Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.

2. Hukuk Dairesi 2022/8087 E., 2022/7712 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 18. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye yargı makamı hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vasıtasıyla temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Yasal Aşama, boşanan kadının önceki eşinin soyadını kullanmasına verilen iznin kaldırılması talebine ilişkindir.

    Davacı, önceki eşinin başka bir erkekle fiilen birlikte yaşadığını, o erkekten evlilik dışı çocuk dünyaya getirdiğini ileri sürerek kendi soyadını kullanması için verilen iznin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, verilen iznin iptalini gerektiren bir hususun varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiştir. Bu karara karşı davacı vasıtasıyla istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hüküm verilmiştir.
    Boşanan kadının kişisel durumu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 173.

    Maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme, “Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir...., koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” şeklinde olup, bu düzenlemeye göre kadının boşandığı kocasının soyadını kullanabilmesi için kadının menfaati bulunmalı ve bu vaziyet kocaya zarar vermemelidir.
    Somut uyuşmazlıkta, tarafların boşandıktan sonra da birlikte yaşamaya devam ettikleri ve davalı kadının davacı kocanın soyadını kullanmasına ilişkin davasının bu dönemde Anadolu 16.

    Aile Mahkemesi’nin 2017/461 esas sayılı dosyasında verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bundan sonra davalı kadının, başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir. TMK m. 173/3 koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne hüküm verilmesi gerekirken davanın reddine hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına hüküm verilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple bölge adliye yargı makamı kararının KALDIRILMASINA, ilk derece yargı makamı kararının BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye yargı makamı hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle hüküm verildi. 04.10.2022 (Salı)

    Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.

    Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.