Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Hak Sahipliği ve Süreler

Ölümle sonuçlanan haksız fiiller neticesinde, ölen kişinin sağlığında destek olduğu kişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesi hukuki bir zorunluluktur. Bu kapsamda, kimlerin ne kadar süreyle destek kapsamında değerlendirileceği hususu, yargı kararları ve genel ilkeler ışığında şekillenmiştir.

1. Çocukların Destek Sürelerine İlişkin Genel Kurallar

Yargı kararlarıyla istikrarlı hale gelen ilkelere göre, çocukların anne ve babalarından destek alma süreleri belirli yaş sınırlarına tabidir:

  • Erkek çocuklar kural olarak 18 yaşına kadar destek görürler.
  • Kız çocuklarının kentlerde yaşamaları halinde 22 yaşına, kırsal bölgelerde ise 18 yaşına kadar destek aldıkları kabul edilir.
  • Eğitim hayatı devam eden erkek çocuklar ortaöğretimde 20 yaşına, yükseköğrenimde ise cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin tüm çocuklar 25 yaşına kadar destek kapsamında değerlendirilir.

2. Özel Gereksinimli ve Engelli Çocukların Durumu

Kendi yaşamlarını bağımsız şekilde sürdüremeyecek derecede engeli bulunan çocukların anne ve babalarından alacakları destek, yaşam boyu devam eder.

Buradaki süre hesabında çocuğun ömrü değil, destek sağlayan ebeveynlerin yaşam süreleri esas alınır. Ebeveynlerin vefatı durumunda ise eylemli olarak bakımı üstlenecek kardeşler veya yakınlar destek konumuna gelebilir.

3. Evlenmemiş Kız Çocuklarının Hak Sahipliği

Genel yaş sınırını aşmış olmalarına rağmen evlenmemiş, bir mesleği veya geliri bulunmayan ve ebeveynleriyle birlikte yaşayan kız çocuklarının evlenene kadar destek göreceği kabul edilmektedir. Yargı kararlarında, somut durumun gerçekliği esas alınarak, rapor tarihindeki yaş ve evlenme ihtimali oranlarına göre hesaplama yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

4.

Evlatlıklar ve Üvey Çocuklar

Evlat edinilen çocukların öz çocuklardan farkı bulunmamakta olup, aynı esaslar dahilinde destek tazminatı talep edebilirler. Üvey çocuklar açısından ise Medeni Kanun hükümleri uyarınca ebeveynlerin bakım yükümlülüğü mevcuttur. Birlikte yaşama ve eylemli olarak bakımın üstlenilmesi durumunda, üvey ebeveynin vefatı halinde üvey çocukların da tazminat hakkı doğmaktadır. Hukuki ilişkiden ziyade fiili bakım ilişkisi esas alınır.

5.

Ebeveyn Evine Sığınan Dul veya Boşanmış Kadınlar

Eşinin vefatı veya boşanma sonrasında geliri, nafakası ya da mesleği bulunmayan ve ebeveyninin yanına dönen kadınların, anne ve babalarından fiilen destek aldığı kabul edilir. Bu durumda tazminat hesaplanırken ebeveynlerin kalan ömürleri ile kadının yeniden evlenme olasılığı dikkate alınır.

6. Yetişkin ve Evli Çocukların Durumu

Destek ilişkisi yalnızca yasal bir yükümlülüğü değil, eylemli durumu esas alır. Dolayısıyla, yetişkin ve evli olan çocukların dahi eylemli ve düzenli bir yardım aldıklarını kanıtlamaları halinde destek tazminatı talep etmeleri mümkündür:

  • Çalışan bir evladın çocuklarına bakan ve ev işlerine yardım eden annenin vefatı halinde, bu hizmetlerin parasal karşılığı destek kaybı olarak talep edilebilir.
  • Ticari işletmesini devretmiş olsa dahi bilgi, deneyim ve yönlendirmeleriyle çocuklarına maddi katkı sağlayan ebeveynlerin vefatında da benzer haklar gündeme gelebilir.

7.

Torunlar ve Diğer Yakınlar

Fiili bakım ve yardım ilişkisinin kanıtlanması şartıyla, torunlar, kardeş çocukları veya bakımı üstlenilen diğer yakınlar da destek kapsamında yer alabilir. Örneğin, anne ve babasını kaybeden çocukların bakımı dede veya nene tarafından üstlenilmişse, onların vefatı halinde torunların doğrudan destek kaybı tazminatı talep etme hakkı mevcuttur.