Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) süreçleri, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan taşınır ve taşınmaz mallardaki ortaklık ilişkisini sona erdirmeyi amaçlayan hukuki yollardan biridir. Ülkemizde yürürlüğe giren yasal düzenlemeler çerçevesinde, bu tür uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurulmadan önce arabulucuya gitmek resmi bir dava şartı haline getirilmiştir.

Bu aşama tamamlanmadan doğrudan yargı yoluna başvurulması, usul yönünden talebin reddedilmesiyle sonuçlanmaktadır. Bu çalışmada, ortaklığın sonlandırılması taleplerinde zorunlu arabuluculuk müessesesinin işleyişi, şartları ve doğurduğu hukuki neticeler ele alınacaktır.

1. Ortaklığın Giderilmesi Sürecinde Arabuluculuğun Zorunlu Olması

Eylül 2023 itibarıyla mevzuatta yapılan değişiklikler doğrultusunda, ortaklığın sonlandırılması taleplerinde arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştirilmesi mecburi kılınmıştır.

Paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti fark etmeksizin, tüm ortaklık giderme taleplerinde yargı sürecini başlatmadan evvel bu uyuşmazlık çözüm yönteminin tüketilmesi gerekir.

Arabuluculuk süreci işletilmeden açılan davalar, mahkemeler tarafından dava şartı noksanlığı gerekçesiyle esasa girilmeden usulden reddedilir. Dolayısıyla, yargı yoluna başvurabilmek için arabuluculuk son tutanağının temin edilmesi bir ön koşuldur.

1.1. Yasal Dayanak ve Amacı

İlgili yasal düzenlemeler, tarafların mahkeme yükünü hafifletmek ve uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözüme kavuşturmak amacıyla ihdas edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında yapılan revizyonlarla birlikte, taşınır veya taşınmaz malların paylaştırılmasına ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk mecburi kılınmıştır.

1.2. Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Mahkemenin uyuşmazlığı inceleyebilmesi için tarafların bu yöntemi denemiş ve uzlaşamamış olması şarttır.

Arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen nihai tutanak, açılacak davanın dilekçesine mutlaka eklenmelidir. Aksi takdirde mahkeme, taraflara bu eksikliği gidermek için süre vermeksizin doğrudan reddetme yoluna gidebilir.

2. Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Gerçekleştirilir?

Ortaklığın giderilmesi taleplerinde süreç, yetkili arabuluculuk bürosuna müracaat edilmesiyle başlar. Başvuru esnasında uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu bilgileri, tarafların güncel tebligat adresleri ve kimlik bilgileri eksiksiz şekilde bildirilmelidir.

2.1.

Başvuru Yetkisi Olan Kişiler

Mülkiyet üzerindeki ortaklığın sonlandırılmasını isteyen pay sahiplerinden her biri tek başına bu başvuruyu yapabilir. Tüm paydaşların ortak hareket etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Müracaat, bizzat hak sahibi tarafından yapılabileceği gibi yasal bir vekil veya temsilci vasıtasıyla da yürütülebilir.

2.2. Yetkili Başvuru Merkezi

Eğer uyuşmazlık bir taşınmazın paylaşılmasına ilişkin ise taşınmazın bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosu yetkilidir.

Taşınmaz dışındaki malvarlıklarında ise karşı tarafın yerleşim yerindeki büroya müracaat edilir. Karşı taraf birden fazla ise bunlardan herhangi birinin yerleşim yerindeki büro da yetkilidir. Büro bulunmayan yerlerde ise görevli sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü bu işlemleri yürütür.

2.3. Çok Ortaklı Yapılarda Süreç

Ortaklığın giderilmesi taleplerinde genellikle mirasçılar gibi çok sayıda muhatap bulunur.

Sürecin geçerli olabilmesi için tüm paydaşların sürece dahil edilmesi şarttır. Bu nedenle müracaat sırasında tapu ve mirasçılık belgesi gibi evrakların dikkatle incelenerek tüm ilgililerin isim ve adreslerinin bildirilmesi gerekir.

3. Görüşme Sürecinin İşleyişi

Başvurunun kabul edilmesinin ardından adliyede görevli arabulucu dosyayı devralır ve tarafları müzakereye davet eder.

3.1. Arabulucunun Atanması

Sistem tarafından otomatik olarak sicile kayıtlı bir arabulucu görevlendirilir.

Ancak taraflar üzerinde anlaştıkları belirli bir uzmanı da ortak iradeleriyle seçebilirler.

3.2. Toplantı Daveti ve Bildirimler

Görevlendirilen uzman; telefon, mektup, kısa mesaj veya diğer iletişim kanalları vasıtasıyla taraflara ulaşarak toplantı gününü ve yerini bildirir. Davete uymak yasal yükümlülükler doğurur. Haklı bir gerekçe göstermeksizin toplantıya katılmayan taraf, dava aşamasında haklı çıksa dahi yargılama masraflarının tamamından sorumlu tutulabilir.

3.3.

Görüşmelerin Kapsamı

Görüşmelerde taraflar şu alternatifleri değerlendirebilir:

  • Malın aynen taksim edilmesi (bölünmesi)
  • Rızai satış şartlarının belirlenmesi
  • Hisselerin birbirine devredilmesi
  • Kullanım bedeli veya muhdesat gibi yan taleplerin çözümlenmesi

3.4. Yasal Süre Sınırı

Arabuluculuk süreci, uzmanın görevlendirildiği tarihten itibaren en geç üç hafta içinde tamamlanmalıdır. Zorunlu durumlarda bu süre uzman tarafından en fazla bir hafta daha uzatılabilir.

4. Uzlaşma Sağlanması Durumu

Görüşmeler neticesinde taraflar ortaklığın nasıl giderileceği konusunda mutabık kalırlarsa bir anlaşma belgesi hazırlanır.

4.1.

Anlaşma Belgesinin İçeriği

Bu belgede payların devri, satış yöntemi, bedelin nasıl paylaştırılacağı gibi detaylar açıkça yazılır. İmzalanan bu belge taraflar için bağlayıcıdır.

4.2. İcra Edilebilirlik Şerhi Alınması

Anlaşma belgesinin mahkeme kararı hükmünde icra edilebilmesi için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bu şerh sayesinde taraflar, anlaşma hükümlerine uymayan ortaklara karşı resmi işlem başlatabilirler.

5.

Uzlaşmazlık Durumunda Atılacak Adımlar

Müzakereler olumsuz sonuçlanırsa arabulucu bir anlaşamama son tutanağı hazırlar. Bu aşamadan sonra taraflar için mahkeme yolu açılır. Düzenlenen bu tutanağın aslı veya onaylı örneği, açılacak dava dilekçesine eklenmek zorundadır.

6. Temsil ve Yetkilendirme

Görüşmelere bizzat katılmak istemeyen taraflar, kendilerini vekil tayin ettikleri hukukçular aracılığıyla temsil ettirebilirler.

Bu durumda vekaletnamede arabuluculuk müzakerelerine katılmaya ve sulh olmaya dair özel yetkinin bulunması şarttır. Şirketler veya diğer tüzel kişiler ise imza sirküleri ve yetki belgeleri ile donatılmış kanuni temsilcileri vasıtasıyla süreci yürütürler.

7. Arabuluculuk Sonrası Dava Aşaması

Anlaşma sağlanamaması durumunda, kesin bir süre sınırı olmaksızın yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Ancak uyuşmazlığın büyümemesi adına makul sürede davanın açılması önerilir.

Dava dosyasında mutlaka arabuluculuk nihai tutanağının bulunması yasal zorunluluktur.