Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2021/12852

Hüküm Numarası: 2022/1015

Hüküm Tarihi: 25.01.2022

BORDRO HİLESİ

FAZLA MESAİ ÜCRETİ İSTEMİ

Özeti: Davacı avukati, müvekkilinin davalı şirketin Suudi Arabistan'daki işyerinde ve Cezayir'deki işyerinde topograf olarak çalıştığını, dini bayramların ilk iki günü hariç tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinin ücretlerinin ödenmediğini, davacının yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını, iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ve kısmen ödenek ödendiğini, tüm haklarını aldığına dair belge imzalatılarak ülkeye gönderdiğini belirterek kıdem ve ihbar ödeneği ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının bildirimsiz olarak iş sözleşmesine son verildiğini ve kıdem ödeneği ihbar ödeneği ödendiğini, kıdem ve ihbar ödeneği isteminin yersiz olduğunu, işçilerin tüm hak edişlerinin avansların, fazla mesai ücretinin, hafta tatili ücretinin, ulusal bayram genel bayram tatil ücretlerinin dökümünü ayrıntılı gösteren bordrolara uygun olarak işçilerin banka hesaplarına ödendiğini, davacının yıllık izinlerini de kullandığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı işyerinde bordro hilesi bulunduğu anlaşılmakla, bordro hilesinin söz konusu olduğu hallerde bordrodaki (fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti gibi) tahakkuklar aslında gerçekte bu çalışmaların karşılığı olan ücretler olmayıp, işçinin temel ücretinin bir parçası olduğundan, bu tahakkuk miktarları hiç dikkate alınmadan sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle yasal aşama konusu alacakların hesaplanması, fazla mesai ve hafta tatili alacağı bakımından davalı tanık beyanlarına davacının aylık 42 saat fazla mesai yaptığı ve ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması gerekli iken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasında görülen yasal aşama sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/01/2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına avukati Avukat Ü. T.

Ile karşı taraf adına avukati Avukat A. N. C. Geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi vasıtasıyla düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı avukati, müvekkilinin davalı şirketin Suudi Arabistan'daki işyerinde 31.03.2009-01.04.2011 tarihleri arasında 2.750,00 USD ücretle, Cezayir'deki işyerinde 24.09.2014-29.06.2016 tarihleri arasında 3.000,00 USD ücretle topograf olarak çalıştığını, dini bayramların ilk iki günü hariç tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinin ücretlerinin ödenmediğini, davacının yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını, iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ve kısmen ödenek ödendiğini, tüm haklarını aldığına dair belge imzalatılarak ülkeye gönderdiğini belirterek kıdem ve ihbar ödeneği ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı avukati, davacının 29.06.2016 tarihinde bildirimsiz olarak iş sözleşmesine son verildiğini ve 2.215,78 USD kıdem ödeneği 4.200,10 USD ihbar ödeneği ödendiğini, kıdem ve ihbar ödeneği isteminin yersiz olduğunu, davacının son aylık ücretinin net 2.173,91 USD olduğunu, işçilerin tüm hak edişlerinin avansların, fazla mesai ücretinin, hafta tatili ücretinin, ulusal bayram genel bayram tatil ücretlerinin dökümünü ayrıntılı gösteren bordrolara uygun olarak işçilerin banka hesaplarına ödendiğini, davacının yıllık izinlerini de kullandığını beyanla davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Yargı Makamı Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne hüküm verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin hükmüne karşı davacı avukati istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Yargı Makamı Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı avukatinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine hüküm verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:

Hükmü, davacı avukati temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile yasal ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, yasal aşama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı avukatinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Taraflar arasındaki itilaf davacının aylık ücret miktarı noktasındadır.

Davacı, davalı işyerinde aylık ücretinin net 3.000,00 USD olduğunu, gerçek dışı düzenlenen bordrolarda fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının tahakkuk etmiş gibi gösterildiğini belirtmiştir. Davalı ise davacının aylık net 2.173,91 USD ücretle çalıştığını fazla mesai ve hafta tatillerinin ödendiğini savunmuştur.

Davacı tanıkları R. S ve N. T davacının 3.000,00 USD maaş aldığını beyan etmişlerdir.

Emsal ücret araştırmasında İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası emsal ücret olarak 2016 yılı için net 3.000,00 USD bildirmiştir.

Davalı tarafça sunulan imzasız bordroların incelenmesinde; bordrolarda aylık 42 saat fazla mesai ve iki gün hafta tatili tahakkuklarının yapıldığı görülmektedir. Örneğin Mayıs 2016 ayına ait imzasız bordronun incelenmesinde 42 saat fazla mesai ve iki hafta tatili tahakkuku yapılarak, davacının net hak edişinin 3.000,00 USD olduğu görülmüştür. Davacının dosya kapsamında bulunan diğer ücret bordroları da aynı şekildedir.

Yine davacının 13.03.2016-31.03.2016 tarihleri arasında Türkiyede olduğu Mart 2016 bordrosunda davacının 30 gün üzerinden yine aylık 42 saat fazla mesai ve iki hafta tatili çalışması tahakkuku ile net 3.000,00 USD ücret belirlenmiştir.

Bu açıklamalar karşısında davalı işyerinde bordro hilesi bulunduğu anlaşılmakla, bordro hilesinin söz konusu olduğu hallerde bordrodaki (fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti gibi) tahakkuklar aslında gerçekte bu çalışmaların karşılığı olan ücretler olmayıp, işçinin temel ücretinin bir parçası olduğundan, bu tahakkuk miktarları hiç dikkate alınmadan sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacının ücreti net 3.000,00 USD kabul edilerek yasal aşama konusu alacakların hesaplanması, fazla mesai ve hafta tatili alacağı bakımından davalı tanık beyanlarına davacının aylık 42 saat fazla mesai yaptığı ve ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması gerekli iken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan, İlk Derece Yargı Makamı hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Yargı Makamı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Yargı Makamı kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz hüküm harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2022 tarihinde oybirliği ile hüküm verildi.


Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.