Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları inceleyeceğiz.
Eşlerin boşanması hâlinde müşterek çocuklarının velayetinin kimde olacağı her daim tartışma yaratan bir konu olarak karşımıza çıkar. Anlaşma sağlayamayan eşler arasında boşanma gibi yıpratıcı sürecin içerisinde bir de çocuklarının velayeti hususu eklenerek bir itilaf durumu oluşturulur. Böyle bir uyuşmazlıkta çocuğun velayetinin kime verileceği konusu mahkemeye taşınır ve hakim vasıtasıyla çocuğun velayetine hüküm verilir.
İşte, boşanmada çocuğun velayeti hakkında detaylar…
İçerikGöster Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? Çocuğun Velayetine Hüküm Verilirken Nelere Dikkat Edilir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/17725 Esas 2016/13929 Hüküm sayılı ve 20.10.2016 Günlü Hükmünde; Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 2017/3059 Esas 2017/7002 Hüküm sayılı ve 08.06.2017 Günlü Hükmünde;
İlgili Konu: Velayet Hakkı Nedir?
Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Peki,Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Öncelikle tabi ki eşler kendi aralarında çocuklarının velayetinin kimde olacağına dair bir anlaşma yapabilirler. Böyle bir durumda boşanma sırasında mahkemeye velayet konusunda anlaştıklarını ileri sürebilirler. Ancak anlaşamadıkları durumda ise o halde velayet konusu mahkemece karara bağlanması gerekecektir.
Çocuğun velayetinin ya anneye ya da babaya verileceği aşikardır.
Ancak nelere bakılarak veya hangi durumlar gözetilerek velayet kime verilebilir bunun üzerinde durmak gerekir. Zira ya anneye ya da babaya verileceği zaten bilinen bir durumdur. Peki yargı mercii çocuğun velayetini kime vereceğine hüküm verirken nelere dikkat eder veya neye göre hüküm verir?
İlgili Alan: Boşanma Avukatı
Çocuğun Velayetine Hüküm Verilirken Nelere Dikkat Edilir?
Boşanmada çocuğun velayetiVelayetin kime verileceği konusunda ilk olarak bakılacak vaziyet çocuğun menfaat durumudur. Çocuk için en önemlisi onun menfaatlerinin korunmasıdır.
Mahkemede bakılacak ilk vaziyet çocuğun hangi ebeveyne velayetin verildiğinde menfaatleri daha iyi olabilir.
Çocuğun menfaatinden kasıt; geleceğinin planlanmasında ve karşılanması gereken ihtiyaçlarında hangi ebeveynin daha iyi bir rol izleyebileceğidir. Çocuğun velayeti, kime verildiğinde daha iyi bir geleceğe sahip olabileceği durumunun incelenmesidir. Aynı zamanda ekonomik ve sosyal olarak da ihtiyaçlarının karşılanması durumu da beraberinde incelenir.
Bu durumdan sonra daha somut veriler ele alınır. Bu somut veriler; çocuğun yaşı, eğitim durumu, sosyal yaşantısı, kişisel gelişimidir.
Bu gibi somut faktörler belirlenir ve bunlar üzerinde durularak bir hüküm verilir. Örneğin küçük yaştaki çocukların anneye daha çok ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple çocuğun yaşı velayetin kimde olacağı hususunda önemli bir faktördür.
Yargı Mercii eşlerin hayat tarzlarını, ekonomik ve sosyal imkanlarını, alışkanlıklarını ve ardından çocuğun menfaatini gözeterek çocuğun yaşını, eğitim düzeyini, kişisel gelişim durumuna velayet konusunda değerlendirirken bunlara ilave bir de uzman pedagoga da danışabilir. Hakim uzman pedagogdan veya uzman kişilerden isteyeceği raporu da değerlendirmeye alır ve tüm veriler ışığında çocuğun velayetinin kime verileceğine hüküm verir.
Nitekim çocuğun velayetine hüküm verilirken yukarıda belirttiğimiz tüm bu verilerin eksiksiz incelenmesi gerektiğini vurgulayanYargıtay kararlarıVardır.
Bu kararlardan biri şöyledir;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/17725 Esas 2016/13929 Hüküm sayılı ve 20.10.2016 Günlü Hükmünde;
“Mahkemece müşterek 2006 ve 2010 doğumlu çocukların velayetleri anneye verilmiştir. Velayetin düzenlenmesinde aslolan çocukların üstün yararıdır. Müşterek çocuk babasının yanında bulunmaktadır.
Buna göre 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasanın 5. Maddesi gereğince Aile Yargı Makamı bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, müşterek çocuk ve babanın birlikte yaşadığı ortamda da inceleme yapılmak suretiyle rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel durumlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, müşterek çocuğun idrak çağına geldiği anlaşılmakla olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayeti ile ilgili tercihi sorulmak suretiyle mahkemece bizzat dinlenmesi ve diğer deliller de göz önüne alınarak ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının müşterek çocukların menfaatine olacağının tespit edilmesi ve velayet konusunda bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ayrıca çocuğun yaşı ilerledikçe boşanmadaki durumu kavrayabilme ve hangi ebeveyninde kalmak isteyebileceğini belirtebilecek bir olgunluğa sahip ise o halde mahkemede çocuğun kendisine de danışılabilir. ÇocuğunBoşanma ve velayetKonularını idrak edebilecek yaşta ise mahkemede çocuğun kendisinin de velayet konusunda hangi tarafı istediğini belirtmesi için dinlemesi gerekir. Çocuğun velayet konusunda yaşının müsait olmasına rağmen mahkemede dinlenmediği takdirde bozma sebebi olarak gösterilenYargıtay kararlarıVardır.
Şöyle ki;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/3059 Esas 2017/7002 Hüküm sayılı ve 08.06.2017 Günlü Hükmünde;
“Velayeti davaya konu olan ortak çocuk 16.12.1999 doğumlu, diğeri 23.11.2006 doğumlu olup yasal aşama tarihi itibariyle idrak çağındadır. Ortak çocuklar kendilerini yakından ilgilendiren velayet konusunda mahkemece dinlenilmemiş, görüşlerine başvurulmamıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12.
Ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesinin 3. Ve 6. Maddeleri, iç hukuk vasıtasıyla çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, çocukların adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşlerini ifade etmesine müsaade edilmesini ve yüksek çıkarlarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettikleri görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Bu itibarla; idrak çağındaki çocukların mahkemece görüşlerine başvurulması ve velayetle ilgili tercihlerinin sorularak tüm deliller birlikte değerlendirilip, sosyal inceleme raporu alınarak velayet hakkında sonucu uyarınca hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Yukarıda belirtilen Yargıtaykararlarında da görüldüğü üzere hem tüm somut veriler eksiksiz bir şekilde incelenmeli hem de çocuğun idrak yaşında olması hâlinde mahkemede dinlenmesi gerekir.
Velayet taleplerinde çocuğun üstün yararının korunması gerektiği ve Mahkemenin temel aldığı asıl konunun çocuğun iyi ve güzel bir hayat sürmesidir. Bu nedenle çocuğun bakım ve gözetimine muhtaç olduğu ebeveynin kim olduğu tespit edilecektir.
Boşanma İle İlgili İlginizi Çekebilecek Makaleler
Anlaşmalı Boşanma
Boşanmada Çocuğun Velayeti
Boşanmada Düğün Takıları (Ziynet Eşyaları)
Boşanmada Kusur
Boşanmada Tazminat
Boşanma Davası İle İlgili Sorular ve Cevapları
Yurtdışında Boşanmanın Türkiye’de Tanınması
Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı Boşanma Sebebi Olur Mu?
Boşanma Sebepleri ve Kadına Yönelik Şiddet
Nişan Bozulması Tazminat Davası
İştirak Nafakası
Boşanma Davasında Alınan Tedbirler
Aldatma(Zina) Sebebi İle Boşanma Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler?
Ayrıca,Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir,Boşanmada çocuğun velayeti ve nafaka,Boşanmada çocuğun velayeti kaç yaşına kadar anneye verilir,Boşanmada çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilir,Boşanmada çocuğun velayeti ve mal paylaşımı,Boşanmada çocuğun velayetini baba nasıl alırVe bunlar gibi konularda Hukuk BüromuzunBoşanma avukatıIle iletişime geçerek daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz ve yukarıdaki makalelerimizden de faydalanabilirsiniz.
Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.