DNA Testi

DNA testi, hedeflenen belirli gen dizilimlerinin, incelenen materyale ait DNA diziliminde var olup olmadığını, mutasyona uğrayıp uğramadığını ve gen dizilimini belirler.

DNA testi yasal alanda ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin ve adli durumlarda bir biyolojik materyalin daha önce örnek alınmış olan kişilerden hangisine ait olduğunun tespit edilmesi için önemli veriler sunar.

Babalık Davası ve DNA Testi

Babalık davası, evlilik dışında doğmuş olan çocuğun biyolojik babası tarafından tanınmaması hâlinde, çocuk ile baba arasında soybağının mahkemece kurulmasını sağlar. İşbu yasal aşama ana veya çocuk tarafından babaya, baba ölmüş ise mirasçılarına karşı açılır. Babalık davasında yetkili yargı mercii, davacı ya da davalının yasal aşama ya da doğumun gerçekleştiği tarihteki yerleşim yeridir. Görevli yargı mercii ise aile mahkemesidir.

İşbu davada babalık hükmü kurulabilmesi için çocuk ile baba arasında biyolojik arasında biyolojik bağ olduğunun tespit edilmesi gerekir.

Günümüz teknolojik gelişmeleri ile biyolojik bağın var olup olmadığı DNA testi ile tespit edilebilmektedir.

Çocuk evlilik birliği içerisinde doğmuş ise karine olarak çocuğun babası koca sayılır. Babalık karinesi çocuğun doğumundan 300 gün ila 180 gün arasında anne ile cinsel ilişkide bulunmuş kimseleri kapsamaktadır. Olası şüphelerin varlığı halinde tarafların iddialarını ispatlayabilmesi için DNA testi büyük öneme sahiptir.

Yargı Mercii Hükmü ile DNA Testi Yapılmasına Hüküm Verebilir Mi?

Yargı Mercii hükmü ile DNA testi yapılabilmektedir. Ancak, yargı mercii hükmü ile DNA testi yapılabilmesi için bir davada uyuşmazlığın çözümü için soybağının tespitinin ön sorun teşkil etmesi gerekmektedir.

Babalık davası, soybağının reddi davası veya miras davaları gibi davalarda soybağının tespiti ön sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Örneğin babalık davasında aile mahkemesinin hüküm verilebilmesi için çocuk ile baba arasında biyolojik bağın tespiti gerekir. Bu durumda yargı mercii tarafından DNA testi yapılmasına hüküm verilecektir.

DNA Testini Kimler Talep Edebilir?

Yargı Mercii nezdinde görülen davada DNA testi yapılması davanın taraflarınca hakimden talep edilebileceği gibi hakim tarafından da istenebilir.

Zira, kamu düzenini ilgilendiren davalarda re’sen araştırma ilkesi uygulanır. Bu tür davalar tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalardır. Bu davalara örnek olarak; babalık davası, soybağının reddi davası, nüfus kayıt düzeltme davaları ve evliliğin mutlak butlanı davaları örnek gösterebilir.

Bu tür davalarda hakim tarafların getirdiği yasal aşama malzemesi ile bağlı olmayıp herhangi bir talep olmaksızın kendisi yasal aşama malzemesi toplar. Dolayısıyla hakim kendiliğinden DNA testi yapılmasına hüküm verebilecektir.

Örneğin babalık davasında babalık iddiasının ispat edilmesi için davaya taraf olan çocuk ya da ana veya baba tarafından veyahut hakim tarafından DNA testi yapılması talep edilebilecektir.

Zorla DNA Testi Yaptırılabilir Mi?

Yargı Mercii hükmü olmasına rağmen kişi kendisine yapılacak olan DNA testine izin vermeyebilir. Bu halde HMK ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, haklı bir sebep olmaması halinde hakim DNA testinin zor kullanılarak yapılmasına hüküm verebilir. Zira, HMK m.292 hükmüne göre; “Uyuşmazlığın çözümü bakımından mecburi ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır.

Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına hüküm verir.”

Ayrıca, 18 yaşından küçük olan çocuk için DNA testi yaptırabilmesi ana ve babanın rızasına bağlıdır. Ana ve baba rıza vermekten kaçınırsa bu halde de hakim zor kullanılarak DNA testi yapılmasına hüküm verebilir.

DNA testi yapılmasına ilişkin yargı mercii hükmü olmaması halinde zor kullanılarak DNA testi yapılamaz. Zira, DNA testi yoluyla analizi yapılacak kişilerin teste onay vermesi gerekir.

Yargı Mercii Hükmü Olmaksızın DNA Testi Yapılabilir Mi?

Yargı Mercii hükmü olmaksızın DNA testi yapılabilmektedir. Ancak, bu durumda DNA testi sadece özel laboratuvarlarda yapılabilir.

Zira, devlet veya özel hastanelerin böyle bir hizmeti söz konusu değildir.

Yargı Mercii hükmü olmaksızın yapılacak DNA testinde analizi yapılacak kişilerin kimlik bilgileri ile birlikte yapılacak olan DNA testine onay vermeleri gerekmektedir. Analizi yapılacak kişinin 18 yaşından küçük olması halinde ise ana veya babasının yazılı izninin alınması zorunludur.

DNA Testi Nasıl Yapılır?

Yargı Mercii hükmü ile DNA testi yapılmasına hüküm verilmesi halinde DNA testi, Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilir. Adli Tıp Kurumu dışında yapılan testler, yasal olarak mahkemede geçerli olarak kabul edilmez. Ayrıca, DNA testi ancak Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış moleküler genetik laboratuvarlarda yapılır.

Yargı Mercii hükmü olmaksızın DNA testi yapılması halinde ise DNA testi ancak özel laboratuvarlar aracılığıyla yapılabilir.

Bu kapsamda devlet veya özel hastanelerde DNA testi yapılamaz.

Hakim DNA Testi ile Bağlı Mıdır?

DNA testi hakim bakımından bilirkişi raporu niteliğindedir. Bilirkişi raporu ile de hakim bağlı değildir. Dolayısıyla DNA testi sonucu da hakim için bağlayıcı değildir.

Her ne kadar hakim bilirkişi raporları ile bağlı olmasa da işbu raporları dikkate alarak akla, mantığa, bilime ve hukuka uygun hüküm vermelidir. DNA testi sonuçları bilimsel olarak çok yüksek bir oranda doğru çıkmaktadır.

Hakimin bu hususu dikkate alarak bir hüküm kurması gerekmektedir.

Babalık İddiası ile Şantaj ve DNA Testi

Şantaj suçu Türk Ceza Kanunu’nun 107. Maddesinde düzenlenmiştir. İşbu hükme göre şantaj suçu, aşağıdaki şekillerde işlenebilir:

  1. Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle; bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama şeklinde şantaj suçu veya haksız çıkar sağlamaya zorlama suretiyle şantaj suçu (TCK m.107/1)
  2. Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile şantaj suçu (TCK m.107/2).

Türk Medeni Kanunu, ana ve çocuğa babalık davası açma hakkı tanımıştır. Bu nedenle babalık iddiası ile kadının babalık davası açması, kanunda kadına tanınan bir haktır.

Görüldüğü üzere, babalık iddiası ileri sürülerek babalık davası açacağından bahisle;

  • Kadının erkeği kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya veya
  • Haksız çıkar sağlamaya zorlaması şantaj suçunu oluşturacaktır.

Örneğin kadının, bir erkeği çocuğunun babası olduğu iddiasıyla para almaya veya bir şey yapmaya zorlaması şantaj suçunu oluşturacaktır.

Burada erkeğin çocuğun gerçek babasının olup olmamasının önemi yoktur.

Zira, şantaj suçunda kişi hakkı olduğu bir şeyden bahisle şantaj yapmaktadır. Babalık iddiasıyla yasal aşama açmak, kadına tanınan bir hak olduğundan babalık davası neticesinde verilen bir hükmün önemi bulunmamaktadır.

Bu sebeple, şantaj suçu nedeniyle kadın hakkında başlatılan soruşturmada veya açılan kamu davasında çocuğun babasının kim olduğu araştırılmaz. Zira, savcılık ve yargı mercii suçun işlendiğine dair maddi gerçeğin ortaya çıkması için delilleri toplar ve gerekli araştırmaları yapar. Bu hususun şantaj suçunun işlenip işlenmediğinin tespit edilmesinde etkisi olmadığı gibi ağırlaştırıcı veya hafifletici bir sebep de değildir.

Dolayısıyla, erkeğin çocuğun gerçek babası olup olmadığının belirlenmesine yönelik, savcılık veya yargı mercii DNA testi yapılmasına hüküm vermeyecektir.

Dolayısıyla, çocuğun babası gerçekten şantaj yapılan kişi olsa dahi sırf bu sebeple kadının beraat etmesi söz konusu değildir.

İletişime Geç