Devre mülk dolandırıcılığı; kişilerin bedava tatil taahhütüyle otellere davet edildiği ve manipülasyonla borç altına sokulduğu yeni dolandırıcılık türlerinden biridir. Çeşitli kurgularda uygulanabilen bu dolandırıcılık yönteminde mağdurların yüksek miktarlarda maddi zarara uğraması söz konusudur. Yaşanan maddi zararın, çeşitli yasal yollara başvurularak tahsil edilmesi mümkündür. Alacağın tahsilinin yanı sıra, dolandırıcılar hakkında suç duyurusunda bulunularak ceza yargılaması da yapılmaktadır.
İçindekiler
- 1 Devre Mülk Dolandırıcılığı Nasıl Yapılmaktadır?
- 2 Devre Mülk Dolandırıcılığı Para İadesi Nasıl Alınır?
- 2.1 İhtiyati Haciz Talebi
- 2.2 Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi Başvurusu
- 2.3 İlamsız İcra Takibi
- 2.4 Hukuk Davası Açmak
- 3 Devre Mülk Dolandırıcılığı İcra Takibi Masrafları ve
- 4 Devre Mülk Dolandırıcılığı Savcılık Şikayeti Nasıl Yapılır?
- 5 Devre Mülk Dolandırıcılığı Savcılık Şikayeti Masrafları ve Avukatlık Ücreti
- 6 Devre Mülk Dolandırıcılığında Deliller Nelerdir?
- 7 Devre Mülk Dolandırıcılığında Dolandırıcılar Tespit Edilebilir Mi?
- 8 Sonuç
Devre Mülk Dolandırıcılığı Nasıl Yapılmaktadır?
Devremmülk dolandırıcılığı; mağdurlara çeşitli iletişim kanalları üzerinden ulaşılarak bedava tatil kazandıklarının bildirilmesi ve kişilerin otellere davet edilmesiyle yapılmaktadır.
Mağdurlar, otel tanıtımı vaadi ile çeşitli lüks otellerin lobilerindeki etkinliklere davet edilmektedir.
Bu etkinliklerde ikramların sınırsız ve bedava olduğu, mağdurların servisle evlerinden alınıp yine evlerine bırakılacağı gibi ikna unsurları ileri sürülmektedir.
Mağdurlara, etkinliğe katılım sağladıktan sonra bir satış danışmanı atanmaktadır. Bu satış danışmanının etkinlik süresince mağdurların yalnız kalmasını engellediği ve bu manipülasyon yöntemi ile mağdurları psikolojik baskı altında bıraktı görülmektedir.
Yapılan görüşmelerde, mağdurlara otel gezdirilmekte, imkanlar sunulmaktadır. Sözleşmenin imzalanması halinde, mevcut otelle aynı niteliklere sahip yeni otel inşaatından hisse verileceği belirtilmektedir. Bu hisse ile, şirketin,,,, gibi diğer tesislerinde de tatil imkanı sağlanacağı söylenmektedir.
Mağdurlar devre mülk sözleşmesine imzaladıktan sonra, 14 günlük cayma süresi çeşitli bahanelerle geçirilmekte ve sürede olduktan sonra ise iptalinin söz konusu olmadığı belirtilmektedir.
Kişiler devre tatil haklarını kullanmak istediklerinde ise herhangi bir tarihte boşluk bulunmadığı söylenerek mağdurlar oyalanmaktadır.
Bunun yanı sıra, sözleşmeli imzalanması ile birlikte alınan senetler dolandırıcı kurum tarafından icraya konulmakta ve mağdurlar borçlu konuma düşürülmektedir.
DİKKAT:Bu dolandırıcılık türünde taraflar arasındaki imzalanan anlaşma bir nevi tüketici işlemi olarak sayıldığından,14 günlük yasal cayma hakkıBulunmaktadır. Manipülasyon sonucu sözleşme imzalayan kişiler, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 14 gün içerisinde ilgili kuruma başvuruda bulunarak sözleşmenin iptalini ve senetlerin iadesini talep edebilmektedirler. Uygulamada bireyler tarafından bizzat yapılan başvuruların dolandırıcılık kurum tarafından göz ardı edildiği ve 14 günlük sürenin kasıtlı olarak doldurulduğu görülmektedir.
Devre Mülk Dolandırıcılığı Para İadesi Nasıl Alınır?
Devre mülk dolandırıcılığı para iadesi; tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemelerine başvuru, ilamsız icra yoluna başvuru ve ödenek yasal süreci yollarıyla alınır.
Açılan yasal aşama ve icra süreçlerinin bazı durumlarda uzun sürelere yayılması, dolandırıcıların mal kaçırma ihtimalini de ortaya çıkarmaktadır. Bu riski ortadan kaldırmak için ihtiyati haciz yasal yolu uygulanabilmektedir.
İhtiyati Haciz Talebi
Dolandırıcıların mal kaçırmasını önlemek ve mağdurun alacağını güvence altına almak amacıylaIhtiyati hacizTalep edilebilir.
İhtiyati haciz talebi, yetkili icra mahkemesine sunulan dilekçe ile yapılmaktadır.
Dilekçede, mağduriyetin nasıl oluştuğu, alacağın yasal dayanağı ve deliller detaylı şekilde belirtilmektedir. Yargı Mercii tarafından yapılan inceleme sonucunda, alacağın yakın ispatla ortaya konulduğuna hüküm verilmesi halinde, ihtiyati hacze hükmedilmektedir. Bazı durumlarda, haciz uygulanabilmesi için yargı mercii tarafından %10-15 oranında teminat yatırılması talep edilebilmektedir.
İhtiyati haciz yoluna icra ve yasal aşama yollarına başvurmadan önce başvurulması halinde, ihtiyati haciz kararından itibaren7 günIçinde icra takibi başlatılmalı yahut yasal aşama açılmalıdır. Bununla birlikte, hüküm tarihinden itibaren10 günIçinde haczin infazı talep edilmelidir.
Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Yargı Makamı Başvurusu
Devre mülk satışı iddiası ile yapılan sözleşmeleri niteliği tüketici sözleşmesi olarak belirlenebildiğinden mağdurlar maddi zararın boyutuna göre tüketici hakem heyetlerine yahut tüketici mahkemelerine başvurabilmektedir.
2025 yılı itibariyle 149.000 TL altındaki itilaflarda başvurulacak yetkili makam tüketici hakem heyetleridir.
Tüketici hakem heyetlerine başvurulare-devletüzerinden online şekilde yapılabilmektedir.
149.000 TL alacaklar için tüketici mahkemelerine başvurmak gerekecektir. Açılacak tüketici davalarında yasal aşama koşulu olarak mecburi arabuluculuk uygulaması getirildiği için arabulucuya başvurmadan açılan yasal süreçler reddedilmektedir.
Bu aşamada, devre mülk sözleşmesi, ödeme dekontları, yazışmalar ve reklam içerikleri delil olarak sunulmalıdır. Yargı Mercii, sözleşmenin iptali ve ödenen bedelin iadesine hüküm verebilmektedir. Davada taraflar arasında imzalanan sözleşmenin doğru nitelendirilmesi oldukça önemlidir.
İlamsız İcra Takibi
Devre mülk dolandırıcılığı nedeniyle zarara uğrayan kişilerin başvurabilecekleri yollardan bir diğeri, dolandırıcıya karşı doğrudanIlamsız icra takibiBaşlatmaktır.
Yapılan başvurunun ardından icra dairesi tarafından ödeme emri düzenlemekte ve borçluya tebliğ edilmektedir.
Hazırlanan ödeme borcun ödenmesi ile borca itiraz süreçlerine ilişkin bilgilendirmeler yer almaktadır. Borçlu (dolandırıcı) ödeme emrine7 günIçinde itiraz etmezse, icra takibi kesinleşir ve haciz işlemlerine başlanabilir. Eğer borçlu ödeme emrineItiraz ederse, alacağın tahsili için icra mahkemesine başvurulması gerekir.
Borca itiraz süresinin dolması halinde ilamsız icra takibi kesinleşmekte ve haciz aşamasına geçilmektedir. Haciz aşamasında, borçlunun banka hesapları, gayrimenkul ve menkul malları üzerine haciz konularak satış gerçekleştirilmekte ve alacak tahsil edilmektedir.
Hukuk Davası Açmak
Devre mülk dolandırıcılığı sonucu yaşanan maddi zararın giderilmesi için başvurulabilecek yollardan bir diğeri, asliye hukuk mahkemelerinde hukuk yasal süreci açmaktır.
Açılacak davalarda, somut olayın niteliğine göre değişmekle birlikte sebepsiz zenginleşme, sözleşmenin eksik ifası yahut haksız fiil hükümlerine dayanılabilmektedir.
Devre Mülk Dolandırıcılığı İcra Takibi Masrafları ve
Devre mülk dolandırıcılığı icra takibi masrafları, başlatılan icra takibindeki alacak miktarına göre değişmektedir. Yüksek meblağlı alacaklarda icra masrafları da yüksek olmaktadır. Avukatlık ücreti, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre değişmekle birlikte, uygulamada genellikle alacak miktarının %20’si olarak kararlaştırılmaktadır.
Devre Mülk Dolandırıcılığı Savcılık Şikayeti Nasıl Yapılır?
Devremülk dolandırıcılığı savcılık şikayeti polis ve jandarma birimleri ile Cumhuriyet savcılıklarına şikayette bulunması ile yapılır.
Şikayetler sözlü olarak sunulabileceği gibi konuya ilişkin detaylı dilekçelerle de sunulabilmektedir. Şikayetini sözlü olarak sunulması halinde yetkili makamlar tarafından konuya ilişkin tutanak tutulmaktadır.
Bu noktada tutanakta yer alan bilgilerin doğruluğunun tespit edilmesi önemlidir.
Dilekçe ile sunulan şikayetlerde ise hazırlanan dilekçenin konuya ilişkin tüm detayları içerdiği ve ifadelerin doğru delillerle desteklendiği hususlarına dikkat edilmelidir. Bunun yanı sıra, dilekçe suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığına hitaben yazılmalıdır ve mağdurun kimlik ve iletişim bilgisi ile şikayet edilen kişinin adı adresi ticaret sicil numarası ve yetkililerine ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
Hukuka uygun ve nitelikli bir dilekçenin başsavcılığa sunulmasının ardından soruşturma süreci başlatılmakta ve gerekli takipler, incelemeler yapılmaktadır. Konu hakkında yeterli delilin başsavcılığa sunulması halinde ise mağdurun banka hesaplarını bloke konmasına ilişkin hüküm verilmesi söz konusudur.
Bu aşamada, mağduriyetin hızlı bir şekilde giderilmesi için savcılık şikayetinin yanı sıra yasal yollarla (ihtiyati haciz, icra takibi ve ödenek yasal süreci) maddi kayıpların telafisi de talep edilmelidir.
Devre Mülk Dolandırıcılığı Savcılık Şikayeti Masrafları ve Avukatlık Ücreti
Devre mülk dolandırıcılığı savcılık şikayeti süreçlerinde herhangi bir masraf bulunmamaktadır. Avukatlık ücreti dosya özelinde yapılacak değerlendirme sonucu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre belirlenmektedir.
Maddi kaybın düşük olması nedeniyle dosyalarda, alternatif yasal yolların uygulanması mümkündür.
Bu kapsamda, uzman avukatlar tarafından hazırlanan detaylı taslak dilekçelerden yararlanılarak mağdurların süreci kendi başlarına yürütmeleri sağlanabilmektedir. Bu yöntem, hem düşük tutarlı zararların tazmin edilmesine yardımcı olmakta hem de yasal süreçlerin daha az maliyetle sürdürülmesine katkıda bulunmaktadır.
Devre Mülk Dolandırıcılığında Deliller Nelerdir?
Devre mülk dolandırıcılığında delil olarak sunulabilecek belgeler şunlardır:
- Devre mülk satışı veya kiralaması ile ilgili yapılan yazılı sözleşmeler, taahhütnameler.
- Banka dekontları, EFT/havale işlem bilgileri, kredi kartı ekstresi veya makbuzlar.
- Sahte vaatlerde bulunulan broşürler, internet sitesi ekran görüntüleri, SMS veya yazışmaları.
- Telefon konuşmalarına ait kayıtlar, veya diğer mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar.
- Aynı şekilde mağdur olmuş kişilerin ifadeleri, fuarlarda veya ofislerde yapılan görüşmelere şahit olan kişilerden alınacak beyanlar.
- Vaadedilen devre mülkün tapuda kayıtlı olup olmadığına dair alınacak resmi belgeler.
- Dolandırıcılıkla ilgili olduğu düşünülen firmanın Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, MERSİS bilgileri, şirket yetkililerinin kimlik bilgileri.
- Daha önce aynı firma veya kişiler hakkında yapılan suç duyuruları, icra takipleri, yargı mercii kararları.
Bu deliller, hem savcılık soruşturmasında hem de ödenek davalarında mağduriyetin kanıtlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Sayılan delillerin yanı sıra, somut olayın niteliğine uygun olan ve iddiaları destekleyen her türlü bilgi ve belge de delil olarak dosyaya sunulabilmektedir.
Devre Mülk Dolandırıcılığında Dolandırıcılar Tespit Edilebilir Mi?
Devre mülk dolandırıcılığında dolandırıcıların tespit edilmesi çoğu vaziyette mümkündür. Savcılık ve yargı mercii süreçlerinde, dolandırıcılara ulaşmak için çeşitli yasal ve teknik yöntemler kullanılmaktadır.
Özellikle, dolandırıcılıkla ilgili banka hesap hareketleri, yapılan ödemelerin yönlendirildiği hesap sahipleri ve varsa şirket kayıtları incelenerek faillerin kimlikleri ortaya çıkarılmaktadır.
Dolandırıcılığın bir şirket üzerinden gerçekleştirilmesi halinde, Ticaret Sicil Müdürlüğü’ndeki MERSİS ve vergi kayıtları araştırılarak dolandırıcılıkla bağlantılı kişilere ulaşılmaktadır.
Teknolojik gelişmeler sayesinde, dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan dijital izler de incelenebilmektedir. Özellikle, dolandırıcılığın gerçekleştiği web siteleri, yazışmaları ve ilanların paylaşıldığı platformlar üzerinden IP adresleri tespit edilerek faillerin kimliği belirlenmektedir. Ayrıca, dolandırıcılıkta kullanılan telefon numaralarına ilişkin HTS kayıtları incelenerek şüphelilerin kimliklerine ulaşılmaktadır.
Devre mülk dolandırıcılığı gibi yaygın dolandırıcılık vakalarında, savcılık tarafından dosya hakkında daimi arama hükmü verilebilmektedir. Daimi arama hükmü, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe bulunmasına rağmen failin henüz tespit edilemediği durumlarda uygulanan bir yasal imkandır Bu hüküm ile birlikte, yeni deliller elde edildiğinde, soruşturma tekrar aktif hale getirilerek failler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılmaktadır.
Sonuç
Devre mülk dolandırıcılığı, mağdurların yasal süreçlerin karmaşıklığı nedeniyle haklarını aramakta tereddüt etmesi üzerine giderek yaygınlaşan bir dolandırıcılık yöntemi haline gelmiştir.
Bu tür dolandırıcılıklarda, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve maddi zararların telafi edilmesi için sürecin en hızlı şekilde başlatılması büyük önem taşımaktadır. Ancak, yasal süreçlerin teknik ve detaylı yapısı, başvuruların usulüne uygun şekilde hazırlanmasını mecburi kılmaktadır. Bu nedenle, mağduriyetin giderilmesi ve etkin bir yasal yol izlenmesi adına uzman bir avukattan destek alınması, sürecin sağlıklı ve başarılı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.