Ev Sahibi Evi Satacağım Çık Diyor Ekibi28 Mayıs 2023Gayrimenkul Hukuku
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
Ev Sahibi, Kiracı Otururken Evi Satabilir Mi?
Mülkiyet hakkının getirmiş olduğu tasarruf yetkisinden malikin yararlanma hakkı vardır. Malik, evini kiraya vermiş olsa dahi onu bir başkasına satmak hakkına sahiptir. Hatta evin içerisinde kiracı varken dahiEvi satabilir. Böyle bir vaziyette kiracı ile aralarında yapmış olduklarıSözleşme, evin satılmasıyla birlikte yeni malike geçer veYeni malik kira sözleşmesinin tarafıHaline gelir.
Ancak ev sahibininEvi satacağımDiyerektenKiracıyıDoğrudan doğruyaEvden çıkarması mümkün değildir.
Nitekim bu halde sözleşmeye aykırılık meydana gelir ve kiracının bu nedenle uğramış olduğu zararın karşılanması gerekir.
Ev Sahibinin Evi Satması Halinde Kiracının Hakları Nelerdir?
Ev sahibinin kiracı otururken evi satması halinde kira sözleşmesinin tarafı artık yeni malik olur. Nitekim ev satılırken eve ilişkin haklar ve borçlar evi devralana geçer. DolayısıylaKira sözleşmesi, kiracı ile yeni malik arasında işlemeye devam eder. Burada yeni malikin kiracıdan evi boşaltmasını talep edebilmesi için birtakım şartlar bulunmaktadır.Yeni malikin, evi satın aldığı tarihten itibaren 1 ay içerisinde kiracıya ihtarname göndererek 6 ay içerisinde evi boşaltması gerektiğini bildirmesiGerekir.
Dolayısıyla yeni malikin, evi satın aldığı tarihten itibaren1 ay içerisinde ihtarname göndermemesi halinde kira sözleşmesi uzayacağındanKiracının tahliyesi bu sebebe dayanılarak istenemeyecektir. Yine ihtarnamenin süresinde gönderilmiş olmasında daKiracıya 6 aylık müddetVerilecektir.
Konu hakkında daha detaylı bilgi için gayrimenkul alanında uzman avukatlarımızı arayabilir, bilgi ve danışmanlık alabilirsiniz.
Yargıtay Kararları
- HD., E. 2014/13845 K. 2015/910 T. 29.01.2015
“… Davacı, yasal aşama dilekçesinde ve yargılama aşamasında oğlu C.’in konutIhtiyacı için tahliye talebindeBulunmuştur. Davalı vekilinin savunmasında söz edilen ve davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen, davacı asıl tarafından düzenlenerek imza edilen 29/05/2014 günlü yazılı belgenin varlığına davacı taraf karşı koymamış, hatta bu belgenin düzenlendiğini kabul etmişlerdir. Bu belge içeriğine göre davaya konu kiralananın müşterilerine gösterilmek üzere A.
M. E. Bürosundan, M. K.’a davacı tarafından yetki verildiği anlaşılmaktadır.
Bu yetki belgesine dayalı olarak,Emlakçılar tarafından kiralananın alıcı müşterilere gösterildiğiDavalı tanık anlatımları ile de sabittir. Bu vaziyette 29/05/2014 günlü düzenlendiğine karşı çıkılmayan bu belge kapsamına göre davacınınYargılama sırasında kiralananı satışa sunduğu anlaşıldığından, davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve mecburi olduğundan sözedilemeyeceğindenMahkemece davanın reddine hüküm verilmesi gerekirken iş bu belgeye değer verilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir…”
- HD., E. 2007/423 K. 2008/343 T. 22.09.2008
“… eski malik ile davalı arasında kurulan sözlü kira sözleşmesinin 1.3.2006 tarihinde sona erdiği konusunda bir itilaf bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının kiralananı 29.12.2005 tarihinde satın aldığı, halen kirada oturduğu yerin 18.9.2007 tarihinde satılması üzerine yeni malikin davalıya gönderdiği 21.9.2007 keşide günlü ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle davalının tahliyesini istediği, A1 mahallesinde bulunan 18 nolu bağımsız bölüm dairenin ise müstakilen adına kayıtlı olmayıp 1/4 payının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının dinlettiği tanıklarda davacının uzun yıllardır kirada oturduğu yerin satıldığını, ev sahibi tarafından tahliye etmesi için zorlandığını ifade etmişlerdir.
Davacı konut ihtiyacı nedeniyle yasal aşama açarken ve yargılama sırasında davanın hukuksal dayanağının 6570 Sayılı Yasanın 7/b maddesi olarak açıklamıştır. Davacı taşınmazı 29.12.2005 tarihinde iktisap edip 25.1.2006 tebliğ günlü ihtarname ile tahliye iradesini davalıya ilettikten sonra kiracının önceki malik ile yaptığı sözleşmedeki sürelerden yararlanarak süre koruyucu ihtarname ile yasal aşama açma hakkını korumak suretiyle 16.2.2007 tarihinde süresinde yasal aşama açmasında yasaya ve dairemizin yerleşik içtihatlarına göre bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacının kirada oturması ihtiyacın varlığına karine teşkil ettiği gibi yukarıda anlatılan olayların akışı, davacının kirada oturduğu yerin satılığa çıkarılması, nitekim yargılama sırasında satılmış olması karşısında iktisap tarihinden 13 ay 17 gün geçtikten sonra yasal aşama açması ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını göstermez. Davacının iddiasını doğrulayan belgelerden, tanık ifadelerinden ve tüm dosya kapsamından ihtiyacın gerçek, samimi ve mecburi olduğu anlaşıldığından kiralananın tahliyesine hüküm vermek gerekirKen yazılı gerekçe ile davanın reddine hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…”
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]