Salgın Döneminin Çalışma Hayatına Etkileri
Dünya genelinde etkili olan salgın hastalıklar, toplumsal yaşamı ve iş dünyasını derinden sarsmaktadır. Bu tür olağanüstü dönemlerde çalışma hayatını düzenleyen mevzuat hükümleri, hem işçilerin hem de işverenlerin haklarını korumak adına büyük önem taşımaktadır. Genel bir sokağa çıkma yasağının bulunmadığı veya tedbirlerin aşamalı uygulandığı dönemlerde, iş sözleşmelerinin feshedilmesinin yasal dayanakları titizlikle incelenmelidir.
Zorlayıcı Sebepler ve İş Sözleşmesinin Feshi
Mevzuatımıza göre, iş yerinde işin bir haftadan fazla süreyle durmasını gerektiren olağanüstü durumlar zorlayıcı sebep olarak kabul edilir. Bu durum hem çalışan hem de işveren için belirli haklar doğurur.
- Çalışanın Haklı Nedenle Feshi: İş yerinde faaliyetlerin bir haftadan uzun süre durması halinde, çalışan sözleşmesini haklı nedenle sonlandırabilir.
- İşverenin Haklı Nedenle Feshi: Çalışanın iş yerine gelmesini engelleyen zorlayıcı bir durumun ortaya çıkması ve bu durumun bir haftayı aşması halinde, işveren de sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olur.
Tazminat Hakları ve Bekleme Süresi Ödemeleri
Zorlayıcı sebeplerle sözleşmesini fesheden ve en az bir yıllık kıdemi bulunan çalışanlar kıdem tazminatı talep edebilirler.
Bu süreçte ihbar tazminatı yükümlülüğü ise ortadan kalkar.
Sözleşmenin askıya alındığı ilk bir haftalık süreçte işveren, çalışana her gün için yarım ücret ödemekle yükümlüdür. Bu sürenin ardından taraflar durumun netleşmesini bekleyebilir. Zorlayıcı neden ortadan kalktığında işçinin işe kabul edilmesi zorunludur.
Salgın Sürecinde İzin Kullanımı
Çalışanların yıllık izin hakları, hizmet sürelerine göre belirlenmektedir. Olağanüstü dönemlerde işverenin yönetim hakkı kapsamında çalışanlara ücretli izin kullandırması mümkündür.
Bu uygulama, salgının ekonomik etkilerini azaltmak adına hem çalışanın hem de işyerinin menfaatinedir.
Ücretsiz izin ise ancak tarafların karşılıklı mutabakatı ile mümkündür. İşverenin tek taraflı olarak çalışanı ücretsiz izne çıkarması yasal olarak geçersiz kabul edilmekte ve haklı fesih sebebi sayılabilmektedir.
İş Sağlığı Güvenliği ve Çalışmaktan Kaçınma
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaşan çalışanlar, gerekli önlemler alınana kadar çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir. Bulaş riskinin yüksek olduğu dönemlerde işverenin yeterli hijyen ve mesafe önlemlerini almaması durumunda çalışanlar bu hakkı kullanabilir ve önlem alınmadığı takdirde yasal yollara başvurabilirler.
Kısa Çalışma ve Sağlanan Destekler
Sektörel veya genel kriz durumlarında, haftalık çalışma sürelerinin önemli ölçüde azaltılması ya da faaliyetlerin tamamen durdurulması halinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanılabilir. Bu ödenek, belirli prim ödeme şartlarını karşılayan çalışanlara doğrudan devlet destekli fonlar üzerinden ödenmektedir.
Başvurular ilgili kurumlarca hızlıca değerlendirilerek karara bağlanır.
Uzaktan Çalışma Düzeni
Gelişen teknolojiyle birlikte işlerin evden veya teknolojik araçlarla yürütülmesi yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Salgın dönemlerinde işverenler, işin niteliği uygun olduğu sürece çalışanları uzaktan çalışmaya yönlendirebilir. Bu süreçte çalışanların ücret ve diğer haklarında bir kısıtlamaya gidilemez. Ayrıca salgın sonrasında normal çalışma düzenine dönüldüğünde telafi çalışması yaptırılması da mümkündür.
Salgın Hastalıkların İş Kazası Boyutu
Bir enfeksiyonun iş kazası sayılabilmesi için işyeri ile hastalık arasında illiyet bağının kurulması gerekir.
İşverenin gerekli koruyucu ekipmanları sağlamaması, toplu taşıma veya servislerde mesafe kurallarına uymaması ya da karantina kurallarını ihlal ederek personeli çalıştırması durumunda yaşanan bulaşmalar, iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Bu sebeple iş sağlığı yönergelerine tam uyum gösterilmesi kritik öneme sahiptir.