Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ31. HUKUK DAİRESİEsas Numarası: 2019/1441Hüküm Numarası: 2019/1299Hüküm Tarihi: 31.05.2019Yerel mahkemece verilen hüküm sonrasında istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan incelemesonunda: YASAL AŞAMA: Davacı avukati dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Haziran 2010 tarihinden iş sözleşmesinin haksızfeshedildiği 26/01/2018 tarihine kadar davalı site yönetimine bağlı olarak sitede hizmetli olarak çalıştığını, siteyönetimi değiştikten sonra yeni yönetim müvekkilini çağırarak biriken tüm işçilik alacaklarından feragat ederekyeni bir işçilik sözleşmesi imzalatmak istediklerini, müvekkilinin geçmişe dönük ödenek ve işçilik alacaklarındanferagat etmeden sözleşmeyi imzalayabileceğini belirttiğini, ancak yönetim bunu kabul etmeyince işten çıkarıldığınımüvekkilinin de aynı gün noterden ihtar çekerek haksız olarak işten çıkarıldığını ve tüm işçilik alacaklarınınkendisine ödenmesini talep ettiğini, düzenli bir işe ihtiyacı varken işten çıkmayı hiç düşünmediğini ancak yasal bir gerekçe olmadan kötü niyet ile işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ödeneği, İhbar Tazminatı ve kötü niyettazminatının davalıdan tahsilini talep ve yasal aşama etmiştir. CEVAP:Davalı avukati dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 07/08/2010 tarihinde çalışmaya başladığınıancak davacının iş sözleşmesinin sonlandırılması ile ilgili olarak ileri sürdüğü hususlar yasal dayanaktan yoksunsomut bir delile dayanmayan tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamayayönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, davalının feshin son çare olması prensibine sadık kalarak 31/01/2018tarihinde iyi niyeti ile davacı işçiye işe davet ihtarnamesi gönderdiğini davacının bu çağrıya rağmen başvurudabulunmadığı gibi başka bir işyerinde çalışmaya başladığını savunarak davanın reddine hüküm verilmesini talep vedava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKÜM GEREKÇESİNİN ÖZETİ: İlk Derece Yargı Makamı vasıtasıyla; somut olay değerlendirildiğinde 7035 sayılı İş Yargı Mercileri Kanununun 3. maddesi arabuluculuğu yasal aşama koşulu olarak kabul etmiş olup, davacının Mahkemede yasal aşama açmadan öncearabulucuya başvurma zorunda olduğu, davacı arabulucuya başvurduğunu, dosya içerisine de arabuluculuktutanağının fotokopisinin eklendiği ancak; 23/10/2018 günlü duruşma zabtında davacıya arabuluculuk tutanağınınaslının bir haftalık kesin sürede ibraz edilmesine dair süre verildiği ve bu sürede sunulmadığı anlaşıldığındandavacı vasıtasıyla açılan davanın arabuluculuk yasal aşama koşulu yokluğundan reddine hüküm verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Yargı Makamı hükmüne karşı davacı avukatince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı avukatinin istinaf sebepleri; Yerel Mahkemenin davayı usulden reddetme sebebinin arabuluculuk sonuç tutanağının dosyayasunulmaması olarak gerekçelendirdiği, yasal aşama açılmadan önce yasal aşama koşulu gereği mecburi arabuluculuğabaşvurulduğu arabuluculuk sonucunun anlaşamama ile sonuçlanması ile yasal aşama açıldığı, davanın Uyap üzerindenaçıldığı tarafların ve arabulucunun imzaladığı anlaşamama sonuç tutanağının da sistemden yasal aşama dilekçesi eki yapıldığı, yine Uyap sisteminden yasal aşama açarken sistemin mecburi arabuluculuk dosya numaralarını istediği bukısımlara arabuluculuk dosya numaraları girilmeden yasal aşama açma safahatında ilerleme sağlanamadığı yani davaaçılamadığı, bu kısımlara arabuluculuk dosya numaraları girildiğinde Uyap sistemine arabuluculuk son tutanağıeklenmemiş olsa dahi arabulucunun Arabulcu Portal'a e imza ile eklediği sonuç tutanağının görüldüğü, kaldı ki Uyap'tan yasal aşama açarken arabuluculuk dosya numarası girildiği gibi son tutanağın da taranarak dilekçe eki olarakeklendiği ve gerek uyap sisteminde gerek dosyada uyap çıktısı bulunduğu, bütün bunlara rağmen karşı tarafınarabuluculuğa başvurulmadan yasal aşama açıldığına dair ya da tutanağa, yada tutanaktaki imzalara itiraz etme durumuda olmadığı halde arabuluculuk son tutanağı dosyada olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddedilmesininkabul edilemez ve de anlaşılamaz bir hüküm olduğu, Yerel Mahkemenin keyfi bir hüküm vererek davacının dadavalının da tanıklarının hazır olduğu bir duruşmada tanık dinlemekten kaçınmış anlamsız bir şekilde davayıusulden reddederek hakkın sürüncemede kalmasına ve yargının yükünün artmasına sebep olduğu, Yerel yargı mercii davayı usulden reddederken kısa kararda karşı tarafa 2725 TL vekalet ücretine hükmettiği, gerekçeli hükmünde bu rakamı 300,00 TL ye indirdiği, gerek kısa hüküm ve gerekçeli hüküm uyumsuzluğu gerekdosyada ve uyap sisteminde olan evrakı yok sayarak davanın usulsüz açıldığı gerekçesinin anlaşılamaz birhukuksuz uygulama örneği olduğu, şeklindedir.
DELİLLER:SGK kayıtları, işyeri kayıtları ile tüm dosya kapsamıdır.
GEREKÇE:Yasal Aşama; iş sözleşmesinin işveren vasıtasıyla haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kıdem ödeneği, ihbartazminatı ile kötü niyet tazminatının tahsili talebine ilişkindir. Davacı avukatinin istinaf sebepleri açısından istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile bağlı ve sınırlı olarak dosyaüzerinde yapılan incelemede;7036 sayılı İş Yargı Mercileri Kanunu'nun "Dava koşulu olarak arabuluculuk" hükümlerini düzenleyen3. maddesinin ikinci fıkrasının "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin sontutanağın aslını veya arabulucu vasıtasıyla onaylanmış bir örneğini yasal aşama dilekçesine eklemek zorundadır. Buzorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeyesunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise yasal aşama dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine hüküm verilir. Arabulucuya başvurulmadan yasal aşama açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, davaşartı yokluğu sebebiyle usulden reddine hüküm verilir." şeklindeki düzenlemesine göre, yasal aşama açılmadan öncearabulucuya hiç başvurulmamış olması yasal aşama koşulu yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucuvasıtasıyla onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içinde sunulmamış olması ise davanınusulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Somut olayda; İlk derece yargı makamı hükmünde, arabuluculuk tutanağının aslını sunması hususundadavacıya verilen bir haftalık süre içinde tutanak aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine kararverildiği anlaşılmakta ise de; esasen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin sontutanağın yasal aşama dilekçesine eklendiği, davanın UYAP üzerinden açıldığı, arabuluculuk faaliyetine ilişkin belgelereve son tutanağa, herkese açık ve ulaşılabilir hale getirilen UYAP sistemi üzerinden erişebilmenin mümkünbulunduğu dikkate alındığında, yargılamaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp davanın esasının incelenmesi gerekirken, son tutanak aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi isabetli görülmemiştir. HMK.’nun 353/1-a maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin önüne gelen uyuşmazlığa ilişkin ilk derecemahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyayı hükmü veren mahkemeyegöndermesine dair duruşma yapmadan kesin olarak hüküm vereceği haller kapsamında ve yukarıda açıklananhususta ilk derece yargı makamı kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine ilişkin aşağıdaki şekildehüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:1- Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Yukarıda açıklanan gerekçe ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, İLK DERECE MAHKEMESİKARARININ KALDIRILMASINA,2- Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,3- Davacı vasıtasıyla alınan istinaf hüküm harcının istek halinde yatırana iadesine,4- Davacı vasıtasıyla yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece yargı makamı vasıtasıyla kurulacak esasailişkin hükümde gözetilmesine,5- Kararın tebliğ işleminin ilk derece yargı makamı vasıtasıyla yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-amaddesi uyarınca 31/05/2019 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak hüküm verildi.
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.