Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
Hukuk Büromuz
Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atuf Kansu Cd. No:112 D:30, Cevat Muratal İş Merkezi, Balgat, /
Yazı İçeriği:
Babalık Davası Nedir?
Babalık Davası Nasıl Açılır?
Babalık Davasını Kimler Açabilir?
Babalık Davası Kime Karşı Açılır?
Babalık Davasında Babalığın Hükmen Tespiti Yanında İleri Sürülebilecek Diğer Talepler
Babalık Davasında Deliller ve İspat
Babalık Davasında DNA Testinin Rolü
Babalık Davasında Tanık Beyanlarının Rolü
Babalık Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Babalık Davasında Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı
Babalık Davasına İlişkin Yargıtay Kararları
Babalık Davası Nedir?
Evlilik dışında doğmuş olan çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulabilmesi için babanın çocuğu tanıması ya da babalık yasal süreci açılması gerekmektedir.
Babalık yasal süreci, evlilik birliği dışında doğmuş olan çocuğun, baba vasıtasıyla tanınmaması halinde gündeme gelen ve baba ile evlilik dışında doğmuş olan çocuk arasındaki soybağının, yargı mercii hükmü ile kurulması amacıyla açılan davadır. "Babalığın hükmen tespiti yasal süreci" şeklinde de nitelendirildiği görülmektedir.
Babalık yasal süreci, soybağına ilişkin bir çeşit nüfus kaydının düzeltilmesi yasal süreci niteliğindedir denilebilir. Soybağına ilişkin bir yasal aşama olmasından dolayı, Türk Medeni Kanunumuzun 284. Vd. Maddeleri uyarınca bazı özel hükümler ihtiva etmektedir.
Bu nedenle teknik hususlar önemle dikkate alınmalı ve zaman kaybı yaşanmaması adına aşama son derece titizlikle yürütülmelidir.
Babalık Davası Nasıl Açılır?
Babalık yasal süreci, kimi zaman vatandaşlara mantıklı gelmeyen bazı şartların sağlanmasına bağlıdır. Her ne kadar bu şartlar ilk duyulduğunda hukuk eğitimi ve özellikle medeni hukuk ile Roma hukuku alanında eğitim almamış kişilere mantıksız geliyor olsa da, temelleri Roma Hukuku'na dayanan, soybağına ve nesebin belirli olmasına ilişkin bir yasal temellendirmeye tabiidir. Bu nedenle babalık davasının açılabilmesi için öncelikle aşağıda belirtecek olduğumuz şartların varlığı aranmaktadır.
Babalık yasal süreci açılmasının koşulları:
Çocuk ile herhangi bir kişi arasında yasal statü itibariyle baba-oğul ilişkisi meydana getirecek bir şekilde soybağının mevcut olmaması,
Çocuk ile biyolojik baba haricinde herhangi biri arasında soybağı ilişkisi mevcut ise,Soybağının reddi yasal süreciAçılması suretiyle önceden mevcut olan bu soybağının yargı mercii vasıtasıyla kaldırılmış olması,
Babalık yasal süreci açmak isteyen tarafın, bu durumu Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar etmiş olması,
Babalık davasının anne vasıtasıyla açılmış olması halinde kayyıma, kayyım vasıtasıyla açılmış olması halinde ise anneye ihbar edilmesi
Babalık yasal süreci, görevli ve yetkili yargı merciine verilecek olan bir yasal aşama dilekçesi ile açılmaktadır. Bu davanın usule ve esasa ilişkin oldukça teknik detaylar içermesinden dolayı, hak ve zaman kaybına uğranılmaması için mutlaka alanında uzman bir avukatın yasal desteğinden faydalanılarak açılmasını tavsiye etmekteyiz.
Babalık Davasını Kimler Açabilir?
Babalık yasal süreci, Türk Medeni Kanunumuzun 301.
Maddesinin 1. Fıkrasındaki açık hüküm gereği yalnızca anne veya çocuk vasıtasıyla açılabilmektedir. Ancak çocuğun üstün yararı ve tarafsızlık ilkesi gereği bu iki halde farklı uygulamalar bahsi geçen olmaktadır. Bunların en başında, çocuğun babalık yasal süreci nezdinde temsilinin anne vasıtasıyla değil, kayyım vasıtasıyla gerçekleştirilmesi gelmektedir.
Türk Medeni KanunumuzUn 301/1.
Maddesine Göre:
"Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler."Baba ise evlilik dışı çocuğunu kendi nüfusuna almak için babalık yasal süreci açmak hâlinde değildir, çünkü kanunkoyucu vasıtasıyla kendisine, evlilik dışında doğmuş olan çocuğunu tanıma imkanı verilmiştir. Zaten anne veya çocuk vasıtasıyla açılacak olan babalık yasal süreci, babanın çocuğunu tanımayı reddetmesi halinde bahsi geçen olmakta dır, bu nedenle babalık davasını açma hakkı anne ile çocuğa verilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki, çocuğun biyolojik babası vasıtasıyla tanınması da, aynı babalık davasında olduğu gibi başka bir erkek ile çocuk arasında soybağının bulunması halinde bahsi geçen olamayacaktır; bu halde de öncelikleSoybağının reddiNin gerçekleştirilmesi gerekecektir.
Soybağının reddi yasal süreci hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için, konuya ilişkin yayınlamış olduğumuz makalemizi okuyabilirsiniz: Soybağının Reddi Davası
Babalık Davası Kime Karşı Açılır?
Babalık davasında davalı, baba olduğu iddia edilen kişinin kendisidir. Ancak bu kişi ölmüşse, babalık yasal süreci baba olduğu iddia edilen kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Baba olduğu iddia edilen kişinin hiç mirasçısı bulunmuyorsa, bu kişinin mirası devlete kalacağından dolayı bu vaziyette babalık yasal süreci devlete karşı da açılabilecektir.
Dolayısıyla sırasıyla bu davanın kimlere karşı açılabileceğini sayacak olursak:
Öncelikle babaya karşı açılır,
Baba ölmüşse, babanın mirasçılarına karşı açılır,
Babanın mirasçıları yoksa, devlete karşı açılır.
Babalık Davasında Babalığın Hükmen Tespiti Yanında İleri Sürülebilecek Diğer Talepler
Babalık davasının anne vasıtasıyla açılması halinde, baba olduğu iddia edilen kişi ile çocuk arasında soybağının kurulmasının yanında, annenin bazı mali haklarını babadan talep etme hakkı bahsi geçendur. Ancak annenin mali hak talepleri, aşağıda değinecek olduğumuz üzere yalnızca Türk Medeni Kanunumuzun aşağıda alıntılayacağımız 304. Maddesinde yer alan istemlere ilişkin olabilecektir, bunun yanındaManevi ödenekTalebinde bulunulabilmesi için genel mahkemeler nezdinde ayrıca yasal aşama açılması gerekir(Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu görüşü doğrulamaktadır, Bakınız: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/4770 E., 2019/3562 K.
Sayılı hükmü). Eğer ki açılmış olan babalık davasında manevi ödenek talebinde bulunulmuşsa, manevi ödenek yönünden eksik nispi harç tamamlattırılıp dosyanın tefrik edilmesiyle birlikte görevsizlik hükmü verilmelidir.
Türk Medeni Kanunumuzun "Ananın Mali Hakları" Başlıklı 304. Maddesine Göre:"Ana, babalık yasal süreci ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:1. Doğum giderleri,2.
Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,
3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına hüküm verebilir.Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir."Ayrıca babalık davasını çocuk da açmış olsa, anne de açmış olsa; çocuk için babadanNafakaTalebiNde bulunulabilmektedir. Bahsi geçen nafaka,Iştirak nafakasıNiteliğinde olup çocuğun ergin olduğu yaşa kadar devam edecektir. İhtiyaç halinde çocuğun erginliğe ulaşması akabinde yardım nafakası talep etmesi de mümkündür, yardım nafakasına ilişkin bu davayı erginliğe erişmiş olan çocuk açacaktır.
Babalık Davasında Deliller ve İspat
Babalık davasının, soybağına ilişkin bir yasal aşama olması nedeniyle, Türk Medeni Kanunumuzun 284.
Maddesi gereğince maddi olgular hakim vasıtasıyla resen araştırılır ve deliller de serbestçe takdir edilir. Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği tarafların soybağının belirlenmesi için mecburi olan ve sağlık açısından tehlike yaratmatan araştırma ve incelemelere rıza göstermeleri yükümlülüğü bahsi geçendur. Tarafların bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, vaziyet ve koşullara göre bahsi geçen edilen araştırma ve incelemelerden beklenen sonuç, o kişinin aleyhine doğmuş sayılabilir. Dolayısıyla bu davaya ilişkin olarak: Yargılama sürecinin yönetilmesi, deliller ve ispat konusunda hakime çok büyük yetki alanı tanınmıştır.
Türk Medeni Kanunumuzun 284.
Maddesine Göre:
"Soybağına ilişkin davalarda, aşağıdaki kurallar saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:1. Hâkim maddî olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.2. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde mecburi olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, vaziyet ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir."Babalık davasında babalığın hükmen tespiti ile bu talebin yanında ileri sürülen maddi ödenek ve nafaka taleplerine ilişkin olarak her somut olayın gereklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmek üzere nüfus kayıtları, tanık beyanı, DNA testi, doğum kayıtları, hastane kayıtları, çocuğun doğumu ve hayatını sürdürmesi için lazım gelen masraflara ilişkin her türlü kayıt ve evrak, mesajlaşma ekran görüntüleri vb.
Bir çok delil ileri sürülebilmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunumuzun yukarıda alıntılamış olduğumuz 284. Maddesi uyarınca taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi hakimin maddi olguları resen araştırma ve delilleri serbestçe takdir etme yetkisi bahsi geçendur.
A) Babalık Davasında DNA Testinin Rolü
Babalık davasında DNA testinin rolü son derece önemlidir. Çünkü işin uzmanları vasıtasıyla bilimsel ve teknik inceleme yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilen DNA testlerinde, çocuğun baba olduğu iddia edilen kişiye ait olup olmadığının tespitine ilişkin olarak %99.9 oranında kesinlik durumu bahsi geçen olmaktadır.
Bu nedenle hakimin konuya dair hüküm vermesinde DNA testi sonuçlarının önemi göz ardı edilemeyecek durumdadır.
Ancak bahsi geçen bu DNA testinin de uygulama kurallarına ve Yargıtay kararlarına uygun olarak temin edilmesi gerekmektedir. DNA testinin sağlaması gereken koşulları sağlamaması halinde istinaf ve temyiz incelemelerinde kararın bozulması ve dolayısıyla zaman kaybı yaşanılabilmesi mümkündür. Örnek vermek gerekirse, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi vasıtasıyla 2021/5966 E.
Ve 2021/9684 K. Sayısı ile verilmiş olan kararda tek hekim vasıtasıyla düzenlenmiş olan raporun, hükme elverişli olmadığı ve en yakın Adli Tıp Kurumundan heyet raporu alınması gerektiği ifade edilmiştir. Aynı şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi vasıtasıyla 2021/5738 E.
Ve 2021/9678 K. Sayılı hükmünde çocuk ile babanın aynı anda ve birlikte DNA örneği vermeleri ile birlikte Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği ifadesi vurgulanmıştır.
Bu vermiş olduğumuz örnekler, yalnızca tek bir konuya ilişkin olup bu ve benzeri hususların yargılama aşamasında önemle dikkate alınmaması halinde aşama oldukça uzayabilmektedir. Dolayısıyla sürecin, alanında uzman birAile hukuku avukatıAracılığıyla yürütülmesi tavsiyemizi yinelemekteyiz.
B) Babalık Davasında Tanık Beyanlarının Rolü
Babalık davasında tanık beyanlarının rolü son derece zayıf kalmaktadır. Zaten Türk Medeni Kanunumuzun yukarıda alıntılamış olduğumuz 284.
Maddesi nedeniyle hakimin maddi olguları resen araştırma ve delilleri serbestçe takdir etme yetkisi mevcuttur. Bu nedenle davada yalnızca tanık beyanlarına dayanılmış olsa dahi hakim vasıtasıyla detaylı inceleme yapılabilir ve tarafların DNA testine tabii tutulmalarına hükmedilebilir.
Babalık davasında yalnızca tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulması mümkün olamamaktadır. Bu neviden bir hükmün bir şekilde kurulmuş olması halinde ise istinaf ve temyiz incelemesi sonucunda bozulması son derece mümkündür. Bu nedenle sürecin sürüncemede bırakılmaması adına mutlaka DNA testi gerçekleştirilmesi talep edilmeli ve bu testin de usulüne uygun bir şekilde alınması sağlanmalıdır.
Babalık Davasında Yetkili ve Görevli Yargı Mercii
Babalık davasında görevli yargı mercii, aile yargı makamı; yetkili yargı mercii ise Türk Medeni Kanunumuzun 283.
Maddesi hükmü gereğince, davanın taraflarından birinin yasal aşama veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir.
Eğer yetkili mahkemenin bulunduğu yerde aile yargı makamı mevcut değilse, asliye hukuk yargı makamı bu davaya aile yargı makamı sıfatıyla bakacaktır.
Babalık Davasında Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı
Babalık davasında zamanaşımı değil, hak düşürücü süre bahsi geçendur. Bu nedenle sürelere uygunluk ve aykırılık, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hakim vasıtasıyla da resen gözetilir.
Anne açısından hak düşürücü süre, çocuğun doğumundan itibaren 1 yıldır. Ancak çocuk ile başka bir erkek arasında önceden herhangi bir sebeple soybağı kurulmuşsa, bu bir yıllık süre, çocuk ile kayden baba olan kişi arasındaki soybağının kaldırılmasından itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu bir yıllık süre geçtikten sonra yalnızca haklı sebeplerin varlığı halinde yasal aşama açılabilecektir.
Eğer bu süre geçtikten sonra yasal aşama açılmışsa, anne vasıtasıyla bu gecikmeyi haklı kılan bir sebep öne sürülmeli ve gecikmeye sebep olan şeyin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içerisinde yasal aşama açılmış olmalıdır.
Bunun yanında belirtmekte fayda görüyoruz, babalık yasal süreci çocuğun doğumundan önce de açılabilmektedir. Yani çocuk henüz anne karnındayken de babalık yasal süreci açılması mümkündür.
Çocuk açısından babalık davasının açılabilmesi açısından kanunkoyucu herhangi bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Dolayısıyla yukarıda mevzuubahis etmiş olduğumuz süreler, yalnızca anne açısından geçerli olan hak düşürücü sürelerdir.
Babalık Davasına İlişkin Yargıtay Kararları
Babalık davasında DNA testi usulü,
Babalık davasında DNA testi için baba olduğu iddia edilen kişi ile çocuktan alınacak örneklerin aynı anda ve birlikte DNA örneği vermek üzere sevk edilmesi ve Adli Tıp Kurumundan bu şekilde rapor alınması gerekliliği,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/5738 E., 2021/9678 K.
Sayılı hükmü"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Yargı Makamı 11. Hukuk Dairesi YASAL AŞAMA TÜRÜ: Babalık Davası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye yargı makamı hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı... Vasıtasıyla, asıl davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl yasal aşama babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, küçüğe kayyım atanmış, Hazine ve Cumhuriyet savcısına yasal aşama ihbar edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra... Adli Tıp Kurumu’ndan DNA raporu alınmış,... Adli Tıp Kurumu’nun 09.05.2016 günlü “...'in,... Için BİYOLOJİK BABALIĞI REDDEDİLDİĞİ” mütalaasında bulunan rapor gereğince davanın reddine hüküm verilmiştir.
Bu karara karşı davacı... Vasıtasıyla asıl davanın reddi yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hüküm verilmiştir.
Dosya incelendiğinde; davacı-davalı... Vasıtasıyla, hükme dayanak adli tıp kurumu raporuna karşı süresinde itiraz talebinde bulunduğu, itirazında davalı-davacı... Yerine bir başkasından DNA örneği alınmış olabileceği, DNA örneklerinin aradan çok uzun zaman geçtikten sonra alınmış olmasının rapor sonucuna etki edebileceğini belirtmiştir.
Mahkemece, davacı anne..., soybağı düzenlenecek olan küçük Hayat ve baba olduğu iddia edilen davalı...’in aynı anda birlikte DNA örneği vermek üzere sevk edilerek yeniden Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerekirken, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar karşılanmadan bu rapor ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple temyiz edilen bölge adliye yargı makamı kararının BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye yargı makamı hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle hüküm verildi. 16.12.2021 (Prş.)
Babalığın hükmen tespiti yani babalık davasında yargılama giderleri ve vekalet ücreti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/5860 E., 2021/9679 K. Sayılı hükmü"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Yargı Makamı 2.
Hukuk Dairesi YASAL AŞAMA TÜRÜ: Babalık Davası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye yargı makamı hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı... Vasıtasıyla temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava, babalığın hükmen tespitine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulü babalığın tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine hüküm verilmiştir. Bu karara karşı davalı vasıtasıyla yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönlerinden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. O halde ilk derece yargı makamı hükmünün davanın kabulüne ile babalığın tespitine ilişkin bölümü istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu nedenle davalının, davanın kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddine hüküm verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına hüküm vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenlerle davalının, davanın kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, yukarıda 2. Bentte gösterilen sebeple davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 267.80 TL. Temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye yargı makamı hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle hüküm verildi.16.12.2021 (Prş.)
Babalık davasında DNA testinin en yakın Adli Tıp Kurumundan alınması gerekliliği,
Babalık davasında üniversite başhekimliğinden tek hekim vasıtasıyla düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli görülmemesi,
Yargıtay 2.
Hukuk Dairesi 2021/5966 E., 2021/9684 K. Sayılı hükmü"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Aile Yargı Makamı YASAL AŞAMA TÜRÜ: Babalık Davası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vasıtasıyla temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yasal Aşama babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, küçüğe kayyım atanmış, Hazine ve Cumhuriyet savcısına yasal aşama ihbar edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra İnönü Üniversitesi... Tıp Merkezi Başhekimliği Genetik Tanı Merkezinden DNA raporu alınmış, 03.03.2016 günlü tek hekim vasıtasıyla düzenlenen ve "% 99,99 olasılıkla babası olabileceği" mütalaasında bulunan rapor gereğince davanın kabulüne hüküm verilmiştir.
Soybağını düzenleyen davaların kamu düzeninden olduğu gözetilerek hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırma yapılması ve sonucuna göre hüküm verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle DNA raporlarının uzmanlardan oluşan bir heyet vasıtasıyla düzenlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, en yakın Adli Tıp Kurumundan heyet raporu alınması gerekirken, tek hekim vasıtasıyla düzenlenmiş rapor ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle hüküm verildi.16.12.2021 (Prş.)
Babalık davasında nafaka ve ödenek,
Babalık davasında manevi ödenek talep edilmesi halinde dosyada manevi ödenek yönünden tefrik gerçekleştirilerek asliye hukuk mahkemesine gönderilmek üzere görevsizlik hükmü kurulması,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/4770 E., 2019/3562 K.
Sayılı hükmü"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Aile Yargı Makamı YASAL AŞAMA TÜRÜ: Nafaka-Maddi ve Manevi Ödenek Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vasıtasıyla ödenek taleplerinin reddi ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava TMK'nun 304. Maddesine dayalı ödenek isteğine ilişkindir. Davacı kadın davalı ile evlilik dışı ilişkileri nedeniyle hamile kaldığını, bu sebeple çocuğun doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, gebelik ve doğumun gerektirdiği giderleri olmak üzeri 5.000.- TL maddi, sosyal çevrede dışlanması sebebiyle yaşadığı manevi zarar karşılığı ise 20.000.-TL manevi ödenek talep etmiştir.
Çocuk ile baba arasındaki soybağı, ana ile evlilik, tanıma ya da hakim hükmüyle kurulabilmektedir (TMK m. 282/2). Toplanan delillerden, davaya konu küçük çocuğun 17.12.2013 tarihinde dünyaya geldiği ve baba vasıtasıyla nüfus memuruna beyanla tanındığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 304.
Maddesinde ananın babalık yasal süreci ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderleri isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece davacının maddi ödenek niteliğindeki doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderlere ilişkin talebi ile ilgili doğum yapılan hastaneden doğum belgelerinin istenmesi, taraf delillerinin toplanması, delillerin bu minvalde incelenerek, gerektiğinde giderler konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucu uyarınca hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3- Manevi ödenek istemine yönelik yapılan incelemede; Türk Medeni Kanunu'nun 304. Maddesi ananın mali haklarını hüküm altına almıştır. Davacı kadının Türk Medeni Kanunu'nun 304.
Maddesinde yazılan mali haklar dışındaki manevi ödenek istemi Borçlar Kanunundan kaynaklanmakta olup aile mahkemelerinin görev alanı dışındadır. (B. K 49. Ve 58.). Bu açıklamalar uyarınca manevi tazminata yönelik yasal aşama; Türk Medeni Kanununun 304.
Maddesinden değil Borçlar Kanunu 49. Ve 58. Maddelerinden kaynaklı olup, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp karara bağlanılması mecburidir. Davacı başvuru harcını yatırmıştır.
Başvuru harcı yasal aşama dilekçesindeki tüm istekleri kapsar. O halde mahkemece, bu istekle ilgili davacıya nispi harcın tamamlanması için süre verilmesi, verilen süre içinde eksik nispi harç tamamlandığı takdirde bu talep yönünden tefrik ve görevsizlik hükmü verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. Ve 3. Bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temiyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.
Bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle hüküm verildi. 27.03.2019 (Çrş.)
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.