Soylu Ocak 7, 2026 Şirketler Hukuku

Çek İptal Davası: Koşulları, Yasal Aşama Açma Yetkisi, Sonuçları

Çek, Türk Ticaret Kanunu ve Çek Kanunu hükümlerine göre düzenlenen bir kıymetli evrak türüdür. Bankaya hitaben yazılan ve belirli bir bedelin ödenmesini içeren bu senet, ticari hayatta yaygın olarak kullanılan bir ödeme aracıdır. Çekin hamilinin bu senedi ibraz ederek kendisine ödeme yapılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak bazı durumlarda çek, hamilinin iradesi dışında elinden çıkabilir veya kullanılamaz hale gelebilir.

İşte bu noktada çek iptal yasal süreci devreye girmektedir.

Çekin Zıyaı Kavramı

Çekin zıyaı, senedin kaybolması, çalınması, yırtılması, yanması veya benzeri sebeplerle ibrazının imkansız hale gelmesi anlamına gelmektedir. Zıya kavramı yalnızca çekin tamamen yok olmasını değil, aynı zamanda üzerindeki hakkın tespit edilemez hale gelmesini de kapsamaktadır. Örneğin çekin ıslanması sonucu yazıların silinmesi hâlinde dahi çekin zayi olduğu kabul edilebilir. Önemli olan husus, çekin ibrazının veya çek üzerinde yazılı hakkın saptanmasının objektif olarak imkansızlaşmış olmasıdır.

Hukuk sistemimiz, çekin zayi olması hâlinde hak sahibinin mağdur olmaması için birtakım koruyucu düzenlemeler getirmiştir.

Çünkü çekin kaybı halinde alacaklının borçludan talepte bulunamaması oldukça ağır bir sonuç doğuracaktır. Bu nedenle yasa koyucu, menfaatler dengesini gözeterek zayi olan çeklerin iptaline imkan tanımıştır.

İptal Davası Açılabilmesinin Koşulları

Çek iptal yasal süreci açılabilmesi için öncelikle ortada geçerli bir çekin bulunması gerekmektedir. Çekte bulunması mecburi unsurlar senet metninde çek kelimesinin yer alması, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içermesi, muhatabın ticaret unvanının yazılması, ödeme yerinin gösterilmesi, düzenlenme tarihinin ve yerinin belirtilmesi ile düzenleyenin imzasının atılmasıdır. Bu mecburi unsurları içermeyen belgeler çek vasfını taşımadığından iptal davasına konu olamazlar.

İptal yasal süreci açılabilmesinin ikinci koşulu çekin gerçekten zayi olmasıdır.

Hamilin rızası hilafına çekin elinden çıkması ve artık çeke ulaşabilmenin mümkün olmaması gerekir. Çeki elinde bulunduran kişinin bilindiği durumlarda zayi değil, istirdat yasal süreci söz konusu olacaktır. Dolayısıyla çek iptal yasal süreci ancak çeki kimin elinde tuttuğunun bilinmediği hallerde açılabilir.

Üçüncü koşul çekteki hakkın devam ediyor olmasıdır. Eğer çekteki hak ödeme ile sona ermiş veya zamanaşımına uğramış olsa dahi iptal yasal süreci açılabilir.

Ancak çekteki hak hiç doğmamış ve doğma imkânı da yoksa senedin iptaline gerek bulunmamaktadır.

Dördüncü koşul ise iptal talebinde bulunan kişinin zayi anında çek üzerinde hak sahibi olmasıdır. Burada kastedilen kişi çekin maliki, zilyedi, rehin hakkı alacaklısı veya intifa hakkı sahibi olabilir. Önemli olan husus, senet üzerindeki zilyetliğin veya ayni bir hakkın mevcut olmasıdır.

Yasal Aşama Açma Yetkisi

Çek iptal davasını açma yetkisi yalnızca yetkili hamile aittir. Yargıtay içtihatlarına göre çeki düzenleyen yani keşideci bu davayı açamaz.

Çünkü zayi nedeniyle iptal yasal süreci, hamilin çek üzerindeki hakkını korumaya yönelik bir yasal araçtır. Keşidecinin böyle bir korumaya ihtiyacı bulunmamaktadır.

Yetkili hamil kavramı geniş yorumlanmaktadır. Çekin alacaklısı olması koşul değildir. Tahsil cirosu ile çeki devralan kişiler de iptal yasal süreci açabilirler.

Önemli olan düzgün bir ciro silsilesi ile hamillik sıfatının kazanılmış olmasıdır. Vekil hamiller de iptal yasal süreci açma yetkisine sahiptirler.

Henüz doldurulmamış boş çek yaprakları için iptal yasal süreci açılamaz. Çünkü boş çek yaprakları kıymetli evrak vasfını taşımamaktadır. Çekin kambiyo senedi niteliğini kazanabilmesi için en azından düzenleyenin imzasının atılmış olması gerekmektedir.

Boş çek koçanlarının kaybolması hâlinde iptal yasal süreci yoluna başvurulamaz.

Görevli ve Yetkili Yargı Mercii

Çek iptal davaları asliye ticaret mahkemelerinin görevine girmektedir. Yargı çevresi içinde asliye ticaret yargı makamı bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk yargı makamı görevlidir. Yetkili yargı mercii ise ödeme yeri yani muhatabın bulunduğu yer yargı makamı veya hamilin yerleşim yeri mahkemesidir. Davacı bu iki mahkemeden birini seçerek davayı açabilir.

Çek iptal yasal süreci çekişmesiz yargı işi niteliğindedir.

Bu nedenle hasımsız olarak açılması gerekmektedir. Davanın hasımsız açılması, gerçek hak sahibinin ortaya çıkmasına imkan tanımakta ve borçlunun iki defa ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını önlemektedir.

Ödeme Yasağı Hükmü

Çekin rızası dışında elinden çıkan hamil, mahkemeden muhatabın ödemekten menedilmesini talep edebilir. Bu talep üzerine yargı mercii bir ödeme yasağı hükmü verebilir. Ödeme yasağı hükmü, çeki ele geçiren kötü niyetli kişilerin bankaya başvurarak ödeme almasını engellemek amacıyla verilir.

Ödeme yasağı talep edilebilmesi için çekin tamamen yok olmaması gerekir.

Çekin yanması veya yok olması halinde zaten ibraz edilemeyeceğinden ödeme yapılma riski de bulunmamaktadır. Ödeme yasağı iptal yasal süreci ile birlikte talep edilebileceği gibi iptal davasından önce de ayrıca talep edilebilir.

Mahkemeler ödeme yasağı hükmü vermeden önce genellikle çek bedelinin yüzde onbeşi oranında teminat talep etmektedirler. Bu teminat nakdi olarak veya teminat mektubu şeklinde yatırılabilir. Teminat yatırılmadan ödeme yasağı hükmü verilmemektedir.

Ödeme yasağı hükmü muhatap bankaya tebliğ edildiği andan itibaren hüküm ifade eder ve banka bu tarihten sonra ödeme yapamaz.

Yasal Aşama Dilekçesi ve İspat

Davacı yasal aşama dilekçesinde iptalini istediği çeki somutlaştırmalıdır. Çekin düzenleyeninin kim olduğu, düzenleme tarihi ve yeri, vadesi, çekteki tüm kayıtlar, rengi, boyutları ve varsa seri numarası gibi özelliklere yer verilmelidir. Çekin fotokopisi varsa dilekçeye eklenmesi faydalı olacaktır.

Davacı çekin zayi olduğunu inandırıcı şekilde ispat etmekle yükümlüdür. Zira kayıp bir çek üzerinde hak sahipliğinin kesin olarak ispatlanması mümkün değildir.

Bu nedenle Yargıtay ve mahkemeler yaklaşık ispatı kabul etmektedirler. Çekin fotokopisi, banka kayıtları veya hak sahipliğini gösterebilecek diğer belgeler yaklaşık ispat için yeterli sayılmaktadır.

İlan Prosedürü

Yargı Mercii davacının iddialarını yerinde görürse ilan yoluyla çeki elinde bulunduranı davet eder. İlan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde üç defa yapılır. Yargı Mercii gerekli görürse yerel gazeteler veya başka ilan yöntemleriyle de ilan yapılmasına hüküm verebilir.

İlanda çeki elinde bulundurana çeki belirli bir süre içinde yargı merciine getirmesi için çağrıda bulunulur ve aksi takdirde çekin iptaline hüküm verileceği ihtar edilir.

Çeki getirme süresi en az üç ay en çok bir yıldır. Mahkemeler uygulamada genellikle üç aylık süre vermektedirler. Bu süre birinci ilan gününden itibaren işlemeye başlar.

Çekin zamanaşımı süresi üç aydan az ise yargı mercii bu süre ile bağlı olmayıp daha kısa bir süre verebilir. Vadesi gelmemiş çeklerde ise süre vadenin gelmesinden itibaren işlemeye başlar.

İlan Sonrası Aşama

İlan süresi içinde çek yargı merciine ibraz edilirse yargı mercii, davacıya istirdat yasal süreci açması için uygun bir süre verir.

Davacı verilen süre içinde istirdat davasını açarsa bu yasal aşama sonuçlanana kadar ödeme yasağı devam eder. Ancak davacı verilen sürede yasal aşama açmazsa yargı mercii ödeme yasağı kararını kaldırır ve çeki ibraz edene iade eder.

İlan edilen süre içinde çek yargı merciine ibraz edilmezse yargı mercii çekin iptaline hüküm verir. İptal hükmü maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez. İptal kararının amacı şekli olarak hak sahipliğinin teşhisi ve tespitidir.

İptal Kararının Sonuçları

İptal hükmü ile birlikte davacı lehine hak sahipliği tespit edilmiş olur.

Artık davacı çeki ibraz etmeden alacağını borçludan talep edebilir. İptal hükmü ile çek ile çekte mündemiç olan hak birbirinden ayrılmaktadır. Hamilin masrafları ödemek koşuluyla yeni bir çek düzenlenmesini talep etme hakkı da doğmaktadır.

Borçlu iptal hükmü alan davacıya ödeme yapmakla borcundan kurtulabilir. Ancak borçlu alacaklı sıfatına veya borcun mevcudiyetine ilişkin def’ilerini ileri sürebilir.

İptal hükmü ile birlikte çekin teşhis fonksiyonu ortadan kalkar.

Sorumluluk Meseleleri

Çek yargı mercii kararıyla iptal edilmiş ancak borçlu henüz ödeme yapmamışsa iyi niyetli müktesip bazı haklara sahip olmaktadır. Yeni senet verilmişse istihkak yasal süreci, yeni senet verilmemişse ifanın kendisine yapılması, ifa gerçekleşmişse sebepsiz zenginleşme yasal süreci açabilir.

Zayi olayı üçüncü kişinin fiilinden kaynaklanıyorsa ve hamil bundan dolayı zarara uğramışsa üçüncü kişiye karşı haksız fiil nedeniyle ödenek yasal süreci açılabilir. Hamil ile zıyaa neden olan kişi arasında sözleşmeye dayalı bir ilişki varsa sözleşmeye dayanarak da zararlar tazmin ettirilebilir.

Ödemenin yasaklanmasına rağmen muhatap banka ödeme yaparsa keşideciye karşı sorumlu olacaktır. Banka sorumluluktan kurtulmak istiyorsa objektif özen görevini yerine getirdiğini ispat etmelidir.

Ödeme yasağına rağmen yapılan ödeme halinde muhatap banka hamile karşı da haksız fiil sorumluluğuna tabi olur.

Özel Durumlar

Çekin bankaya ibraz edildikten sonra fiziken kaybedilmesi zayi iptal yasal süreci açılmasına engel değildir. Yargıtay kararlarına göre çekin takas merkezine ibrazından sonra kaybolması hâlinde dahi iptal yasal süreci açılabilir ve görülebilir.

Hasımsız olarak açılan çek iptal davasında mahkemenin zamanaşımını resen dikkate alarak davanın reddine hüküm vermesi isabetsizdir. Zamanaşımı defi hasımsız davalarda mahkemece resen nazara alınamaz.

Çeki elinde bulunduranın belli olması hâlinde zayi iptal yasal süreci değil istirdat yasal süreci açılmalıdır. Ancak çeki elinde bulunduran belli olmakla birlikte yerinin tespit edilememesi halinde yine iptal yasal süreci açılabilir.

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişime geçebilirsiniz.