Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
T. C.
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/16950
K. 2017/544
T. 24.1.2017
* EN SON ADRES ARAŞTIRILMADAN 7201 S.
K. MD.21'E GÖRE TEBLİGAT YAPILMASI( Tapu İptali ve Tescil - Davalıya Yasal Aşama Dilekçesi MERNİS Adresine Tebliğat Kanununu Md.21'e Göre Tebliğ Edildiği/Davalının Bilinen En Son Adresi Araştırılmadan Tebligat Yasanın Md. 21'e Göre Yasal Aşama Dilekçesi Tebliğ Edilmesi Doğru Görülmediği ve Davalıya Usulüne Uygun Tebligat Yapıldığından Söz Edilemeyeceği)
* USULSÜZ TEBLİGAT( Davalıya Yasal Aşama Dilekçesi MERNİS Adresine Tebliğat Kanununu Md.21'e Göre Tebliğ Edildiği/Davalının Bilinen En Son Adresi Araştırılmadan Tebligat Yasanın Md. 21'e Göre Yasal Aşama Dilekçesi Tebliğ Edilmesinin Doğru Görülmediği )
* ÖNALIM HAKKINDA DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL( Davalıya Yasal Aşama Dilekçesi MERNİS Adresine Tebliğat Kanununu Md.21'e Göre Tebliğ Edildiği/Davalının Bilinen En Son Adresi Araştırılmadan Tebligat Yasanın Md. 21'e Göre Yasal Aşama Dilekçesi Tebliğ Edilmesinin Doğru Görülmediği - Davalıya Usulüne Uygun Tebligat Yapıldığından Söz Edilemeyeceğinden Mahkemece Usulüne Uygun Tebligat Yapıldıktan Sonra İşin Esasına Girileceği )
7201/m.10,21
ÖZET:Yasal Aşama, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalıya yasal aşama dilekçesi MERNİS adresine Tebliğat Kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 10.
Maddesinde tebligatın, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılması gerektiği belirtilmiş, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği belirtilerek tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. O halde adı geçenin bilinen en son adresi araştırılmadan 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. Maddesine göre yasal aşama dilekçesi tebliğ edilmesi doğru görülmemiştir. Bu sebeple adı geçen davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esasına girilerek bir hüküm verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
YASAL AŞAMA:Davacı avukati vasıtasıyla, davalılar aleyhine 18.02.2015 gününde verilen dilekçeyle önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı avukati vasıtasıyla istenilmekle tayin olunan 14.01.2017 günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
HÜKÜM:Yasal Aşama, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, paydaş olduğu 60, 63, 64 parsel sayılı taşınmazların 2/21 payının davalı vasıtasıyla satış yoluyla 01.07.2014 tarihinde satın alındığını, 60 ve 63 parsel sayılı taşınmazların 1/24 payının davalı vasıtasıyla satış yoluyla 30.04.2014 tarihinde satın alındığını belirterek davaya konu payların tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar cevap dilekçesi vermedikleri gibi duruşmalarada katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne hüküm verilmiştir.
Hükmü, davalı avukati temyiz etmiştir.
7201 Tebligat Yasasında 6099 Sayılı Yasa ile yapılan ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" (m. 10).
Tebligat Kanununun değişik 21/2.
Maddesi gereğince; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."
Somut olaya gelince; davalıya yasal aşama dilekçesi MERNİS adresi olan "... Mah.... Sk.
No:2A-Blok İç Kapı No:..." adresine Tebliğat Kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 10. Maddesinde tebligatın, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılması gerektiği belirtilmiş, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği belirtilerek tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. O halde adı geçenin bilinen en son adresi araştırılmadan 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21.
Maddesine göre yasal aşama dilekçesi tebliğ edilmesi doğru görülmemiştir. Bu sebeple adı geçen davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esasına girilerek bir hüküm verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı avukatinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.