Mal Kaçırma Halinde Üçüncü Kişilere Karşı Eksik Katılma Alacağı Davası

İçerik

Toggle
  • Eksik Katılma Alacağı Nedir?
  • Mal Rejimi Sürerken Yapılan Devir ve İşlemler
    • Edinilmiş Mallara Eklenecek Değerler
    • Eklenecek Değerler Konusundaki Davanın Üçüncü Kişiye İhbarı
  • Üçüncü Kişiye Karşı Eksik Katılma Alacağı Davası
    • Üçüncü Kişinin Katılma Alacağından Sorumluluğunun Sınırları
    • Eşten Mal Kaçırma -Tapu İptal ve Tescil
  • Eksik Katılma Alacağı Davası Zamanaşımı

Eksik Katılma Alacağı Nedir?

Eksik katılma alacağı davası, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, eşlerden birisinin katılma alacağının tamamını tahsil edemediği durumlarda, kanunda sayılan hal ve şartlarda üçüncü kişilere karşı açabileceği bir yasal aşama türüdür.

Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

(TMK m.241)

Eksik katılma alacağı davasında,Edinilmiş mallara eklenecek değerlerKavramı önemlidir. Eşler dışındaki üçüncü kişilerin, katılma alacağından sorumlu olabilmesi için öncelikle ortada, edinilmiş mallara eklenecek malvarlığı değerinin bulunması gerekir.

İlginizi çekebilir:Boşanmada Mal Paylaşımı

Mal Rejimi Sürerken Yapılan Devir ve İşlemler

Eşler, mal rejiminin geçerli olduğu evlilik süresince, hangi mal grubuna dahil olursa olsun, kendi malları üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bunun için diğer eşin rızası gerekmez.

Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

(TMK m.223)

Bu kuralın tek istisnası aile konutu ile ilgili özel düzenlemelerdir. Gerek Medeni Yasa, gerek Borçlar Kanunu’ndaki ilgili hükümler uyarınca; eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, rehnedemez ve üzerinde üçüncü kişi lehine ayni hak tesis edemez.

Diğer eşin açık rızası olmadan yapılan bu gibi tasarruflar, itiraz üzerine iptal edilir.

İlginizi çekebilir:Aile Konutu Nedeniyle Tapu İptal Davası

Bunun dışında, eşlerin kendi malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi ancak hakim kararıyla kısıtlanabilir.

İlginizi çekebilir:Aile Mallarının Korunması Hakkında Evlilik İçi Tedbir Kararları

Edinilmiş Mallara Eklenecek Değerler

Edinilmiş mallara katılma rejimiNde, eşlerin malvarlığı iki gruba ayrılır; kişisel mallar ve edinilmiş mallar. Eşlerin karşılıklı olarak, birbirlerinin edinilmiş malları üzerindeKatılma alacağıHakkı olur.

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının açıldığı tarihteki malvarlığı durumuna göre gerçekleşir. Kural olarak eşler; bu tarihte ellerinde bulunan malvarlığı ile birbirlerine karşı sorumlu olup, ellerinde bulunmayan malvarlığı değerlerinden sorumlu olmazlar. Ancak Medeni Yasa 229.

Madde düzenlemesi, bu kurala bir istisna getirmiştir.

Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
  2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
(TMK m.229)

Kanunda sayılan bu malvarlığı değerleri, mal rejiminin sona erdiği tarihte eşin elinde olmasa bile,Edinilmiş malvarlığıGrubuna dahil edilir ve mal paylaşımı buna göre yapılır. Yani diğer eş, bu malvarlığı değerleri üzerinde de katılma alacağı talebinde bulunabilir.

Satış gibi, karşılık alınarak yapılan devirler, eklenecek değer olarak dikkate alınmaz. Bu devirden elde edilen malvarlığı değeri, tasfiye tarihinde eşin elinde değilse, bundan dolayı eşin sorumluluğu doğmaz. Yine üçüncü kişilerin de ivazlı devir nedeniyle, diğer eşe karşı bir borcu söz konusu olmaz.

İlginizi çekebilir:Boşanma Öncesi Eşten Mal Kaçırma

Eklenecek Değerler Konusundaki Davanın Üçüncü Kişiye İhbarı

Mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle doğacak alacak hakları, kural olarak eşe karşı ileri sürülür.

Yasa, eklenecek değerler üzerindeki alacak hakkının eşten tahsil edilememesi hâlinde, karşılıksız kazandırmadan faydalanan üçüncü kişiden tahsil edilmesine olanak sağlamıştır.

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin itilaflarda yargı mercii hükmü, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

(TMK m.229/3)

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağının, karşılıksız kazanım sağlanan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için;

  • Eklenecek değerlere tabi bir kazandırma bulunmalı,
  • Eşin bu değer üzerindeMal rejimiNden doğan bir alacak hakkı talebi bulunmalı,
  • Katılma alacağı ve katkı payıDavası, karşılıksız kazanım elde etmiş olan üçüncü kişiye ihbar edilmiş olmalıdır.

Belirtmek gerekir ki, eklenecek değerin varlığının kabulü halinde dahi, devrin geçersizliğinden söz edilemez. Katılma alacağı, ayni değil, şahsi bir alacak hakkı teşkil eder. Dolayısıyla, ister karşılıksız kazandırma olsun, ister mal kaçırma amacıyla yapılsın, diğer eş ile üçüncü kişi arasında yapılan işlem geçerliliğini korur. Burada sözü edilen, eşten tahsil edilemeyen katılma alacağının, kazanımla sınırlı olarak, üçüncü kişiden de talep edilebilmesi olanağıdır.

TMK 229.

Madde hükmüne göre davanın üçüncü kişiye ihbarı, bu kişiyi doğrudan borçlu haline getirmez. Ancak, kendisine yapılan karşılıksız kazandırmanın, eklenecek değerlerden olduğunun tespiti sonucunu doğurur. Bu tespit, katılma alacağının tamamının eşten tahsil edilememesi hâlinde, kendisine karşı açılacakEksik katılma alacağı davasıNda kesin delil oluşturur ve kazandırmanın eklenecek değerlerden olup olmadığı araştırmasına tekrar girişilmez. İhbarın yokluğunda, üçüncü kişi, kendisine karşı açılacakEksik katılma alacağıDavasında, yapılan kazandırmanın, eklenecek değerlerden olmadığı itirazında bulunabilir.

Üçüncü Kişiye Karşı Eksik Katılma Alacağı Davası

Üçüncü kişilere karşı eksik katılma alacağıDavası açabilmenin bazı koşulları vardır.

Bu şartlar:

  1. Eklenecek değerler kapsamında karşılıksız bir kazandırmanın bulunması,
  2. Mal rejiminin tasfiyesinden doğanKatılma alacağının eşten tahsil edilememişOlması,
  3. Yapılan karşılıksız kazandırmaya ilişkin eksik kalan miktarın talep edilmiş olmasıdır.

Üçüncü Kişinin Katılma Alacağından Sorumluluğunun Sınırları

Kendisine karşılıksız kazandırmada bulunulan üçüncü kişinin, katılma alacağından sorumluluğu sınırlıdır. Sorumluluk; kendisine yapılan kazandırmadan, diğer eşin katılma alacağı miktarı kadardır.Karşılıksız kazandırmaDa bulunmuş olan borçlu eş, diğer eşin katılma alacağını tamamını ödemişse, üçüncü kişinin hiç bir sorumluluğu kalmaz. Ancak eksik ödeme hâlinde, bu eksik kalan tutar için sorumluluk doğar.

Karşılıksız kazanım elde eden üçüncü kişi, diğer eşin edinilmiş tüm mallar üzerindeki katılma alacağı toplamından değil, kendisine yapılan kazandırma üzerindeki katılma alacağından sorumlu olabilir.

Üçüncü kişi, hiç bir zaman elindekini vermekle sorumlu değildir. Kazandırma geçerliliğini korur.

Ancak bir alacak ilişkisinde borçlu durumuna düşer.

Eşten Mal Kaçırma -Tapu İptal ve Tescil

Eklenecek değerlere tabi karşılıksız kazandırma bir tapu devri olabilir. Bu durumda eksik katılma alacağı davasında Tapu iptalTalebinde bulunulabilir mi?

Eksik katılma alacağında tapu iptal talebinde bulunulamaz.

Bilindiği üzere TMK m.223 hükmüne göre her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir…. Eklemenin olması o kazandırma ya da devre ilişkin yasal işlemin geçerliliğini ortadan kaldırmaz.

( U. Gençcan -Türk Medeni Kanunu Yorumu – 4.

Baskı- s.1731)

Üçüncü kişilere yapılan temliklere ilişkin işlemler, iptali veya geçersizliğinden söz edilmediği için geçerliliğini korur. Bu işlemlerin sonucu olarak sadece diğer eşten tahsil edilemeyen alacağın ödenmesi istenebilir.

( U. Gençcan – Türk Medeni Kanunu Yorumu – 4. Baskı- s.1734)

Mal rejiminden kaynaklanan Katılma ve katkı payı Gibi alacaklar, ayni değil, şahsi alacak haklarıdır.

Bu tür davalar sonunda, tapu devrine değil, edinilmiş mallar üzerindeki katkı ve katılma alacağına hükmedilir. Yine eşler evlilik süresince hangi mal gurubuna dahil olursa olsun, kendi malları üzerinde istedikleri şekilde tasarruf edebilirler. Tüm bunların sonucu olarak da,Eksik katılma alacağı davasında da tapu iptal ve tescilGibi ayni bir talepte bulunulamaz. Bu yasal aşama, bir alacak davası türüdür.

Eşin talep hakkı, edinilmiş malın mülkiyetine yönelik bir ayni hak olmayıp, malın değeri üzerinden hesaplanan bir alacak hakkı niteliğinde olduğundan; karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının tespit edilmesi halinde, işlemin (tasarrufun) iptaline hüküm verilemez ve eşle birlikte üçüncü kişi davalı olarak gösterilse bile, bu aşamada davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağından üçüncü kişi sorumlu tutulamaz….

Bu sonuç, ancak hüküm altına alınan katılma alacağının tahsili aşamasında borçlu eşin malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması hâlinde, sonradan üçüncü kişi aleyhine eksik kalan ve borçlu eşin malvarlığı veya terekesi tasfiye borcunu ödemeye yetiyorsa, hiç bir zaman lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi, davacıya ödenecek katılma alacağından sorumlu tutulamayacağına ilişkin TMK 241. Maddesi hükmüyle de uyumlu olacaktır.

(Yargıtay 8. HD 2015/911 E, 2016/8977 K, 23.05.2016 T )

Medeni Yasa 241. Maddesi, tapu veya tasarrufun iptaline imkan vermese de, Borçlar Kanunu genel düzenlemelerine göre, muvazaalı devir işlemlerinin iptali mümkündür.

Bu konuda ayrıntılı açıklamalar içinEşten Mal Kaçırma Durumunda Muvazaaya Dayalı İptal DavasıBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Eksik Katılma Alacağı Davası Zamanaşımı

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak davalarındaZamanaşımıDeğil,Hak düşürücü süreLer söz konusu olur. Yani davanın süresinde açılıp açılmadığı, itiraz olmasa dahi yargı mercii tarafından gözetilir.

Eksik katılma alacağı davasında hak düşürücü süre; alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıldır.

Kanunda öngörülen bir yıllık süre;

  • Karşılıksız kazandırmanın bulunduğu ve
  • Bu kazandırma ile alacak hakkının zedelendiğinin öğrenildiği tarihte başlar.

Her halükarda işleyecek beş yıllık süre ise;

  • Eşin ölümü hâlinde ölüm tarihinden,
  • BoşanmaVeyaEvliliğin iptali Hâlinde kararın kesinleşmesinden,
  • Eşler yasal mal rejimi dışında bir mal rejimine geçmişse, geçiş tarihinden,
  • Aile yargı makamı hakimi tarafından olağanüstü mal rejimine geçilmesine hüküm verilmişse hüküm tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Aile hukukuVeBoşanma avukatıOlarak faaliyet veren avukatlık büromuza,Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmaDavaları,Mal rejiminin tasfiyesiNe ilişkin davalar, aile konutuna ilişkin itilaf ve evlilik içerisindeki tedbir kararları hakkında yasal danışma ve destek için ulaşabilirsiniz.

AvukatFaaliyet alanlarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Üçüncü kişilere karşı katılma alacağı davası açılabilir mi?

Katılma alacağı davası esasen eski eşe karşı açılır. Ancak TMK 241. Maddesi şartlarında, eski eşten tahsil edilemeyen katılma alacağı, üçüncü kişilerden istenebilir.

Bunun için, borçlu olan eş, mal rejimi devam ederken, üçüncü kişiye olağan hediyeler dışında kazandırmada bulunmuş olmalıdır.

Eksik katılma alacağı davasında tapu iptali olur mu?

Eksik katılma alacağı davası, ayni değil, şahsi bir alacak hakkına dayanır. Bu nedenle bu davada kazandırma konusuTapu iptaliMümkün değildir. Ancak üçüncü kişi, elde ettiği kazanımdan, alacaklı eşin tahsil edemediği kısım için borçlu hale gelir. AncakMuvazaaVeya icra takibi aşamasında tasarrufun iptali koşulları varsaDevrin iptaliMümkün olabilir.

Eşten mal kaçırma halinde ne yapılabilir?

Boşanma süresindeEşin mal kaçırmasıHalinde, eksiltilen malvarlığı değerleri de paylaşıma dahil edilir.

Yani, karşılıksız veya mal kaçırma amacıyla yapılan devirler de katılma alacağı hesabında dikkate alınır. Yasal Aşama sonunda katılma alacağının tamamı eski eşten tahsil edilemezse, bu devirlerden fayda sağlayan kişilere karşı eksik katılma alacağı davası açılabilir.

Hukuk Büromuz7 Ocak 2023