu davranışı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMKm. 174/2 koşulları oluştuğundan ilk derece mahkemesince kadın yararına manevi tazminata hükmolunması netice itibariyle isabetlidir.’’ gerçekleşen bu vaziyet karşısında bölge adliye mahkemesince kadının manevi ödenek talebinin reddine hüküm verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. ‘’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/12750 Esas 2016/2921 Hüküm sayılı 18.02.2016 günlü hükmü;

‘’Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin davacı kadının önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığı ve evin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla eşine para vermemek suretiyle ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.

Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı yasal aşama açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya hüküm verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.’’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/25979 Esas 2017/4218 Hüküm 13.04.2017 günlü hükmü;

‘’Erkeğin eşinin ameliyatı ile ilgilenmediği, sağlık giderleri ile kişisel ihtiyaçlarını karşılamadığı ve eşine harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.

Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, ödenek talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK. M. 174/2). Davacı-karşı davalı erkeğin belirlenen kusurlu davranışları davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2.

Maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadın yararına kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine hüküm verilmesi doğru bulunmamıştır.’’

Yargıtay Kararlarında da görüldüğü üzere eşin ekonomik şiddete maruz kalmasıboşanma sebebiolarak sayılmaktadır. Ekonomik şiddete maruz kalmanın artık evlilik birliğine devam edilmesinde katlanılamayacak nitelikte olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla evlilik birliği içerisinde ekonomik şiddete maruz kalan eş vasıtasıylaboşanma davasıaçılabilir.

Bu vaziyet boşanma için gerekçe olabileceği gibiEvlilikte ekonomik şiddetE maruz kalan eşinmaddi ve manevi tazminattalep etme hakkı da olacaktır.

Ayrıca; konuya ilgili olarak büromuzunboşanma avukatıile görüşebilirsiniz.

Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.