Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
Hukuk Büromuz
Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atuf Kansu Cd. No:112 D:30, Cevat Muratal İş Merkezi, Balgat, /
Yazı İçeriği:
SED Raporu Nedir?
Boşanma Davasında Niçin SED Raporu Alınır?
Boşanma Davasında Yargılama Usulü ve Deliller
Boşanma Davasında SED Raporu
Boşanmada SED Raporunun Nafakaya Etkisi
Boşanmada SED Raporunun Tazminata Etkisi
Boşanmada SED Raporunun Velayete Etkisi
Boşanmada SED Raporunun Mal Paylaşımına Etkisi
Boşanma Davasında Tekrar SED Raporu Alınmasını Gerektiren Haller
Boşanma Davasında SED Raporuna İtiraz
Yurt Dışında Yaşayan Kişi Hakkında SED Araştırması Nasıl Yapılır?
Boşanmada SED Raporuna İlişkin Yargıtay Kararları
SED Raporu Nedir?
SED raporu, sosyal ve ekonomik vaziyet araştırma raporunun kısaltmasıdır.
Yargı Mercii vasıtasıyla davanın tarafı olan kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarının çeşitli sebeplerle araştırılması gerekebilir. Sosyal ve ekonomik duruma ilişkin olarak gerçekleştirilecek olan araştırma, ilgili kolluk birimleri vasıtasıyla yapılır. SED raporunda kişilerin aylık ve yıllık gelirleri, sahip oldukları araçları ve taşınmazları vb. Malvarlığı değerlerine dair bilgiler yer alır.
Sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması raporu: Boşanma yasal süreci, evlat edinme yasal süreci, vesayet yasal süreci, velayet yasal süreci, nafaka yasal süreci, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil yasal süreci gibi birçok davada gündeme gelebilmektedir; ancak bu yazımızda özellikle boşanma süreçlerindeki kullanımı üzerinde duracağız.
Boşanma Davasında Niçin SED Raporu Alınır?
Boşanma davasında eşlerin malvarlıklarının ve gelir düzeylerinin tespiti, sosyal ve ekonomik durumlarının öğrenilmesi son derece elzemdir.
Çünkü boşanma davasında nafaka ve ödenek gibi boşanmanın ferilerine ilişkin hususların hükme bağlanıp bağlanmayacağı ya da hükme bağlanacaklarsa bu kalemlerin tutarının ne kadar olacağı hususunda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının da çok büyük etkisi bulunmaktadır.
Boşanma davasında sosyal ve ekonomik araştırma raporunun niçin alındığının doğru anlaşılması için, öncelikle boşanma davasında yargılama usulü ile deliller konusunun kavranması gerekmektedir. Çünkü sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması, boşanma davasında yargılama usulü ve deliller sorununun doğal bir sonucu olarak kullanılmakta olan bir müessesedir.
Boşanma Davasında Yargılama Usulü ve Deliller
Boşanma yasal süreci tarafların kendi aralarında anlaşma iradesine sahip olup olmamalarına göre çekişmeli boşanma yasal süreci ve anlaşmalı boşanma yasal süreci olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Anlaşmalı boşanma süreçlerinde taraf iradelerine göre işlem yapılacağı için sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasına gerek görülmemektedir. Ancak anlaşmalı boşanma yasal aşama dosyasına sunulan anlaşmalı boşanma protokolünde velayete ilişkin hükümlerin de yer alıyor olması halinde, bazı aile yargı makamı hakimleri vasıtasıyla çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması yapılmasına hüküm verilmekte olduğu da görülmektedir.
Bu tip istisnai durumların haricinde, sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması genellikle çekişmeli boşanma davalarına ilişkin olarak kullanılan bir enstrüman olagelmektedir.
Çünkü çekişmeli boşanma süreçlerinde tarafların birbirlerine kusur izafe etmeleri ve ileri sürdükleri hususları hukuka uygun deliller ile ispat etmeleri gerekmektedir.
Boşanma davasında kullanılmakta olan deliller her somut olaya göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle: Tanık beyanı, otel kayıtları, ses ve görüntü kayıtları, banka kayıtları ve banka hesap dökümleri, sosyal medya yazışma ve içerikleri, mesajlaşma ekran görüntüleri, telefon SMS ve arama HTS kayıtları, nüfus kayıtları, tapu ve araç sicil kayıtları, SGK kayıtları, darp raporu gibi deliller kullanılmaktadır.
Ancak boşanma davasında kullanılacak olan delillerin hukuka aykırı olmaması gerekmektedir. Hukuka aykırı delillerin boşanma davasında kullanılmasının yaptırımı, bahsi geçen delillerin hükme esas alınmamasının yanında bu delillerin niteliğine göre cezai yaptırımlara maruz kalınması olabilmektedir. Bu nedenle boşanma davalarının mutlaka alanında uzman boşanma avukatı ile görüşülüp yasal danışma ve yasal aşama temsil hizmeti temin edilerek görülmesi tavsiye edilmektedir. Örneğin bir eşin telefonuna yüklenen casus yazılımla elde edilen mesajlaşma ekran görüntüleri ya da ses ve görüntü kayıtları, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi suçu ve/veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna yol açma verebilir ve bu nedenle bu delilleri kullanan kişiler hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmalar gerçekleştirilebilir.
Boşanma Davasında SED Raporu
Boşanma davasında SED raporu: velayet, nafaka ve tazminata ilişkin olarak hüküm verilirken dikkate alınması gereken unsurlardan biridir.
Bunun yanında mal paylaşımına ilişkin olarak gerçekleştirilen mal rejiminin tasfiyesi ile katkı payı, katılma payı, değer artış payı alacaklarının belirlenmesinde de önemli amaçlara faaliyet edebilmektedir.
A) Boşanmada SED Raporunun Nafakaya Etkisi
Hukuk sistemimizde 4(dört) çeşit nafaka bulunmaktadır, bunlar:
Tedbir nafakası,
İştirak nafakası,
Yoksulluk nafakası ve
Yardım nafakasıdır
Tedbir nafakası, boşanma yasal süreci boyunca yoksulluğa düşeceği tespit edilen eşe ya da müşterek çocuğun geçici velayeti kendisine bırakılana bağlanır ve tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların kusurluluk durumlarına bakılmaz. Tedbir nafakası, boşanma yasal süreci süresince devam edecek şekilde hükmedilir ve tüm diğer şartların varlığı halinde boşanma davasının sona ermesi akabinde iştirak nafakası ve/veya yoksulluk nafakası olarak devam eder.
İştirak nafakası, müşterek çocuğun velayetini kazanan eşe bağlanır ve diğer eşin de geliri oranında müşterek çocuğun giderlerine katılımını sağlamak amacıyla ödenir.
Yoksulluk nafakası ise, boşanma yasal süreci sonrasında yoksulluğa düşecek olduğunu ispat eden eşin kusurunun, diğer taraftan daha ağır olmaması şartıyla bağlanacak olan nafaka türüdür.
Sosyal ve ekonomik araştırma raporu, tarafların boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olup olmadıklarının tespiti amacıyla kullanılmakla beraber, yoksulluk nafakası ve yoksulluk nafakasına geçmek üzere geçici olarak hükmedilecek olan tedbir nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunan eş lehine yoksulluk nafakası ya da tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için gerekli unsurlardan birisidir. Özellikle sigorta kayıtlarının usulsüz tutulduğu ya da sigorta girişinin yapılmadığı iddialarının mevcudiyeti halinde banka kayıtları ile SED raporunun önemi artmaktadır.
İştirak nafakası ve çocuğun giderleri için geçici olarak bağlanan tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için genellikle SED raporuna ihtiyaç duyulmaz. Ancak hükmedilecek olan iştirak veya tedbir nafakasının miktarının belirlenmesi açısından SED raporu büyük önem taşımaktadır.
B) Boşanmada SED Raporunun Tazminata Etkisi
Boşanma davasının ferilerinden birisi de ödenek hususudur.
Boşanmada maddi ve manevi ödenek miktarının belirlenmesinde en önemli faktörlerden birisi de tarafların sosyo-ekonomik durumlarıdır. Örneğin aynı kusurlu davranışı sergilemiş olmalarına rağmen farklı sosyo-ekonomik statüye sahip olan kişiler aleyhine hükmedilecek maddi ve manevi ödenek miktarları aynı olamayacaktır. Bu nedenle tazminata hükmedilirken dikkate alınması gereken hususlardan biri de, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma raporudur.
C) Boşanmada SED Raporunun Velayete Etkisi
18 yaşından küçük müşterek çocukların velayeti, kamu düzenine ilişkin bir meseledir ve taraflarca bu hususa ilişkin detaylandırılmış herhangi bir talep bulunmasa dahi, boşanma davasına bakmakta olan hakim vasıtasıyla velayet hususunun incelenip hükme bağlanması gerekir.
SED raporu tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılarak raporlanmasıdır ve bu nedenle çocuğun üstün yararı ilkesinin yerine getirilmiş olması adına sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasının da dikkate alınması gerekmektedir.
D) Boşanmada SED Raporunun Mal Paylaşımına Etkisi
Boşanma davasında alınan sosyal ve ekonomik vaziyet araştırma raporunda bir eşin diğerinden habersiz sahip olduğu taşınır ve taşınmaz mallara ilişkin bilgi edinilebilir. Bu vaziyet birçok evli çift açısından anlaşılmaz olarak görülse de bazı evliliklerde eşlerin birbirlerinden habersiz olarak taşınır veya taşınmaz malvarlıkları edindikleri görülmektedir.
Özellikle eşine ekonomik şiddet uygulayan kişiler vasıtasıyla, yıllar içerisinde ortak gelirlerle yapılan tasarruflar ve harcamalara ilişkin olarak diğer eşe yeterince bilgi verilmediği görülmektedir. Bu şekilde sosyal ve ekonomik araştırma raporunda yer alan bilgiler de mal rejiminin tasfiyesi davasının açılması ile bu mallara ihtiyati tedbir konulması konusunda önem arz eden istihbari unsurlar olagelmektedir.
Boşanma Davasında Tekrar SED Raporu Alınmasını Gerektiren Haller
Boşanma davasının tarafı olan eşlerin sosyal ve ekonomik durumlarının değişikliğe uğraması halinde mahkemeden tekrar sosyal ve ekonomik durumun araştırılması istenebilir. Örneğin yoksulluk nafakası niteliğinde geçici olarak tedbir nafakası almakta olan kadın eşin nafakayı kaybetmemek için sigortasız olarak çalışmaya başladığı bilgisini alan erkek eş vasıtasıyla bu husus yargı merciine bildirilebilir ve yeniden sosyal ve ekonomik araştırma raporu tanzim ettirilmesi mahkemeden istenebilir. Ayrıca SED raporunun gerçek duruma ya da usule veya esasa aykırı olması nedeniyle itiraz edildiğinde de tekrar SED raporu tanzim ettirilmesi gerekebilir.
Boşanma Davasında SED Raporuna İtiraz
Yukarıda detaylı olarak açıklamış olduğumuz nedenlerle, sosyal ve ekonomik vaziyet araştırma raporunun boşanmaya ve ferilerine ilişkin olarak sonuca doğrudan ya da dolaylı etkileri olabilmektedir.
Bu nedenle sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması sonucunda gerçek duruma aykırı hususların dosya muhteviyatına delil olarak girmesi, taraflar açısından hak kayıplarının doğmasına yol açma verebilecek nitelikte bir vaziyet olmaktadır.
Dolayısıyla SED raporunun gerçek sosyal ve ekonomik durumu yansıtmadığını ya da başkaca herhangi bir sebeple usule ve esasa aykırı olduğunu iddia eden taraf, boşanma davasına bakan mahkemeden tekrar SED raporu tanzim ettirilmesini ya da bu hususun tespitine ilişkin olarak başkaca delillerin dosya muhteviyatına kazandırılmasıyla birlikte delillerin karşılaştırılmasını talep edebilir.
Yurt Dışında Yaşayan Kişi Hakkında SED Araştırması Nasıl Yapılır?
Boşanma davasının tarafı olan eşlerden birinin yurtdışında yaşıyor olması halinde, bir çok nedenden dolayı boşanma yasal süreci sürecinin uzaması riski bahsi geçen olmaktadır. Özellikle yurt dışında yaşayan eş bir de Türk vatandaşı olmayan bir yabancıysa, çeviri ve bilirkişi vb. Işlemler nedeniyle en basit bir tebligat işlemi dahi aylar sürebilmektedir.
Yurt dışında yaşayan eşin sosyal ve ekonomik durumunun tespitine istinaden, o eşin bulunduğu ülkede yer alan konsolosluk veya büyükelçilik vasıtasıyla gerekli yazışmalar gerçekleştirilebilir. Ancak bu tip işlemler oldukça zaman almaktadır, dolayısıyla yurt dışında yaşayan eşin sosyal ve ekonomik durumunu tespite elverişli başkaca delillerin mevcut olması halinde, bu delillerin dosya muhteviyatına kazandırılması çok daha verimli olacaktır.
Boşanmada SED Raporuna İlişkin Yargıtay Kararları
Sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasının yoksulluk nafakasına hükmedilmesi açısından önemine ilişkin hüküm,
Yargıtay 2.
Hukuk Dairesi 2021/6589 E., 2021/6310 K. Sayılı hükmü
"...
...
... Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahalli mahkemece bozma hükmüne uyulmasına hüküm verilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış ve kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Bozma sonrası yapılan sosyal ekonomik vaziyet araştırmasında kadının asgari ücret aldığı, 500 TL kira ödediği ve ortak çocuklarla yaşadığı tespit edilmiştir.
Erkeğin 2015 yılında yapılan sosyal ekonomik vaziyet araştırmasına göre, 5000 TL kazandığı, kendi mülkünde oturduğu, evi ve dükkânının olduğu ve dosya kapsamında yer alan nafaka artırımı yasal aşama dosyası içindeki sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasına göre de babası ile birlikte çalıştığı, babasının dükkânına ait malları her gün kamyonet ile pazarlara götürüp sattığı tespitleri yer almıştır. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1). Dosyanın tetkikinden, boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru bulunmadığı anlaşılan kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında; yoksulluk nafakası talebinin kabulüne hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile talebin reddine hüküm verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir....
...
..."
Sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasının, nafaka miktarının belirlenmesi açısından önemine ilişkin hüküm,
Taraflardan biri hakkında sosyal ve ekonomik duruma istinaden emniyet vasıtasıyla tespit yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin hüküm,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/24210 E., 2018/10427 K.
Sayılı hükmü
"...
...
... B- Davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal vaziyet araştırmasında, ev hanımı olup çalışmadığı tutanağa bağlanmış ise de, davalı erkek yönünden yapılan sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasında emniyet vasıtasıyla tespit yapılamadığı bildirildikten sonra tekrar araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu vaziyette davalı erkeğin sosyal ve ekonomik durumu araştırılarak, gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası miktarı hakkında bir hüküm verilmek üzere hükmün bozulmasına hüküm vermek gerekmiştir....
...
..."
Sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasının eksik gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve bozma nedeni olduğuna ilişkin hüküm,
Hükmedilecek olan ödenek ve nafaka miktarlarının belirlenmesinde sosyal ve ekonomik vaziyet araştırmasının önemine ilişkin hüküm,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/1506 E., 2019/7045 K.
Sayılı hükmü
"...
...
...
1-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi ödenek isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi ödenek azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. Maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi ödenek (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 13.02.2018 günlü bozma ilamı ile "Davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak, çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise kazancının kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, sürekli ve düzenli gelir getiren mal varlığı değerinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında hüküm verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası mahkemece yaptırılan 09.07.2018 günlü ekonomik sosyal vaziyet araştırma raporunda ev hanımı olduğu belirtilmiş yine dosya içerisine alınan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre de kadının belirli aralıklarla çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu vaziyette mahkemece yeniden usulünce tarafların ekonomik ve sosyal vaziyet araştırması yapılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında hüküm verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
...
..."
Sosyal ve ekonomik durumun araştırılmasına ilişkin olarak çelişkili bir şekilde tanzim edilen raporların varlığı halinde gerçek durumun tespitinin sağlanması adına yeniden SED raporu alınması gerekeceğine ilişkin hüküm,
Yargıtay 2.
Hukuk Dairesi 2020/3072 E., 2020/4482 K. Sayılı hükmü
"...
...
... 3-Dairemizin bozma ilamına uyulmasına hüküm veren mahalli yargı mercii vasıtasıyla davanın kabulüne hüküm verilmiş ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1). Bozma ilamından önce yapılan sosyal ekonomik vaziyet araştırmasında kadının çalışmadığı ve geliri olmadığı belirtilirken, bozma ilamından sonra yapılan 11/10/2019 günlü sosyal ekonomik vaziyet araştırmasında kadının çalıştığı ve bir adet otomobilinin olduğu ifade edilmiş; 28/10/2019 günlü sosyal ekonomik vaziyet araştırmasında ise kadının çalışmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında davacı kadının çalıştığı ifade edilmiştir. Bu vaziyette, mahkemece yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında hüküm verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
...
..."
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.