Tüzel kişiler ve organları arasındaki farkı anlamak, hukuki sorumlulukları belirlemede kritik öneme sahiptir. Tüzel kişi, bir şirket veya kuruluş gibi yasal olarak var olan bir yapıdır; ancak eylemlerini gerçekleştirmek için organlarına ihtiyaç duyar.

Tüzel kişilerin iradesi, Medeni Kanun'un 50. Maddesine göre organları aracılığıyla açıklanır. Organlar, tüzel kişi adına hukuki işlemleri yürütür, borç altına girer ve eylemlerinden sorumludur.

Bu nedenle, bir tüzel kişinin zararlı eylemlerinden sorumlu olan genellikle, o tüzel kişiyi yöneten veya temsil eden organlardır.

Eski Türk Ceza Kanunu'nda (765 sayılı), bazı koşullarda uzamış ceza zamanaşımı süresi tüzel kişilere uygulanabiliyordu. Ancak yeni Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı) bu hükmü kaldırdı ve 20. Madde 2. Fıkrasında tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağı belirtildi.

Uzamış ceza zamanaşımının tüzel kişilere uygulanabileceği bazı özel durumlar şunlardır:

  • Karayolu Taşıma Kanunu (4925 sayılı) ve Türk Ticaret Kanunu'nun 782.

    Maddesi: Taşımacı şirketleri, kullandıkları araçların sürücülerinin kusurlarından dolayı sorumlu tutulabilir.

  • Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı): Tüzel kişilerin haksız rekabet suçlarında, organlarının eylemleri aynı zamanda tüzel kişiyi doğrudan doğruya tazmin yükümlüsü yapar. Bu durumda ceza zamanaşımı süresi organlar hakkında da uygulanır.