Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
12. Hukuk Dairesi 2024/857 E., 2024/5782 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 3. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizentetkiki davacı//borçlu vasıtasıyla istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, yasal aşamadosyası için Tetkik Hakimi...Vasıtasıyla düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgelerokunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde alacaklının, icra müdürlüğünün, borçluya gönderilenödeme emri tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle itirazın süresinde olduğuna ve takibin durdurulmasınayönelik 16.09.2021 günlü kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derecemahkemesince; şikayetin kabulü ile müdürlük kararının kaldırılmasına, takibin devamına hüküm verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastanreddine hüküm verildiği, kararın borçlu vasıtasıyla temyiz edildiği görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 21. Maddesinin 1. Fıkrası ile 57.
Maddesinin 1. Fıkrasına göre icra işlerindetebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır. Tebligat ile ilgili Yasa ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanındabelgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Yasa ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir.
Yasa ve Yönetmeliğinamacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi(tebligatın bilgilendirme fonksiyonu) ve bu hususların belgeye (tebligatın belgelendirme fonksiyonu)bağlanmasıdır. Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte öngörülen şekildeişlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru vasıtasıyla yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaretkalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılmaz. Nitekim, Yasanın ve Yönetmeliğin belirlediği şekildeyapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda daaçıkça vurgulanmıştır. Bir yasal işlemin tebligat olarak nitelendirilebilmesi için iki unsura ihtiyaç vardır.
Bu unsurlar kanundaöngörüldüğü şekilde yazılı bildirim ve belgelendirmedir. Bu iki unsurun veya birinin mevcut olmamasıhalinde tebligatın “usulsüzlüğü” değil “yokluğu” söz konusu olur. Bu iki unsur mevcut olmakla beraber Tebligat Kanunu’na uygun değil ise usulsüz tebliğ var demektir (Muşul, Timuçin: Tebligat Hukuku, Ankara2018, s. 85, HGK'nın 21.12.2021 tarih, 2018/12-255 E. - 2021/1724 K.)7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin birinci ESAS NO: 2024/857fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması mecburidir.1. 10/12/2003 günlü ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV)sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar. ” Yine aynı maddeninikinci fıkrasında “Birinci fıkra kapsamı dışında gerçek ve tüzel kişilere, talepleri halinde elektronik tebligatadresi verilir. Bu vaziyette bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması mecburidir” üçüncü fıkrasında;“Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın mecburi bir sebeple yapılamaması halindebu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Yine Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5. Maddesinde; “(1) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişileretebligatın elektronik yolla yapılması mecburidir: a)10/12/2003 günlü ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV)sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.” denilmek suretiylekamu idarelerine elektronik tebligat yapılmasının mecburi olduğu belirtilmektedir. Somut olayda, borçluya, ödeme emrinin posta yoluyla 08.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu avukatininise 16.09.2021 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile borçlu...’nün ‘4’ sayılı etebligatadresi mevcut olmasına rağmen, kamu kurumuna ödeme emri tebligatının fiziki olarak usulsüzyapıldığı iddiası ile birlikte borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce borçlu idarenin elektroniktebligat adresi olmasına rağmen elektronik tebligat adresine tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, icra takibineitirazının yasal süresinde olduğu kabul edilerek icra takibinin durdurulmasına hüküm verildiğianlaşılmaktadır. İlk Derece Yargı Makamı ve Bölge Adliye Yargı Makamı kararlarında atıfta bulunulan Dairemizin bazıiçtihatlarında da belirtildiği üzere kural olarak, icra yargı makamı, açıkça ileri sürülmedikçe tebligatusulsüzlüğünü re'sen nazara alamayacağı gibi; icra dairesi dahi tebligatın usulsüz olduğunu belgeleyen icrayargı makamı vasıtasıyla verilmiş bir hüküm getirilmediği sürece kendiliğinden tebligatın usulsüz yapılmışolduğunu dikkate alamaz ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin birinci fıkrası tebligatınelektronik yolla yapılmasını mecburi kıldığından posta yolu ile yapılan tebligat yok hükmündedir.
Borçluyausulsüz de olsa tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 32. Maddesininuygulanma imkanı da bulunmamaktadır. Bu vaziyette icra müdürlüğünce borçluya yöntemince tebliğedilmiş bir ödeme emri bulunmadığı değerlendirilerek itirazın süresinde yapıldığı gerekçesi ile takibindurdurulmasına hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kabule göre de; icra mahkemesince memur işlemi şikayetinin incelenmesi sonucunda, usul ve yasayauygun olmadığı değerlendirilen memur işleminin iptaline, işlemin usul ve yasaya uygun olduğuna kanaatgetirilirse şikayetin reddine hüküm verilmesi gerektiği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince ödemeemri tebliğ işleminin usulsüz ya da yok hükmünde olduğu denetlenip değerlendirilmeksizin takibindevamına hüküm verilmesi de doğru görülmemiştir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe ile şikayetin reddine hüküm verilmesigerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi ve borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Yargı Makamı hükmü kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Yasa ile değişik İİK'nın364/2. Maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı ESAS NO: 2024/857HMK'nın 373/1. Maddesi uyarınca, Bölge Adliye Yargı Makamı 3. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 tarihve 2022/35 E. - 2023/2142 K.
Sayılı kararının KALDIRILMASINA, İcra Hukuk Mahkemesinin15.11.2021 tarih ve 2021/50 E.- 2021/63 K. Sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istekhalinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesinegönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi. Hukuk Büromuz Bürosu, Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu,,
Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.