Kardeşler Arasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Şartları

Kardeşlerin birbirine destek olması ve bu desteğin kesilmesi durumunda talep edilebilecek tazminatlar, yargı uygulamasında özel bir yere sahiptir. Bu süreçte nafaka yükümlülüğü ile fiili desteklik ilişkisi sıklıkla karıştırılmaktadır. Hukukçular ve uygulayıcılar için bu iki kavramın sınırlarını doğru çizmek büyük önem taşır.

1. Nafaka Yükümlülüğü ile Destek İlişkisinin Farkları

Destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde, ölen kişinin sağlığında nafaka ödeme zorunluluğunun bulunması bir ön koşul değildir.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen destekten yoksun kalma ile Türk Medeni Kanunu çerçevesindeki nafaka yükümlülüğü birbirinden tamamen bağımsız hukuki durumlardır.

Kardeşler, aralarındaki bağlar nedeniyle herhangi bir yargı kararı olmaksızın birbirlerine maddi veya manevi yardımda bulunabilirler. Özellikle anne ve babanın vefat ettiği ya da bakıma muhtaç olduğu durumlarda, büyük kardeşlerin küçük kardeşlerin bakımını üstlenmesi toplumsal bir gerçektir. Bu tür eylemli ve düzenli yardımlar, hukuken destek ilişkisinin kurulduğunu gösterir.

2. Fiili ve Düzenli Yardım İlişkisinin Varlığı

Bir kardeşin diğerine destek olduğunun kabul edilebilmesi için yardımın eylemli, sürekli ve düzenli olması gerekir.

Bayramlarda verilen harçlıklar ya da düzensiz aralıklarla yapılan küçük yardımlar destek tazminatına hak kazandırmaz. Buna karşılık, geliri iyi olan bir kardeşin, diğer kardeşinin eğitim masraflarını, barınma ve temel ihtiyaçlarını tamamen üstlenmesi durumunda gerçek bir destek ilişkisinin varlığı kabul edilir.

3. Küçük Yaştaki Çocukların Kardeşlerine Destekliği

Küçük yaştaki çocukların ileride anne ve babalarına destek olabilecekleri hayatın olağan akışına uygun kabul edilse de, kardeşleri için gelecekte bir destek oluşturacakları varsayımı kabul görmemektedir. Geleceğe yönelik belirsiz ihtimaller üzerinden kardeşler lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemez.

Bazı hak sahipleri vekilleri, tazminat miktarını artırmak amacıyla vefat eden küçük çocukların kardeşleri için de talepte bulunabilmektedir.

Ancak bu taleplerin hukuki bir temeli bulunmadığı gibi, hesaplama yöntemleri gereği toplam tazminat miktarını artırıcı bir etkisi de olmamaktadır.

4. Yaşamdan Örneklerle Kardeşlerin Destek İlişki Örnekleri

  • Hane halkını geçindiren kardeş: Anne ve babanın çalışamayacak durumda olduğu hanelerde, evin geçimini sağlayan ve kardeşlerinin bakımını üstlenmeyen kişi destek konumundadır.
  • Evi çekip çeviren kardeş: Evlenmemiş veya boşanarak baba evine dönmüş, ev işlerini yürütüp küçük kardeşlerine bakan bir ablanın kaybı durumunda destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir.
  • Birlikte yaşayan kardeşler: Uzun yıllar aynı haneyi paylaşan, biri dışarıda çalışıp diğeri ev işlerini üstlenen iki kardeş birbirinin eylemli desteği sayılır.

5. Kanuni Nafaka Yükümlülüğü ve Refah Kavramı

Türk Medeni Kanunu gereğince, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kardeşlere, refah içinde bulunulması şartıyla nafaka verilmesi zorunludur. Nafaka yükümlüsü olan kardeşin bir haksız fiil sonucu vefat etmesi halinde, nafaka alacaklısı olan kardeş destek tazminatı talep edebilir.

Yargı kararlarında refah kavramı; bir kimsenin geleceğe yönelik kaygı taşımadan, toplum standartlarına göre lüks sayılabilecek ihtiyaçları da dahil olmak üzere tüm gereksinimlerini rahatça karşılayabilmesi ve normal ihtiyaçlarının ötesinde bir varlığa sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır.