Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
8. Hukuk Dairesi 2018/16270 E., 2021/1792 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Yargı Makamı
YASAL AŞAMA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne hüküm verilmiş olup hükmün davalı vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Hükmü temyiz eden davalılar vasıtasıyla yasa yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında hüküm verme yetkisi yasa yolu incelemesini yapacak olan Yargıtaya aittir (HMK mad.336/3). Dosya arasına alınan ve dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgeler, Devletin yargı mercii harcı almasındaki menfaati ile başvuranın yargı mercii vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil denge, Anayasa'nın 36.
Ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve yargı merciine erişim hakkı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, HMK’nin 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davalıların temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına hüküm verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Davacı avukati, 6 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu,...’ın boşandığını, boşanma kararının 25.4.2013 tarihinde kesinleştiğini, davalı... Ile diğer davalı müşterek çocuk...’nın yasal aşama konusu 6 numaralı meskende oturduğunu, davalılardan İlknur’a ihtar keşide edilmesine rağmen evi boşaltmadığını açıklayarak, davalıların yasal aşama konusu 6 numaralı bağımsız bölüme elatmasının önlenmesine ve boşanma kararının kesinleştiği tarihten yasal aşama tarihine kadar 1.000,00 TL ecrimisilin davalılardan alınmasına hüküm verilmesini istemiştir.
Davalılar avukati, davacı ile davalılardan İlknur arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının devam ettiğini, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, taşınmazın boşanmadan önce aile konutu olduğunu, müşterek çocuğun engelli olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, yasal aşama konusu 6 numaralı meskene davalıların müdahalesinin menine, 25.04.2013 tarihinden yasal aşama tarihi olan 19.09.2013 tarihine kadar toplam 3.125,00 TL ecrimisilin davalı...'dan kendi adına asaleten çocuğu......'e velayeten alınarak davacıya verilmesine hüküm verilmesi üzerine; hüküm davalılar vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, yasal aşama evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek hüküm verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar avukatinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.
Her ne kadar Mahkemece davacı lehine, davacı ile davalılardan İlknur arasındaki boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 25.04.2013 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmiş ise de, davalı... Müşterek çocuk... Ile birlikte yasal aşama konusu konutta ikamet ettiğinden, hayatın olağan akışı gereği, davacı eşin, müşterek çocuk ile birlikte davalı eski eşin yasal aşama konusu konutta kalmasına muvafakat ettiğinin kabulü gerekir. Davacı lehine ecrimisile hükmedilmesi için davacı eş, davalı eski eşe verdiği kabul edilen muvafakatını ecrimisil yasal aşama tarihinden önce geri aldığını, konuttan çıkarma iradesini ilettiğini ispat etmelidir (ihtarname, tanık, yemin v. s.).
Davacı, yasal aşama tarihinden önceki bir tarihte varlığı kabul edilen iznini geri aldığını davalı eski eşe ilettiğini ispatlayamazsa, eldeki davanın açıldığı tarihte bu iznini geri aldığı kabul edilir ve yasal aşama tarihinden önceki zaman dilimi için ecrimisil talebi reddedilir.
Somut olayda, davacı vasıtasıyla davalı...’a 05.07.2013 günlü ihtarnamenin keşide edildiği anlaşıldığından, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanan ecrimisilin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılar avukatinin temyiz itirazları yukarıda 2. Bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar avukatinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde hüküm düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2021 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.