Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
4. Hukuk Dairesi 2019/1015 E., 2020/2839 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Yargı Makamı 4.
Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Yargı Makamı
Davacı... Vasıtasıyla, davalı... Aleyhine 28/02/2017 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi ödenek istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/06/2018 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 24/12/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vasıtasıyla süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten sonra tetkik hakimi vasıtasıyla hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355.
Maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp hüküm verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Yasal Aşama; haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının maddi ve manevi ödenek istemlerinin reddine hüküm verilmiş; hükme karşı davacı vasıtasıyla istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince davacı avukatinin istinaf başvurusunun reddine hüküm verilmiş; hüküm, davacı vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
Davacı; davalı ile evlenmek amacıyla birlikte yaşamaya başladıklarını, ancak davalının evlenmeye yanaşmadığını, hamile iken davalının evi terk ettiğini, davalının çocuğunu tanımaması nedeniyle açılan babalığın tespiti yasal süreci sonucunda davalının müşterek çocuğun babası olduğunun tespit edildiğini, davalının babalığını kabul etmemesiyle müşterek çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kaldığını belirterek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalı, davacıya hiçbir zaman evlenme vaadinde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının, evli olduğunu bildiği halde davalıyla birlikte yaşamaya devam ettiğinin kabulü ile manevi ödenek davasının reddine, maddi olarak zarara uğradığını ispatlayamadığı gerekçesiyle maddi ödenek davasının reddine hüküm verilmiştir.
Hükme karşı davacı taraf istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Yargı Makamı ilgili dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine hüküm verilmiş; hüküm, davacı vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; tarafların gayrı resmi birlikte yaşadıkları, bu birlikteliklerinden bir çocuklarının olduğu, davalının resmi nikâh yapmaya yanaşmadığı ve yasal aşama dışı bir kadınla evli olduğu, müşterek çocuğu ise yargı mercii kararıyla tanıdığı hususları sabittir. Reşit olan davacının, resmi nikâh olmaksızın davalı ile rızası ile birlikte yaşadığı gözetildiğinde bu durumun, tek başına manevi zarar doğurduğu sonucuna ulaşılamaz.
Ancak, davalının müşterek çocuğu benimsemeyip babasız büyümesine yol açma vermesi, davacının çocuğun doğumundan itibaren ebeveynlik görev ve sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kalması, davalının babalık sorumluluğundan kaçınması hususları göz önüne alındığında, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddine hüküm verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden bölge adliye yargı makamı kararının kaldırılması ve ilk derece yargı makamı kararının bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Yargı Makamı kararının HMK 373/1. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Yargı Makamı kararının HMK 371. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 17/09/2020 gününde oy birliğiyle hüküm verildi.
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.