Hukuk Yargılamasında Kısmen Islahın Sınırları ve Yeni Talep Yasağı
Yargı süreçlerinin makul bir süre içinde ve düzenli bir biçimde tamamlanması, usul kurallarının titizlikle uygulanmasına bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yargılamanın aşamalarını, tarafların haklarını koruyacak ve süreci en az maliyetle en hızlı şekilde sonuçlandıracak şekilde tasarlamıştır. Bu doğrultuda dilekçelerin sunulması, ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama gibi süreçler belirli kurallara bağlanmıştır.
Dava sürecinin başlangıcında sunulan dilekçeyle belirlenen uyuşmazlık sınırları, tarafların savunma haklarının güvencesidir. Ön inceleme aşamasında somutlaştırılan bu sınırların, sonradan kısmen ıslah mekanizması kullanılarak yeni bir talep eklenmesi suretiyle genişletilmesi mümkün değildir.
Aksi bir uygulama, yargılamadaki dengeleri bozarak taraflar arasındaki eşitliği zedeleyebilir.
Yargıtay Kararı Işığında Uygulama
Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından verilen güncel değerlendirmeler de bu hukuki belirlilik ilkesini desteklemektedir. Yapılan incelemeler sonucunda, hukuk yargılamasında başlangıçtaki dava dilekçesinde açıkça belirtilmeyen bir talebin, sonradan kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilmesinin usulen geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Bu kural, yargılama disiplininin korunması ve hukuki öngörülebilirliğin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.